{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/400 Esas - 2025/455<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/400 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/455<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>\t\t <br><br>DAVALI \t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>\t\t\t<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 02/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 17/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı tarafın iddiaları: Davacılar vekili davalı şirketin 24.05.2023 tarihli 2022 Yılı  Olağan Genel Kurulu Toplantısının  2, 4, 5 ve 6 nolu Gündem maddeleri gereği alınan kararların ayrı ayrı iptaline karar verilmesini istemiş, <br>2 nolu gündem maddesine ilişkin olarak; davacılara sadece faaliyet raporu verildiğini,  yazılı talebe rağmen \"detay mizan\" verilmediğini, 2022 Yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi nin 2022 Yılı Detay Mizanın firmanın kaşeli imzalı Bilanço ve Gelir Tablosunun TTK 437/1-son maddesine aykırı olarak genel kurul öncesi davacıların incelemesine sunulmadığını, bu belgelerin genel kurul sırasında çok kısa bir süre içerisinde incelenebildiğini, Faaliyet raporunun dürüst resim ilkesine aykırı olduğunu gerekli açıklamalara yer verilmediğini, bu sebeple 2021 yılı faaliyet raporunun onaylanması kararının iptalinin gerektiğini, <br>4 nolu gündem maddesine ilişkin olarak; Finansal tabloların  Ayrıntıları muhalefet şerhinde açıklandığı üzere Türkiye Muhasebe Standartlarına ve Finansal Raporlama standartlarına aykırı olduğunu, 2022 yılı Bilançosunun gerçeği yansıtmadığını, bu sebeple 2022 yılı finansal tablolarının ve bilançosunun onaylanması kararının iptalinin gerektiğini, <br>5 nolu gündem maddesine ilişkin olarak; faaliyet raporunun oylanması ile finansal tabloların ve bilançonun onaylanmasına ilişkin 2 ve 4 nolu kararlarla bağlantılı olarak yönetim kurulu üyelerinin ibrasının iptalinin gerektiğini,<br>6 nolu gündem maddesine ilişkin olarak; Davalı şirketin B Grubu hisselerini tek başına davacı ... temsil ettiğini, daha önceki aşamalarda ... \"B\" Grubu hisselerinin bir kısmından ıskatına ve başka ortaklara devrine dair davalı şirket yönetim kurulu kararlarının (93, 94, 104 ve 105 sayılı kararlarının) butlanına  Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/22 Esas, 2012/503 Esas sayılı kesinleşmiş kararları ile karar verilmiş olduğunu, ayrıca Hendek 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/473 Esas sayılı dava dosyasında ve Hendek 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/447 Esas sayılı dava dosyasında 2012-2013 tarihli Genel Kurul Toplantısında kabul edilen sermaye artışı kararlarının iptaline karar verildiğini, Bu kararlarla şirketin sermayesinin artışı yoluyla  \" B\" Grubu hisselerin bir kısmını şirketin diğer ortağı ... satın almasının yasaya aykırı olduğunun belirlendiğini, Bu haliyle şirket ana sözleşmesi gereği \"B\" Grubu hissedarlarını temsilen ... veya onun atayacağı kişinin yönetim kurulunda bulunması gerekmesine rağmen \"B\" Grubunu temsilen davacı ... Şirket Yönetim Kuruluna seçilme önerisinin (B grubu hisselerini bir kısmının şirket çoğunluk hissedarı ... olduğu gerekçesiyle)  reddinin sözleşmeye aykırı olduğunu, bu sebeple \"B\" grubu pay sahiplerini temsilen davacı ... dışlanarak  yönetim kurulu oluşturulmasına ilişkin kararın iptalinin gerektiğini, ileri sürmüştür.<br>Davalı taraf; Davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, Dava konusu genel kurul kararlarında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığını, iddiaların dayanaksız olduğunu,  genel kurul öncesi ortaklara verilmesi gereken bilgilerin tutanak karşılığında teslim edildiğini, faaliyet raporunun  mevzuata uygun düzenlendiğini,  ortakları bilgilendirmek amacıyla hazırlanan ve genel kurulda müzakere edilen  yönetim kurulu faaliyet raporunun tasdikinin söz konusu olmadığını, Onaylanan finansal tabloların ve bilançonun denetimden geçen mali verilere uygun olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibralarında bir usulsüzlük bulunmadığını, şirket yönetim kurulunun ana sözleşme hükümlerine göre seçildiğini, davacının yönetim kurulu üyeliğine seçilememiş olmasının kararın iptalini gerektirmediğini, davacının yönetim kurulu üyesi olmak için aday olmadığını, yönetim kurulu seçildikten sonra kendisinin de görev almasını önermesinin hukuki bir karşılığının bulunmadığını,  şirketin B grubu hisse sahibinin sadece davacı Şerafettin Mendi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.<br>Taraflar arasındaki anlaşmazlık:  Davalı şirketin  24.05.2023 tarihli 2022 Yılı  Olağan Genel Kurulu Toplantısının  2, 4, 5 ve 6 nolu gündem maddeleri gereği alınan kararların davacının ileri sürdüğü sebeplerle iptali koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.<br>Dava konusu 24/05/2023 tarihli olağan genel kurula ait kayıtlar getirtilmiş ve incelenmiştir.<br>Davalı ... ait ticaret sicil kayıtları ile ... sözleşmesinin sermaye maddesinin tadiline ilişkin 02/09/2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen sözleşme metni ve bu sözleşmenin 7. maddesi  incelenmiştir.<br>Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/503 Esas, 2013/22 Esas, 2022/473 Esas, 2022/447 Esas, 2020/47 Esas, 2020/332 Esas, 2020/333, 2017/73 Esas, 2021/11  Esas, 2021/154 Esas sayılı dosyaları ile Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/181 Esas ve 2019/183 Esas sayılı dosyaları incelenmiştir.<br>Bilirkişi heyetinden genel kurulda alınan kararlara yönelik bilirkişi raporu ve itirazlar üzerine ek rapor alınmıştır. Alınan rapor ve ek raporun kapsam ve mahiyeti, itiraz edilen hususların mahkemece değerlendirilecek nitelikte olması, raporun hüküm kurmaya elverişli olması hususları nazara alınarak ek rapora yönelik itirazların reddine karar verilmiştir.<br>Genel kurul kararlarının iptal sebepleri Türk Ticaret Kanunu 445. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre 446. maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, iptal davası açabilecektir. Yine aynı Kanun'un 446. maddesinde ifade edildiği üzere, toplantıya katılsın yada katılmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını ve bu aykırılığın genel kurul kararı alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri bunu iptal davasına konu edebilecektir. İptal davasının TTK 445. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılması gereklidir. Bu süre hak düşürücü süredir. <br>6102 sayılı TTK.'nun 446-(1)-a) maddesine göre, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptalini isteyebilecek kişilerin, toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy veren ve muhalefeti tutanağa geçirten kişiler olarak belirlendiği; aynı maddenin, diğer bentlerinde, dava açabilecek diğer kişilerin sayıldığı anlaşılmıştır. Toplantıya katılıp alınan karara olumsuz oy vermek ve buna ilişkin muhalefeti toplantı tutanağına yazdırmak, genel kurul kararının iptali davasının açılması için dava şartıdır (HGK'nın 20.09.1985 tarih ve 11-59/725 sayılı kararı; \"... TK'nın 381. maddesi gereğince genel kurul kararının iptali için alınan kararda muhalif kalınması, toplantı tutanağına muhalif kalındığının yazdırılması ve altının imzalanması gerekir. Bu husus dava şartıdır.  (İKİD 1987, S. 313, s. 4655-4656), ... İçtihatlı-Notlu Türk Ticaret Kanunu ve İlgili Mevzuat, Oniki Levha Yayınları, Güncelleştirilmiş 10. Bası, İstanbul, 2014, s:341).<br>Davacının genel kurula katılmış ve red oyu kullanmış olması itibariyle çağrıda usulsüzlük iddiasında bulunamayacaktır.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/16307  Esas  2011/870 Karar) <br> 24/05/2023 tarihinde alınan genel kurul kararına karşı eldeki davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde 14/07/2023  tarihinde açıldığı, davacının muhalefet şerhinin bulunduğu anlaşılmaktadır.<br> TTK nun 514 maddesinde \"Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar.\" denilmektedir.<br>... Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 5/1.a maddesinde Olağan genel kurul toplantısı \"Şirket organlarının seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemlerini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakereler yapmak ve karar almak üzere her hesap dönemi için yapılan toplantılardır.\" şeklinde tanımlanmaktadır.<br>Aynı yönetmeliğin 11/f maddesinde ise \"Olağan toplantı ilanlarında; finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporunun ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisinin şirket merkez ve şube adresleri belirtilmek suretiyle anılan adreslerde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulduğu belirtilir.\" denilmektedir.<br>Bu düzenlemelerde olağan genel kurul toplantısı için finansal tabloların ve faaliyet raporlarının dışında detay mizanların ( alt hesapları ve miktarlarını gösteren mizanın) incelemeye hazır bulundurulması zorunluluğu yer almamaktadır.<br>Dürüst resim ilkesi başlıklı TTK 515 maddesinde  \"Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre  şirketin malvarlığını,  borç ve  yükümlülüklerini,  öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>TTK 516 maddesinde de \"Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, şirketin, o yıla ait faaliyetlerinin akışı ile her yönüyle finansal durumunu, doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst bir şekilde yansıtır. Bu raporda finansal durum, finansal tablolara göre değerlendirilir. Raporda ayrıca, şirketin gelişmesine ve karşılaşması muhtemel risklere de açıkça işaret olunur. Bu konulara ilişkin yönetim kurulunun değerlendirmesi de raporda yer alır.\" hükmü yer almaktadır.<br>Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 16. Maddesine göre \" Yıllık faaliyet raporu ilgili olduğu hesap döneminin bitimini izleyen iki ay içinde hazırlanır. Şirketin yönetim organı başkanı ve üyeleri tarafından imzalanarak onaylanır. Yönetim organı üyelerinden herhangi birinin yıllık faaliyet raporunda yer alan bilgilerle ilgili farklı görüşte olması halinde, itiraz ettiği hususlar gerekçeleri ile birlikte yıllık faaliyet raporunda belirtilir.\" <br>Aynı yönetmeliğin 4. Maddesinde dürüst resim ilkesi tekrarlanmış, bu bağlamda anılan maddede \" Yıllık faaliyet raporu, şirketin ilgili hesap dönemine ait iş ve işlemlerinin akışını, her yönüyle finansal durumunu, şirketin hak ve yararını da gözetecek şekilde, doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst bir şekilde yansıtır. Yıllık faaliyet raporunda, yanıltıcı, abartılı ve yanlış kanaat uyandırıcı, gerçeğe aykırı ifadelere yer verilemez. Yönetim organı, yıllık faaliyet raporunu, ortakların şirketin faaliyetleri hakkında her türlü bilgiye tam ve doğru bir şekilde ulaşmasını sağlayacak ayrıntıda hazırlar. Yıllık faaliyet raporunda mümkün olan en basit kavram ve terimler kullanılır, tereddüde neden olabilecek belirsiz ifadelerden kaçınılır. Teknik terim kullanılması gereken yerlerde, herkesin kolayca anlamasına imkan verecek şekilde açıklamalar yapılır.\" ifadelerine yer verilmiştir.<br>Davacı genel kurulun 2 ve 3  ve 5 nolu gündem maddesine ilişkin olarak finansal tablolara dayanak  detay mizanın verilmediğini, faaliyet raporunun dürüst resim ilkesine aykırı olduğunu, finansal tabloların standartlara aykırı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, bunlarla bağlantılı olarak yönetim kurulu üyelerinin ibrasının iptalinin gerektiğini ileri sürmüş ise de; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere faaliyet raporunun ve finansal tabloların standartlara ve şirket kayıtlarına uygun olduğu, fiktif ve gerçeğe aykırı değerler içermediği, detay mizanın verilmesinin zorunluluğunun bulunmadığı, buna bağlı olarak yönetim kurulunun ibrasında yasaya ve sözleşmeye ve nisaplara bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış ve bu kararlara yönelik talepler reddedilmiştir. <br>Davacının diğer talebi 6 nolu karara ilişkindir.  Bu maddede yönetim kurulu üyeleri seçilmiş, davacının B grubu hisseleri tek başına temsil eden ortak olarak sözleşme gereği yönetim kuruluna üye seçimi talebinin reddedildiği ve tüm yönetim kurulu üyelerinin A Grubu hissedar tarafından seçildiği anlaşılmaktadır.<br> Şirketin sözleşmesinin sermaye maddesinin tadiline ilişkin 02/09/2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen sözleşmenin 7. Maddesinde \" Şirketin yönetim Kurulu üyelerinden biri B grubu hissedarın göstereceği adaylar arasından, diğer Yönetim Kurulu üyeleri ise A Grubu hissedarın göstereceği adaylar arasından seçilecektir\" denilmiştir. Bu sözleşme hükmüne göre yönetim kurulu üyelerinden birinin B grubu hissedarlardan (yani davacı tarafından) gösterilecek adaylar arasından seçilecektir. Burada B grubu hissedarın sadece aday gösterebileceğinden değel göstereceği adaylardan birinin seçileceği düzenlemektedir. B grubu hissedarın göstereceği bir adayın gözardı edildiği yönetim kurulu seçimi sözleşmeye açık aykırılık oluşturacaktır.<br>6102 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesinin birinci fıkrası, \"Esas sözleşmede öngörülmek şartı ile, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla, yönetim kurulu üyelerinin, belirli bir grup oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından seçileceği esas sözleşmede öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir. Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur. Bu şekilde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık anonim şirketlerde yönetim kurulu üye sayısının yarısını aşamaz. Bağımsız yönetim kurulu üyelerine ilişkin düzenlemeler saklıdır.\", ikinci fıkrası ise \"Bu maddeye göre yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı sayılır.\" düzenlemesini içermektedir. <br>\tBu düzenleme uyarınca, esas sözleşmede yer verilmek şartıyla belirli bir grubu oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Esas sözleşme ile tanınan imtiyaz çerçevesinde yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın, haklı bir sebep bulunmadığı takdirde Genel Kurul tarafından üye seçilmesi zorunludur. Ancak haklı nedenlerin varlığı hâlinde gösterilen adayın genel kurul tarafından seçilmemesi mümkündür. Hangi olay ya da olguların haklı neden oluşturacağının, somut uyuşmazlık bazında değerlendirilmesi gerekir.  Kanun'da imtiyaz sahibi pay sahibinin önerdiği adayın haklı nedenle reddi hâlinde ilgili yönetim kurulu üyesinin nasıl seçileceğine dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun birinci maddesi, \"Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.\" düzenlemesini içerdiğinden somut olaya uygun bir şekilde bu boşluğun doldurulması gerekir. Genel kurulda imtiyazlı pay sahibinin yönetim kurulu adaylığına önerdiği ismin haklı sebeple ve gerekçeli olarak reddi halinde imtiyazlı pay sahibine başka bir yönetim kurulu adayı göstermesi için aynı toplantı içinde makul bir süre verilmesi, gerekirse toplantıya kısa bir ara verilmesi, bu hususların özellikle toplantı tutanağında belirtilmesi, bu şekilde makul bir süre verilmesinden ya da toplantıya kısa bir ara verilmesinden sonra imtiyazlı pay sahibinden yönetim kurulu için reddedilen aday dışında yeni adayının sorulması, yeni aday sunulması hâlinde o adayın durumunun değerlendirilmesi, reddedilen aday da ısrar edilmesi hâlinde ise diğer pay gruplarından aday sorulması gerekir. (Yargıtay 11 HD 2023/4662 Esas  2024/8264 Karar sayılı kararı)<br>Hendek Asliye Hukuk Mahkemensin 2012/503 Esas ve 2023/12 Esas sayılı dava dosyalarında Davacının  B  Grubu hisselerinin ıskatına yönelik yönetim kurulu kararının butlanına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Mevcut durumda -ticaret sicil kayıtlarında da görüldüğü üzere- davacının B grubu hisseleri tek başına temsil ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının  göstereceği yönetim kurulu adayları arasından birinin yönetim kuruluna seçilmesi sözleşmenin 7. maddesi gereği zorunludur. Davacının somut olayda olduğu gibi tek aday olarak kendisini göstermesinde bir engel bulunmamaktadır. Genel kurul haklı sebeple ve gerekçesini ortaya koyarak davacının gösterdiği adayı (somut olayda davacıyı) yönetim kuruluna seçmeyi kabul etmiyorsa davacıya yeni bir aday gösterme imkanını tanıması gereklidir. Bu sözleşme hükmüne aykırı şekilde alınan yönetim kurulu seçimi kararının ( 24/05/2023 tarihli olağan genel kurulunun 6. nolu kararının )  iptali koşulları gerçekleşmiştir.<br>Açıklanan gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davanın kısmen kabulüne,<br>2-Davalı şirketin  24.05.2023 tarihli 2022 Yılı  Olağan Genel Kurulu Toplantısının \"yönetim kurulu seçimi\" konulu 6 nolu kararının iptaline, <br>3-Dava konusu diğer (2, 4 ve 5 nolu) kararlar yönünden ise davanın reddine,<br>4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken maktu harçtan peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 345,55-TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>5-Davacı tarafça yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 269-85-TL peşin karar harcı, 39.000,00 TL bilirkişi ücreti, 351,25-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 39.890,95-TL yargılama giderinin  (dava konusunun parasal değerinin bulunmaması ve davanın kısmen de olsa kabul edilip 6 nolu kararın iptal edilmiş olması sebebiyle) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden (kısmen red sebebiyle) AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraf vekillerine tebliğine, <br>9-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>Dair,  taraf vekillerinin yüzünde,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/07/2025<br><br><br><br><br>Başkan ...<br>   e-imzalı  <br>Üye ...<br>  e-imzalı   <br>Üye ...<br>  e-imzalı   <br>Katip ...<br>  e-imzalı   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"947a233ef2c80b79","SID":"10c55b75252d1dd4"}}