{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           7. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN\t\t:    <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>KARAR TARİHİ\t:  <br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t <br>DAVACILAR\t: <br>DAVALI\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 05/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/12/2023<br>Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların sahibi olduğu şahıs şirketi ile davalı şirket arasında 30/11/2017 tarihli taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre davacıların davalıya ait taşınmazda yapılacak binanın site içerisi, bahçe duvarı, temel perde ve bahçe perde, tabliye, malzemeli kalıp işçiliği, bütün imalatların demir uygulama işçiliği, bütün imalatların beton döküm işçiliği, duvar işçiliği, yağmur ve kanalizasyon rögarları kalıp, demir, beton işçiliğinin yapımını üstlendiğini, sözleşmeye göre hak edişlerle ilgili ödemelerin her ayın 1 ila 10 u arasında ödeneceğini, davacıların işleri tam ve eksiksiz ifa etmesine rağmen 29/01/2018 tarihli, 10/03/2018 tarihli ve 30/03/2018 tarihli hak edişlerden kalma bakiye 15.032,48.-TL lik alacağın sözleşmede belirtilen ödeme süreleri geçmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine, hak edişlere konu 06/04/2018 tarih ve 058514 nolu faturanın Bursa 6. İcra Müdürlüğü’nün ......esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanmadığını, 4 nolu hak edişe ilişkin fatura nedeniyle, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .....esasında kayıtlı derdest bir itirazın iptali davası olduğunu, Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...... D. İş sayılı dosyası ile davacıların davalıya ait taşınmazda protokole göre yaptıkları işlerin seviyesi ve bu işlerin bedellerinin tespitini yaptırdığını belirterek itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının protokolde düzenlenen edimlerine aykırı olarak  Kasım, Aralık, Ocak aylarında personelini sigortasız olarak çalıştırdığını, SGK primlerini yatırmadığını, çalışmalar sırasında iş güvenliği kurallarına uyulmadığının tespit edildiğini, protokole göre 30.06.2018 tarihinde işin biteceği kararlaştırılmasına rağmen Mayıs ayı başından itibaren inşaatta çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, davacı yana taraflar arasında akdedilen protokol şartlarına göre edimini belirlenen sürede ifa etmesi, protokol şartlarına uymaması halinde sözleşmenin feshedileceği, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ile davalının zararlarının tazmini için hakkında dava açılacağına ilişkin Bursa 10.Noterliği'nin 12.06.2018 ve 023658 y.nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin 18.06.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin .......D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitin davalının yokluğunda yapıldığını, bu dosyadan alınan rapora itirazlarının dosyaya sunulduğunu, davacının protokol şartlarına uygun olarak çalışanların SGK primlerini yatırmaması sebebiyle halen kuruma borcu bulunduğunu, dava konusu icra takibine konu fatura içeriğinde belirtilen hak ediş raporunun davalı şirket tarafından imzalanmadığını, takip dayanağı fatura içeriğinde belirtilen işlerin de davacı yanca yapılmadığını, davacının  edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle davalı şirketin eksik kalan işleri başka bir taşerona daha yüksek fiyatla yaptırmak zorunda kaldığını, davacıların, taraflar arasında akdedilen protokole uygun olarak edimlerini yerine getirmediklerinden davalıdan talep edebilecekleri hiç bir hak ve alacakları bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. <br> Mahkemece, bilirkişi raporu ile davacıların 14.582,48.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, SGK primlerinin mahsubu yönünden davalı tarafça cevap dilekçesinde takas-mahsup talebinde bulunulmadığı ayrıca davacı tarafça SGK prim borçlarının ödendiği ve borcun kalmadığına dair evrakların dosyaya sunulduğu gerekçesiyle  davanın kısmen kabulü ile Bursa 6. İcra Dairesi’nin 2018/12997 esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 14.582,48.-TL asıl alacak, 484,87.-TL işlemiş faiz yönünden, tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda işleyecek adi kanuni faiz, icra gideri, vekalet ücreti ile birlikte (fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talepleri saklı kalmak kaydıyla)  kısmi ödemelerin TBK’nın 100. maddesine göre öncelikle varsa işlemiş faiz , masraf ve fer’ilerine mahsubu sağlanarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine İİK'nın 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan  2.916,49.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hesaplamaya esas alınan raporun, Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .......D.İş dosyasından, davalının yokluğunda aldırıldığını, 17.09.2018 tarihli raporda şantiye alanında işin devamı için gerekli olan ihrazat malzemelerinin bulunmadığı, protokolün işin hangi safhasına kadar olan işleri kapsadığının belli olmadığı bu sebeple belli bir oran hesaplaması yapılamadığı açıkça belirtilmesine rağmen yerel mahkemece bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının da, davalıya gönderdiği Bursa 20.Noterliği'nin 21.06.2018 tarih.... y.nolu ihtarnamesinde 2018 Mayıs ayı itibariyle inşaatta işçi çalıştırmadığını açıkça kabul ve beyan ettiğini,  davacının inşaattaki çalışmayı durdurması nedeniyle Bursa 10.Noterliği'nin 12.06.2020 tarihli 023658 y.nolu ihtarı keşide edilerek 2018 Mayıs ayından itibaren inşaatta çalışma yapılmadığının, taraflar arasında akdedilen protokol gereği 30.06.2018 tarihinde işin biteceğinin kararlaştırıldığının ve sözleşmeden doğan edimlerin yerine getirilmesi gerektiğinin ihtaren bildirildiğini, davalının, inşaatı başka bir firmaya tamamlatmak zorunda kaldığını, bu sebeple 4 nolu hakedişin davalı tarafından imzalanmadığını ve faturanın iade edildiğini, tanıklar davacının eşi ve şantiye şefi olan tanık ...’in mahkeme huzurundaki beyanlarında inşaatı Mayıs 2018 tarihinde teslim ettiklerini ve bu tarihten sonra inşaatta herhangi bir çalışma yapmadıklarını açıkça kabul ve beyan ettiğini, davacı tarafça açıkça inşaatta işçi çalıştırılmadığı ve sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmediği kabul edilmesine rağmen bilirkişilerce davacının sözleşmedeki edimlerini tam olarak yerine getirdiğini kabul ederek hesaplama yapılmasının kabul edilmediğini, davacının protokole uygun olarak çalışanların SGK primlerini yatırmadığını, Yargıtay’ın yerleşik kararları gereği iş bedelinin götürü olarak kararlaştırıldığı durumlarda yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin, fiilen yapımı gerçekleştirilen işlerin sözleşme kapsamında yapılması gereken tüm işlere göre yüzde olarak belirlenerek fiziki gerçekleşme seviyesinin sözleşmedeki götürü bedele oranlanması suretiyle hesaplanacağını, bilirkişi raporunda yapılan işin bütün işe oranı belirlenmediğinden davacının sözleşme bedeline göre ne miktar alacağa hak kazanacağının da belli olmadığını, bilirkişi raporunda yapılan faiz hesabını da kabul etmediklerini, takip dayanağı fatura aslının Bursa 10.Noterliği'nin 28.06.2018 tarih ve 027770 y.nolu ihtarnamesi ile davacıya iade edildiğini, fatura içeriği davalı şirket tarafından kabul edilmediği halde bilirkişilerce davalı şirketin ihtarname ile  temerrüde uğradığı kabul edilerek yapılan faiz hesabını kabul etmediklerini, davacının protokoldeki edimlerini eksiksiz ifa ettiğinin bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, kök raporda da tespit edildiği üzere 2 nolu hakedişte davalı şirketin kaşe ve imzası bulunmadığını, takip dayanağı fatura içeriğinde belirtilen işlerin de davacı tarafından yapılmadığını, taraflar arasındaki alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davacılar vekili davalının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde,  davanın konusunun davacıların yapmış olduğu işe karşılık davalı tarafa keşide ettiği, ve her iki tarafın da ticari defterlerine işlenmiş 06/04/2018 tarih ve 058514 nolu faturaya konu bakiye kalan alacak miktarı olduğunu, davacılar tarafından  yapılan işlerin Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin.......... D. İş sayılı dosyası ile tespit ettirildiğini yapılan işlerle takibe konu fatura alacağının uyumlu olduğunun dosya kapsamında alınmış bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, takibe konu fatura bedellerine ilişkin 1, 2 ve 3 nolu hak edişlerin davalı tarafça da onaylandığını ve söz konusu fatura bedelinin her iki tarafın da ticari defterlerine itirazsız bir şekilde işlendiğini, dava aşamasında dosya karara çıkmadan önce yapılandırma ile birlikte SGK prim borçlarının tamamının ödenerek borcun kapatıldığını, ayrıca prim borçlarının, davalının ödemelerini zamanında yapmaması nedeniyle geciktiğini belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.     <br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli alacağının ödenmediği iddiasına dayalı itirazın iptali istemidir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hukuki ilişki 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacılar yüklenici, davalı ise iş sahibidir. <br>6098 sayılı TBK’nun 470. vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri, imar mevzuatı, fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim etmesi gerekir. Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir (Y. 6. H.D'.nin 15/03/2023 tarih, 2023/516-1062 sy.k).<br>Somut olayda; davacılar, ilk üç hak edişten bakiye alacak ve 4 nolu hak edişin ödenmediğinden bahisle başlattıkları icra takiplerine davalının itirazları sonucunda itirazın iptali davaları açmış, 4 nolu hak ediş için açmış olduğu dava, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... esasına kaydedilmiş, eldeki davada da ilk üç hak edişten bakiye alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali talep edilmiştir. <br> 06/04/2018 tarih A058514 seri sıra nolu 115.209,48.-TL bedelli faturanın ilk 3 hakedişe ilişkin olduğu,  21/06/2018 tarih A058523 seri sıra nolu 34.776,85.-TL bedelli faturanın da 4.hak edişe ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br> Davalı taraf işin götürü bedel üzerinden yapılmasının kararlaştırılmış olması nedeniyle fiziki oran yönteminin uygulanması gerekirken uygulanmadığını ileri sürmüş ise de, sözleşme birim fiyatlı olup, davacılar da yapmış oldukları kısmın bedelini talep etmişlerdir. Ayrıca davalı, bu işlerin 3.şahıs tarafından tamamlandığı yönündeki savunmasını da ispat edememiştir. Dolayısıyla bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Taraflar arasındaki \"protokol\" başlıklı sözleşmenin 14 ve 15. maddeleri uyarınca, ödenmeyen vergi, prim, vs alacakları için yapılan ödemenin taşeron hak edişinden mahsup edileceği kararlaştırılmıştır. Ancak, davalı taraf bu yönde bir ödeme yaptığını iddia etmemiş ve buna ilişkin belge de sunmamıştır. Kaldı ki, yargılama sırasında SGK prim ödemelerinin davacılar tarafından yapıldığına yönelik evrak da dosya arasına alınmıştır. Hâl böyle olunca, bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. <br>Ayrıca, gerek Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin........ D.İş dosyasında düzenlenen delil tespiti raporlarında gerekse Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.......... esasına kayıtlı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, hak edişlere konu işlerin yapılmış olduğu tespit edilmiştir. Buna bağlı olarak; yüklenici olan davacılar, hak edişlere konu işleri imâl ettiklerini ispatlamışlardır. O hâlde, iş bedelinin ödenip ödenmediği hususunun ortaya konulması gerekecektir. İş bedelinin ödendiğinin ispat yükü davalı taraftadır. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile iş bedelinin ödenmeyen kısmı tespit edilmiştir. Hâl böyle olunca; bilirkişi raporu ile tespit edilen, ilk 3 hak edişten bakiye kalan 14.582,48.-TL alacağa yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Ancak; bilindiği üzere icra inkar tazminatı, alacağın likit olup olmamasına bağlanan bir tazminattır. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece, borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur (Y. 13. HD'nin. 2018/1595-2020/3269  sayılı kararı).  Somut olayda, davacılar birim fiyat usulü yapılan işin bedelinin ödenmediği iddiası yargılamayı gerektirdiğinden, alacağın, davalı tarafından belirlenebilir nitelikte ve likit alacak olduğunu söylenemeyeceğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir.<br>HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi   yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  05/07/2021 tarih  .......sayılı kararının karşı yaptığı istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, <br>a-Davanın KISMEN KABULÜNE, buna göre davalının Bursa 6. İcra Dairesi’nin .........esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 14.582,48.-TL asıl alacak, 484,87.-TL işlemiş faiz yönünden, tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda işleyecek adi kanuni faiz, icra gideri,vekalet ücreti ile birlikte (fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talepleri saklı kalmak kaydıyla)  kısmi ödemelerin TBK’nın 100. maddesine göre öncelikle varsa işlemiş faiz , masraf ve fer’ilerine mahsubu sağlanarak DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>b-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatı talebinin reddine,<br>c-Alınması gerekli  996,13.-TL harçtan peşin alınan 270,39.-TL'nin mahsubu ile bakiye 725,74.-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irad kaydına, <br>ç-7155 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,<br>d-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 1.754,70.-TL yargılama giderinin kısmen kabul oranına göre hesap edilen 1.616,10.-TL'sinin, 270,39.-TL peşin harcın,  44,40.-TL başvurma harcı, 6,40.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.937,29.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>f-Davacı vekil ile temsil edildiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 4.080,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>g-Davalı vekil ile temsil edildiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen  1.250,63.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu aşamasında alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>4-Karar tebliğ ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 05/12/2023 tarihinde karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br> E-İmzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br>E-İmzalıdır. <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ec52aab099a0e37","SID":"3a8e77ec787c57d3"}}