{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t:....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/05/2023<br>NUMARASI\t\t....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Taşıma Sözleşmesine Dayalı Rücuen Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/05/2023 tarih ve 2022/483 Esas - 2023/574 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile  ... Cumhuriyetinde faaliyet gösteren ... şirketi arasında beton santraline ilişkin alım-satım sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin de beton santralinin Ankara'dan .... nakledilmesi için davalı şirket ile anlaştığını, müvekkilinin nakliye ücretini davalı tarafa ödediğini, taşımanın davalı şirketin emir ve talimatı altında ... plaka sayılı araçla gerçekleştiğini, araç şoförünün aracı önce bir elektrik direğine sürterek kazaya sebebiyet verdiğini, kesilen cezayı ödedikten sonra yola devam ederken virajı alamayıp aracın dorsesini kanala düşürdüğünü, kaza nedeniyle yükün alıcıya hasarlı bir şekilde teslim edildiğini,  beton santralinin vaktinde nakledilmemesi ve nakil sırasında hasar görmesi üzerine müvekkili şirketin 23.06.2021 tarihinde ... Şirketi ile arabulucuk toplantısında anlaşarak ... Şirketinin zararı olan 15.000,00 Euro zararı tazmin ettiğini, ayrıca arabuluculuk toplantısında arabulucuya 5.933,00-TL, ... şirketi vekiline de 500,00 Euro vekalet ücreti ödeme yapıldığını, TTK'nın 875. maddesinde taşıyıcının sorumluluğunun düzenlendiğini,  taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunu, davalı şirkete müracatta bulunulmuş ise de sonuç alınamadığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, müvekkilimin yaptığı 15,500 Euro ve 5.933,00-TL tutarındaki ödemenin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, somut uyuşmazlığa ... hükümlerinin uygulanacağını, ...'nın 32. maddesi karşısında talebin zamanaşımına uğradığını, son kaza tarihi 14.01.2019 olup, bir yıllık sürenin 14.01.2020 tarihinde üç yıllık sürenin ise 14.01.2022 tarihinde dolduğunu, davacının dava dışı ile gerçekleştirdiği ara buluculuk görüşmelerinde taraflarına haber vermediğini, kendi tek taraflı iradesini müvekkili şirkete yükleyemeyeceğini, zararın emtianın davacı tarafından belirtilen özellikleri taşamaması nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilinin zararının bulunmadığını, taşımayı müvekkilinin gerçekleştirmemesi nedeniyle müvekkiline kusur da yöneltilmeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ...'nın 23/2. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.   <br>İhbar olunan ... ... A.Ş. vekili, somut uyuşmazlığa ... hükümlerinin uygulanacağını, dava konusu talebin müvekkili tarafından tanzim edilen ... poliçesi kapsamı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, sınırlı sorumluluk üzerinde kalan talebin reddinin gerektiğini, poliçede yer alan muafiyet hükmünün de dikkate alınması gerektiğini, müvekkili aleyhine hüküm kurulamayacağını savunmuştur. <br>İhbar olunan .....vekili, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının tazminatı neye göre ödediğinin belli olmadığını, tek taraflı iradesini müvekkili şirkete rücu etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı tarafça zamanaşımı definde bulunulduğu, dosya kapsamından 21/12/2021 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakla TBK'nın 154. maddesi gereğince kısmi ödeme zamanaşımını keseceğinden 20/10/2022 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararıyla zamanaşımı defi reddedilerek yargılamaya devam olunduğu; rücuen tazminata konu davacıya ait beton santralinin ... plaka sayılı araçla taşınırken meydana gelen trafik kazasında hasarlandığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, yine dava konusu taşıma işinde davalı şirketin cevap dilekçesinde belirttiği üzere aracılık-tedarikçilik ettiği noktasında da uyuşmazlık bulunmadığı; davacının TTK'nın 875. ve 879. maddeleri ile ... .... 3. maddesi gereğince taşıma sırasında mallarının taşıyıcının ihmali nedeniyle hasar görmesinden dolayı taşıyıcının sorumluluğunun bulunduğu açık olup mahkemenin kabulünde olduğu, nitekim taşıyıcının, çalıştırdığı kişi olan şoförünün ihmalinden dolayı iki kere trafik kazası yapması nedeniyle yukarıda zikredilen açık madde hükümleri uyarınca bu ihmali kendisi yapmış gibi sorumlu olduğu, bu kapsamda fiili taşıyıcı dava ihbar edilen dava dışı ... iken uyuşmazlık davalı aracı şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı; bu kapsamda davacının 25/05/2022 tarihli delil dilekçesi ekleri incelendiğinde, davacıya taşıma faturasının davalı tarafından kesildiği, taşıma bedelinin davacı tarafça davalıya yapıldığı anlaşıldığından, aldığı taşıma işini başka firmaya taşere etmesi veya yaptırmasının kendisini sorumluluktan kurtarmayacağı, davalının taşımayı başka firmaya yaptırdığının da kabulünde olduğu, yukarıda zikredilen maddeler uyarınca davalının taşıma sırasında meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davadışı ...... sorumluluk hususunun kendi iç ilişkilerinde değerlendirilmesi gerektiği; davalı her ne kadar sınırlı sorumluluk ilkesi gereğince tazminat hesabı yapılması gerektiğini bahsetmişse de, taşıma işini yapan ve bu kapsamda faaliyet gösteren bir şirketin malın gideceği yere güvenle ulaşması için trafik kurallarına riayet edecek şoförleri istihdam etmesi gerektiği, aynı güzergah içerisinde dosya kapsamında sabit olduğu üzere iki kere trafik kazası yapılmasının bu dikkat ve tedbirin gösterilmediği ve bu hususun pervasızca hareket olarak değerlendirilmesi gerektiği, çalışanlarının ihmalinden taşıyıcılarında sorumlu olacağı, bu nedenle sınırlı sorumluluk halinin istisnasının oluştuğu sonuç ve kanaatiyle davalının sınırlı sorumluluk (özel çekme) hakkından yaralanamayacağına karar verildiği; bilirkişi raporuyla davacının üçünü firmaya ödediği zararların piyasa rayiçlerine uygun olduğunun anlaşıldığından ödeme dekontlarıyla sabit olan kısımlar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 13.700 Euro ve 5.933,00-TL tazminatın 28/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, talebin ..... 32. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, dosyada mevcut olmayan faturaya göre karar verildiğini, 21.12.2021 tarihinde kısmi ödeme yapıldığına dair (TBK 154) dosyada delil bulunmadığını, böyle bir ödemenin yapılmadığını, kaldı ki müvekkilinin nakliye işleri aracısı olduğunu, davacıya ödeme yapmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını, ... hükümleri uyarınca 3 ay içinde tazminat talebinin müvekkiline ihbar edilmesi gerektiğini, malın teslim tarihinin 17.01.2019 olduğunu, buna göre 1 yıllık zamanaşımının 17.01.2020 tarihinde, 3 yıllık zamanaşımı süresinin ise 17.01.2022 tarihinde dolduğunu, tazminat talebinin ilk kez arabuluculuk tarihinde 14.03.2022 tarihinde yöneltildiğini, dava dışı ... şirketini de davacıya süresinde başvurmadığını, davacının 17.05.2021 tarihinde zamanaşımına uğramış alacağı kendi rızası ile ödediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının gözetilmediğini, kazanın şoför tarafından bilerek, isteyerek, kötü hareket ile gerçekleştirilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere ...'nın 23. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun da sınırlı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, Taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacının ..... mukim şirkete sattığı emtianın Türkiye'den ..... taşınması konusunda tarafların anlaştığı, taşıma ücretinin davalı şirkete ödendiği, davalı şirketin ise alt taşıyıcı olarak dava dışı ... ...... Şti ile anlaştığı, emtianın 17.12.2018 tarihinde dava dışı bu şirkete ait ... plaka sayılı araca yüklendiği ve taşınması esnasında dava dışı şirket tarafından istihdam edilen sürücünün 28.12.2018 tarihinde aracı bir elektrik direğine sürttüğü, 14.01.2019 tarihinde ise emtianın yüklü olduğu dorseyi kanala düşürdüğü, emtianın bu nedenle hasarlandığı, neticeten emtianın 17.01.2019 tarihinde alıcı ... firmasına teslim edildiği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. <br>\tİlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf sebepleri gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve zararın pervasız bir hareket sonucu meydana gelip gelmediği noktasındadır. <br>\t Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken .... 32/1. maddesi uyarınca, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren başlar. <br>\tBu aşamada, dava konusu hasarın bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen bir kusurdan meydana gelip gelmediğinin tartışılması gerekmektedir. <br>\tDava konusu hasar, 14.01.2019 tarihinde tek taraflı bir trafik kazası sonucu meydana gelmiştir. Bu kazanın öncesinde 28.12.2018 tarihinde ise, sürücü emtianın yüklü olduğu aracı bir elektrik direğine sürtmüş, sürücü direkte meydana gelen zararı ilgililere ödemek suretiyle yola devam etmiştir. Mahkemece, davalı şirketin, aynı güzergahta iki kere kaza yapan bir sürücü seçiminde dikkatli ve tedbirli davranmadığı ve bu hususun pervasız bir hareket olduğu değerlendirilmiştir. Ancak dosya kapsamında, söz konusu kazaların sürücünün taksiri dışında bilinçli taksiri ya da kasti bir hareketi ile gerçekleştiği yönünde bir delil bulunmamaktadır. Kaldı ki, sürücünün kendisinin de zarar görme ihtimalinin bulunduğu bir kazayı öngördüğü halde söz konusu bilinçle hareket ettiğinin söylenemeyeceği, böyle bir kazanın pervasız bir hareket olarak kabul edilemeyeceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarih ve 2022/3253 E.-2023/6976 K. sayılı kararı ile 25.01.2023 tarih ve 2021/4749 E.-2023/525 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu; bu hale göre, Dairemizce, dava dışı sürücünün pervasız bir hareketi ispat edilemediğinden, taksirli olarak emtiaya zarar veren sürücü seçiminin de bilerek kötü hareket veya bilerek kötü hareket olarak kabul edilen bir kusur olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda dava konusu taşımaya dayalı olarak açılan eldeki davanın bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.     <br>\tO halde, taşımaya konu emtianın 17.01.2019 tarihinde teslim edildiği sabit olduğuna göre, davaya konu talep 17.01.2020 tarihinde zamanaşımına uğramıştır. Davacı taraf 14.03.2022 tarihinde arabuluculuk sürecini başlatmış, 07.04.2022 tarihinde anlaşamama son tutanağının düzenlenmesinden sonra 29.04.2022 tarihinde eldeki davayı açmış olup, öncesinde davalı taraftan yazılı bir istemde de bulunmamış, ...'nin 32/2. maddesi kapsamında zamanaşımı süresinin kesilmesi de söz konusu olmamıştır.    <br>\tDairemizce ulaşılan sonuca göre, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesi sonuca etkili bulunmamıştır. <br>\tBu itibarla, dava konusu talebin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle , ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  \t <br><br><br><br>HÜKÜM\t: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2023 gün ve 2022/483 Esas - 2023/574 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin alınan 4.228,02-TL’den mahsubu ile bakiye 3.612,62-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t6-Davalı tarafından 42,00-TL  tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan  145,00-TL posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 679,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,\t<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t8-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.571,22-TL nispi istinaf karar ve 179,90 maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde davalıya iadesine,  <br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t10-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davalıdan alınan 601.000,00- TL tutarındaki,..... Şubesine ait 06/07/2023 tarih ve ....  numaralı  teminat mektubunun GERİ VERİLMESİNE,  <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/07/2025\t\t<br> <br><br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8c1a143900221c5","SID":"208fc1b758ecd4cd"}}