{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/26 Esas<br>KARAR NO:2025/943<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/09/2021<br>NUMARASI:2020/351 Esas, 2021/780 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya gümrük müşavirliği hizmeti verdiğini, davalının hizmet bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin Darıca Gebze olması nedeniyle Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davacının müvekkilinden fazla alacak talep ettiğini, bu hususun tarafların muhasebe kayıtları ve faturalar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğini, davacının talep ettiği alacak miktarının yüksek olması nedeniyle alacağın ferilerinin de yüksek olduğu için kabul etmediklerini, talep edilen faiz oranının yüksek olduğunu, pandemi sürecinde meydana gelen ekonomik krizden müvekkilinin de etkilendiğini ve ürünlerini pazarlayamadığını belirterek öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, nihai olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacının davalıya 2019 yılı içerisinde verdiği gümrük müşavirliği hizmeti karşısında yapılan ödemeler mahsup edilerek davacının netice-i talebinde haklı olduğu, davacının faturaların dayanağı işlemlerin evraklarını klasörde ibraz ettiği, davacının davalı tarafa Gümrükleme Hizmeti, Konteyner İşlem Hizmeti verdiği fatura içeriklerinden anlaşıldığı, davacı ayrıca gümrük hizmetinin dayanağı olarak Gümrük Beyannameleri, ATR Dolaşım Belgeleri, işlemler karşılığında karşı tarafın borçlandığını gösteren borç dekontu ve karşı tarafın hizmete konu satışını gösteren faturalar ile davacının davalıya verdiği hizmeti ispatladığı, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının asıl alacak ve işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve İİK 67/2 uyarınca alacağın likit oluşu ve borçlunun itirazında haksız çıkması sebebiyle alacağın  %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; kararın yasalara, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle kaldırılması gerektiğini, davaya temel teşkil eden ... Sayılı takip dosyasına yaptıkları itiraz üzerine takibin durduğunu, icra takibine itiraz dilekçesinde de belirttikleri üzere davacının müvekkilinden fazla alacak talep ettiğini, taraflar arasında her ne kadar ticari bir ilişki mevcut ise de, müvekkilinin davacıya borcunun talep edilen miktarda olmadığını, davacının talep ettiği alacak miktarının yüksek olmasından dolayı, alacağın ferilerinin de yüksek olarak hesaplandığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun maddi gerçeği tam olarak tespit etmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırma ile düzenlendiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, açık hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.İstinafa konu uyuşmazlık,  takibe konu açık hesap ilişkisinden kaynaklı davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ...sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağından kaynaklı 6.945,84 TL asıl alacak 75,86 TL işlemiş faiz toplamı 6.571,70 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının süresinde borca ve ferilerine itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının İİK 67. Maddesi gereğince bir yıllık süre içerisinde ve dava değeri 6.571,70 TL üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda davacı, davalıya verilen gümrük müşavirliği hizmeti gereğince davalıdan açık hesaptan kaynaklı alacağının bulduğunu ileri sürmüş,davalı ise, davacının talep ettiği alacak miktarının ve buna bağlı olarak ferilerinin yüksek olduğunu iddia etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, hizmetin yerine getirildiğinin ve açık hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat yükü davacı taraftadır.Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen 09/08/2021 tarihli  ek Bilirkişi Heyeti Raporunda özetle; davacının ve davalının 2019 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yaptırıldığı ve tarafların defterlerinin lehine delil olma niteliği taşıdığı, davacının ticari defterlerine göre; davacı ile davalı arasındaki ilişkinin önceki yıllardan devir geldiği, 01.01.2019 tarihi itibariyle geçmiş dönemden gelen devir alacağının 4.217,94 TL olduğu, davacı tarafın davalı adına düzenlediği ve takip konusu olan faturaları 2019 yılı yevmiye defterine kaydettiği, davalı tarafın faturalara karşılık banka havalesi olarak ödemeler yaptığı, tahsilatların davacı tarafından defterlerine kaydedildiği, kesilen faturalar ve yapılan ödemeler sonrası 2019 yılı defterler ve belgelerine göre davacının 31.12.2019 itibariyle davalıdan 6.495,84 TL alacaklı gözüktüğü, davalının ticari defterlerine göre, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin önceki yıllardan devir geldiği, 01.01.2019 tarihi itibariyle geçmiş dönemden gelen devir borcunun 4.217,94 TL olduğu, davacının davalı adına düzenlediği ve takip konusu olan faturaların davalı tarafça 2019 yılı yevmiye defterine kaydedildiği, davalının faturalara karşılık banka havalesi olarak ödemeler yaptığı, ödemelerin davalı tarafından defterlerine kaydedildiği, alınan faturalar ve yapılan ödemeler sonrası 2019 yılı defterler ve belgelerine göre davalının 31.12.2019 tarihi itibariyle davacıya 6.495,84 TL borçlu gözüktüğü belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen ve taraf defterlerinde mevcut olan asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222. maddesinin üst başlığı “ Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması “ dır. 222/2. fıkrada, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, 3. fıkrada ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde ki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğine yer verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davacı defterlerinde yapılan incelemeye göre davalının takip tarihi itibariyle 6.495,84 TL borçlu olduğu, davalı defterlerinre yapılan incelemeye göre de davacının davalıdan 6.495,84 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda her iki tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin icra takibine konu edilen 6.495,84 TL tutar yönünden birbiri ile uyumludur. Bu nedenle davacı, dosyaya sunduğu belge, deliller ve tarafların ticari defterler ve kayıtlarına göre icra takibine konu açık hesap alacağını ispat etmiştir.Davalı ise, icra takibi nedeniyle takip miktarı kadar borcu olmadığı yönündeki iddialarını dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delille ispatlayamamıştır. Bu itibarla, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/351 Esas, 2021/780 Karar sayılı ve 13/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 125,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 490,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2de0886aaf3ade05","SID":"ff4ed0e8d09ff06e"}}