{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1023 <br>KARAR NO: 2025/1183<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/05/2025<br>NUMARASI: 2024/409 Esas - 2025/380 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 08/07/2024<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında ki ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin davalıya faturalar keserek tebliğ ettiğini , davalı  tarafça faturalar tebliğ edildikten sonra fatura içeriğine ilişkin itirazda bulunulmadığını ,davalı taraf ödeme yapmadığı ve sürekli ötelediği için müvekkil adına Küçükçekmece İcra  Dairesinin ... esas sayılı dosyadan faturaların tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını,davalının icra dosyasına borcu olmadığı iddiası ile itiraz ettiğini , 87.926-TL için itirazın iptaline,davalının  müvekkile takip konusu alacağın yüzde 20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflara ait 2023-2024  yıllarına ait BA/BS formları getirtildiği,tarafların ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını,bilirkişi raporunda davacının 2023 yılında davalıya muhtelif tarihlerde 176.846,06.-TLbedelli 6 adet fatura düzenlediği ve karşılığında davalının banka ile 88.920,06-TL ödeme yaptığı, davalının ticari defterlerinde  31.12.2023 itibariyle cari hesabın 87.926-TL alacak bakiyesi verdiği, davacının alaacğının davalıda kayıtlı olduğunun belirlendiği,bilirkişi raporu ile takibe konu faturalar nedeniyle alacağın kanıtlandığının kabulü ile itirazın iptaline, %20oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; akvaryumun kurumundan bir gün sonra davacıdan alınan bütün canlıların öldüğünü ,ifanın üzerinden  bir gün geçmişken, canlıların tümünün ölmesi, malın kapsamlı ve esaslı biçimde ayıplı olduğunu ve bu durumun davacı'nın ağır kusurundan kaynaklandığını gösterdiğini , mahkemenin Davacı'nın ağır kusurunu ortaya koyacak şekilde delilleri yeterince değerlendirmemiş, uyuşmazlığı yalnızca şekli borç ilişkisi çerçevesinde ele alarak nihayetinde hatalı bir karar tesis ettiğini ,sözleşmeye aykırılık, ayıplı ifa ve malın niteliği gibi uyuşmazlığın esasını teşkil eden hususları değerlendirmediğini ,bilirkişi raporu, olayın teknik ve hukuki yönünü göz ardı eden, yüzeysel ve yetersiz bir rapor olduğunu , akvaryumun kurulmasından bir gün sonra tüm canlıların ölmesi gibi olağandışı bir durumun teknik nedenlerini araştırmamış, teslim edilen hizmetin niteliğini, kalitesini ve sözleşmeye uygunluğunu değerlendirmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına ,dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan 3 adet satış faturası bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı faturalarına dayalı alacağını tahsil edemediğini beyanla itirazın iptalini talep etmiş,davalı davaya süresinde cevap vermemiş ,delil bildirmemiş,ön inceleme duruşmasına katılmamış,icra dosyasına itirazında da alacaklıya hiç bir borcu bulunmadığını bildirmekle yetinmiştir.HMK’nın “Süresinde cevap dilekçesi verilmemesinin sonucu” başlıklı 128. maddesine göre; süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Cevap vermeyen davalı  ön inceleme  ile tahkikat aşamasında sadece inkâr çerçevesinde savunma yapabilir ve bu yönde ispat faaliyetinde bulunarak delil gösterebilir.HMK’nın 136. maddesine göre dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlandığında ön inceleme aşamasına geçilecek ve kanundan kaynaklı istisnai hâller dışında taraflar açısından iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı başlamaktadır.Süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalının, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkârı) ispat için karşı delil göstermesi mümkündür. Ancak davalı, davayı inkârının karşı delilini göstermek bahanesi ile yeni vakıalar ileri sürerse, bununla savunmasını genişletmiş olur. Bu hâlde mahkeme, davacının iddiasının doğru olmadığını ispat için davalının göstereceği delilleri inceleyip, davacının delilleri ile birlikte değerlendirerek varacağı sonuca göre hüküm vermelidir.Savunmayı genişletme ve değiştirme yasağına öncelikle def’iler ve ona ilişkin vakıalar dâhildir. Zira def’i taraflarca ileri sürülmedikçe mahkemece dikkate alınamaz.İtirazlar ise dosya kapsamına dâhil olduğu, dosyadan anlaşıldığı kadarıyla dikkate alınır.Dava dosyasına girmiş ve dava malzemeleri arasında bulunan itirazların daha sonra ileri sürülmesi savunmanın genişletilmesi değildir. Dava dosyasından anlaşılamayan itiraz sebeplerinin ve bunlara ilişkin vakıaların ileri sürülmesi ise savunmanın genişletilmesi olarak kabul edilecektir. Somut olayda ;istinaf dilekçesinde yazılı savunma sebeblerini ilk kez bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının ağır kusurlu satıcı olduğunu ileri sürmüştür.Satılan canlıların ayıplı hasta olduklarına ilişkin de yargılama sürecinde hiç bir delil gösterilmemiştir.Davalının davaya süresinde cevap vermediği delil bildirmediği gözetildiğinde ,savunmasını genişlettiği ve yargılama sürecinde ayıp savunmasını doğrulayan  delil ibraz etmediği ,davalının ticari defterlerinde davacının alacağının kayıtlı bulunduğu tesbit edilmiştir.Açıklanan nedenlerle ;davacının alacağını kanıtladığı ,davalının ayıp savunmasını kanıtlayamadığından davanın kabulüne ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 6.006,22-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.501,55-TL harcın mahsubu ile kalan 4.504,67‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c6d4506e178bd23","SID":"bf4fcb9534102d2c"}}