{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/13 Esas<br>KARAR NO:2025/927<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/10/2020<br>NUMARASI:2017/762 Esas, 2020/554 Karar<br>DAVANIN KONUSU:TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı ...Sigorta AŞ vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde İnşaat ... Sigorta poliçesi ile güvence altına alınan ... adresindeki şantiyenin -4 bodrum katındaki mekanik proje yüklenicisine ait malzemelerin bulunduğu deponun 04/05/2016 tarihinde kilitlenerek terk edilmesinden sonra 05/05/2016 tarihinde sabah depo açılırken kapı kilit aksamının kırık olduğunun görüldüğünü ve içeride muhtelif cins ve miktarda tesisat malzemelerinin çalınmdığını belirlendiğini, şantiye güvenlik görevlilerince hadise gününde şantiyeye giriş çıkış yapan araçların kayıt listesinin tutulmadığı, depo önünde yapılan incelemede muhtelif araçların lastik izlerinin tespit edildiğini, güvenlik hizmeti veren davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, hasar sebebiyle müvekkilinin ödediği 8.595,63 USD'nin tahsili için ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/386 ESAS SAYILI DAVASI: Davacı ... AŞ vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ve sigortalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait \"...-İstanbul\" adresinde mevcut taşınmazda 05/05/2016 tarihinde mekanik yüklenici ... Şti.'ye ait depoda hırsızlık olayı meydana geldiğini ve muhtelif cins ve miktarda tesisat malzemesinin çalındığını, poliçenin, müşterek sigorta poliçesi şeklinde düzenlendiğini ve koasürans yapısına göre müvekkilinin sorumluluğunun %7,5 olduğunu, poliçede sigortalı kapsamına; ... ve/veya ... ve/veya Bağlı çalışan bütün firmalar, müteahhit, taşeron-alt taşeron ve sigortalının grup şirketlerinin ve iştiraklerinin dahil edildiğini, gerçekleşen riziko sebebi ile oluşan toplam hasarın 34.756,82 USD olduğunu, tenzili muafiyet ile nihai hasarın 31.256,82 USD olduğunu, poliçede yer alan %7,5 teminat oranı gereğince müvekkilinin sorumlu olduğu 2.344,26 USD karşılığı 8.112,00 TL zarar bedelini sigortalının mekanik yüklenicisine ödediğini, davalı güvenlik şirketinin olayın meydana gelmesinde sorumlu olduğunu belirterek 2.344,26 USD karşılığı 8.812,00 TL'nin ödeme tarihi olan 10/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... Şti. vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; müvekkilinin özel güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında İstanbul ili, Şişli İlçesi, ... Mahallesi, ... Stadyumu, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel adresinde bulunan işyerinin özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesi görevini üstlendiğini, bu kapsamda doğabilecek zararlara yönelik ... ile özel güvenlik mali sorumluluk sigortası yaptırdığını, davanın sigorta şirketine ihbar edilmesini talep ettiklerini, özel güvenlik hizmeti sözleşmesinde çalınan malzemelerin bedelinin tazmin edileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin hırsızlık girişimlerine karşı tüm önlemleri aldığını, davacının, zararını tazmin ettiği ... Şti. ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, bu şirketin şantiye içerisine bulunan mallar konusunda bilgilendirme yapmadığını, taşeron firma depo sorumlularının kontrolünde olan ve listesi verilmeyen malları müvekkilinin koruma görevinin olmadığını, eksper raporunda fatura tarih ve numaraları bildirilerek bir takım hesaplamalar yapılmış ise de, bahsi geçen faturalı malların şantiye içerisinde bulunan depoya sokulup sokulmadığına yönelik herhangi bir bilginin olmadığını, kabul anlamına gelmemek şartı ile müvekkilinin olay günü görevli personele rücu etme ihtimali doğabileceğinden davanın bu kiyilere ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; güvenlik sözleşmesi uyarınca asli görevlerini ihmal ve ihlâl etmesi sebebiyle davalının %75 oranında; dava dışı ... Şti.'nin ise malzeme deposu kapısının kilidinin sağlam ve caydırıcı nitelikte takmayıp, bahse konu deponun muhkem bırakılması hususunda etkin tedbire duyarsız davranması sebebiyle %25 oranında kusurlu bulunduğu, dava dışı işveren Toplu Konut İdaresi Başkanlığının ise, herhangi bir kusurunun bulunmadığı, çalınan malzemelerinin birim fiyatlarının piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda olduğu, buna göre hırsızlık sebebiyle toplam zararın dosyada mübrez ekspertiz raporu ile saptandığı gibi 31.256.82 USD olduğu, asıl ve birleşen dava davacılarının poliçede yer alan sorumluluk oranları ve ödeme tarihleri de dikkate alındığında faizi ile birlikte davalının sorumluluğunun asıl dava bakımından 6.619,67 USD; birleşen dava bakımından ise 1.758,20 USD karşılığı 6.084,00 TL olduğu gerekçelerine istinaden asıl davanın kısmen kabulü ile, ... sayılı takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile, takibin 6.446,94 USD asıl alacak, 172,73 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.619,67 USD üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile 1.758,00 USD karşılığı 6.084,00 TL'nin ödeme tarihi olan 10/03/2017 tarihinden işleyen yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde asıl ve birleşen dosya davalısı ... Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ile yapılan Şantiye Özel Güvenlik Hizmeti sözleşmesinde üçüncü şahısların çalınan malzemelerinin bedelinin tazmin edileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, işveren tarafından işyeri güvenlik yönergesi hazırlanmadığı gibi müvekkiline tebliğ de edilmediğini, müvekkilinin hırsızlık girişimlerine karşı tüm önlemleri aldığını, davacının, zararını tazmin ettiği ... Şti. ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, şantiye içerisinde bulunan taşeron firmaların depo sorumluları vasıtası ile içeride bulunan mallarını tespit edip çıkarken güvenlik görevlilerine teslim etmek zorunda olduğunu, ancak müvekkiline böyle bir bildirim yapılmadığını, çalındığı iddia edilen malların şantiye dışına çıkartılmadan içeride başka bir depoya alınması mümkün olup şantiye içinde yer değiştirmelerinin müvekkilinin çalışanları tarafından kontrol edilmesinin mümkün olmadığını, taşeron firma depo sorumlularının kontrolünde olan ve listesi  verilmeyen malları müvekkilinin koruma görevinin bulunmadığını, müvekkiline yüklenebilecek herhangi bir kusur olmadığını, şantiye giriş çıkış evrakları ile kamera kayıtlarının bulunduğu ...'dan bilgi ve belge istenmesi taleplerinin yerine getirilmediğini, Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü Şişli Polis Merkezi Amirliği tarafından yerel mahkemeye gönderilen 26/03/2020 tarihli yazıda olay tarihine ilişkin kamera kayıtlarının olmadığının belirtildiğini, oysa ki şantiyenin tamamının 7/24 esasına göre kamera ile kontrol edildiğini, olay yeri inceleme raporunda ne müvekkili şirket yetkilisinin ne de çalışanın imzasının bulunmadığını, bilirkişi incelemesinde eksper tarafından düzenlenen rapordaki fatura bedelleri esas alarak hesaplama yapıldığını, rapora yönelik itirazlarının cevaplanmadığını, eksper raporuna akseden faturaların var olup olmadığı, faturalara konu malzemelerin şantiye içerisine girişinin yapılıp yapılmadığı, girişi yapılmış ise bu malzemelerin neler olduğunun saptanması hususlarının zarar miktarının hesaplanmasında önem arz ettiğini, çok eski tarihli fatura ve sevk irsaliyeleri esas alınarak yapılan hesaplamaların hatalı olacağını, hırsızlık tarihinden 3-4 yıl önce alınmış bir malzemenin depoda bekletilmesinin mantığının olmadığını, asıl şirketin ticari defter ve kayıtlarında bu stokların bulunup bulunmadığı, stokta bulunsa dahi şantiye alanına girip girmediği, asıl şirketin başka depolarının olup olmadığı hususlarının araştırılmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davaya yönelik kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Asıl dosya davacısı ... AŞ vekili tarafından yasal süresinde istinaf başvurusu dilekçesi sunulmuş ise de, istinaf harç ve giderlerinin yatırılmasına ilişkin çıkarılan muhtıra üzerine davacı vekili sunduğu 20/10/2021 tarihli dilekçesinde istinaf başvurusundan vazgeçtiğini belirtmiş olup bunun üzerine Mahkemenin 21/10/2021 tarihli ek kararı ile asıl dosya davacısı ... AŞ vekilinin istinaf talebinin feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen davaların konusu, hırsızlık sebebiyle oluşan zarar iddiasına dayalı poliçe kapsamında sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsiline ilişkin olup asıl dava itirazın iptali; birleşen dava ise alacak talebi ile açılmıştır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava konusu ... sayılı dosyasında davacının,davalı hakkında 8.595,63 USD asıl alacak ve 230,32 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.825,95 USD'nin tahsili tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının (asıl dava) yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu ... Poliçesinin başlangıçta 21/11/2011-21/11/2014 tarihleri arası için akdedildiği, daha sonra yapılan zeyiller ile vadenin uzatıldığı, riziko tarihi itibariyle poliçenin yürürlükte olduğu, poliçe uyarınca sigorta edilen riskin asıl ve birleşen davaların davacısı olan sigorta şirketleri ile dava dışı sigorta şirketleri arasında bölüşüldüğü, buna göre koasürans oranlarının asıl davanın davacısı ...Sigorta AŞ bakımından %27,5 ve birleşen dava davacısı ... Sigorta AŞ bakımından ise %7,5 olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Poliçe ile sigortalanan şantiyede yüklenici ... Şti.'ye ait depodan 04-05/05/2016 tarihinde muhtelif cins ve miktarda tesisat malzemesinin çalındığından bahisle asıl davanın davacısı tarafından adı geçen şirkete 06/03/2017 tarihinde 8.595,63 USD ödendiği, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptaline ilişkin asıl davanın açıldığı, birleşen davanın davacısı tarafından ise adı geçen şirkete 10/03/2017 tarihinde 2.344,26 USD ödendiği ve alacağın tahsiline ilişkin birleşen davanın açıldığı, her iki dava kapsamında da şantiyede güvenlik hizmeti veren davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.Olaya ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunda; şantiyenin -4 bodrum katında bulunan depo kapısının kilidinin kesilmiş olduğu, şantiye güvenlik yetkililerinden olay günü şantiyeye giriş çıkış yapan araçların kayıt listesi istenmiş ise de, araç kaydının tutulmadığının görüldüğü, ... Şti.'den çalınan ürünlere ait alış faturaları ve sevk irsaliyelerinin talep edildiği, gelen faturalarda yazılı maliyet tutarlarının hasar hesabında değerlendirmeye alındığı, alış faturaları temin edilmeyen ürünlerin hasar hesabında değerlendirilmediği, buna göre yapılan tazminat hesabı neticesinde nihai tazminat tutarının 34.756,82 USD (KDV hariç 101.677,60 TL) olduğu, 3.500,00 USD muafiyet tenzili ile 31.256,82 USD olarak belirlendiği bildirilmiştir.Eksper tarafından tespit edilen hasar miktarına ve poliçede belirtilen hisselerine göre ...Sigorta AŞ'nin 8.595,63 USD ve ... AŞ'nin ise 2.344,26 USD'den sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/02/2019 tarihli raporda; dosya içerisindeki dilekçeler, ifadeler, fotoğraflar, taraf sözleşmeleri ve olay tutanağının yanı sıra mevcut tüm bilgi ve belgeler ışığında olay yerinin ... Projesi İnşaatı içerisinde dava dışı mekanik yüklenici ... Şti.'ne ait saç malzemeden mamul depo olduğu, hırsızlık risklerine karşı temel ve caydırıcı kilit, aydınlatma ve güncel güvenlik açısından kamera, güvenlik izleme sistemi, alarm vs. mevcut olduğunun görüldüğü, şantiyede bulunan her türlü emtia, araç ve ekipmanların güvenliğinin sağlanması, personel, ziyaretçi, araç ve malzeme giriş ve çıkışlarının kontrol altında tutulması şeklindeki asli görevlerini ihmal ve ihlâl ettiği gerekçesiyle davalının %75 oranında kusurlu bulunduğu, bahse konu depo kapısının kilidini sağlam ve caydırıcı nitelikte takmayıp deponun muhkem bırakılması hususunda etkin tedbire duyarsız davranması sebebiyle dava dışı ... Şti.'nin %25 oranında kusurlu bulunduğu, dava dışı işveren Toplu Konut İdaresi Başkanlığının ise olayda bir kusurunun bulunmadığı, dava konusu hırsızlık sonrası faturalarla belgeli olan ve sayım sonucu ekspertiz raporunda belirlenen miktarda mekanik tesisat malzemelerinin çalınmış olduğu ve dökümü yapılan malzemelere fatura tenzilatının uygulanmış olduğu ve çalınan malzemelere KDV uygulanmadığı anlaşılmakla çalınan malzemelerin birim fiyatlarının piyasa rayiçlerine uygun (kadri marufunda) olduğu, kusur oranları da dikkate alındığında birleşen davada davalının 6.084,00 TL zarar ve ziyan bedelinden sorumlu bulunduğu, asıl davada ise davalının sorumluluğunun 6.446,94 USD ve buna ilişkin 172,73 USD gecikme faizi olmak üzere 6.619,67 USD olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 03/07/2020 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir.Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir.Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir.Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda, ... Şti.'nin proje kapsamında mekanik tesisat işlerini üstlenen taşeron firma olduğu, adı geçen şirkete ait şantiyede bulunan depodan, depo kapısının kilidinin kesilmesi suretiyle hırsızlık olayının gerçekleştiği ve muhtelif cins ve miktarlarda malzemenin çalındığı anlaşılmıştır. Poliçe kapsamında hırsızlık rizikosu yer almakta olup ayrıca riziko poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana gelmiştir. Poliçe uyarınca sigortalı kapsamına, ... ve/veya ... Proje Ortaklığı ve/veya ona bağlı çalışan bütün firmalar, müteahhit, taşeron ve alt taşeronlar da dahil edildiğinden taşeron konumunda olan ... Şti.'nin de poliçeye göre sigortalı olarak kabulü gerekir. Poliçede, açık sahada gözetimsiz bırakılan ve bina içinde kilit altına alınmaksızın gözetimsiz bırakılan eşyaların çalınması poliçe teminatı dışında tutulmuş olup çalınan malların kilitli bir şekilde depoda tutulduğu anlaşıldığından hasar teminat kapsamı içindedir. Şantiyenin güvenliğinin davalı şirket tarafından sağlandığı, imzalanan özel güvenlik hizmetleri sözleşmesine göre güvenlik hizmetinin resmi ve dini bayram tatilleri dahil 7 gün 24 saat esasına göre verileceği, sözleşmede davalı tarafından personel, ziyaretçi, araç ve malzeme giriş ve çıkışlarının kontrol altında tutulması, hırsızlık olaylarının tespiti ve bunların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınacağının belirtildiği, ancak olay günü şantiyeye giriş çıkış yapan araçların kaydının tutulmadığı, olaya ilişkin kamera kayıtlarının bulunmadığının müzekkere cevaplarından anlaşıldığı, davalının, hırsızlık olayının önlenmesi için üzerine düşen tedbirleri aldığını ispat edemediği, bu nedenle olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, olayın meydana geliş şekli ile dosya kapsamı ve mevcut delil durumu gözetildiğinde olay sebebiyle davalıya atfedilen kusur oranının yerinde olduğu anlaşılmıştır.Öte yandan davalı vekili istinafında hasar miktarına itiraz etmiş ise de, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 03/07/2020 tarihli rapora karşı beyanlarında ayrıca ve açıkça hesaplanan tazminat miktarına yönelik bir itirazı bulunmayan davalı vekilinin bu hususa yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir. Zira davalı vekili bu yönüyle rapora itiraz etmediğinden artık davacılar lehine raporda belirlenen tazminat miktarları bakımından usuli müktesep hak doğmuş olup Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/762 Esas, 2020/554 Karar sayılı ve 06/10/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından asıl dava için peşin olarak yatırılan 394,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 220,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından birleşen dava için peşin olarak yatırılan 126,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 489,15 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"378fb837a09fba22","SID":"19261cf49de8bd32"}}