{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1143 - 2025/1454<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1143 <br>KARAR NO\t: 2025/1454<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t<br>KATİP\t\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/96 E.  -  2022/378 K.<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t: 1<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: 2 -  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka 2022-M-192 Sayılı YİDK Kararı İptali Kısmi Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2022 Tarih ve 2022/96 Esas - 2022/378 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı şirket tarafından 2020/156141 sayılı \" ibareli markanın 03, 05 ve 35. sınıflarda tescili isteğinde bulunulmuş olup müvekkilinin \"ibareli markalarına dayalı itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının esaslı unsurunu oluşturan ...ibaresinin davaya konu markada aynen yer aldığını, davalı markadaki \" ibaresinin eklem kıkırdağı ve disklerdeki bozuklukla ilgili osteokondroz hastalığı  ve tedavide kullanılan aparatın adı olup ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, yine  ibaresinin tibbi anlamındaki medikal kelimesinin kısaltması olarak tanımlayıcı olduğunu, bu hali ile davaya konu markanın asli unsurunu da ibaresi oluşturduğundan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu,\"\" ibaresinin müvekkilinin ciddi, yaygın, yoğun ve fasılasız kullanımı ile ayırt edicilik kazandığını, davaya konu markanın tescilinin istendiği 05. sınıftaki malların müvekkilinin markasındaki mallar ile aynı/benzer, buna bağlı olarak da ortalama tüketici nezdinde markaların ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaları ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamak amacıyla kötü niyetle başvuruda bulunduğunu ve davaya konu markanın tescili halinde  müvekkilinin markasının ayırt ediciliği ve itibarının zarar göreceğini ileri sürerek YİDK kararının 05. sınıf yönünden iptaline ve tescili halinde markanın bu sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br> Davalı şirket vekili, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu \"  markasının” markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, zira \"\" kelimesinin esasen bitki anlamına gelmekte olup eski Yunancadaki  sözcüğünden türetildiğini, ibarenin günümüzde birçok dilde de aynı veya benzer şekilde yer aldığını, buna göre, davacının salt \"bitki\" anlamına gelen ve birçok alanda sıklıkla kulanılan bir kelimeyi marka olarak kullanması ve bu kelimenin içerisinde geçen başkaca markalara karşı itirazlarda bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markasının bir bütün olarak itiraza mesnet markalarlda görsel, işitsel ya da kavramsal bir benzerliğinin  bulunmadığını, sık olarak kullanılan ibareler arasında bulunan \"\"nun davacının tekeline  bırakılamayacağını, müvekkilinn markasının 03,05 ve 35. sınıflarda tescilinin istenmiş olması ve davacının markalarının yalnızca 05. sınıfta tescilli bulnmasının dahi markalar arasında sınıf farkını ortaya koyduğunu, müvekkilinin davacının markasının tanınmışlığından yararlanma amacı  bulunmadığı gibi başvurunun da kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının  \"Şekil+  ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"Fito\" ibareli ve diğer tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas ile SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşullarının bulunmadığı ve dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  taraf markalarının asli unsurunu \" ibaresi oluşturduğundan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin mevcut olup davaya konu markanın tescilinin istendiği 05. sınıftaki  mallar, müvekkilinin markası kapsamında tescilli olduğundan markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, bu halde markaların ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, mahkemece \"\" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu kanaatine varılmış ise de, Antik Yunan'cada bitki anlamı olsa dahi Türk tüketiciler tarafından bu dil bilinmediğinden ibarenin \"bitki\" kavramıyla ilişkilendirilmeyeceğini, ortalama Türk tüketicisinin bu ibareyi yalnızca müvekkilinin markası ve fikri emeğinin eseri olan özgün bir ibare olarak bildiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin \" ibaresinin, 03, 05 ve 35 sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının \"\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının nihai olarak 2022-M-192 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 19/1/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 17/3/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, davacının eskiye dayalı hak sahibi olup olmadığı, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşullarını gerçekleşip gerçekleşmediği ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapılıp yapılmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>\tBu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, ilk derece mahkemesi kararında da tartışıldığı üzere, dava konusu markanın kapsamındaki 05. Sınıf malların davacının itiraza mesnet markalarının kapsamında korunduğu, böylece emtia benzerliği şartının bu mallar yönünden kısmen gerçekleştiği anlaşılmıştır.   <br>\tTaraf markalarındaki işaretlerin benzerliğine gelince; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı şirketin \" ibareli marka başvurusu ile davacının \" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira, dava konusu markada \" ibaresine eklenen \"\" ibaresinin ilaç sektöründe çok yaygın olarak kullanılan ve tıbbi anlamındaki \"  ibaresinin kısaltması olup ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle markaları uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, yine davaya konu markada bulunan \" ibaresinin tıbbi olarak Yunanca'da kemik anlamındaki \" ibaresine atıf yaptığı, başta kemik erimesi anlamındaki osteoporoz, olmak üzere bir çok kemik hastalığının ve bu hastalıkların tedavisinde  kullanılan ilaçların adında sıklıkla yer aldığı, dolayısı ile bu ibarenin de markaları birbirinden yeterli ölçüde ayırt etmeye yeterli olmadığı, her ne kadar dava konusu markada ve ibareleri birleşik olarak yazılmış ise de, bu ibarelerin birleşik yazılmak suretiyle yeni bir anlam kazandığının söylenemeyeceği ve başvuruyu oluşturan ibarelerin bağımsız anlamlarını korumaya devam ettikleri, yine \" ibaresinin anlamının yaygın kullanımı bulunmaması nedeniyle bu kelimenin ortaklığının taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet vereceği, ilgili tüketicilerin dava konusu başvuruyu gördüklerinde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayamayacağı, bu hali ile emtia benzerliği gerçekleşen mal ve hizmetler yönünden, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarih ve 2023/452 E.-2024/3711 K. sayılı kararında \"\" ibaresinin, 21.02.2024 tarih ve 2022/4960 E.-2024/1359 K. sayılı kararında \" ibaresinin, 20.10.2020 tarih ve 2020/614-4248 E.-K. sayılı kararında \"ibaresinin, 08.05.2019 tarih ve 2018/1801 E.-2019/3504 K. sayılı kararında  ibaresinin davacı markalarıyla benzer bulunduğu anlaşılmış, SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının oluştuğu sonucuna varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü ise isabetli bulunmamıştır.           <br>Her ne kadar, davacı vekilince dava konusu başvurunun SMK'nın 6/3-5-9. maddesi uyarınca de reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının başvuru tarihinden önce\" ibaresini tescilsiz kullanarak hak elde ettiğini, mesnet markalarının tanınmışlığı ile başvurunun tescili halinde SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların gerçekleşeceğini ve başvurunun kötü niyetle yapıldığını kanıtlayamadığı, açıklanan nedenle, davacı vekilinin bu itirazlarının ise yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Bu itibarla, taraf markaları arasında emtia benzerliği gerçekleşen 5. Sınıfa mallar yönünden iltibas bulunması davacı tarafından yalnızca emtia benzerliği gerçekleşen bu mallar yönünden iptal ve hükümsüzlük talep edilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesince  davanın  kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 21/12/2022 gün ve 2022/96 Esas - 2022/378 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KABULÜ ile, TÜRKPATENT YİDK'ın 2022-M-192 sayılı kararının 5. sınıftaki mallar yönünden  İPTALİNE<br>               3-Davalı Şirket adına tescilli 2020/146141 sayılı  sayılı, \" ibareli  markanın  5. sınıftaki mallar  yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, <br>4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 134,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 150,00-TL tebligat ve posta gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 3.176,50-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 3.337,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davalılar tarafından istinaf  aşamasında yapılan yargılama giderinin uhdesinde bırakılmasını,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacı vekilli tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, \t<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f26404825ef081f","SID":"3300f89cb3ac6ee6"}}