{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2077 Esas<br>KARAR NO:2025/926<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/05/2021<br>NUMARASI:2017/422 Esas, 2021/402 Karar<br>DAVANIN KONUSU:MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01/04/2014 tarihi itibariyle ... - ... Sadakat Kart İşbirliği Sözleşmesi imzalandığını, \"Akıllı Yetenekler Servisleri Çerçeve Sözleşme\" başlıklı bu sözleşmenin 3. maddesinde, bu sözleşmenin sadece çerçeve sözleşme niteliğinde olduğu ve ileride kurulacak münferit ilişkilerde tarafların hak ve borç sahibi olabileceği hususlarının belirtildiğini, sözleşmenin 4. maddesinde ise, ilişki kurulduktan sonra tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, genel işlem şartı içeren bir sözleşmenin davalı şirket tarafından hazırlandığını, müvekkili şirket temsilcilerine okuma imkanı verilmiş olsa dahi bu gibi sözleşmenin niteliğine aykırı şartların sözleşmede yazılmamış sayılacağını, müzakereye girilmiş ve bu yüzden müvekkilinin yaptığı masraflar ve geçirilen zaman dolayısıyla herhangi bir menfi zarara uğramış olmasına rağmen davalının bu sözleşmeden vazgeçmesi ile bu çerçeve sözleşme imzalanmamış olsa dahi culpa in contrahendo sözleşme görüşmeleri öncesi tarafların birbirlerinin maddi ve manevi varlıklarını koruma ve aydınlatma yükümlülüğüne aykırılıktan dolayı davalının zaten sorumluluğun doğacağını, dava konusu olayda bu sözleşmenin bir taslak olarak değil iki tarafın imzası ile ve ön akit niteliğinde de olmamak üzere bir çerçeve sözleşme olarak imzalandığı göz önünde bulundurulduğunda davalı şirkete karşı bir kuruluş olarak nitelenen müvekkili şirketin herhangi bir bağlılığı ve yükümlülüğü olmadığını beyan eden sözleşme 3. maddesinin yazılmamış sayılacağını, bu sözleşme kuralının hiçbir şekilde taslak olarak hazırlanmadığını ve tarafların imzasını taşıyan bir çerçeve sözleşmeye uygun bir kural sayılmadığını ve sözleşmenin niteliğine yabancı bir kural sayılmasında hiçbir şüphe olmadığını, müvekkili şirketin bunlara rağmen çerçeve sözleşmeye eksiksiz ve tam uyarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve noterden ...'e şirketten çekilen ihtar tarihine kadar da yerine getirmeye devam ettiğini, davalı şirketin destek beyanlarına güvenerek hazırladığı teknik ve ticari modelleri 2011 yılından itibaren davalı şirkete aktarmasına rağmen davalı şirketin bu modelleri önceden haber vermeksizin başka şirketlere aktardığını, davalı şirketin, müvekkili şirkete karşı hiçbir yükümlülüğü ve taahhüdü olmadığına yönelik beyanındaki niyetini açığa vuracak şekilde müvekkili şirketin kendisine aktardığı ve maddi olmayan mal niteliğinde olan bilgi ve tasarımları da başkalarına aktardığını, bu tutumun müvekkilini ağır zarara maruz bıraktığını belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tespit edilerek tamamen tazminine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi kanunda öngörülen unsurları ihtiva etmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde yer verdiği iddia ve taleplerini hangi sözleşmeye dayandırdığının belli olmadığını, davacının, talebine dayanak yaptığını tahmin ettikleri 01/04/2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin müvekkili şirkete gönderilen fesih ihtarnamesine kadar devam ettiğini -davacının taleplerinin başka bir sözleşmeye dayalı olması halinde cevap haklarının saklı tutulduğu- ve müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz ve gereği gibi yerine getirerek sözleşmede kararlaştırıldığı gibi azami ölçüde davacıya alt yapı hizmeti sağladığını, sözleşmenin devamı süresince müvekkilinin yol açtığı bir zararın bulunmadığını, ne tür bir zarara uğradığını dava dilekçesinde belirtmeyen davacının, müvekkilinin hangi eyleminden hangi zararı gördüğüne dair illiyet bağını da ortaya koyamadığını, söz konusu sözleşmenin konusunun, davacıya ait olan ticaret teşvik sadakat sistem ve servislerini müvekkil şirket sistemlerine entegre etmesinin ardından müvekkili şirketin yazılı olarak onayladığı üçüncü kişi konumundaki kurum ve şirketlere satması hakkındaki hak ve yükümlülüklerin düzenlenmesi olduğunu, sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getiren müvekkilinin müteakip defalar davacı ile irtibata geçmeye çalışmış ise de gelinen son noktada davacı ile hiçbir şekilde ilişki kurulamadığını, anılan sözleşmenin 20/01/2017 tarihli noter ihtarnamesi ile davacı tarafından feshedildiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, zira TBK'nun 112. maddesine göre şart olan sözleşmeye aykırılık unsurunun gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere sözleşmenin davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir süre verilmeksizin feshedildiğini, oysa borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesinin talep edilebilmesi için öncelikle TBK'nun 123. maddesi kapsamında, müvekkil şirkete süre verilmesi ve ancak bu süre sonunda borcun ifa edilmemesi halinde davacının seçimlik hakkını kullanması hüküm altına alınmışken davacı tarafından süre verilmeksizin sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, bu nedenle davacının kanuna uygun bir şekilde hareket etmediğini, kaldı ki sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getiren müvekkil şirketin temerrüt halinin de söz konusu olmadığını, \"culpa in contrahendo\" sorumluluğunun sözleşme görüşmeleri sırasında tarafların özenli ve dürüst davranma ilkelerine kusurlu olarak uymamaları veya diğer taraf nezdinde uyandırılan güvene aykırılık nedeniyle verdikleri zarardan hakkaniyet ilkesi gereğince sorumlu olmayı ifade ettiğini, bu kapsamda somut olayda davacı ile müvekkili arasında imzalanan ve hatta sonrasında davacı tarafından feshedilen sözleşme karşısında bu sorumluluktan bahsedilemeyeceğini, bir an için somut olayda bu sorumluluğun kabulü halinde dahi bu sorumluluk için aranan şartların oluşmadığını, zira bu sorumluluktan bahsedebilmek için bir tarafın kusuru ile diğerine zarar vermesi ve dürüstlük kuralına ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; taraflar arasında 01/04/2014 tarihli ...-...Sadakat Kart İşbirliği Sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafça davalıya gönderilen noter ihtarnamesi ile, davalı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçe gösterilerek sözleşmenin feshedildiği, davanın, taraflar arasında düzenlenen sözleşemeye aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, dosya kapsamında iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme de yapılmak suretiyle rapor düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşme ve bilirkişi raporları dikkate alındığında yapılacak işle ilgili bir ön hazırlık aşaması bulunduğunun (test aşaması), bu aşama geçildikten sonra sistemin kurulumu için gerekli iş ve işlemlerin yapılacağının anlaşıldığı, ancak bilirkişi heyetince yerinde yapılan inceleme sonucunda, her iki tarafın işyerinde ve kayıtlarında, işin karşılıklı test aşamasına dahi gelememiş olmasından dolayı ve projeler canlı ortama alınmadığı için teknik yönden bir inceleme yapılamadığının belirtildiği, 4721 Sayılı TMK'nun 6. maddesi gereğince davacı tarafın öncelikle sözleşme gereği kendi üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davalı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ispat etmesi gerektiğini, ancak davacı tarafın, bilirkişi heyetlerince teknik yönden belirtilen iş ve işlemleri yaptığını, bunun karşılığında kendisi lehine bir hak doğduğunu ispat edemediğini, ayrıca davacı tarafın, test aşamasına gelen ve davalı şirket tarafından davacı tarafa test işlemleri için mail gönderilmiş olmasına rağmen sistemin neden çalıştırılamayarak sözleşmenin feshedilmiş olduğunu da  açıklayamadığı, yani davalı tarafın sözleşmenin somut olarak hangi hükümlerini ihlal ettiğini, üzerine düşen hangi yükümlülükleri yerine getirmediğini ispat edemediği, bu nedenle davacı tarafın sözleşmenin feshinde haklı olmadığı sonucuna varıldığı, tacir olan davacının, öncelikle davanın ispatı bakımından kendisi tarafından yapılan iş ve işlemlerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koyabilecek delilleri dosyaya sunmak zorunda bulunduğu, ancak davacının, iddiasını ispat edecek, sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ortaya koyacak delilleri dosyaya sunamadığı, bu itibarla davacı tarafın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ispat edememesi nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davacı tarafın ticari şirket niteliğinde tacir oluşu, sözleşmenin feshinde haklı olmayışı nedeniyle maddi tazminat talebiyle açmış olduğu davanın reddine karar verilmesi ve taleplerini ispat edememesi nedenleriyle manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığı sonucuna varıldığından bahisle davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin haklılığının %100 bir şekilde ortaya koyan iki farklı heyetten alınan bilirkişi  raporlarının yok sayılarak bu raporların tam tersi yönde karar verildiğini, Mahkemenin aksine gerekçesinin raporlardan çıkarılabilecek bir sonuç olmadığını, 01.04.2014 tarihli sözleşmenin, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine müvekkili tarafından haklı sebeplerle feshedildiğini, müvekkilinin ise sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğinin bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, davalı şirketin,projenin devamı ve neticelenmesi için gerekli altyapıyı sağlamayarak ve SIM menü tedariklerini gerçekleştirmeyerek sözleşmenin 4.4. maddesini; ...’yi ...Cüzdan Servisi ile bütünleştirecek donanımsal kurulumu gerçekleştirmeyerek sözleşmenin 4.10. maddesini; kullanım ve kullanıcı bilgilerini iletmeyerek sözleşmenin 4.16. maddesini ihlal ettiğini, davalı şirketin test aşamasına dair tüm kayıtları silerek bilirkişilerce incelenmesini engellediğini, Mahkemenin de bunun üzerine projenin test aşamasına dahi geçemediği yönünde hatalı bir kanıya vardığını, davalı şirket sistemleri üzerinde yapılan incelemelerde herhangi bir kayda rastlanılmamış olmasının, projenin devreye alınmamasından ve/veya kayıtların silinmesinden kaynaklandığının bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, ayrıca davalı şirketin, üçüncü kişilere imzalatılması gereken sözleşmeleri temin etmeyerek 01.04.2014 tarihli sözleşmenin 4.24. maddesine de aykırı davrandığını, Mahkemenin düzenli olarak kesilen ve bilirkişi heyetlerince de tespit edilen hizmet faturalarını da görmezden geldiğini, davalı şirketin sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davranmasının müvekkili şirketi ciddi bir zarara uğrattığını ve müvekkili şirketin tasfiye sürecine girdiğini, feshin haklılığı, alanında uzman akademisyenler ve iki bilirkişi heyetinden alınan raporlarda açık bir şekilde tespit edilmesine rağmen yerel Mahkemenin, bu haklı sebepleri ve haklı sebepleri ispat eden bilirkişi heyet raporlarını görmezden gelerek hatalı ve hukuka aykırı bir karara imza attığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin, sözleşmeye aykırılık nedeniyle feshine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Mahkemenin 30/01/2018 tarihli duruşmasında, dava dilekçesini somutlaştırması yönünden davacı tarafa süre verilmiş, davacı vekili 13/02/2018 tarihli dilekçesi ile; davalının sözleşme edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin bu sözleşmenin gerçekleşeceğine dair inancı dolayısıyla ...ile yaptığı bağlantılı sözleşmede temerrüde düşmesi nedeniyle oluşan zarar ve yaptığı sözleşme masrafları karşılığı oluşan maddi zarar için şimdilik 10.000,00 TL, bu sözleşmeye güvenilerek ... ve ... firmalarıyla sözleşme görüşmeleri ve iyi niyet anlaşmalarından doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve kaçırılan bu iş fırsatları kapsamında olası kâr ve kazanç getirici sözleşme akdetme ihtimalinin sona ermesi nedeniyle oluşan kar ve kazanç kaybı için şimdilik 5.000,00 TL, bu süreçte sözleşmenin edimlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle ödenen operasyonel giderler, tasarım giderleri, ... Projesi Teknik Denetim Gideri,... Platforma Geliştirme Hizmet Alım Giderleri ve diğer masrafların toplam miktarı defterler incelendikten sonra belirlenebileceği için şimdilik 80.000,00 TL ve şirketin tasfiyeye girmesine sebebiyet verilmesi ve uğranılan itibar kaybı sebebiyle 5.000,00 TL manevi zararın ticari faizi ile tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 10/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, 5.000.00 TL olarak talep edilen kâr ve kazanç kaybı taleplerini 354.345,82 TL'ye; 80.000,00 TL olarak talep edilen çeşitli masraflar yönünden taleplerini 2.907.218,46 TL'ye ıslah ettiklerini belirterek toplamda 3.276.564,28 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 06/12/2018 tarihli rapor ve 20/05/2019 tarihli ek raporda özetle; davacının program kodlarının kendilerinde olmadığını ve davalının ise projeler canlı ortama alınmadığı için herhangi bir ...-kod kaydı bulunmadığını beyan etmesi sebebiyle davacı ve davalı tarafta teknik bir inceleme yapılamadığı, sunulan dokümanlardan; davacı tarafından, SIMmenü, SIMmesaj şablonları, SIMmenü MarkaLira, MarkaLira kayıt, 64 KB + ...SIM kartlı Standart ve Smart Terminallere, ...SIMkartı olmayan tüm terminallere vs. gibi detaylı tasarımların yapıldığı, şablonların ve akış şemalarının hazırlandığının gözlendiği, alt yapının ...ile beraber hazırlanması ve yazılım için gerekli bilgilerin davacı tarafından gerekli yerlere sunulduğunun bilindiği, bunun aksinin bildirilmediği, davacının, ... projesini pazarlamak için gerekli girişimleri yaptığının sunulan dokümanlardan gözlendiği, davacının incelenen ticari defter ve belgelerine göre altyapı çalışması ile ilgili ... Ltd. Şti.'den; test işlemleri ile ilgili ... AŞ'den hizmet aldığının tespit edildiği, davacı tarafından yaptırılan altyapı çalışmasının test aşamasına geldiğinin davalı vekilince dosya kapsamına sunulan mail çıktısı ile ortada olduğunu, test aşamasına gelen ve davalı şirket tarafindan davacı tarafa test işlemleri için mail gönderilmiş olmasına rağmen sistemin neden çalıştırılmayarak sözleşmenin feshedildiği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığı veya davacının test işlemlerini gerçekleştirmediği kanısına varılması durumunda davacının kendi kusuru nedeniyle herhangi bir talepte bulunma hakkı olmayacağı, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve davalmın sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmediği kanısına varılması halinde davacının talep edebileceği gider ve zararların kök raporda hesaplandığı belirtilmiştir.Farklı bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07/09/2020 tarihli raporda özetle; dava dosyasında teknik açıdan tarafların sunduğu veri/kod/... bulunamadığı, davalı proje devreye alınmadığı için kayıtların olmadığını ileri sürmüşse de, kendisinin üzerine düşen ve davaya konu teknik uyuşmazlığın kendisinden kaynaklanmadığını ispat edecek ve yaptığı işlere dair test dahi olsa bu kullanıcı verilerinin yazılım kodu, veri tabanı ve ağ kullanıcı/kullanım bilgilerinin ve de ... kayıtlarının sunulması gerektiğinin tespit edildiği, yapılan önceki bilirkişi yerinde incelemesinde, taraf beyanlarında ve dava dosyası içeriğinde teknik verilerin bulunmadığının tespit edildiği, teknik veri bulunmadığından başkaca teknik bir değerlendirme yapabilmenin yaşamın doğal akışına aykırı olduğu, davalının proje devreye alınmadığı için herhangi bir ... kaydı olmadığına yönelik ifadesini destekleyecek ve kendi üzerine düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz surette yerine getirdiğini delillendirecek dokümanları temin etmediği, işbu dava nedeninin kendisinden kaynaklanmadığını ispat edecek test dönemine dair olsa dahi ... projesi ile ilgili herhangi bir ...yazılımı - veri tabanı kodlamaları ile yine ...tarafından münhasır işletilip, iletimi gereken sim bazlı ağ iletişimleri / işlem aktivitelerine ve kullanıcı / kullanım bilgilerine ait .... kayıtlarının sunulmadığını açıklamadığı, önceki bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı şirketin maddi zararının 3.261.564,28 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.Taraflar arasında 01/04/2014 tarihinde ... - ... Sadakat Kart İşbirliği Sözleşmesi imzalanmış olup bu hususta bir ihtilaf yoktur. Sözleşme, davacının kendisine ait olan Ticaret, Teşvik, Sadakat Sistem ve Servislerini (bundan böyle \"...\" olarak anılacaktır), davalıya ait olan \"...Cüzdan Servisi\" sistemlerine entegre etmesinin ardından markalara satmasına ilişkin taraflar arasındaki hak ve yükümlülüklerin tanımlanması için imzalanmıştır. Daha sonra işbu sözleşme davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 20/01/2017 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediği gerekçe gösterilerek feshedilmiş olup bu kapsamda maddi ve manevi zararların tahsiline ilişkin işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Sözleşmeye göre, davacı, ...Cüzdan Servisi'ni ... içerisine ...tarafından belirtilen prosedürlere uygun olarak entegre ederek ...'nin ...Cüzdan Servisi ile uyumlu bir şekilde çalışması ve marka/ların herhangi bir sorun yaşamadan ...'yi ...Cüzdan Servisi üzerinden de kullanmalarını sağlayacağını kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. Ayrıca davacı, ...Cüzdan Servislerine ait kurguların, işbu sözleşme ve ...onaylarına uygun şekilde ...Cüzdan Servisi aracılığı ile ... servisleri üzerinde işlenmesi ve işletilmesi, iletişimi, ilave veya gerekli bakımın yapılmasını tam ve eksiksiz olarak sağlamakla yükümlüdür. Davalı ...ise, kendi SIM kartlarının üzerine Marka Kart ibaresi ve Marka Lira işlevlerini barındıran SIM menülerinin hazırlanıp kendi abonelerine iletilip işlenerek, işleme alınması ve bunun için gerekli olan ...alt yapısına ait SIM ve SMS servis kanallarının davacı tarafına/dan atanan ... Mobil Müşteri Kart sistemlerine entegre edilmesinden sorumlu olacaktır. Davacının sahip olduğu ... (Ticaret Teşvik ve Sadakat Kart) projesi Marka Kart - Marka Lira ismine sahiptir. Sözleşmenin 4. maddesinde tarafların hak ve yükümlülükleri 25 ayrı bent halinde düzenlenmiş olup maddenin içeriğine bakıldığında yükümlülüklerin genel olarak ve daha çok davacı için belirlendiği, davalı bakımından göze çarpan birkaç yükümlülüğün bulunduğu, bunlardan birinin sözleşmenin 4.4 maddesinde düzenlendiği, buna göre davalının, ...'nin ...Cüzdan Servisi ile entegre çalışması için gerekli çabayı azami ölçüde göstereceği ve gerekli altyapıyı sağlamaya çalışacağı; diğerinin sözleşmenin 4.16 maddesinde düzenlendiği, buna göre ...'in, ...Cüzdan üzerinden ... kurgusuna bağlı bilgilerden müşteri onayı alabildiklerinin ...'ya (davacıya) iletilmesini sağlayacağı; diğerinin ise sözleşmenin 4.20 maddesinde düzenlendiği, buna göre ise davalının, işbu sözleşme amaçlarının ifasını, ...Cüzdan işbirlikli ... faaliyetlerinin, marka/lara sunulmasını sağlayacak ve simgeleyecek resmi bir işbirliği ünvanını işbu sözleşme süre ve kapsamınca davacıya temin edeceği ve gerek gördüğünde ek deklerasyon ve dökümantasyonlar ile işbu kapsamı destekleyeceği kararlaştırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi uyarınca, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda, sözleşme ilişkisi davalının üzerine düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmediğinden bahisle feshedildiğine göre davacı fesih sebebi ile birlikte ayrıca bundan önce sözleşme uyarınca kendi edimini yerine getirdiğini ve tüm bunlardan sonra ise bu sebeple zarara uğradığını ispatlamak zorundadır.Somut olayda, her iki tarafça teknik açıdan bir veri yada kod sunulmadığından bilirkişiler tarafından teknik bir inceleme yapılamamıştır. Bu açıdan yani teknik olarak davacının sözleşme ile üzerine düşen edimleri tam olarak yerine getirdiği sabit olmayıp davacı tarafından yaptırılan altyapı çalışmasının test aşamasına geldiği bilirkişilerce, davalı tarafından dosya kapsamına sunulan e-maile dayandırılmıştır.Ancak test aşamasına gelen ve davalı tarafından davacıya test işlemleri için e-mail gönderilmesine rağmen sistemin neden çalıştırılamayarak sözleşmenin feshedilmiş olduğu da davacı tarafından açıklanamamaktadır.Yukarıda açıklandığı üzere sözleşme kapsamında yer alan yükümlülükler esasen teknik hususlara ilişkin ve daha çok davacıya yönelik olup teknik açıdan bir inceleme olmaksızın dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler uyarınca davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğinden söz edilemez.Aynı durum davalının sözleşmede belirlenen yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinin ispatı bakımından da geçerli olup davacı tarafından bu yönde de bir ispat sağlanamamıştır. İspat yükü davacı üzerinde olup davalı tarafından teknik verilerin sunulamaması da aleyhine olarak yorumlanamaz. Öyleyse davacı sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/422 Esas, 2021/402 Karar sayılı ve 27/05/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02df012347a289d0","SID":"348ad87c12e4afd8"}}