{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/965 <br>KARAR NO\t: 2025/1148<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t    <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/649 E.  -  2022/796 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t: ... \t<br>VEKİLİ\t: A<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Taşıma Sözleşmesinden                                                                       Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/12/2022 tarih ve 2020/649 E. - 2022/796 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, servis işletmeciliği yapmakta olan müvekkili ile davalı arasında 1/1/2017  tarihli 1 yıl süreli sözleşme imzalandığını, sözleşme ile yüklenilen edimler müvekkili tarafından eksiksiz   olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafından sözleşmenin 31/7/2017 tarihinde haklı bir sebep olmadan ve TTK'nın 18. maddesindeki usule de uyulmadan feshedildiğini,   bu haksız fesih sonucunda müvekkilinin 1/8/2017 ile 31/12/2017 tarihleri arasında elde etmesi gereken gelirden mahrum kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL'nin haksız fesih tarihinden işyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19/19/2022tarihli dilekçesi ile tazminat miktarını 99.636,05 TL olarak ıslah etmiştir. <br>             Davalı şirket vekili, davacının iddia ettiği zararın miktarının belirlenebilir nitelikte olduğunu, nihai hesabın bilirkişi marifetiyle yapılmasının dava konusu alacağı belirsiz alacak haline getirmeyeceğini, davacının sözleşme ile üstlenmiş olduğu taşıma işini zaman zaman yerine getirmemesinden kaynaklanan sıkıntıların müvekkili tarafından davacıya yazılı olarak bildirildiğini, ancak bu bildirimlere rağmen sıkıntıların giderilmemesi nedeniyle müvekkili tarafından sözleşmenin feshinin haklı olduğunu ve davadan önce müvekkili temerrüde düşürülmediğinden talep edilen faiz oranı ve başlangıç tarihinin doğru olmadığını savunarak davanın reddine  karar verilmesini istemiştir.<br>  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, varlığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmayan 1/1/2017 tarihli Servis Taşımacılığı Sözleşmesi'nde davalının tek taraflı feshine dayanak oluşturacak herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, davalı tarafından servis taşıma işinin gerektiği gibi ifa edilmemesi nedeniyle  davacı hakkında  çeşitli şikayetlerin bulunduğu ddia edilmişse de, bu hususta dosyaya somut bir delilin kazandırılmadığı, davacının sözleşmenin  fesih tarihine kadar toplam  214.600,65 TL tutarında hizmet sunduğu, taraflar arasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığından  davacının kalan aylar için  sözleşme gereği 153.286,23 TL tutarında bir alacağının bulunduğu  ve belirlenen bu miktardan dönem içindeki olası maliyetlerin düşülmesinin zorunlu olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 99.636,05 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava tarihi itibariyle alacağın tamamı belirlenebilir olduğundan kısmi dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili ile davacı arasında uzun yıllardır süre gelen bir taşıma  ilişkisinin mevcut olup davacının özellikle 2016 yılından itibaren servis saatlerine uymama ya da taşınacak personelin olduğu yere gelmeme şeklinde sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunduğunu, yaşanan bu olumsuzluklar bildirilmiş olmasına rağmen davacının giderilmesi hususunda herhangi bir girişimde bulunmadığını, dolayısı ile sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, müvekkili daha önceden temerrüde düşürülmediğinden faize ancak ıslah ile talebin artırıldığı tarihten itibaren faiz  işletilebileceğini, mahkemece kalan aylar üzerinden %35 oranında takdiri bir indirim uygulanmak suretiyle bir bedele hükmedilmiş ise de, bu süre boyunca davacı tarafından  taşımacılık faaliyetinde bulunulmayacağından şoför ücreti, akaryakıt ve bakım giderleri gibi  kalemlerden tasarruf edileceğini, bu bağlamda kabul edilen indirim miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın  reddine  karar verilmesini istemiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, ticari nitelikteki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamına göre davacı ile davalı arasında, 1/1/2017 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli personel taşıma sözleşmesi yapılmıştır. Anılan sözleşmede davacının davalı  şirketin personelini sabah bulundukları yerden alarak en geç saat 7:45 sularında davalıya ait fabrika binasına ulaştıracağı ve saat 18:15 sularında fabrikadan alarak aldığı yere bırakacağı hüküm altına alınmıştır. Sözleşmede ayrıca davalının servis edimini yerine getirmediği durumlarda personelin ulaşım için yapacağı harcaların davalıdan tahsil edileceği ve kaza gibi istisnai durumlar haricinde personelin belirlenen saatte fabrikaya ulaşımının sağlanamaması halinde günlük ücretin üç katı kadar bir meblağın davacıya fatura edileceği ve ayrıca personelin davacıdan kaynaklanan nedenlerle fabrikaya geç ulaşması halinde işveren tarafın ödenmeyen saat başı ücretinin davacı tarafından tazmin edileceği hüküm altına alınmıştır. <br>\tHal böyle iken davacı vekili tarafından taraflar arasındaki personel taşıma sözleşmesinin davalı şirket  tarafından 31/7/2017 tarihinde haklı bir sebep gösterilmeden  ve TTK'nın 18/3. Maddesindeki usule uyulmadan feshedildiği ileri sürülerek fesih tarihi ile sözleşme süresinin sona ereceği tarih arasındaki mahrum kalınan gelirin tahsili amacıyla  dava açılmıştır. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı bir sebebe dayalı olmadan feshedilmesi nedeniyle davacının sözleşmenin kalan günleri yönünden  %36 oranında indirim sonrasında 99.636,05TL muhtemel alacağı bulunduğu  gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Gelinen aşama itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin  davalı tarafından feshinin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı ve buna  bağlı olarak davalıdan talebinin tazminat talebinin mümkün olup olmadığı ve talep edebileceği tazminatın miktarı  noktasında toplanmaktadır. <br>\t Davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 1/1/2017 başlangıç tarihli 1 yıl süreli personel taşıma sözleşmesinin davalı şirket tarafından 31/7/2017 tarihinde feshedildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı iddia edilmişse de bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı şirketin feshe dayanak yaptığı problem ve şikayetlere ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belgenin bulunmadığı  görülmüştür. Dolayısıyla mahkemece, sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı nedene dayanmadığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>\tAncak mahkemece, davacının uğradığını iddia ettiği zararla ilgili olarak yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiş ise de, bu konuda yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporu yeterli bulunmamaktadır. Zira, somut uyuşmazlık bakımından öncelikle çözümü gereken husus, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle davacının kazanç kaybına ilişkin zarar hesabının hangi süre için yapılacağı ve hesaplama yönteminin nasıl olacağına ilişkindir.<br>\tBu durum karşısında mahkemece, aralarında taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu heyet aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılarak, öncelikle davacının o yörede ve aynı veya benzer şartlarda bir işi bulabilmesi için gerekli olan makul süre tespit edilmeli (zira makul sürede benzer bir işi bulamayan davacı kendi kusurundan yararlanamamalıdır), bu süre içinde 2017 yılı koşullarına göre taşıma işini davacının yapması halinde elde edebileceği net kar miktarı belirlenmeli ve BK.'nun 325. maddesi uyarınca davacının bu işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği giderler de tazminattan mahsup edilmelidir.  <br>\tÖte yandan, davacının aynı dönemde davalı yerine bir başkasına taşıma işi yapıp yapmadığı tespit edilerek bu dönemde başka bir taşıma işini yapması halinde, bu işten elde ettiği kar miktarı tazminattan düşülmelidir.  <br>\t Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/12/2022 gün ve 2020/649 E. - 2022/796 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4--Davalı şirket  tarafından yatırılan 1.702,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/05/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2025\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"daeb6c22cb2acadf","SID":"2d9bea21590721fb"}}