{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\t               TÜRK MİLLETİ ADINA <br>\t\t         T.C.<br>\t\t       BURSA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS   NO :2024/\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>KARAR NO:2025/<br><br>HAKİM\t:<br>KATİP\t:<br><br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: <br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/12/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 27/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 29/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde ; Davacı ile davalı arasında  ticari mal satımına dayalı şifahen kurulmuş bir akdi/ticari  münasebet söz konusu olduğunu, davalının bakiye 10.174,50 TL borcunu ödememesi sonucu  ... 14. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının ödeme emrini tebellüğ etmesi akabinde sunduğu dilekçe ile borca ve tüm ferilerine yönelik itirazda bulunduğunu,  davalını  itirazının yalnızca tediyeye ilişkin  olduğunu  taraflar arasında ticari/akdi ilişkiye ve teslim hususuna ilişkin bir itiraz olmadığını,  bu kabul sebebiyle akdi ilişkiyi ve mal teslimini  kanıt yükümlülüklerinin bulunmadığını, takip mesnedi alacağın ticari işten  kaynaklandığından  olayda istenmesi ve uygulanması gereken faiz türünün avans faiz olduğunu beyanla ... 14. İcra Müdürlüğünün 2018/ Esas sayılı icra dosyasına  yapılan borca ve ferilerine  ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibinin devamını, itirazında haksız olan davalının dava değerinin %20'si oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesini , yargılama giderleri ile  vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinde;   takip dayanağı faturalarla ilgili olarak 09/11/2016 tarihinde ... ... Yapı Malzemeleri  Pazarlama İnşaat Taahhüt Gıda  Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne 15/02/2017 vadeli 4.750,00 TL bedelli bir adet senet verdiğini,  bundan sonra tarafına sipariş yazdırıldığını ve yazılan siparişlerle ilgili 12/11/2016 tarihinde ... alım faturaları toplamı 2.954,63 TL  ve ... nolu alım faturası 895,64 TL (Toplam 3.850,27 TL) tutarında mal teslim aldığını, bu iki fatura bedeli 15/02/2017 vadeli 4.750,00 TL bedelli bir adet müşteri senedi ile ödendiğini, 16/01/2017 tarihinde  yine sipariş verildiğini, ... nolu faturalar karşılığı toplam 6.324,23 TL malzeme alındığını, bu alıma karşılık 17/01/2017 tarihinde ... ... Bankası ... Şubesi ... nolu, ... hesap numaralı 10/07/2017  vadeli toplam 9.500,00 TL bedelli çekin cirolanıp ...  Yapı Malzemeleri  Pazarlama İnşaat Taahhüt Gıda  Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ödeme olarak verildiğini, yani ... 14. İcra müdürlüğünün 2018/ Esas sayılı ilamsız icra takibine konu beş adet faturayı () ödediğini ve takip ile alakalı bir borcunun bulunmadığını beyanla icra takibinin iptalini, 2018/ Esas sayılı dosya ile aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddini, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.<br>DOSYANIN SAFAHATI:<br>Mahkememizin 2018/ esas 2021/ karar 19/02/2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararının davacı vekilince istinaf isteğinde bulunulması üzerine dosyanın istinaf mahkemesine gönderildiği, ... BAM 5. Hukuk Dairesinin 2021/ esas 2024/ karar  11/11/2024  tarihli kararı ile \"Davalı tarafından takibe itirazda ve davaya yönelik savunmada borcun bir adet 10/07/2017 keşide tarihli, 9.500,00 TL tutarlı çek ve 4.750,00 TL tutarlı kredi kartı ödemesi ile gerçekleştirildiği ileri sürülmüştür. Mahkemece incelenen davalı ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında dava konusu faturalar dışında da ticari ilişki bulunduğu ve ticari ilişkinin açık hesap şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalı ödeme olgusuna yönelik ispatı davacı alacaklının ticari defter ve kayıtlarıyla ispatlaması mümkündür. Bu doğrultuda mahkemece taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmek için ibrazına yönelik ara karar gereği davacı tarafından yerine getirilmemiştir.  6100 sayılı HMK' nın \"Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması\" başlıklı 222 maddesinde;(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu yasa maddesinde 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil olabilmesini sağlayan koşullar arasında karşı tarafın ticari defterlerin ibraz edilmemesi hali de yasaya eklenmiştir.Bu itibarla, yerel mahkemece ticari defter ve kayıtların ibrazına yönelik ara karar tarihi itibariyle belirtilen yasa değişikliği yürürlükte olmadığından davacının ibrazdan kaçınması aleyhine yorumlanamaz. Ancak dava sırasında yürürlüğe giren düzenleme usul hukukuna dair olması ve usul hukukundan derhal uygulanırlık ilkesi bulunduğundan yapılan değişikliğin eldeki davaya uygulanması gerekir.Bu durumda, mahkemece davacı tarafa ticari defter ve belgelerini sunmak veya nerede olduklarını bildirmek üzere ibraz etmemenin doğuracağı yukarıda belirtilen hukuki sonuçları da içerecek şekilde ihtarlı süre verilmesi neticesinde ortaya çıkacak sonuca göre yargılamaya devam edilerek dosya kapsamı deliller ile iddia ve savunma doğrultusunda karar verilmesi gerekirken  usule aykırı inceleme sonucu oluşan kanaate göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.\" gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize gönderilerek 2024/... esasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği görülmüştür. <br>KALDIRMA KARARINDAN SONRASI DELİLLER:<br>Kaldırma kararı sonrası davacı asıla 2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerini Mahkememiz kalemine sunmak veya yerini bildirmek üzere 1 aylık kesin süre verilmiş, usulüne uygun şerhli tebligat çıkartılarak 28/03/2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen mahkememize ticari defter ibraz edilmemiş ve yerleri bildirilmemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, satım sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ... 14. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı tarafından davalı aleyhine beş adet faturaya dayalı 10.174,50 TL alacağın tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, davalının takibe konu borcu ödediğini belirterek takibe itiraz ettiği, bu kez davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, mahkememizce yapılan yargılamada takibe konu fatura bedellerinin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karar karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurduğu, istinaf mahkemesince 7251 sayılı Kanundaki değişiklik dikkate alınarak davacı tarafa ticari defter ve belgelerini sunmak veya nerede olduklarını bildirmek üzere ibraz etmemenin doğuracağı hukuki sonuçları da içerecek şekilde ihtarlı süre verilmesi neticesinde ortaya çıkacak sonuca göre yargılamaya devam edilerek dosya kapsamı deliller ile iddia ve savunma doğrultusunda karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. BAM kaldırma kararının gerekçesi doğrultusunda davacı vekiline ve davacı asıla ticari defterleri sunmak veya yerini bildirmek üzere ihtarlı kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, davalının ödeme olgusuna yönelik ispatın davacının ticari defter ve kayıtlarıyla mümkün olduğu,  davalının ticari defterlerinin; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacının defterlerini ibrazdan kaçınması sebebiyle davalının defter kayıtlarının davalı lehine delil teşkil ettiği, davalının ticari defter kaydında her ne kadar davacıya 769,91 TL borçlu olarak gözükse de, bu durumun davacıya yapılan bazı ödemelerin davalının defterine kaydedilmemesinden kaynaklandığı, bu ödemelerin de eklenmesi halinde davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığı hatta alacaklı konuma geçtiği anlaşılmakla, davalının ticari defterine ilişkin inceleme yapılan rapora itibar edilerek davalının takibe konu fatura bedellerini ödediği görülmekle davacının alacaklı olmadığı anlaşıldığından  davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan, davalının takibe konu fatura bedellerini ödeyip davacıya borçlu olmamasına rağmen davacının bu durumu bilerek takibi başlatması nedeniyle kötü niyetli olduğu mahkememizce kabul edildiğinden davacı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>1-Davacının davasının REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harca peşin yatırılan 122,89- TL harcın mahsubu ile ‭492,51‬- TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, tahsili için müzekkere yazılmasına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 10.174,50-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>7-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,<br>Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden  itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  27/05/2025<br><br><br>Katip <br>e-imzalıdır<br><br> <br> <br> <br>Hakim <br> e-imzalıdır<br><br><br>\t\t\t\t          <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b87b5c506de4aab","SID":"17136e5257b370af"}}