{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1669 Esas  - 2025/604 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1669 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/604<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 13/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2017/395 Esas 2022/421 Karar <br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 02/06/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı temlik alan davacı ve temlik eden davacı vekilince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı temlik eden banka vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ...Şti. arasında 03.05.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, davalı borçlular ... ve ... 'in de bu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara 25.01.2016 tarihinde noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, ancak çekilen bu ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden davalı borçlular hakkında Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3837 sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalıların haksız itirazı ile durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili  davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı ...Şti. arasında 03.05.2011 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi ve bankacılık hizmet sözleşmesine müvekkilinin de kefil sıfatıyla imza attığını, dava dilekçesinde tebliğ tarihi yazılı olmadığından davanın süresi içinde açılıp açılmadığının bilinmediğini, davanın süresi içinde açılmamış olması halinde usulden reddi gerektiğini, kefil müvekkilinin ancak kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ve kefalet limiti ile sorumlu olacağını, alacaklının borçludan alacağını alamadığı zaman kefile başvurması gerektiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ...'e dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap vermediği görülmüştür. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  temlik eden banka ile dava dışı ... Şti. arasında 03/05/2011 tarihli 400.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin davalılarca müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, temlik eden banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve davalıların muhatap kılınarak keşide edilen 25/01/2016 tarihli ihtarname ile 19.823,00 TL tutarındaki teminat mektubunun 24 saat içinde depo edilmesinin ihtar edildiği, dava dışı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve davalılar hakkında Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/3837 sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinde 393,76 TL teminat komisyon bedeli, 34,78 TL işlemiş faiz % 60, 1,74 TL gider vergisi, 9.244,42 TL masraf olmak üzere toplam 9.244,42 TL alacağın, asıl alacağa % 60,00 oranında işlemiş faiz ile tahsilinin talep edildiği, icra takibinin davalıların itirazı ile durması üzerine itirazın iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı, takibe konu 393,76 TL tutarındaki teminat komisyon bedelinin temlik eden banka tarafından davalı ... lehine verilen 05/05/2011 tarihli teminat mektubuna ilişkin olduğu, davalı ...'in söz konusu teminat mektubu komisyon borcundan sorumlu ise de, bu sorumluluğun asıl borçlu sıfatına dayandığı, ancak takip talebinde davalı ...'in asıl borçlu olarak değil dava dışı şirkete kefaleti nedeniyle sorumlu tutulduğu, teminat mektubunun dava dışı asıl borçlu şirket lehine verilen bir teminat mektubu olmaması nedeniyle bu alacağın dava dışı asıl borçlu şirket ile temlik eden banka arasındaki sözleşmeye kefaleti bulunan davalılardan talep edilmesinin mümkün olmadığı, takip talebinde yer alan 9.244,42 TL'nin 8.332,38 TL'lik kısmının muhtelif icra takiplerine ilişkin olduğu, söz konusu icra dosyalarından yapılan ve ilgili takip dosyası üzerinden tahsili gereken icra masraflarının ayrı bir icra dosyası ile istenemeyeceği, takip talebinde yer alan 754,54 TL tutarın ise asıl borçlu dava dışı şirket ve davalı kefillerin muhatap kılındığı Ankara 40.Noterliğinin 25/01/2016 tarihli ihtarnamesi için ödenen ihtarname masrafına ilişkin olduğu, söz konusu ihtarnamede deposu talep edilen teminat mektubunun dava dışı asıl borçlu şirket lehine verilen bir teminat mektubu olmayıp davalı ... lehine verilen bir teminat mektubu olduğu, muhatapları yönünden hatalı olarak keşide edilen ihtarnameye dayalı olarak davalılardan talepte bulunulamayacağı, yine takip talebinde talep edilen 157,50 TL'lik kısmın ise muhtelif icra dosyalarına teminat olarak verilmek üzere alınan banka teminat mektuplarına ait komisyon tutarları olduğu ve söz konusu teminat mektubunun davalıların kefaleti bulunan sözleşmeden kaynaklı olduğu hususu belgelenemediğinden bu talep yönünden de davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, buna göre davalıların dava konusu takip nedeniyle davacıya borçlu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine, davacı icra takibinde haksız ise de kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden davalı ...'in kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tTemlik eden davacı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin  hukuka aykırı bir şekilde ve eksik inceleme yaparak karar verdiğini, müvekkili bankanın temlik veren sıfatıyla yer aldığı işbu davada müvekkili banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların icra takibine konu alacaktan sorumlu olduklarını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, söz konusu teminat mektubunun davalı ... lehine verildiğini, ...'in kendi lehine verilen teminat mektubu için ödenen komisyon tutarından şahsen sorumlu olduğunu, bu nedenle davanın bu gerekçeyle reddine yönelik kararın hukuka aykırı olduğunu, davalıların icra takibinde masraf olarak gösterilen diğer alacak kalemlerinden de sorumlu olduklarını, bu nedenle de davanın kabulü gerektiğini,  takipte haksız olan borçlulardan takip masraflarının ayrı bir takiple talep edilmesinde hukuka aykırılık da bulunmadığını, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, herhangi bir nedenden dolayı kapanan dosyalara ilişkin masraf ve harçların ayrıca bir icra takibi yoluyla da her zaman tahsil edilebileceğini, icra dosyaları celp edilip incelenmeden yani borçlular/davalılar hakkında yapılan takiplerin haklılığı/haksızlığı saptanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tTemlik alan  davacı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davalıların icra takibine konu asıl alacaktan sorumlu olup olmadığı hususunda eksik inceleme ve araştırma yapılarak hüküm tesis edildiğini, sözleşmelerde iş bu davaya konu teminat mektubunun davalıların kefaleti bulunan sözleşmeden kaynaklı olduğunun belgelendiğini, ancak mahkemece eksik ve hukuka aykırı bir şekilde eksik inceleme yaparak hüküm tesis edildiğini, ... ve ...'in dava dışı borçlu ...Şti.'nin yetkilisi ve ortakları olu, davalılar ve dava dışı şirket temlik alınan banka ile kredi, sözleşme, teminat mektubu gibi işlemler yaparak gerek şahısları gerek şirketleri adına bankacılık hizmeti aldıklarını, bu hizmetleri alırken her ne kadar farklı sözleşmeler gibi görülse de aslında çerçeve bir sözleşmenin altında yapılan ve çerçeve nitelikteki genel sözleşemeye bağlı olan sözleşmeler ile sorumluluk altına girdiklerini, takibe konu teminat mektubunun, dava dışı borçlu şirket ... Şti.'nin jeotermal kaynak işletme ruhsatı alabilmek için şirket yetkilisi ve ortağı davalı ... tarafından Ankara İl Özel İdaresine sunulan teminat mektubu olup, davalı ...'in ...Şti.nin yetkili ve ortağı olarak hareket ettiği ve mektubun şirket faaliyetinde kullanılmak üzere şirket banka hesabı nezdinde kullanıldığının açık olup, bu durumda çerçeve nitelikte sözleşme ile altında yapılan diğer bağlı sözleşmelerin olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu,  icra takibinde masraf olarak gösterilen kalemlerin  davalılar ile dava dışı ... Şti. Arasında akdedilen sözleşmeler her ne kadar farklı sözleşmeler gibi görünse de aslında çerçeve nitelikte ilerleyen birbiri ile ilişkili sözleşmeler olup, söz konusu masrafların başka sözleşmelere göre yapılan masraflar değil iş bu davaya konu ana sözleşmeye bağlı olan sözleşmelere ilişkin olarak yapılan masraflar olduğunu, bu sebeple, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin masraf alacak kalemlerine ilişkin değerlendirmesi hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi,  hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.  \t<br>\tAnkara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/3837 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından dava dışı borçlu şirket ve davalılara  karşı 393,76 TL teminat komisyon bedeli, 34,78 TL işlemiş faiz %60, 1,74 TL gider vergisi, 9.244,42 TL masraf olmak üzere toplam 9.244,42 TL'nin tahsili  amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlular vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\tBankacı bilirkişiden alınan 18/03/2022 tarihli raporda özetle; takip talebinde asıl alacak olarak talep edilen 393,76 TL tutarındaki komisyonun, dava dışı <br> … Ltd.Şti. lehine verilmiş bir teminat mektubundan değil davalı ... lehine verilmiş <br>teminat mektubuna ilişkin olduğu, davalı ...'in, söz konusu teminat mektubu komisyon borcundan sorumlu olmakla birlikte, bu <br>sorumluluğun asıl borçlu sıfatına dayanmakta olduğunu, takip talebinde ise ...'in  asıl borçlu olarak <br>değil ... Ltd.Şti.ne kefaleti dolayısıyla sorumlu tutulduğunu, takip talebine dayanak yapılan sözleşmenin ise dava dışı ... ile  Banka arasında akdedildiğini, davalılar ... ve ...’in bu sözleşmeden kaynaklı borçlardan sorumlulukları olmakla <br>birlikte, söz konusu sözleşme dayanak yapılarak, ...’in asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu <br>teminat mektubundan kaynaklı komisyon borcundan ... ve ...’i kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını, takip talebinde yer alan 9.244,42 TL tutarındaki masrafın temlik eden dava dışı Banka <br>tarafından muhtelif icra dosyaları için yapılmış harç ve masraf tutarlarından ibaret olup, her bir masraf <br>tutarının ilgili olduğu dosyadan takip ve tahsili gerektiğini, muhtelif icra dosyaları için <br>yapılan masrafların bir başka icra dosyasından takibe konulamayacağını, kaldı ki söz konusu 9.244,42 TL masrafın 8.332,38 TL’lik kısmının, dava dışı  …Ltd.Şti. ile temlik eden dava dışı Banka arasında akdedilmiş kredi sözleşmesinden kaynaklı borçların tahsili için açılan icra takiplerine ilişkin olduğu hususunda da dosya kapsamında bir belgenin mevcut olmadığını, bu bağlamda takipte talep edilen 9.244,42 TL masraf tutarının ....Ltd.Şti ile dava dışı temlik eden banka arasında akdedilen ve davalıların kefaletinin bulunduğu sözleşme ile bir bağlantısının kurulamadığını, takip talebinde yer alan 9.244,42 TL masraf tutarının 754,54 TL’lik kısmının; asıl borçlu <br>sıfatıyla dava dışı ...Şti, kefil sıfatıyla davalılar ... ve ...’in muhatap <br>kılındığı, Ankara 40. Noterliğinin 25.01.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi için ödenen ihtarname  <br>ücreti olduğunu,  söz konusu ihtarname ile depo edilmesi talep edilen teminat mektubunun, ... Ltd.Şti.ne verilmiş <br>olmayıp ... lehine düzenlenmiş olması nedeniyle <br>ihtarnamenin, ... ile temlik eden dava dışı Banka arasında akdedilmiş genel kredi <br>sözleşmesine istinaden ...’in asıl borçlu sıfatıyla muhatap kılınarak keşide edilmiş olması gerekirken öz konusu ihtarnamede ...'in asıl borçlu sıfatıyla değil kefil sıfatıyla sorumlu <br>tutultuğunu ki bu hususun ihtarnamenin muhatapları yönünden hatalı olduğuna işaret ettiğini, dolayısıyla, muhatapları yönünden hatalı keşide edilen ihtarnameden kaynaklı masraf tutarından <br>davalıların sorumlu tutulamayacağını, takip talebinde “masraf” adı altında talep edilen 9.244,42 TL’nin 157,50 TL’lik kısmının, <br>muhtelif icra dosyalarına teminat olarak verilmek üzere ... Bankasından alınan teminat mektubuna <br>ait komisyon tutarlarından ibaret olduğunun belirlendiğini, ancak teminat mektubunun verildiği icra dosyalarından <br>takip edilen borcun, davalıların kefaletinin bulunduğu sözleşmeden kaynaklı olduğu hususu belgelendirilmediği için, bu tutarlardan davalıların kefil sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı bildirilmiştir. <br>\tDosya kapsamından, temlik eden banka ile dava dışı ...Ltd.Şti arasında 03/05/2011 tarihli 400.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin davalılarca müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, kefaletlerin geçerli olduğu, temlik eden banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve davalıların muhatap kılınarak keşide edilen 25/01/2016 tarihli ihtarname ile 19.823,00 TL tutarındaki teminat mektubunun 24 saat içinde depo edilmesinin ihtar edildiği, dava dışı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve davalılar hakkında Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/3837 sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinde 393,76 TL teminat komisyon bedeli, 34,78 TL işlemiş faiz % 60, 1,74 TL gider vergisi, 9.244,42 TL masraf olmak üzere toplam 9.244,42 TL alacağın, asıl alacağa % 60,00 oranında işlemiş faiz ile tahsilinin talep edildiği, icra takibinin davalıların itirazı ile durması üzerine itirazın iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı, takibe konu 393,76 TL tutarındaki teminat komisyon bedelinin temlik eden banka tarafından davalı ... lehine verilen 05/05/2011 tarihli teminat mektubuna ilişkin olduğu, davalı ...'in söz konusu teminat mektubu komisyon borcundan sorumlu ise de, bu sorumluluğun asıl borçlu sıfatına dayandığı, ancak takip talebinde davalı ...'in asıl borçlu olarak değil dava dışı şirkete kefaleti nedeniyle sorumlu tutulduğu, teminat mektubunun dava dışı asıl borçlu şirket lehine verilen bir teminat mektubu olmaması nedeniyle bu alacağın dava dışı asıl borçlu şirket ile temlik eden banka arasındaki sözleşmeye kefaleti bulunan davalılardan talep edilmesinin mümkün olmadığı, takip talebinde yer alan 9.244,42 TL'nin 8.332,38 TL'lik kısmının dava konusu icra takibi dışındaki muhtelif icra takiplerine ilişkin olduğu, söz konusu icra dosyalarından yapılan ve ilgili takip dosyası üzerinden tahsili gereken icra masraflarının ayrı bir icra dosyası ile istenemeyeceği, takip talebinde yer alan 754,54 TL tutarın ise asıl borçlu dava dışı şirket ve davalı kefillerin muhatap kılındığı Ankara 40.Noterliğinin 25/01/2016 tarihli ihtarnamesi için ödenen ihtarname masrafına ilişkin olduğu, söz konusu ihtarnamede deposu talep edilen teminat mektubunun dava dışı asıl borçlu şirket lehine verilen bir teminat mektubu olmayıp davalı ... lehine verilen bir teminat mektubu olduğu, muhatapları yönünden hatalı olarak keşide edilen ihtarnameye dayalı olarak davalılardan talepte bulunulamayacağı, yine takip talebinde talep edilen 157,50 TL'lik kısmın ise muhtelif icra dosyalarına teminat olarak verilmek üzere alınan banka teminat mektuplarına ait komisyon tutarları olduğu ve söz konusu teminat mektubunun davalıların kefaleti bulunan sözleşmeden kaynaklı olduğu hususu belgelenemediğinden bu talep yönünden de davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, buna göre davalıların dava konusu takip nedeniyle davacıya borçlu olmadığı, ilk derece mahkemesince davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinden temlik eden davacı banka ile temlik alan ... AŞ'nin müteselsilen sorumlu tutulmasında 6100 Sayılı HMK'nun 125.maddesi gözetildiğinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, temlik eden davacı banka ile temlik alan ... AŞ vekillerinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden  temlik eden davacı vekili ve temlik alan  davacı  vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Temlik eden davacı banka vekilinin ve temlik alan davacı  ... AŞ vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Temlik eden davacı bankadan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın temlik eden davacı bankadan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Temlik alan davacı ... AŞ'den alınması gerekli olan  615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t4-Temlik eden  davacı banka ve temlik alan davacı  ... AŞ tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                            Üye - ...                 Zabıt Katibi -...<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25f036fbb71795d0","SID":"ac5cdb784f02823e"}}