{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....-.....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 07/01/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI \t: .....<br>VEKİLLERİ\t: Av.....\tAv.....<br>DAVALI\t: ........ ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 11/07/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/07/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; 31/10/2021 günü ........ plaka sayılı aracın sürücüsü ve maliki ........ direksiyon hakimiyetini kaybederek önce yolun solunda bulunan orta refüje su kanalına görmesi, daha sonra yola çıkmak istediği sırada sağa doğru yoldan çıkarak ağaçlık toprak alana savrularak çarpması ve takla atması neticesinde ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davacının yolcu olması sebebiyle kusursuz olduğunu belirterek şimdilik, 50 TL sürekli iş göremezlik, 50 TL geçici iş göremezlik, 50 TL bakıcı gideri, 50 TL fatura edilen ve fatura edilemeyen tedavi giderleri olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiz oranı ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 20/02/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki taleplerini arttırdıklarını ve 55.448,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.905,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.557,50 TL geçici bakıcı gideri, 3.000 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini, dosya kapsamında düzenlenen rapora ilişkin 1.812,39 TL yargılama giderinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ıslah yoluyla arttırılmasına muvafakat etmediklerini, davanın belirsiz alacak şeklinde açılamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hatır taşıması olduğundan indirim yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınması gerektiğini, aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, kaza ile iddia edilen maluliyet arasında nedensellik bağı bulunmadığından davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;<br>Dava, \"Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)\" davasıdır.<br>Mahkememizce Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği'ne, Konya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne, Konya Şehir Hastanesi Başhekimliği'ne, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.<br>Mahkememizce S.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölümünden davacıya ilişkin maluliyet rapor alınmış, 29/12/2022 tarihli ... sayılı raporda özetle; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; kişinin engel oranının %1 olduğu, klavikula kırığı arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, bu sürenin geçici iş göremezlik süresinden sayılacağı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ulaşım 1.500 TL, diğer giderler 1.500 TL olmak üzere toplam 3.000 TL olarak belirlendiği, 1 ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağı belirtilmiştir.<br>Mahkememizce Aktüer Bilirkişi ........'den rapor alınmış, bilirkişi 14/02/2023 tarihli raporda sonuç olarak; Bilirkişi olarak tüm hesaplamayı dosya içindeki belge, bilgilerden hareketle yapıldığı belirtilmiştir.İşbu  rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip yalnızca kaza sonucu yaralanıp tedavi gören davacı  için yapılan  geçici iş göremezlik,kalıcı iş göremezlik(maluliyet),  geçici bakıcı  ve tedavi gideri  alacağının tazminatlarının  hesabına ilişkindir. davacı için  geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 9.905,20TL,   kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 55.448,14TL,  geçici bakıcı gideri olarak 3.577,50TL,   tedavi gideri olarak 3.000,00TL olmak üzere toplamda  71.930,84TL tazminat hesap edildiğini, hesap tarihi olan 14.02.2023 tarihi itibari ile hesaplanan tazminat tutarları Trh2010 Yaşam  Tablosu dikkate alınarak hesaplandığı belirtilmiştir.<br>Yapılan yargılama sonunda Mahkememizin 13/06/2023 gün ve  ... Esas ... Karar sayılı ilam ile davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine Konya BAM 3. HD'nin 23/10/2023 gün ve ... E, ...  Karar  sayılı ilamı ile Mahkememizin kararı kaldırılmış ve dava ...  E. sıramıza kaydedilmiştir.<br>BAM 3. HD'nin kaldırma kararında özetle; \"...Bu nedenle, söz konusu yönetmelik yukarıda açıklandığı gibi maluliyet tespiti için uygun olmadığından \"11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\"ne göre  ve usule uygun heyet teşkili suretiyle  rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. Bu nedenle, mahkemece hükme esas alınan yönetmelik yukarıda açıklandığı gibi maluliyet tespiti için uygun olmadığından \"11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\"ne uygun ve kişideki şikayetler dikkate alınarak usule uygun heyet teşkili suretiyle rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. Keza AYM 'ce verilen iptal kararı sonrası düzenlenecek aktüerya raporlarına ilişkin olarak  01/06/2015 tarihli genel şartlar ile getirilen TRH 2010 ve 1,8 teknik faizin ve bu genel şartlarla belirlenen  vergilendirilmiş  belgeli gelir, olmadığı takdirde asgari ücretin kazanç olarak nazara alınacağı düzenlemesinin uygulanma ihtimali kalmadığı gözetilerek ; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk ve 4 Hukuk  dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması , davacının veya müteveffanın asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından,vergi dairesinden ,işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının veya müteveffanın  kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerekmektedir. Bu halde mahkemece AYM'ce verilen iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara  göre inceleme ve araştırma yapılarak,  daha önce rapor tanzim eden ve hükme esas alınan maluliyet raporu düzenleyen  heyetten ve aktüerya bilirkişisinden yukarıdaki esaslara uygun yeniden EK RAPORLAR  tanziminin istenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden yerel mahkeme kararının resen kaldırılması gerekmiştir. Davacı vekilinin iddiasının aksine davalı vekilinin cevap dilekçesinde tarafın hatır taşımasına yönelik de itirazı bulunmaktadır. Bu nedenle hatır taşımasının resen dikkate alınamayacağı yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre \"Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.\"  esası kabul edilmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın  yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müteveffa ile sürücünün yakın arkadaş olmaları ve taşımanın hatır taşıması kapsamında olduğu da sabit olduğundan, mahkeme tarafından kabul edilen %20 hatır taşıması indirimi de oluşa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun bulunarak, davacı tarafın bu yöndeki itirazları da kabul edilmemiştir. (YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17865 E 2019/7355 K) Somut olayda davacı vekili , araç sürücüsünün davacının üvey babası olduğunu iddia etmiştir. Davacının Uyap sistemi üzerinden alınan nüfus kayıtlarının incelenmesinde davacının öz anne ve babasının isimlerinin ........ ve ........ oldukları, adı geçen şahısların 05/02/2009 tarihinde boşandıkları ve ........'ın baba hanesindeki soy ismi olan Yeşilbudak soyadını kullanmaya devam ettiği ve boşandıktan sonra da hiç evlenmediği nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Davacı vekili, ........ isimli araç sürücüsünün davacının  üvey babası  olduğunu iddia etmiş ise de adı geçen araç sürücüsü ile davacı ve annesi arasında bir akrabalık bağı bulunmadığı nüfus kayıtlarından anlaşıldığından mahkemece hatır taşıması indirimi yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır...\" şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.<br>BAM kardırma kararı sonrasında mahkememizce  Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak davacının maluliyet oranın tespiti amacıyla  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun rapor düzenlenmesi talep edilmiştir.<br>Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinden  alınan 06.09.2024  tarihli raporda özetle; Kişide meydana gelen yaralanmanın kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, Meydana gelen kazada iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği ve 1 aya kadar bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceği, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle takriben 3.000,00 TL olarak değerlendirildiği görülmüştür.<br>Mahkememizin 13/06/2023 tarihli kararında; \"Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli 2017/1179 E.  Ve 2021/1563 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ........ plaka sayılı aracın  ........ hakimiyetinde iken seyahat esnasında tek taraflı, ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesi ........  plakalı araçta bulunan davacının yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafın ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Tek taraflı olması nedeniyle söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü dışında başka birinin kusurlu olduğuna ilişkin dosya içinde bir delilin bulunmadığı, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ........ plakalı sayılı aracın davalı ........ şirketine  353999562/0 poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ........'ın ise kazaya karışan ........ plakalı sayılı aracın işleteni konumunda olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ........ şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı \"belirsiz\" olarak işaretlendiğinden, davacının kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, takılı olmadığının ispatının davalı taraf üzerinde bulunması nedeniyle müterafik kusur indiriminin yapılmadığı (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesinin 2022/1823 Esas 2022/2019 Karar Sayılı ilamı),  ceza dosyası içerisinde yer alan ........'ın ifadelerinden davacının kaza yapan araçta hatır için seyahat ettiği anlaşılmakla %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmış, açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Konya BAM 3. HD'nin 23/10/2023 gün ve ... E, ...  Karar  sayılı ilamı ile; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre ve PMF-1931 yaşam tablosuna uygun aktüer bilirkişiden rapor alınması istendiğinden, BAM kaldırma kararı doğrultusunda maluliyet raporu alınmış, sürekli maluliyetin bulunmaması nedeniyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınmamış, alınan maluliyet raporunun Konya BAM. 3. HD.'nin kaldırma kararına uygun, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu kanaatine varılmış, davacının sürekli maluliyetinin oluşmadığı sonucuna varılmış ve BAM kararında belirtilen kamu düzeni de dikkate alınarak, bilirkişi raporu doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>Davanın kısmen KABULÜ ile; 31.10.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 9.905,20 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 3.557,50 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 3.000,00 TL  tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 16.462,70 TL maddi tazminattan hatır taşıması nedeniyle %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak 13.170,16 TL tazminatın davalı sigorta şirketinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı taraftan 11.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maluliyet raporunun eksik inceleme ve hatalı şekilde düzenlendiğini, hükme esas alınan kararda hatır taşıması indirimi yapılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, uygulanan hatır taşıması oranının fahiş miktarda yüksek olduğunu, hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve türünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama giderlerinin eksik ve hatalı şekilde tespit edildiğini, müvekkili aleyhine kısmi arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı aleyhine kaldırılarak, müvekkili davacı lehine talepleri doğrultusunda hüküm tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın davacı  vekilince istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda;<br>Daire kaldırma kararı gereğinin yerine getirilerek, S.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD'dan alınan 06.09.2024 tarihli raporda, 1 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda meydana gelen yaralanmanın sürekli iş göremezlik niteliğinde olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Buna göre  maluliyet raporunun alınmasında ve buna göre hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; hatır taşıması indirimine ve  oranına,  faiz başlangıcına yönelik itirazların Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilmiş olup kesinleşmiş bulunması ile yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına, itiraz edilmeyip kesinleşen hususlarda yeni sebeplere dayanılamayacak olmasına göre davacının bu hususlara yönelen itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut  delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br>Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2022 yılı itibari ile (107.090,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 11/07/2025<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>.....<br>Üye<br>...<br>  e-imzalı<br>.....<br>Üye<br>...<br>  e-imzalı<br>.....<br>Katip<br>...<br>  e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb16034f799b4eb8","SID":"fd04d4d6643b179b"}}