{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/148 Esas  - 2025/587 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/148 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/587<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/306 Esas 2022/698 Karar<br><br>DAVA\t:Çekişmeli Alacak (İİK 308/b-1)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/05/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 29/05/2025<br><br>\t<br>\tTaraflar arasındaki çekişmeli alacak (İİK 308/b-1) istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...A.Ş. ... Şubesi ile davalı ... A.Ş arasında 31/07/2015 tarih, 5.000.000,00 TL limitli ve 11/01/2017 tarih, 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri uyarınca firmaya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu tarafa Üsküdar 6.Noterliğinin 04/04/2019 tarihli ve ..., ... yevmiye numaralı, hesabın kat edildiğini bildirir ihtarname keşide edildiğini, bu arada davacı taraf konkordato başvurusunda bulunmuş olup taraflarınca da konkordato projesine karşı olumsuz oy kullanmış ve yapılan yargılama neticesinde İİK 302.madde uyarınca tasdik için gerekli çoğunluğu sağladıkları ve tasdik şartları haiz oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne dair karar verildiğini, davacı firma hakkında konkordato bir yıl kesin mühlet kararı verildiği tarih olan 28/08/2019 tarihi itibariyle 430.199,57 TL nakdi, teminat mektubundan kaynaklı 3.657.853,60 TL ve çek riskinden kaynaklı 16.240,00 TL kredi alacağın 19/12/2019 tarihli dilekçe ile bildirildiğini, borçlu taraf beyanı ile Konkordato Komiserler Kurulu'nun 07/04/2020 tarih ve 03 no.'lu kararı gereği nakdi alacağın 344.521,06 TL'si kabul edilip, diğer nakdi diğer kısımlar gayrinakdi alacağın ise red edildiğini, davacı tarafın alacağın kabul/reddine yönelik beyanına karşı taraflarınca itiraz edildiğini ve mahkemenin 30/10/2021 tarihli ara kararı gereği itirazın kısmen kabulü ile konkordato nisabına nakdi 374.140,09 TL üzerinden bankanın dahil edilmesine karar verildiğini, böylelikle bankanın konkordato oylamasına 374.140,09 TL üzerinden dahil olunduğunu, borçlu tarafça kabul edilmeyerek çekişmeli hale gelmiş nakdi 56,059.48 TL'nin tespiti ve davacı bankanın alacağının İİK 308/b maddesi uyarınca konkordato tasdik karan veren Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından belirlenecek bir bankaya borçlu tarafından yatırılmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle fazlaya-ıslaha ilişkin hakları saklı kalmak üzere; hakkında konkordato tasdik karan verilen borçlu şirketin, alacaklı bankaya kesin mühlet tarihi olan 28/08/2019 tarihi itibariyle 430.199,57 TL nakdi alacağın konkordato yargılaması neticesinde kabul edilen 374.140,09 TL'nin mahsubu sonucu ayrıca borçlu tarafça kabul edilmeyerek çekişmeli hale gelmiş nakdi 56.059,48 TL'nin tespiti ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, hakkında konkordato tasdik kararı yerilen borçlu davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.ş. tarafından konkordato talebinde bulunduğunu ve bu talebin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce uygun bulunarak mahkemece 29/03/2019 tarihli 2019/165 E. Sayılı karar ile davalı şirkete geçici mühlet kararı verildiğini, davacının konkordato komiserliğine başvurarak 440.921,98 TL nakdi, teminat mektubundan kaynaklı 2.656.853,60 TL gayri nakdi ve çek riskinden kaynaklanan 16.240,00 TL olmak üzere toplam 3.115.015,58 TL alacak kayıt talep dilekçesi sunulduğunu, talep edilen bu alacağın nakdi kredi alacağı anapara tutarı olan 344.521,06 TL'lik kısmı şirket kayıtlarıyla örtüşmekte olduğundan bu tutar üzerinden alacak talebi kabul edildiğini, fakat kanunun ilgili hükümleri gereği talep edilmesi mümkün olmayan feri nitelikteki tutarlar ve gayri nakdi tutarlar ise kabul edilmediğini, bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacı banka ile davalı şirket arasında 31/07/2015 tarihinde 5.000.000,00 TL limitli ve 11/01/2017 tarihinde de 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Üsküdar 6. Noterliği'nin 04/04/2019 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile hesabın katedildiği, öte yandan davalı şirket tarafından mahkemenin 2019/165 Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğu, mahkemece 29/03/2019 tarihinde geçici mühlet, 28/08/2019 tarihinde kesin mühlet kararı verildiği, 10/03/2021 tarihinde ise davanın kabulü ile konkordato projesinin kabulüne karar verildiği, söz konusu dosyada davacı alacaklı banka tarafından 28/07/2010 tarihli alacak başvuru dilekçesi ile toplam 3.115.015,58 TL nakdi ve gayri nakdi alacak ile çek riskinden kaynaklı alacak için alacağın nisaba dahil edilmesi talebinde bulunulduğu, mahkemece 30/10/2020 tarih ve 2019/165 Esas sayılı ara kararı ile; talebin 374.140,09 TL nakdi alacak yönünden kabulüne karar verildiği, fazlaya ilişkin istemin reddedildiği, işbu davada davacının talebinin reddedilen toplam 56.059,48 TL'lik nakdi alacak istemine ilişkin olduğu, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor ile davacının davalıya kullandırmış olduğu kredilerden kaynaklı olarak geçici mühlet tarihi olan 29/03/2019 tarihi itibariyle 391.977,45 TL nakdi alacağının bulunduğunun tespit edildiği,  bu miktarın mahkememizin 2019/165 Esas sayılı dosyasında verilen 30/10/2020 tarihli ara karar ile belirlenen 374.140,09 TL'lik kısmından indirildiğinde davacının bakiye 17.837,36 TL nakdi kredi alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın belirlenen bu miktar üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...A.ş. ...Şubesi ile davalı ...A.ş. arasında 31/07/2015 tarih, 5.000.000,00 TL limitli ve 11/01/2017 tarih, 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, imzalanan sözleşmeler çerçevesinde firmaya krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu tarafa Üsküdar 6.Noterliği'nin 04/04/2019 tarihli ve ..., ... yevmiye numaralı, hesap özetini içerir ve hesabın kat edildiğini bildirir ihtarnamesi keşide edilerek gönderildiğini, bu arada davacı taraf konkordato başvurusunda bulunduğu, taraflarınca konkordato projesine karşı olumsuz oy kullandığını ve yapılan yargılama neticesinde İİK 302 uyarınca  tasdik için gerekli çoğunluğu sağladıkları ve tasdik şartlarını haiz oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne dair karar verildiğini, davacı firma hakkında konkordato bir yıl kesin mühlet kararı verildiği tarih olan 28/08/2019 tarihi itibariyle 430.199,57 TL nakdi, teminat mektubundan kaynaklı 2.657.853,60 TL ve çek riskinden kaynaklı 16.240,00 TL kredi alacağını 19/12/2019 tarihli dilekçe ile bildirildiğini, borçlu taraf beyanı ile Konkordato Komiserler Kurulu’nun 07/04/2020 tarih ve 03 no.’lu kararı gereği nakdi alacaklarının 344.521,06 TL’si kabul edildiğini, nakdi diğer kısımlar ile gayri nakdi alacaklarını ise reddettiğini, davacı tarafın alacaklarının kabul/reddine yönelik beyanına karşı taraflarınca itiraz edildiğini ve mahkemenin 30/10/2020 tarihli ara kararı gereği itirazlarının kısmen kabulü ile konkordato nisabına nakdi 374.140,09 TL üzerinden davacı bankanın dahil edilmesine karar verildiğini, böylelikle banka konkordato oylamasına 374.140,09 TL üzerinden dahil olunduğunu, proje gereği konkordatoya tabi alacakların tasdik tarihinden itibaren ilk 6 ay ödemesiz, sonraki dönemlerde 3 ayda bir eşit taksit halinde 12 ayda ödenmesine karar verildiğini, taraflarınca davacı borçlular adına keşide edilmiş ihtarname sunulmuş olmasına rağmen davacı- borçlu taraf gerekçe göstermeksizin muaccel hale gelmiş alacaklarını tam olarak kabul etmediğini,<br>Davacı taraf kendisine tebliğ edilen ihtarnameye rağmen İİK.’nun 150/I maddesi gereğince, 68/b hükmüne göre tebliğin yapılmış olduğu tarihten itibaren borçlunun 8 günlük süre içerisinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat suretiyle İcra Hukuk Mahkemelerine bir şikayeti vaki olmadığına göre söz konusu borcun kesinleştiğini, ayrıca yine İİK.madde 68/b bendi gereği süresi içerisinde gönderilen hesap özetinin içeriğine 1 aylık süre içerisinde de itiraz etmediğini, haliyle davacıya tebliğ edilen hesap özetinde belirtilen borcun kesinleştiğini, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca hakkında konkordato tasdik kararı verilen borçlu taraftan davacı bankanın alacağı –yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1 yıl kesin mühlet kararı verildiği tarih olan 28/08/2019 tarihi itibariyle 430.199,57 TL olup, konkordato yargılaması neticesinde kabul edilen 374.140,09 TL’nin mahsubu sonucu ayrıca nakdi 56.059,48 TL kabul edilmediğini ve çekişmeli hale gelmiş alacaklarının bulunduğunu, <br>Bu bağlamda İİK.’nun 294/3.maddesinde konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühletten itibaren rehinle temin edilmemiş her türü alacağa faiz işlemesi durur şeklindeki düzenlemenin geçici mühlet süresi içerisinde uygulanmasının mümkün olmadığı ve bu kapsamda geçici mühlet süresi içerisinde rehinle temin edilmemiş alacak için dahi faiz işleyeceği mahkememizce kabul edilmiştir” hükmü gereği davacı banka alacağının talepleri gibi kesin mühlet tarihi nazara alınarak hesaplanması ve tespiti yerinde iken mahkemece kesin mühlet tarihi yerine geçici mühlet tarihinin nazara alınarak karar verilmesi yoluna gidilmesi tarafımızca istinaf başvuru sebebi olduğunu, zira dava dilekçesinde de görüleceği üzere talep etmiş oldukları alacağın kesin mühlet tarihindeki alacak olduğunu, bu nedenle Mahkeme kararının kabul edilmeyen kısım yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep ettiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; 2004 sayılı İİK'nın 308/b maddesine göre açılmış alacak istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavacı vekili 02/01/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Dairemize yapılmış olan istinaf başvurusundan, taraflar arasında sulh olduğundan feragat ettiğini, dosyanın istinaf incelemesi yapılmadan yerel mahkemeye geri gönderilmesini talep ettiğini beyan ettiği  görülmüştür.<br>\tFeragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. <br>\tDosyada mevcut davacı vekilinin Üsküdar 6. Noterliğinden verilen 10/11/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı  vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından  feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.  <br>\tBaşvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; \"Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>\tBu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı vekilince istinaf başvurusundan feragat edildiği ve davacı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat etmeye yetkisi olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine, davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2. maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, <br>2-Davacı tarafça yatırılan 220,70 istinaf yoluna başvuru harcı, 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde istinafa başvuran davacıya iadesine, <br>3-İstinaf giderlerinin başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025<br><br>Başkan-         Üye -          Üye -                    Zabıt Katibi -<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44e4840faffd96ca","SID":"117e5c4934b05f2c"}}