{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/425 Esas  - 2025/622 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/425 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/622<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/463 Esas  2022/237 Karar<br><br>DAVA\t: İTİRAZIN İPTALİ<br>DAVA TARİHİ\t: 25/09/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı;  Davalı ...'ın ortak ve yetkilisi olduğu ...Şirketi ile arasında imzalanan sözleşme uyarınca kredi kullanıldığını, davalı ...'ın, bu sözleşmeye kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabı kat edip ihtarname tebliğ etmelerine rağmen yine borç ödenmeyince davalı kefil hakkında Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5852 Esas sırasında  başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu belirterek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediklerini, yerleşim yeri itibariyle Ankara Batı Adliyesi Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı bankanın ... Şubesi ile aralarında kredi ilişkisi ve kendisine tebliğ edilmiş hesap kat ihtarı olmadığını, tebligatın yapıldığı söylenen ... isimli bir çalışanları bulunmadığını, asıl borçluya ihtarname gönderilip sonuçsuz kalma hali gerçekleşmeden kefile başvuru yapılması nedeniyle kefile başvuru koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle kötüniyet tazminatı takdiri ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dayanak icra takibinin başlatıldığı Ankara İcra Müdürlüklerinin yetkisiz olduğu, 6100 Sayılı Yasanın 114/2 maddesi uyarınca diğer yasalarda belirlenen özel dava şartlarından olan ve  itirazın iptali davası için öngörülen özel dava şartı olan \"Yetkili İcra Müdürlüğü'nde usulüne uygun şekilde başlatılmış icra takibi bulunması\"na ilişkin dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle; \" 6100 sayılı HMK'nın 114/2, 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine\" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin kefili de bağladığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal kararı uyarınca kefaletin fer'iliği ilkesi ile ticari teselsülün kefili de bağlayacağını, bu nedenle icra dairesinin yetkisiz olduğuna ilişkin kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; Genel Kredi Sözleşmesine dayalı asıl borçluya kullandırılan kredi alacağının, kefilden tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.\t<br>Davacı banka tarafından, ... kart alacağına yönelik hesabın kat edilerek davalı kefil hakkında Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5852 Esas sırasında başlatılan takibe, borçlu tarafından, süresinde esasa itiraz ile yetki itirazında bulunularak yetkili icra dairesinin Ankara Batı İcra Daireleri olduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafından, duran takibe karşı işbu itirazın iptali davasının yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı, mahkemece, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmadığı gerekçesiyle; özel dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>İİK'nın 50/1 maddesinde; atıf yoluyla takip hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı,  HMK'nın 6. maddesinde; genel yetkili mahkemenin davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, aynı yasanın \" sözleşmeden doğan davalarda yetki \" başlıklı 10. maddesinde; sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği, aynı yasanın \" yetki sözleşmesi\" başlıklı 17. Maddesinde; tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği  düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>Hemen belirtmek gerekirse taraflar arasında imzalanan 10/09/2014 tarihli GKS kapsamında dava dışı şirket ile borçlu kefile ticari ... Kart verildiği, davalı müteveffa kefilin de 11/09/2014 tarihli usulüne uygun kefaleti ile imzasının bulunduğu  \"Genel Kredi ve Teminat sözleşmesinin\" 46-47. sayfalarında, 13/4-e maddesinde; \" her türlü uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, Türk Hukuku uygulanarak Ankara Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin, Bankanın Genel Müdürlüğünün bulunduğu yerde ki mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağını, kanunen yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yetkilerinin saklı olduğunu kabul ederler \" hususunun kararlaştırıldığı, bu belirlemenin, genel yetki kurallarını bertaraf eder nitelikte bulunmadığı, HMK'nın 17. Maddesi kapsamında yetki düzenlemesi içerdiği, bu düzenlemenin tacir olan banka ile tacir olan asıl borçlu şirket arasında geçerli şekilde yapıldığı anlaşılmakla birlikte davalı kefil tarafından da imzalanması dikkate alındığında kefil yönünden bağlayıcı olacağının kabulünün gerektiği, davacı alacaklının, icra takibini, sözleşmede belirlenen yerde Ankara İcra Dairelerinde yapmasına imkan tanıdığı gibi, genel yetkili yerde, somut olayda davalı kefilin kanuni ikametinin bulunduğu Ankara Batı İcra Dairelerinde yapmasına da engel teşkil etmediği, davacı alacaklının seçimlik hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay HGK 04/06/2003 tarihli, 2003/19-420 E., 2003/411 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, \" özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz ise de onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla, dava (takip) , davacının seçimine göre hem genel hem de özel yetkili mahkemede( İcra Dairesinde) açılabilir \" şeklinde ki kararı da dikkate alındığında; davacı alacaklının, sözleşmenin ilgili düzenlemesinin davalı kefili de bağlayıcı olduğu göz önünde bulundurularak Ankara İcra Dairelerinde takip başlatabileceğinin kabulü gerekir.<br>\tHal böyle olunca, mahkemece, yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken GKS de ki yetki hükmünün, HMK 17. maddesi koşullarını taşımadığından bahisle davalı müteveffa kefil yönünden bağlayıcı olmadığı, Ankara İcra Dairelerinin yetkili olmayıp genel yetki kuralı gereği davalı kefilin yerleşim yeri ve sözleşmenin imzalandığı şubenin Sincan ilçesinde bulunması nedeniyle Ankara Batı İcra Dairelerinin yetkili olması gerektiğine yönelik kabulü ile, elde ki davada, takibin, yetkisiz icra dairesinde başlatılması nedeniyle dava şartları yönünden davanın reddine yönelik verilen kararında isabet bulunmamaktadır.<br>\tTüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde  şekilde hüküm kurulmuştur. \t <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2022 tarih ve  2020/463 Esas  2022/237 Karar  sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine gönderilmesine<br>4-Davacı tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2025<br><br>  Başkan-         Üye -                      Üye -  \t   Zabıt Katibi-<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d433e89884c19fa","SID":"eaad38cba184bfa3"}}