{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/452 <br>KARAR NO:2025/776<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/11/2021<br>NUMARASI:2018/997  E. -  2021/808  K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit- tazminat (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalıdan çeşitli tarihlerde ... ürünleri satın aldığını, ürünler karşılığında çeşitli tarihlerde çeklerin davalıya tevdi edildiğini, davalıdan satın alınan ürünlerin dava dışı ...Şti'ne satıldığını ve ürünlerin şantiyeye teslim edildiğini, alınan ürünlerin ayıplı olduğunun anlaşılması nedeniyle yasal itiraz süresi içerisinde davalıya ihtarname gönderildiğini, ürünlerin ayıplarıyla ilgili Çerkezköy SHM'nin 2018/41 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, ürünlerin satıldığı ... firmasının 175 tane ürünün parçalanması nedeniyle geri kalan ürünleri müvekkile iade ettiğini, iade edilen ürün bedelleri, ürünlerin kullanılamaması nedeniyle katlanılan iş gecikme zararı ile nakliye ücretlerine müvekkilinin katlandığını, davalının ayıplı ürünleri teslim almadığını, verilen çeklerin iade edilmediğini, verilen çeklerin vadelerinin yaklaştığını, bu nedenle çekler üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, davalıya verilen ...ve ... seri numaralı çekler yönünden müvekkilin borçlu olmadığı, çeklerin bedelsiz olduğunun tespitini, çeklerin iptalini, geri kalan 375 adet ...ürününün davalıya iadesini, ayıplı ifa nedeniyle uğranılan menfi ve müspet zararlar açısından maddi tazminatın ihtar tarihi olan 18.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava  etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının piyasada kullanılan en ucuz ve en kalitesiz ürünleri uzun süreli olarak kullanılamayacağını bilerek sipariş verdiğini, ürünlerin testim edildiğini, davacı müşterisi tarafından tutulan 22.09.2018 tarihli tutanakta davacının kendi müşterisine ... numunesi gönderildiğini fakat müvekkilden 11 katman kavak playwood talep edilerek teslim edildiği hususunun apaçık yazıldığını, Çerkezköy SHM'nin 2018/41 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitlerin teknik hatalarla dolu olduğunu, bu nedenle raporun kabul edilmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Ürünler, bir yapının yıkıntıları ve taş ocağından çıkarılacak taşlar gibi, taşınmazdan ayrıldıktan sonra mülkiyeti devredilecek bütünleyici parçaların satılması da taşınır satışıdır.'' .Satım sözleşmesinde satıcının borcu satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla zilyetliğini alıcıya devretmek iken alıcının borcu ise semen ödemektir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu satıma konu malların ayıplı olduğu  iddiası olmakla satım sözleşmelerinde ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 219 vd. Maddelerini irdelemek gerekmektedir. Satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 219. Maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Alıcı ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir.Hükme esas alınan yeterli teknik nitelikte bilirkişi kök ve ek raporunda belirtildiği üzere ,davalı tarafından davacıya verilen ürünlerin her ne kadar en dayanaksız ağaçtan olsa bile katmanlar arası boşluk olması ve yeterli derecede tutkal kullanılmaması ile yeterli presleme işlemi yapılmaması nedeniyle ayıplı olduğu tespit edilmiştir.Bu noktada şu hususu vurgulamakta fayda bulunmaktadır.Her ne kadar davacı tarafından davalıdan sipariş edilen ürün kalitesi ,davacının dava dışı müşterisine vaat ettiği ürün kalitesinden farklı da olsa davalı tarafından davacıya teslim edilen ürünlerin katmanlar arası boşluk olması,yeterli tutkal kullanılmaması ve yeterli presleme yapılmaması nedeniyle ayıplı olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizce malların ayıplı kabul edilmesinin nedeni davalı tarafından sağlanan ürünlerin ,davacı tarafından dava dışı davacı müşterisine vaat edilen ürünlerden kalitesiz olması değildir.Mahkememizce malların ayıplı kabul edilme nedeni davacının davalıdan sipariş ettiği ürünlerin ayıplı bir şekilde davacıya teslimidir yani en kalitesiz ağaçtan bile yapılmış olsa yukarıda beliritlen işlemlerin eksik yapılmasıdır.Dolayısıyla  dava dışı davacının müşterisinin dosyamız davacısından sipariş ettiği ürünler ile davalının teslim ettiği ürünlerin farklı olmasının ayıp konusunda edinilen kanaate etkisi bulunmamaktadır.Davalı tarafından davacıya verilen ... ürünlerinin ayıplı olması nedeniyle ,davacının, 6098 sayılı TBK'nın  227.maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği ve 229.madde uyarınca sözleşmeden dönme sonrası sözleşme taraflarının aldıklarını iade edeceği kanaatine varılmıştır.Buna göre satıcı ,satış sözleşmesine konu semeni iade edecek ; alıcı ise satıcıdan aldığı malları iade edecektir.Satış sözleşmesi nedeniyle davacıdan tahsil edilen tutarın 99.710 ,00 TL olduğu görülmekle bu miktarın davalı tarafından davacıya iadesine karar verilmiştir.Davacının elinde  bulunan 375 adet ...'un ise davalıya iadesine karar verilmiştir.Yargılama sırasında tahsil edilen çeklerin tahsil edildikleri tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.Dava dışı müşterinin davacıdan talep ettiği ürünle davacının davalıdan talep ettiği ürünün farklı olduğu görülmekle,davalı tarafından ürünler ayıpsız şekilde ifa edilseydi dahi davacının müşterisine ayıplı ifada bulunacağı ve bu nedenle davalının ayıplı ifası ile davacının zararları arasında illiyet bağının bulunmadığı görülmekle davacının sözleşmeden dönme talebi sonrasında maddi zararlarını talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır.Sözleşmeden dönme sonrası davacının maddi zararlarını talep edebilmesi için oluşan zararla ayıplı ifanın arasında illiyet bağı olması gerekmektedir.Ancak davacının oluşan zararlarının ,müşterisine vereceği ürünlerin tekrardan temini olduğu ileri sürülmekle iş bu zararın davacı tarafından farklı ürünlerin davalıdan istenmesi neticesinde ortaya çıktığı anlaşılmış ve yukarıda belirtildiği üzere davalı ayıpsız ifa etseydi bile aynı zararların ortaya çıkacağı görülmüş ve davacının bu nedenle maddi zararlarını talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 99.710,00 TL'nin (50.000,00 TL'sine 22/01/2019 ; 49.710,00 TL'sine 31/01/2019 ) tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sözleşmeden dönme kapsamında taraflar arasındaki satıma konu 375 adet...'un davacı tarafından davalıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacı tarafça müvekkili şirketten 500 adet 18 mm filmli ...ürün satın aldığını, karşılığında 50.000,00 TL bedelli çekler verdiğini daha sonra ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle satın aldığı ürünlere karşılık verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığı ve çeklerin bedelsiz olduklarının tespiti ve iptali için ve ayrıca 375 adet ürünün iadesi ile zararların tahsili için dava açtığını, mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, hatalı karar verildiğini, kendi içinde hata yapıldığını, sözleşmeden dönme durumunda aynen ifa kuralı gereği taraflar aldıklarını birbirlerine iade edeceğini, faiz başlangıcının ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin müvekkiline teslimi ile başlayacağını, bu hususun atlanmış olduğunu, iadesi gereken ürünün yani satıma konu ürünün 375 değil 500 olduğunu, eksik ve hatalı karar verildiğini, uyuşmazlığın ana nedeninin tam olarak anlaşılamadığını, hüküm kurmaya yeterli olmayan rapora dayanılarak karar verildiğini, heyet tarafından hazırlanan raporda sorulan sorulara cevap vermek yerine alacak davası mantığı ile hareket edildiğini, tarafların ticari defterlerinin incelendiğini, ayıp ihbarının yasal sürede yapılıp yapılmadığının değerlendirildiğini, değişik iş sayılı dosyasının irdelendiğini ve rapor hazırlandığını, iç malzemesi kavak ağacı olan 11 kattan oluşan ürünün piyasada en ucuz ve en dayanaksız ... ürün olduğunu, uyuşmazlığın asıl çıktığı noktanın davacının kendi müşterisine 9 katlı çam ...numunesi göndermesi ve bu numuneye göre müşteri ile anlaşmasına rağmen müvekkilinden 11 kat kavak ... sipariş vermesi ve teslimatın bu şekilde yapılması olduğunu, davacının kendi müşterisine tabir yerinde ise mercedes numunesini gönderdiğini, müşterini numuneyi beğenmesi üzerine müvekkilinden ... sipariş ettiğini ve müşterisine teslim ettiğini sonrada ...'tan ... performansı bekleyerek ayıp ihbarında bulunduğu, mahkeme tarafından malların kullanıcısının doğrudan davacı gibi değerlendirildiğini, teslim edilen malların bu yönü ile ayıplı olduğu belirterek hatalı hüküm kurulduğunu, dava konusu edilen 11 katman kavak ağacından oluşan ... piyasada bulunan ürünler içerisinde bu şekilde bilinen ve farklı bir özelliği bulunan ürünler olmadığını, ithal olarak getirtilen piyasadaki ürünlerin tamamının aynı şekilde imal edilmiş olduğunu, farklı ürün bulunmasının mümkün olmadığını, mahkemenin araştırma yapmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satım konusu ayıplı ürünler nedeni ile ürün bedellerine karşılık verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile çeklerin iptali, geri kalan ürünlerin iadesi ile ayıplı ifadan dolayı menfi ve müspet zararların tahsili ile istirdat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari satım ilişkisinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının talep etmiş olduğu ticari satım konusu ürünlerin   ayıplı olup olmadığı, Mahkeme incelemesinin ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı ile iadesine karar verilen ürünlerin varlığına rağmen davacı yararına kabul edilen istirdat konusu alacak yönünden faiz başlangıç tarihinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirket tarafından davacı adına ticari satım konusu  fatura düzenlendiği, davacının fatura ödemesine ilişkin olarak dava dışı ... Şubesindeki çek hesabından davalı şirket adına 21.01.2019 ve 30.01.2019 tarihli iki adet her biri 50.000,00 TL bedelli çek keşide ettiği, davacı şirketin 18.09.2018 tarihinde davalı şirket hakkında Kartal 23. Noterliğinde ihtarname düzenlediği, söz konusu ihtarnamede 10.09.2018 tarihli fatura ile gönderilen 500 adet 18 mm, 125x 250 filmli ... teslim alındığı karşılığında iki adet çek verildiği, ancak satılan ürünlerin ilk bakışta bir hata ya da ayıbı olmamasına karşılık müvekkilinin sattığı müşterilerinden sürekli ... yarıldığı, kesildiğinde parçalandığı, kısa sürede kullanılamaz hale geldiği, içlerinde beton bulundurulduğunun bildirildiğini, müvekkili tarafından satılan ürünlerin tamamının iade edildiğini, çalışanların hazırlamış olduğu tutanak ve fotoğraflarla durumun tespit edildiğini, alınan ürünlerin standartlara uygun olmaması, yarılması, frezede kesildiğinde parçalanması ve kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle gizli ayıp bulunan bu ürünler nedeniyle ihtarname çekme zarureti olduğu belirtilerek TBK 227.maddesi ile ürünlerin iadesi ile malların müvekkili adresinden alınmasını 2 adet çekin iadesinin talep edildiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete 28.09.2018 tarihli Üsküdar ... Noterliğinde düzenlenen cevabı ihtarname ile iddia ve taleplerinin kabul edilmeyeceği, müvekkili firmadan talep edilen 18 mm x 125 x 250 ebatlarında 11 katlı iç malzemesi kavak ağacından imal olan film kaplı ... satışının yapıldığını, talep üzerine sipariş geçilmesi ile gönderildiğini, satın alınan malzemenin piyasada bulunan en ucuz malzeme olduğunu, müvekkilinin üretimi olmayıp yurt dışından ithal edildiğini, malzemelerde kusur ve hatanın bulunmadığını belirttiği, davacı şirket tarafından Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/41 Değişik İş sayılı dosyasında ürünler üzerinde 27.09.2018 tarihli dilekçe ile delil tespit talebinde bulunduğu, 04.10.2018 tarihli tespit sonucunda 11.10.2018 tarihinde bilirkişi raporunun düzenlendiği, bilirkişi raporunda söz konusu ... kalıpların bulunduğu Çerkezköy/Tekirdağ adresindeki şantiyede gerekli araştırmanın ve tespitlerin yapıldığı, belirtilerek, şantiye mahallinde tespit edilen 2500 x 1250 x 18 mm marka yazılı 6 adet palet içindeki ürünlerin ve şantiyede bulunan ürünlerin ayıplı olduğu, 1-2 sefer kullanılabileceği, kesilmesi gerektiği noktada parçalanacağı, kalıptaki deformasyondan dolayı kullanılması durumunda dalgalı beton yüzeyleri oluşacağı, bu şekilde kullanılmasının ekonomik olmayacağının belirtildiği, davacı tarafça 28.12.2018 tarihinde iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini ibraz ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır. 01.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; alıcının seçimlik haklarından semenin iadesi yönünde talepte bulunduğu, 2 adet çek sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitini istediği ancak yargılama sırasında fiilen tahsilat gerçekleştiğinden davanın istirdata dönüştüğü, satım bedelinin KDV dahil 99.710,00 TL olduğu, her ne kadar iki adet toplam 100.000,00 TL tutarlı çek verilmiş ise de fatura üzerindeki açıklamalardan ve ticari defter kaydından başkaca ticari ilişkininde bulunduğu, satıma konu ürün yönünden semenin iadesi kapsamında 99.710,00 TL'nin ve çeklerin tahsil edildiği tarihlere nazaran 50.000,00 TL'sine 22.01.2019 kalan 49.710,00 TL'sine 31.01.2019 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini isteyebileceği, davacının ürünleri ... Firmasına sattığını bu anlamda adı geçen firma tarafından kabul edilmeyerek iade faturasını düzenlendiğini bildirdiği, davalının cevabı ihtarname ekinde tutanak örneği sunduğu, davacının alıcı olduğunu bildirdiği, firma yetkililerinin imzasını içerdiğinin beyan edildiği, davacı tarafından ...katman çamın numune olarak gönderildiği, gönderinin 11 kat kavak olduğu anlatımının yer aldığı, dolayısıyla davacının adı geçenle olan satım ilişkisi kapsamında icap ve kabule aykırılıktan oluşan zararın davalı ile arasındaki ticari ilişki olarak değerlendirilemeyeceği, davacının inceleme sırasında ibraz ettiği 06.09.2018 tarihli faturanın fiyat teklifi olan 10.09.2018 ve irsaliye düzenleme tarihi olan 10.09.2018 ile uyumlu olmadığı, davalının fiyat teklifine nakliyenin dahil olmadığının anlaşıldığı, malların davacının alıcısı tarafından iade edilmesi nedeniyle 19.09.2018 tarihi itibariyle KDV dahil 1.000,00 TL ödendiği, davacı ve davalıya ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK'nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223- 224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış kapanış tasdikleri ile e-beratlarının süresi içerisinde alındığı görülmüş ve her iki tarafa ait ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğunun görüldüğü, yukarıdaki değerlendirme başlığı altında (1) sayılı bentte saptanan uyuşmazlık konusunun bağlandığı teorik sorunun (2) sayılı bentte tanıtıldığı, somut olay özelinin (3) sayılı bentte yapılan incelemesi sonunda, 10.09.2018 tarihli faturaya/satıma konu ürünün Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/41 D.iş sayılı dosyası, eki fotoğrafların incelenmesi sonucu, satıma konu ürünün kullanım amacı bakımından taşıması gereken nitelikleri içermediği anlaşılmakla, ayıplı satım kabul edildiği;8 günlük yasal süresi içinde ihbar yapıldığının görüldüğü; davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu kapsamında TBK.m.227'de öngörülen seçimlik haklardan dönme hakkını kullandığı görülmekle, semen olarak kararlaştırılan 99.710,00 TL'nin iadesini isteyebileceği; bu kapsamda verdiği çeklerin yargılama sırasında tahsil edildiği görülmekle, 50.000,00 TL'sine 22.01.2019, kalan 49.710,00 TL'sine 31.01.2019 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini isteyebileceği; davacının alıcısının ürünlerin iadesi üzerinde, yerine üçüncü firmadan temin etitği 300 adat ürün için oluşan fiyat farkının 6.726,00 TL olduğu; davalının fiyat teklifine nakliye dahil olmadığından, gerek davalıdan alım, gerekse üçüncü kişiden iade sırasında oluşabilecek nakliye giderinin ibrazlı fatura da dikkate alınarak 2.006,00 TL olarak benimsendiği belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; öncelikle ... yetkilileri tarafından tutulduğu ileri sürülen 22.09.2018 tarihli tutanakta imzası bulunan şahısların tam olarak okunamamakla birlikte şirket yetkilileri olmadığının anlaşıldığını, müvekkili ile  paylaşılmayan tutanağın hangi sıfatla imzalandığı ve neyi ispatladığının belli olmadığını, ayrıca müvekkilinin imzası bulunmayan teklif mektubuna itibar edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davalıdan bir iki seferlik kullanım ömrü olan ... malı ve adi bir ürün istemiş olmadığını, davalının kendilerince müvekkiline teklif mektubunda belirtilen niteliklerle ürün satılmamışken müvekkili tarafından müşterisine farklı bir nitelikte bir ürünün satıldığı şeklinde iddiasını ispat için bir delil bulunmadığını, davalının yalnızca kendi imzasını taşıyan teklif mektubu ile bu iddiasını ispat etmiş olduğunun söylenemeyeceğini, kaldı ki ... tek seferlik kullanılan  inşaat malzemesi olmadığını, ürünlerinin en kötüsünün dahi çok daha uzun kullanım ömrünün bulunduğunu belirterek, davalının ayıplı ifası nedeni ile müvekkilinden tazmin edilen zararların rücu edilmesi  gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; raporda ara kararda belirtilen sorulara cevap verilmediğini, davacının kendi müşterisine 9 katlı çam numunesi göndermesi ve bu numune ile müşterisi ile anlaşmasına karşılık müvekkilinden 11 kat kavak ... sipariş vermesi ve teslimatın bu şekilde yapılması sonucunda ihtilafın ortaya çıktığını, davacı müşterisinin tutmuş olduğu tutanağın bütün uyuşmazlığın ana nedenini ortaya koyduğunu belirterek, yeniden rapor alınmasını veya ek rapor alınmasını talep etmiştir. 23.08.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; kök rapordaki tespit ve görüşlerin geçerli olduğu  belirtilmiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu gereğince, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden ayıplı ürün nedeniyle ürün bedeli olarak keşide edilen ve yargılama sırasında tahsil edilen çek bedellerinin tahsil tarihi itibariyle faiz işletilmek üzere tahsiline, ayıplı ürünlerin ise davalı tarafa iadesine dair hüküm tesis edilmiştir.Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı tartışmasızdır.Sözleşme koşullarını belirleyen yazılı bir sözleşme metni mevcut değildir.Davacı alıcı şirket tarafından davalıdan satın alınarak dava dışı şirkete satılan ürünlerin, alıcı  şirket tarafından kullanımı aşamasında ayıplı olduğu ortaya çıkmıştır. Dava dışı şirket, davacı şirkete ayıplı çıkan 324 ürün için  iade faturası düzenlemiştir. Bakiye ürünlerin ise ayıp nedeniyle kullanım aşamasında yarılarak parçalandığı ve herhangi bir ekonomik değerinin olmadığı anlaşılmıştır. Davacı kendisine iade edilen ürünlerin iadesi  şeklinde iş bu davayı açmıştır. Davalı tarafça her ne kadar davacı şirketin teklifinde belirtmiş olduğu kavak ağacından oluşan ürünlerin talebi üzerine teslim edildiği belirtilmiş ise de davacı şirket davalının tek taraflı düzenlenen davalı imzasını taşıyan teklifi kabul etmemiştir. Ayrıca davacıdan ürün satın alan şirket tarafından tutulduğu iddia edilen 22.09.2018 tarihli adi yazılı tutanağı da kabul etmemiştir.Davacı gerek dava tarihinden önce göndermiş olduğu ihtarnamede gerekse de dava dilekçesinde, ürünlerin çam ağacından olması gerekirken kavak ağacından imal edilen ürünler gönderildiği ve bu nedenle ayıplı olduğu iddiasında bulunmamıştır. Bu nedenle davalı tarafın çam ağacından imal edilen ürünlerin alıcı firmaya taahhütte bulunulduktan sonra davacının kendilerinden kavak ağacından imal edilen ürün talep ettiğine dair savunmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca söz konusu ürünlerin kavak ağacından imal edilmiş olsa dahi bu kadar kısa sürede kullanımı neticesinde hasarlanmış olmasınında ürünlerin ayıplı olduğunu gösterdiğine yönelik olarak tespit aşamasında alınmış bilirkişi raporu mevcuttur. Davalı şirket tarafından davacıya talebi doğrultusunda kavak emtia satıldığını kanıtlayamadığı gibi, kavak emtiasından imal edilen ürünlerin de ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır.Davadaki talep, satım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Satım sözlemesi TBK'nın 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.  TBK'nın 219. maddesine göre, \"Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. \"Buna göre maldaki ayıp; satıcının beyan ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir.Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir.TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: ''1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme'' seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır. Somut olayda, davacı davalıdan satın almış olduğu ürünlerin ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönerek ödemiş olduğu satış bedelini talep etmiştir.Davacı şirket öncelikle   söz konusu satım ilişkisinden dönerek satım nedeniyle vermiş olduğu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Ancak yargılama aşamasında çek bedellerinin tahsili nedeniyle dava istirdat davası olarak devam ettirilerek hüküm tesis edilmiştir.Yargılama sürecinde, ürünlerin ayıplı olduğu ve davacının talebinde haklı olduğu tespit edilmiştir.Çeklerin tahsil edildiği tarihten itibaren faiz işletilmiştir.Mahkemece satıma konu emtia kullanılamaz durumda, iadesine karar verilmeyen ürünlerin kullanılmaz hurda nitelikte olduğu tespit edilmiş olup, temerrüt faizinin talep edilebilmesi için ayıplı ürünlerin fiilen davacıya iade edilmesini beklemeye gerek yoktur.Somut olayda davalı satıcı şirket tarafından çek bedeli tahsil edilmiş olduğundan, davacı yararına çeklerin tahsil tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 5.108,40 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,4-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b79aeab17a651db","SID":"52ea84f4828abd2d"}}