{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/229 - 2025/1184<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/229 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1184<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/11/2023<br>NUMARASI\t: 2022/774 Esas - 2023/628 Karar<br><br>DAVACI\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVALI\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 09/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t\t: 20/06/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 10/07/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirkette ... nolu poliçe ile Trafik (K.M.M.M) sigortalı davalı adına kayıtlı ... (Kacaeli İl Trafik Tescil Müdürlüğü'ne tescilli plaka nolu ticari araç, 30.01.2014 tarihinde kaza tespit tutanağı ile Hendek/Sakarya' da ehliyetsiz (yetersiz ehliyetli) ve 180 promil alkollü sürücü ... sevk ve idaresinde iken, ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen ölümlü trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ..., ..., ..., ... ve ...'in ölümüne sebebiyet verildiğini, Kaza sırasında davacı şirket nezdinde davalının adına sigortalı olan ... plaka nolu aracı kullanan sürücünün yetersiz ehliyetli - ehliyetsiz ve 180 promil alkollü olduğu tespit edildiğini,  kaza nedeniyle ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ..., ..., ... ve ...'in ölümü sebebiyle desteğinden yoksun kalan ... ve ... tarafindan davacı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen destekten yoksun kalma tazminatının tespiti ve tahsili amacıyla açılan Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/48 Esas, 2020/142 Karar sayılı ve 26/02/2020 tarihli kararının ilamlı icrası ile Ankara  7. İcra Müdürlüğü 2020/ 5929 sayılı dosyası ile davacı  sigorta şirketi tarafından trafik sigorta poliçesi teminatından Müteveffa ... için 37.369,13 TL miktarlı 02.11.2021 tarihli, müteveffa ... için 36.437,10TL miktarlı 02.11.2021 tarihli, müteveffa ... için 30.233,28 TL miktarlı 02.11.2021 tarihli, müteveffa ... için 40.410,49 TL miktarlı 02.11.2021 tarihli olmak üzere toplam 144.450,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, kaza sırasında davacı  şirkete sigortalı ... plaka nolu ticari aracı sevk ve idare eden sürücü ...'ın ehliyetsiz (yetersiz ehliyetli) ve 180 promil alkollü olması sebebiyle, işbu kazadan dolayı davacı şirket tarafından ödenen tazminattan dolayı davacı şirket sigortalısı davalıya işbu rücuen tazminat davası açıldığını,  Ehliyetsiz (yetersiz ehliyetli) ve alkollü araç kullanılması ile Karayolları  Mecburi Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının B.4/C — B.4/D maddeleri ihlal edilmiş ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesi uyarınca ödenen tazminatın rücuen sigortalımızdan tahsilini talep  ettiğini, bu sebeple fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 144.450,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 02.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasının avans faizi, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti (hem dava hem arabuluculuk için ayrı ayrı vekalet ücreti olmak üzere) ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; yetki ve zaman aşamı itirazında bulunmuş, esas yönünden de davanın reddini talep etmiş ayrıca Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın hiçbir aşamasında davalıya davanın ihbar edilmediğini, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı aracı kullanan ... ın ters şeritte ve ters istikamette aracını kullanması neticesinde kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında 6/8 lik kusurun müteveffa ... 'a atfedildiğini, ayrıca  sigortalının veya hukuken fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin kastı veya ağır kusuru söz konusu değilse sigortacı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, bu bağlamda sigorta şirketi, kendi sigortalısının kastı veya ağır kusuru söz konusu değilse tazmin ettiği zararı kendi sigortalısına rücu edemeyeceğini bu sebeple davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi sigortalısı davalı taraf cevap dilekçesinde iddia ettiği ödemeyi yaparken, sigortacısı olan davacı şirketin yazılı onayını almadığı gibi, herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, bu itibar ile davalı, zarar görenlere yapmış olduğu ödeme ile işbu davadaki yükümlülüğünden kurtulamayacağından davalının işbu savunmaları hükme esas alınmaması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından davanın reddi kararı verilmesi sebebiyle davalı vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olup, davalı vekili lehine hükmedilen nispi vekalet ücreti usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin haklarına halef olduğu zarar görenlerin davalı şirketi ibra etmesi karşısında, ne bu kişilerin ne de bu kişilerin haklarına halef olan davacı sigorta şirketinin kaza nedeniyle davalı şirketten herhangi bir alacak veya hakkı bulunmadığını, dolayısıyla haksız ve mesnetsiz iddialarla ikame edilmiş davanın reddine ilişkin kurulmuş olan hüküm hukuka ve hakkaniyete uygun nitelikte olduğunu, davacı şirket istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu Avukatlık Ücret Tarifesinin 2. Kısım 2. Bölümüne göre maktu vekalet ücretinin hesaplanması gerektiği ifade edilmiş olsa da işbu husus mesnetsiz ve kanuni dayanaktan yoksun olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2023 Tarih - 2022/774 Esas - 2023/628 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; tazminat istemine ilişkindir.<br><br> İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacı nezdinde ... nolu poliçe ile  KMMM  sigortalı olan ve davalı adına kayıtlı ...  plakalı ticari  aracın 30/01/2014 tarihinde ehliyetsiz (yetersiz ehliyetli) ve 180 promil alkollü sürücü ... sevk ve idaresinde iken, ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen ölümlü trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ..., ..., ..., ... ve ...'in ölümüne sebebiyet verildiği,  kaza nedeniyle ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ..., ..., ... ve ...'in ölümü sebebiyle desteğinden yoksun kalan ... ve ... tarafından davacı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen destekten yoksun kalma tazminatının tespiti ve tahsili amacıyla açılan davalar sonucunda davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, davacı tarafından ödenen tazminatın davalıdan tahsil edilmesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur oranlarının ne kadar olduğu, dava konusu kazanın gerçekleştiği 30/01/2014 tarihinde davalıya ait araç sürücüsünün  geçerli ehliyetinin bulunup bulunmadığı, dava dışı ..., ..., ..., ... ve ...'in vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalan  ... ve ...'e davacı şirketçe ödenen destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarının davalıdan rücu edilip edilemeyeceği, rücu edebilecek ise davacının rücu edebileceği miktarın ne kadar olduğu hususlarındadır.<br>Eldeki dava, trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketinin dava dışı üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsiline ilişkindir.<br>Eldeki davada, davaya esas olan trafik kazasının, 30/01/2014 günü, dava dışı sürücü  ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin Hendek/Sakarya istikametinde ... plakalı araca çarptığı, meydana gelen kazada; dosya arasına alınan kaza tespit tutanağı, Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/216 esas sayılı dosyasında alınan 23.11.2017 tarihli bilirkişi raporu, 06.04.2023 tarihli ATK raporu ve  İTÜ trafik kürsüsünden oluşturulan 2 kişilik 14/09/2023 tarihli heyet raporu ve ceza dosyasında alınan tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen kazada ... plakalı otomobil sürücüsü müteveffa (dava dışı) ...'ün %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.<br>Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartlarının (tazminatın azaltılması ve kaldırılması sonucunu doğuran haller) başlıklı B.4.c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetname haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart esasen Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir (Yargıtay 17. H.D'nin  11.02.2020 tarih 2019/711E, 2020/1195K sayılı kararı).<br>Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; \"Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sigorta ettirene rücu halleri düzenlenmiş olup, buna göre;<br>\"-Tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması,<br>-Tazminatı gerektiren olayın, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş olması,<br>-Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmiş olması,<br>-Tazminatı gerektiren olayın, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş olması,<br>-Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olması,<br>-Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğunun tespit edilmesi,<br>-Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halleri\" rücu sebebi olarak kabul edilmiştir.<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının, \"Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı\" başlıklı B.4.-(1) maddesinde; \"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez (Değişik:RG-2/2/2016-29612). Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; \"... K.T.K.’nun 95. Maddesi ve ZMMS Poliçe Genel Şartları’nın B.4-c fıkrası uyarınca sigortacı davacı yan ödemiş olduğu tazminatın tamamı bakımından kendi sigorta akdine rücu edebilme imkanına sahip olsa da davacı yanın dava dışı 3. kişilere ödeme yapmadan önce kendi sigorta ettirenine dava dışı 3. kişilere ödeme yapıp yapmadığını, zararını giderip gidermediğini sormadan ve basiretli bir tacir gibi davranmayarak dava dışı ... ve ...'in davalıyı ibra etmesine rağmen dava dışı ... ve ...'e ödeme yaparak sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacının davalıya rücu etmesine olanak bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine...\" şeklinde karar verilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği değerlendirilmiştir.<br>Eldeki davada; davalı şirket vekilince 30/12/2022 tarihinde usule uygun şekilde ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle \"... davacı sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava ikame eden  ... ve ...'in, Hendek Noterliği'nin 11/02/2004 tarih ve ... yevmiye no.lu işlemi ile kendilerini ve araç sürücüsünü ibra ettiğini, bu kapsamda ... ve ...'de dahil olmak üzere hak sahiplerine kendilerince  10.000.000.000,00 TL'nin (ONMİLYAR TÜRK LİRASI) nakden ve peşin olarak ödendiği...\" şeklinde savunmada bulunulduğu, savunma doğrultusunda da   mahkemece yapılan yargılamada, \"... dava dışı ... ve ...'in zararının davalı tarafından giderilmesi ve ... ve ...'in davalıyı ibra etmiş olması karşısında Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/48 Esas sayılı davasında davayı davalıya ihbar etmeyerek,  Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/48 Esas sayılı dosyasının ilamlı icrası olan Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5929 takip numaralı dosyası ile toplamda 144.450,00 TL ödeyerek dava dışı Dava dışı ... ve ...'in sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiği ...\" şeklindeki kanaate ulaşılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 1448-(1) maddesi hükümlerine göre; sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşmesinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkanlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlü tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu hüküm uyarınca, dava dışı zarar görenlere ödeme yaparken sigorta ettirenin sigortacıya karşı zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması yükümlülüğü altında olduğu görülmekle, ödeme yapan davalının bu ödemeyi gecikmesizin sigortacısına bildirmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince bu hükme aykırı olarak araştırma ve zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması yükümlülüğünün davacı sigorta şirketine yükletilmesi ve davanın reddi doğru olmamıştır.<br>Eldeki  davada; mahkemece, yukarıda yazılı kanun maddesine aykırı olacak şekilde, üçüncü kişilere Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/48 Esas, 2020/142 Karar sayılı ve 26/02/2020 tarihli ilamı doğrultusunda davacı sigorta şirketince Ankara 7. İcra Dairesi'nin 2020/5929 takip numaralı dosyasına yapılan 144.450,00-TL tazminat ödemesinden davalının haberdar edilmemesinin davacının kusuru olarak görülmesi ve bu doğrultuda yargılama yapılarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.<br> Bu durumda mahkemece yapılacak iş; tarafların dilekçelerinde dayandıkları ancak henüz getirtilmeyen delillerini getirtmek, gerektiği takdirde rücuun kapsamının belirlenmesi için bilirkişi raporu almak, anılan hükümler uyarınca davacının rücu koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirmek ve 6102 sayılı TTK'nın 1448-(1) maddesi hükümlerinin de göz önünde bulundurularak oluşacak sonuca göre  bir karar vermek olmalıdır.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2023 Tarih - 2022/774 Esas - 2023/628 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/06/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bcf7d75f0236711","SID":"b11c87d64201904f"}}