{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/04/2023<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi \t\t\tTazminat, İlan<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/04/2023 tarih ve 2021/484 E. - 2023/421 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, havacılık endüstrisinde faaliyet gösteren müvekkilinin hava araçları için gövde ve motor takımları, motor taşıma sehpaları, yer destek ekipmanları, havacılık malzemeleri ve ... nakliye kutuları gibi birçok ürün ürettiğini, davalı .... kurucusu ve yetkilisi olan yine davalı ....  01.03.2017 tarihinde müvekkili şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığını ve 17.07.2020 tarihine kadar mühendislik müdürü olarak çalışmalarını sürdürdüğünü, diğer davalı .... 03.10.2015 tarihinde müvekkili şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığını ve 17.07.2020 tarihine kadar operasyon direktörü olarak çalışmalarını sürdürdüğünü, davalı .... ise, müvekkili şirkete ait işyerinde önce 24.08.2013 ve 26.01.2018 tarihleri arasında çalıştığını ve son olarak 17.02.2020 tarihinde çalışmaya başladığını ve 17.07.2020 tarihine kadar satın alma müdürü olarak çalışmalarını sürdürdüğünü; davalı şahısların 17.07.2020 tarihinde hep birlikte müvekkili şirkete ait üç adet şirket bilgisayarını da yanlarında götürmek sureti ile işyerinden ayrıldıklarını, işyerinden ayrılmalarını müteakip kendilerine yapılan uyarılar sonucunda, davalılardan ..., kurye aracılığıyla bu bilgisayarları müvekkili şirket adresine geri  kargoladığını; müvekkil şirkete müşterilerinden gelen ihbarlar sonucunda, davalılardan ....satış müdürü sıfatıyla \"... ...\" isimli marka ile müvekkili şirketin müşterilerine birtakım mailler gönderdiği ve bu maillerin içeriğinden, \"... ...\" isimli marka ile müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği alanda faaliyete başlandığı ve tamamıyla müvekkilinin ürettiği ürünlere ilişkin, müvekkili şirketin müşterilerine vermiş olduğu fiyat tekliflerinin biraz altında teklif vererek müşterilerin çalınmasının hedeflendiğinin anlaşıldığını; böylece müvekkillerine ait olup davalıların yanlarında götürdükleri bilgisayarlarla müvekkili şirkete ait ticari sır niteliğindeki her türlü bilgi ve belgenin kopyalandığının anlaşıldığını, müvekkili ürünlerine ilişkin teknik resimler ve teknik bilgilerin kolayca ulaşılabilecek nitelikte veriler olmadığını, ticari sır niteliğinde olduklarını, kaldı ki bunun yanında davalılar tarafından, müvekkili şirkete ait müşteri portföyü, tedarikçi firma listeleri, fiyat listeleri gibi yine ticari sır niteliğindeki bilgilerin de kopyalandığını, davalılar tarafından, müvekkili şirketin müşterilerine sürekli pazarlama mailleri gönderilmesi ve müvekkil şirketin vermiş olduğu fiyatların hemen altında fiyat verilmesinin de bunun ispatı olduğunu; davalıların çalıştıkları dönemde, çalışmış oldukları görev itibari ile bu bilgilere sahip olan kişiler olduklarını, davalı .... ... ile müvekkili şirket arasında gizlilik sözleşmesi imzalandığını, davalılar işten ayrılmış olsalar dahi bu yükümlülüklerinin devam ettiğini ve de davalıların bu sözleşmeyi ihlal ettiğini; davalıların eylemlerinin TTK'nın 55/1-c maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin men'i kapsamında davalıların faaliyetlerinin sonlandırılmasına, HMK'nın 107. maddesi doğrultusunda, bilirkişi raporu ile belirlenebilir olduğu anda harç ikmali yapılmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 30.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, TTK'nın 59. maddesi doğrultusunda kararın, masrafları davalılara ait olmak üzere en yüksek tirajlı gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili, maddi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılmasına ve ıslaha muvafakatlerinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava FSEK kapsamındaki hakların ihlaline yönelik ise davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın davanın hangi kapsama girdiği yönünde yeterli açıklama yapması gerektiğini, tazminat taleplerinden gerçek kişi davalıların sorumlu tutulamayacağını, şirketten talep edilmesi gerektiğini, müvekkillerinin davacı şirkette çalışmakta iken haklı nedenle işi feshettiklerini, arabuluculuk aşamasında da İş Kanunu'ndan kaynaklı bir kısım alacaklarına kavuştuklarını, bu nedenle davacı şirket yetkilisinin kendilerine husumet beslediğini, dava dilekçesinde geçen laptopların şirket yetkilisinin zorunlu tutması nedeniyle sürekli yanlarında bulunduğunu, müvekkilleri şirketten ayrılırken bilgisayarları diğer şirket çalışanlarına imza karşılığı teslim etmek istemişlerse de, hiçbir çalışanın buna yanaşmadığını, kurye ile davacıya gelen bilgisayarlar üzerinde o tarihte inceleme yaptırılabilecekken şimdi bilgisayarlardan kopyalama yapıldığı iddiasında bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, davacının konusunda tek firma olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen kodların global kodlar olduğunu ve davacının tekelinde bulunmadığını, \"...\" isimli online pazarda ürünlerin fiyatını öğrenmenin mümkün olduğunu, sitenin sağladığı özellik ile ürünlerin son market fiyatına ulaşılabildiğini, müvekkillerinin müşterilerine davacıdan ve diğer firmalardan farklı fiyat vermesinin de doğal olduğunu, davacının ürünlerine ilişkin marka/patent belgelerinin bulunmadığını, müvekkillerinin müşterilerinin gönderdikleri çizimlere uygun üretim de yaptığını, müvekkili portföyünde bulunup davacı portföyünde bulunmayan ürünlerinin de bulunduğunu, TTK kapsamında bir haksız rekabetin söz konusu olmadığını, aksina davacı tarafın müvekkillerini kötüleyerek, müşterilerini tehdit ederek ve iftira atarak haksız rekabette bulunduğunu, müvekkillerinin davacının gizli bilgilerini kullanmadığını, aralarında rekabet yasağı sözleşmesi de bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı tarafından da üretildiği kabul edilen davaya konu, davacı tarafından üretilen 1096 adet uçak bakım parçasının, davalı tarafça üretilmesinin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususunun dosyadaki tüm belge ve bilgiler, taraf iddia ve savunmaları eksiksiz olarak değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi için sınai mülkiyet uzmanı bilirkişi ..., uçak ve uzay mühendisi bilim uzmanı bilirkişi ... ve uçak bakım teknisyeni n 06/01/2023 tarihli rapor alındığı, davacı tarafça üretilen ürünlerin üretiminin davacının tekelinde olmadığı, global üretime açık olduğu, davalının davacıya ait  herhangi bir sınai veya fikri mülkiyet hakkına tecavüz eder herhangi bir eyleminin tespit edilemediği gibi davacı şirkete ait ticari sır kapsamında herhangi bir bilginin kullanıldığının da tespit edilemediği, dolayısıyla davalı üretiminin haksız rekabet teşkil edecek bir yönünün tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunda iddialarının hiçbirinin irdelenmediğini, huzurdaki davanın konusunun davalıların müvekkili şirkette çalıştıkları dönemde edindikleri verileri kullanarak haksız rekabette bulunmalarının oluşturduğu, raporda TTK'nın 55/1-c maddesi kapsamında değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin ar-ge çalışmaları ve bilgi birikimi neticesinde elde ettiği emek ve sermayesinin tümünü oluşturan teknik resim, müşteri portföyü, tedarikçi firma listeleri vs. her türlü teknik bilgi ve belgenin müvekkilinin rızası hilafına davalılar tarafından kullanıldığını, müvekkilline gelen ihbarlarla ilgili değerlendirme yapılmadığını, davalıların müvekkilinin müşterilerine verdiği tekliflerin biraz altında teklif vererek müşterilerini çalmayı hedeflediğini, keşif taleplerinin reddedildiğini, bildirdikleri tanıkların da dinlenmediğini; davada irdelenmesi gereken en önemli hususun, davalı gerçek kişilerin 17.07.2020 tarihinde müvekkil şirket nezdindeki çalışmalarını sonlandırmalarını müteakip faaliyet gösterdikleri davalı ... şirketinin 17.08.2020 tarihinde  kurulması sonrasında, üretmeyi taahhüt ettikleri ürünler açısından teknik resim vs. gibi teknik bilgileri, müşteri bilgileri ve ürün fiyatları gibi teknik bilgileri portföylerine nasıl kattıkları olduğu, bir başka deyişle davalı şirketin 17.08.2020 tarihinde kurulduğu ve şüphelilerin, müvekkil şirketten daha geniş ürün portföyüne sahip oldukları yönündeki iddiaları gözetildiğinde, yaklaşık 4 ay gibi kısa zamanda bu alanda nasıl faaliyette bulunabildiklerinin araştırılması gerektiğini, taraflar arasında gizlilik anlaşması bulunup, müvekkil şirkete ait her türlü teknik resim, teknik bilgi, müşteri listeleri, fiyat listeleri, tedarikçi firmalara dair bilgiler vs. bilgi ve belgelerin gizlililik taşıdığı ve ticari sır niteliğinde olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat ile ilan istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davanın, davalı gerçek kişilerin işyerinden ayrılırken beraberlerinde götürdükleri iş bilgisayarından davacı şirkete ait teknik resim, müşteri portföyü, tedarikçi firma listeleri vs. her türlü teknik bilgi ve belgenin kopyalandığı ve müvekkilinin rızası hilafına davalılar tarafından kullanıldığı iddiasına dayandığı, dosya kapsamından söz konusu bilgisayarların aynı gün davacı şirkete iade edildiği sabit olup, bu bilgisayarda yer alan ve davacı şirket için ticari sır teşkil eden bilgilerin kopyalandığına ilişkin delilin ise bulunmadığı; davacı şirket alanında Türkiye'deki tek şirket olduğunu ve davalıların bu kadar kısa sürede bu alanda nasıl faaliyette bulunabildiklerinin araştırılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, alanında uzman bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda, tarafların uçak bakımı sırasında kullanılan takımları ürettikleri, bu ürünlerin üretilmesi için uçak üreticisi tarafından veya uçak üreticisinin onay verdiği yetkili bakım kuruluşundan onay alınması gerektiği, ancak dosyada bu oranların bulunmadığı, bu takım ve ekipmanların hepsinin orjinal üreticilerden onaylı teknik resimler alınarak üretilebildiği, onaylı teknik resim içindeki ölçülerin, çizim ve malzemenin standart olup aynısının üretildiği, tek üretici kavramı bulunmadığı, onaylı üretim belgesi olan firmaların bulunduğu, bu onay sertifikasının ise aynı ülkede birden fazla şirkete verilebildiği, onay alınarak üretilen ekipman ya da takımların satış fiyatının üreten firmanın tasarrufunda olduğu, davalı şirketin 1096 ürününün ürün kodlarının ya da parça numaralarının uluslararası geçerli orijinal üretici parça numaraları olduğu ve bir ürünün satılabilmesi için orijinal üreticinin belirlediği parça numaralarının kullanılması gerektiği, aksi halde parçanın satışa sunulamayacağı, bir başka deyişle, davalı şirketin faaliyet gösterdiği alanın davacının tekelinde olmadığı, bunun yanında davalıların, davacıya ait herhangi bir sınai veya fikri mülkiyet hakkına tecavüz eder bir eyleminin tespit edilemeği gibi, davacı şirket ait ticari sır kapsamında herhangi bir bilginin kullanıldığının da tespit edilemediği hususlarının tespit edildiği; öte yandan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.05.2007 tarih ve 2005/15010 E.-2007/7125 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, davacı şirket elemanlarının bilahare çalıştıkları işlerinden ayrılarak aynı konuda faaliyette bulunan davalı şirketi kurmuş olmaları tek başına yasaya aykırı bir durum oluşturmayacağı gibi, davacı tarafça sunulan ve davalılardan ... tarafından atılan mailin yeni kurulan ve havacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerini ve ürünlerini tanıtmak amaçlı olduğu, mailde davacı şirketi kötüleyici ve müşteriyi ayartmaya yönelik bir ifadenin yer almadığı; ayrıca, davacı tarafça sunulan delil listesindeki açıklamalar dikkate alındığında, tanık ve keşif delilleri ile ispatlanmak istenen hususların aksinin de yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda sabit olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/07/2025\t\t<br> <br><br>Başkan<br><br>   <br>Üye<br><br>   <br>Üye<br> <br> <br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6197fc759bd5943","SID":"8ec93761c680c4e6"}}