{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/03/2023<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/03/2023 tarih ve 2022/437 Esas - 2023/161 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketler ile davalı arasında gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı ve dağıtım/teslimi hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşme için müvekkili şirketler tarafından 85.530,00-TL sözleşme damga vergisi ile 51.336,00-TL ihale karar pulu damga vergisinin ihale makamının hesabına, ihale makamı tarafından da belirtilen miktarların ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yatırıldığını, sözleşme imzalandıktan sonra ihaleye giren dava dışı firma tarafından Ankara 14.İdare Mahkemesin’de açılan dava sonucu dava konusu ihalenin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini; ihalenin başka firmaya geçmesi üzerine ise müvekkili şirketler tarafından yatırılan damga vergilerinin iadesi için Ankara 4.Vergi Mahkemesinin 25.05.2021 tarih 2020/2156 E.- 2021/895 K. sayılı ilamıyla sözleşme damga vergisi yönünden davanın reddine, ihale karar pulu yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiğini; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4.Vergi Dava Dairesinin 09.03.2022 tarih ve 2021/2445 E. - 2022/492 K. sayılı ilamıyla ihale karar pulu damga vergisi yönünden kabul, sözleşme damga vergisi yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini; müvekkil şirketlerin ... A.Ş’nin düzenlediği ihaleye katıldığını ve ihale neticesinde de ödemesi gereken damga vergilerini devlete güvenerek, ihale sonucunda çalışacakları düşüncesi ile ödediklerini, ihalenin iptalinde müvekkili şirketlerin kusuru bulunmadığını, ihalenin iptalinde kamu hatası olduğu için de ödenen damga vergisi ve karar pulunun müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkillerinin 2015/25772 ihale kayıt numaralı sözleşme için ödediği ve sözleşme hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden 78.400TL sözleşme damga vergisinin  kuruma yatırıldığı tarih olan 24.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili,  Davaya bakmakla görevli mahkeme Vergi Mahkemesi olup idari yargıda görülmesi gerekli bir uyuşmazlık söz konusu olduğunu, husumetin ilgili vergi dairelerine ve... yöneltilmiş olması gerektiğini,  Ankara 14. İdare Mahkemesinin 01/02/2016 tarihli ve E.2015/660, K.2016/259 sayılı kararıyla dava konusu ihale işleminin iptaline karar verildiğini, mahkeme kararı Danıştay 13. Daire Başkanlığının 21.12.2016 tarihli ve E.2016/2508, K.2016/4299 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, mahkeme kararına istinaden gerçekleştirilen bir işlem söz konusu olduğunu,  İdari Şartname ve Sözleşme gereği mezkur ihale dahilindeki tüm vergilerin ilgili ortak girişim (davacılar) tarafından ödenmesi gerektiğini, Gelir İdaresi Başkanlığından alınan 18.06.2015 tarihli ve 58317 sayılı Özelgede; “ihale kararı ve sözleşmeye ait damga vergisinin ihalenin iptal edilmiş olması nedeniyle yüklenici firmalara iade edilmesi mümkün bulunmadığının” belirtildiğini, denildiğini, %o9,48 oranında 85.530,78 TL sözleşme damga vergisi, \"II. Kararlar ve mazbatalar\" başlıklı bölümünün 2'nci fıkrasına göre %05,69 oranında 51.336,51 TL karar pulu damga vergisi, 05/2015 döneminde damga vergisi beyannamesi ile ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne beyan edilerek ödenmiş olduğunu, sözleşmeye istinaden ve mevzuatı gereğince davacılar tarafından ödenen vergilere ilişkin meblağlar davalı tarafından ilgili Vergi Dairesine ödendiğini, şirketin uhdesinde bulunmayan sözleşme damga vergisi ile ihale damga vergisinin (karar pulu) ihalenin iptali kararı üzerine davacılara iadeten verilmesi mümkün bulunmadığını, davalı şirkete herhangi bir kusur atfedilmesi mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. <br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli 1 sayılı tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” başlıklı listesinin 2'nci fıkrasında; ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarına damga vergisi uygulanacağının hüküm altına alındığını, bununla birlikte, 09.08.2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 28. maddesi ile, ilgili hükme; “4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.” ifadesinin eklendiği; 09.08.2016 tarihinden itibaren, Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikayet, itirazen şikayet ya da idare mahkemesi kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde, iptal edilen ihale kararına ilişkin tahsil edilen ihale karar pulu damga vergisi yükleniciye iade edilebileceği, davaya konu sözleşmenin düzenlenme tarihi 01/06/2015 olup İdare Mahkemesinin 27.05.2015 tarih ve 2015/660 K. sayılı kararla yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, ihalenin iptal ediliş süreci gözönünde bulundurulduğunda davalı kurumun ihaleye çıkılmadan önceki süreçte ihale şartlarının hazırlanılmasının tamamen kendi sorumluluğunda olması sebebiyle tam kusurlu kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 78.400,00 TL'nin 21/06/2022 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu uyuşmazlık yönünden vergi mahkemelerinin görevli olduğunu, husumetin vergi dairesine yükletilmesi gerektiğini, ihale iptalinin mahkeme kararına istinaden gerçekleştirildiğini, ihale şartnamesine göre teklif fiyatına vergi, resim, harç gibi giderlerin dahil olduğunu, sözleşmede de bu yönde hüküm kurulduğunu, tüm vergi giderlerinin davacılarca ödenmesi gerektiğini, davacılar tarafından ödenen vergilere ilişkin meblağların vergi dairesine ödendiğini, müvekkilinin uhdesinde bulunmadığını, ihalenin iptal kararı üzerine davacılara iadeten verilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere talebin zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunda iade olunacak tutarın da 77.094,17-TL olarak belirtildiğini, davanın neden 78.400,00-TL üzerinden kabul edildiğinin gerekçeli kararda açıklanmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHer ne kadar davalı vekilince, eldeki davanın vergi mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesince görev itirazı 23.09.2022 tarihli celsede reddedilmiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın idari davaya konu olabilecek bir vergi işleminden kaynaklanmadığı, davalının, dava konusu damga vergisini aralarındaki özel hukuk ilişkisine dayanarak davacı şirketlerden tahsil ederek kendi adına vermiş olduğu beyanname ile ödediği, tarafların sıfatı ve arasındaki sözleşme ilişkisine göre somut uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin bu itirazı yerinde görülmemiş, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı tarafça, davalı ile, davalının yaptığı ihale sonucu sözleşme imzalandığı, müvekkilinin sözleşme için damga vergisi ödediği, ancak daha sonra açılan davada verilen karar ile ihalenin iptal edildiği, ihalenin başka bir şirkete geçtiği, bu nedenle ödenen damga vergisinin iadesinin gerektiği ileri sürülerek, ödenen damga vergisinin davalı taraftan iadesi istenilmiş, davalı taraf ise görev itirazında bulunulmuş ve ayrıca davanın zaman aşımına uğradığını savunmuştur. <br>\tGörüldüğü üzere taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu, sözleşmenin imzalanmasına dayanak ihalenin idare mahkemesince iptal edildiği, neticeten ihalenin başka bir şirkete geçtiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı tarafın, idare mahkemesi kararı üzerine taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini sona erdirmesi nedeniyle davacının ödediği damga vergisini, davalıdan tahsil edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br>\tYargıtay 15. Hukuk Dairesinin 12.06.2017 tarih, 2017/121 E., 2017/2508 K. sayılı ilamında, idari yargıda açılan iptâl davasının kabul edilmesi neticesinde, yüklenici ile yapılan sözleşmenin fiilen uygulanma imkanının kalmaması halinde, idareye kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, bu durumda sözleşmenin hukuki imkânsızlık sonucu ifa edilemeyeceğinin kabul edilmesi ve sözleşme sonrası objektif imkânsızlık haline göre uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerektiği, buna göre de tarafların ancak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri isteyebileceği açıklanmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.05.2023 tarih ve 2022/1750 E.- 2023/1976 K. sayılı ilamında da aynı ilkeler tekrar edilmiştir. O halde somut uyuşmazlıkta da,  taraflar arasındaki sözleşmenin idare mahkemesi kararı üzerine davalı tarafça feshedildiği, bu durumda davalıya kusur yüklenmesinin söz konusu olmadığı, sözleşmenin hukuki imkansızlık sonucu ifa edilemeyeceği, sözleşme sonrası objektif imkansızlık haline göre uyuşmazlığın sonlandırılması gerektiği, buna göre davacının ancak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri isteyebileceği kanaatine varılmıştır. <br>\t6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 82. maddesinde, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, ihaleye katılan dava dışı firma tarafından Ankara 14. İdare Mahkemesinde dava konusu ihalenin iptali dava konusu yapılmış ve Mahkemenin 01.02.2016 tarih ve 2016/660 E.-2016/259 K. sayılı ilamıyla dava konusu ihalenin iptaline karar verilmiş, Danıştay 13. Dairesinin 21.12.2016 tarih ve 2016/2508 E.-  2016/4299 K. sayılı ilamı ile sözkonusu karar kesinleşmiştir. Eldeki davanın davacılarından ......Ankara 14. İdare Mahkemesi dosyasında müdahil olarak yer almış, böylece Danıştay 13. Dairesinin 21.12.2016 tarihli kararıyla geri isteme haklarını öğrenmiştir. Davacılar ise bu tarihten itibaren iki yıllık zaman aşımı süresi geçtikten çok sonra 10.05.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmuştur. Buna göre eldeki dava, TBK'nın 82. maddesi uyarınca zaman aşımına uğramış olup, davalı vekilinin de süresi içinde zaman aşımı definde bulunduğu gözetilerek, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tBu durumda HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın zaman aşımı nedeni ile reddine yönelik olarak HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 08/03/2023 gün ve 2022/437 Esas - 2023/161 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.338,88-TL’den mahsubu ile bakiye 723,48-TL bakiye karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,<br>\t4-Davalı ... Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t<br>\t5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,  <br>\t6-Davalı  ... Anonim Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan 91,00-TL tebligat, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 583,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak anılan davalıya verilmesine,\t<br>\t7-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t9-Davalı ... Anonim Şirketi  tarafından peşin olarak yatırılan 1,338,88-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra  davalıya iadesine,  <br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t11-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davalıdan alınan 130.238,50-TL tutarındaki teminatın GERİ VERİLMESİNE,  <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/07/2025\t\t\t<br> <br><br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c307403d6b3604c","SID":"385358bf7521645c"}}