{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1004 <br>KARAR NO: 2025/847<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/05/2025<br>NUMARASI: 2021/22 Esas  <br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>2023/717 ESAS 2023/1048 KARAR SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>2020/62 ESAS 2021/818 KARAR SAYILI DOSYASI <br>DAVA: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacının, kooperatifin hissedarı olduğunu, kooperatifte nakliye işi ile uğraştığını, davacı bu kooperatif de durak satın almak istediğini, Bakırköy ... Noterliğinin 05.01.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı Kooperatif Hisse Devri Sözleşmesi ile ..., ... Taş. Kooperatifinin 68 üyelik numaralı hissesinin tamamını ...'ten satın aldığını, müvekkil ise Bakırköy ... Noterliğinin 08.01.2020 tarih ve ... Yevmiye numaralı Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi ile ... Motorlu Taş. Kooperatifinin 68 üyelik numaralı hissesinin tamamını ...'dan devraldığını, ancak ...'ün boşanma davasında ki tedbir gerekçe gösterilerek müvekkilinin üyelik talebinin kooperatifçe reddolduğunu,  ihtarnamelerin ve devir sözleşmelerinin dava tarihinden önce olduğunu, yasal olarak dava açıldığı tarihte ...'ün kooperatifte hissesi olmadığından hisseye tedbir konulmasının da yasal olarak mümkün olmadığını, bu nedenle  tescil edilmeyen her gün için davacının 1.000,00-TL zararı olduğunu ve durak yeri tahsis edilemediğinden aracını çalıştıramadığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00-TL zararın davalıdan tahsili ile ...Motorlu Taş.Koop.nin 68 nolu üyeliğin davacı adına tesciline ayrıca  yargılama süresince davalı kooperatif nezdinde müvekkiline tedbiren durak yeri tahsisi ile üyelikten kaynaklanan diğer semerelerden faydalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesi ile; dava dışı ...'ün kayınvalidesi olan ...'a ait olan  kooperatife ait 68 numaralı üyeliğin  2018 yılında eşi ...'a devredildiğini, ...da,  29.07.2019 tarihinde damadı olan ...'e devredildiğini, ancak ... üye olarak anılsa bile uhdesinde bulunan bir tam ortaklık payının tamamının ...'a ait olduğuna ve bu üyelik hakkının ...'ın onayı olmadan üçüncü şahıslara devri veya satışı yapılmayacağına dair işbu devir tarihinde yani 29.07.2019 tarihinde ... tarafından şahitler huzurunda yazılı olarak kooperatife karşı beyan ve taahhüt edildiğini, bahsi geçen taahhütnamenin üyelik dosyasına konduğunu, dolayısıyla; ...'ün, ... ve ...'ın damadı olup davaya konu kooperatife ait 68 numaralı üyelik aile üyeleri içerisinde el değiştirerek resmi kayıtlara göre son olarak hali hazırda 68 nolu kooperatif üyeliği dava dışı ...'e ait ait olduğunu, daha sonra aile içerisinde çıkan bir anlaşmazlıktan kaynaklı olarak üyeliğin ilk sahibi olan ... tarafından yapılan devrin iptali ve tazminat talepli olarak, ..., ... ve müvekkil kooperatife Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/4 Dİş sayılı dosyası ile ...'e ait kooperatif hissesi hakkında 07.01.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararı alındığını, Ayrıca ...'ün eşi tarafından açılmış olan mal rejimine ilişkin İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/12 E. sayılı dosyası ile ...'ün kooperatif hissesi üzerine 07.01.2020 tarihinde ihtiyati tedbir konulduğunu, bu esnada, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtildiği üzere, ...'ün sahibi olduğu Kooperatife dit 68 Üyelik Numaralı hissesinin tamamının, kooperatif yönetiminin bilgisi ve onayı olmadan 05.01.2020 tarih ve Bakırköy ...Noterliğinin ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesi ile ...'ya satıldığını, ... adına kooperatif üyeliği tesis edilmeden, bu kez de bahsi geçen hissenin tamamının Bakırköy ... Noterliğinin 08.01.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi ile Hakan haşılcı tarafından davacı ...'a kendi aralarında satıldığını ve ilgili satışlar uyarınca hissenin tescili ve yer tahsisi yapılması için Bakırköy ...Noterliğinin 08.01.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile durumun davalı müvekkil kooperatife bildirildiğini, bu ihtarnameye kadar bahsi geçen son iki satıştan müvekkil kooperatifin hiç bir şekilde haberdar edilmediğini, bu nedenle hukuken geçerli bir kooperatif hisse devri söz konusu olmadığı ve ilgili mahkeme kararları ile ...'e ait söz konusu hissenin 3. Kişilere devir ve temlikinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/62 Esas sayılı dosyasında, davacı ..., davalı kooperatifteki 68 numaralı hissesin ve aracının, sonradan zihinsel engelli hale gelmesi kullanılarak hukuka aykırı şekilde önce eşi ...'a, sonrasında davalı ...'e aktarıldığını ileri sürerek hisse devrine ilişkin sözleşmeler ile kooperatif yönetim kurulu kararların iptali ile  dava konusu araçlar ve hissenin adına tesciline ayrıca maddi zararların tazmini amacıyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL maddi tazminatın, 1000 TL araç bedelinin, 50000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında sunmuş olduğu  26/05/2025 tarihli tedbir talepli dilekçe ile;  davaya konu devir işlemleri doğrultusunda 68 numaralı hissenin maliki olduğunu, yargılama devam ederken davalı kooperatif  25/04/2024 tarihinde yapmış olduğu genel kurul ile pay ve hisse artırımına karar verildiğini,  bu bağlamda kooperatif tarafından yapılan hisse artırımı kapsamında, her üyeye 1 asıl hisseye karşılık 0,5 ek hisse ve ayrıca 1/18 oranında kamyon hissesine denk gelen ek haklar tahsis edildiğini, kooperatif ile yapılan görüşmelerde bu payın kooperatif tarafından işletileceği ifade edildiğini, kooperatif yönetimini şifahi olarak uyarılarak artırıma konu olan hisselere ilişkin bedel olan 930.000 TL’yi ödeme ve bu hisseleri bizzat işletme talebimiz beyan edilmesine rağmen kooperatif tarafından kabul edilmediğini,  davalı Kooperatif halihazırda  68 üyelik numaralı hisseye ilişkin artırım yapılan payı işleterek haksız kazanç sağladığını, bu süreçte müvekkilinin mahrum kaldığı artırım hissesi  telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vereceğini beyan ederek kooperatif  hissesinin artırımdan kaynaklanan yeni payların davalı tarafından işletilmesine ve devredilmesini engelleyecek ve işletme hakkını tarafımıza tahsis edecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini,Mahkemenin  27/05/2025 tarihli ara kararı ile, \" Mevcut olayımızda  tedbir konulması talep edilen hususların dava konusu olmadığı, HMK 389.madde uyarınca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği\" gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; talep dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını, tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'unu 390. maddesi uyarınca \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.  6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir.  Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas, 2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi) Mahkemece her ne kadar tedbir talep edilen hususun dava konusu olmadığı, ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konularında karar verilebileceğinden talebinin reddine karar verilmiş ise de, somut olayda, davacı, geçerli hisse devri ile kooperatif üyeliğini hak kazanmasına rağmen, kooperatif yönetim kurulu tarafından hukuka aykırı şekilde ortaklığa kabul edilmediğini ileri sürerek kooperatif üyeliğinin tespiti ile uğranılan zararın tazmini talep etmiştir. Tedbir talebi ise; davanın konusunu oluşturan  uyuşmazlığa konu üyeliğe ilişkin  hissenin artırımdan kaynaklanan yeni payların davalı tarafından işletilmesine ve devredilmesini engellenmesi  ve işletme hakkının davacıya tahsis edilmesine ilişkindir. Görüldüğü üzere tedbir talebi, davaya konu üyelik tespitinden kaynaklandığından davacının tedbir talebinin reddine ilişkin gerekçesi hatalı olmuştur. Ancak söz konusu hisse devir sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davacının kooperatif üyeliğini hak kazanıp kazanmadığı, yargılama sonucu belirlenebileceği  bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre,  yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gibi, davacı açısından telafisi güç veya imkansız zararlara yol açma ihtimali bulunmadığı, HMK'nın 389 vd. maddelerinde ön görülen koşullar oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesinin ara kararı her ne kadar sonuç itibariyle doğru ise de gerekçenin yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile  HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince gerekçenin düzeltilmesi cihetine gidilerek yeniden hüküm tesis edilmesine  karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/22 Esas sayılı dosyasında verilen 27/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararının gerekçenin düzeltilmesi suretiyle HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, 2-Davacının, ihtiyati tedbir talebinin HMK 389 vd. maddelerinde ön görülen koşullar oluşmadığından  REDDİNE, 3-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre başvurma harcının hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya bırakılmasına 4-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına 5-İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4feaf1c770bf75e6","SID":"5f40c83cec96cdab"}}