{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/842 - 2025/887<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/842 <br>KARAR NO\t: 2025/887<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/11/2023<br>NUMARASI\t: 2022/477 E.  2023/713 K. <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 02/07/2025<br>KARARIN YAZIM TARİH\t: 02/07/2025<br><br>Taraflar arasındaki Tazminat  davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.  <br>Dava, davacı şirketin dava dışı ... ile yaptığı destek sözleşmesine konu taşınmaz üzerinde davalılara ait elektrik direğinin bulunması ve kaldırılmaması nedeniyle, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirememesinden kaynaklanan maddi ve munzam zararının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece, \"Davanın reddine\" dair verilen karara karşı davacı tarafından, işletme hakkı devir sözleşmesinin davalılar arasındaki iç ilişkide ileri sürülebileceği, meydana gelen zarardan haksız fiil hükümlerine göre davalı ...’ın da sorumlu olduğu, yine davalıların haksız eylemine konu direğin 6-7 aylık süreler içinde kaldırılması kabulünün ... açısından tespit edilen ve iç ilişkide bağlayıcı olmasından dolayı usul ve yasaya aykırı olduğu, yine bu süre tespitinin haksız fiilden doğan zarardan sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, elektrik direğinin davalılarca hukuka aykırı şekilde dikildiği ve belirlenen süreçte de kaldırılmadığının açık olduğu, kaldı ki mahkeme kabulünün dışında elektrik direğinin 1 yılı aşan sürenin sonunda davalı tarafça kaldırıldığı, projeye başlanmasıyla birlikte elektrik direğinin kaldırılmasının davalılardan talep edildiği, direğin deplasesi talebinde gecikme olmuş olsa dahi bu hususun davalıların hukuka aykırı eylemlerinden sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı, dava konusu deplase sürecine ilişkin olarak ... Yönetim Kurulu'nun 12/03/2018 tarih, 5-127 sayılı Kararıyla yürürlüğe giren 19/04/2018 tarih, 9-181 sayılı ve 16/08/2018, 18-354 sayılı kararlarıyla değiştirilen Dağıtım Tesislerinin Deplase/İptaline İlişkin Uygulanacak Usul ve Esasları’nın uygulanacağı, davalı şirketlerce elektrik direği ve nakil hattının süresinde kaldırılmamasından kaynaklı olarak ahır projesi yapım maliyetlerinin yaklaşık 5 kat kadar artması, destek tutarının ikinci taksidi kapsamında alınması gereken makine maliyetlerinin en az 3 katına çıkması, dolar kuru ve enflasyon artışlarına bağlı olarak inşaatın tamamlanamaması sebebiyle işçilik giderleri ve diğer maliyetlerin sürekli artması, her halükarda dolar kurundaki artışa bağlı olarak proje maliyetinin iki katına çıkması ve projenin süresinde bitirilememesi nedeniyle yaklaşık 400-450 koyun yavrusundan yoksun kalınması sebebiyle ciddi oranda maddi zarara uğradıkları, ayrıca inşaatın hali hazırda da tamamlanamaması ve her geçen gün maliyetlerin de ciddi olarak artmasına bağlı olarak şirketin olağanüstü bir munzam zararının da bulunduğu, bilirkişi heyeti tarafından elektrik dağıtım şirketinin deplase işlemleri için 6-7 aylık süre olduğu ve direğin de 5,5 aylık bir süre içerinde kaldırıldığı gibi yanılgılı bir değerlendirmede bulunularak hiçbir hukuki sebebe dayanmaksızın kendisinin üst hakkı kurduğu arazide elektrik direği bulunmasının davalı şirkete kusur olarak yüklenemeyeceği ve zarar bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; <br>Uyuşmazlık, davacının üst hakkı sahibi olduğu arazide dava dışı Kurum ile yapılan destek sözleşmesinin, arazide bulunan elektrik direğinden dolayı, yükümlülüklerini yerine getirememesi sebebiyle meydana geldiği iddia edilen zarardan davalıların sorumlu olup olmadığı noktasındadır.<br>Davacı şirket, üst hakkı sahibi olduğu araziye davalılar tarafından hukuka aykırı olarak yerleştirilen elektrik direğinin, dava dışı Kurum ile yaptığı destek sözleşmesi gereğinde bu arazinin üzerine yapılması planlanan inşaata başlanılmasının geciktiğini, gerek sözlü gerekse de yazılı başvurulara rağmen davalılar tarafından elektrik direğinin sözleşmeden itibaren 1 yılı aşkın süre sonra kaldırıldığını, bu süreçte enflasyonist ve dolar kurundaki artış gibi sebepler ile hayvancılık faaliyetine başlanamamasından kaynaklı uğranılan maddi ve munzam zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ..., davacının talebine ve planlı programa uygun olarak elektrik direğinin kaldırıldığını, davacının zararının bulunmadığını ve varsa zarar ile kendileri arasında uygun illiyet bağının da söz konusu olmadığını savunmuştur. Davalı ..., diğer davalı şirketle imzalanan “işletme hakkı devir sözleşmesi” gereğince kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının zarar iddiasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve zarar ile uygun illiyet bağının bulunmadığını, uyuşmazlıktan haberdar oldukları dönemde elektrik direğinin kaldırılmış olduğunu savunmuştur.<br>Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda; davacının, dava dışı ...na “Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlığına Yönelik Yatırımlar Programı” kapsamında, ... adresinde bulunan “tarla” vasıflı taşınmaz üzerinde “300 Başlık Koyun (Besi) Ağılı İşletmesi Kurulması” adıyla 29/07/2020 tarihinde başvuruda bulunduğu, taşınmazın maliki ... tarafından davacı şirket lehine 17/12/2020-14/12/2035 tarihleri arasında 15 yıl süre ile üst hakkı tesis edildiği, bu tarihte davacı tarafından arazi üzerindeki mevcut yapı olan Enerji Nakil Hattının (ENH) deplasesi hakkında herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, 28/12/2020 tarihinde dava dışı Belediye tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde inşaat için yapı ruhsatı düzenlendiği, inşaat ilişkin vaziyet planı, kroki ve uydu görüntüsüne göre dava konusu enerji nakil hattının, yapımı tasarlanan ahır üzerinden geçtiği ve nakil hattına ait 1 adet elektrik direğinin ahır inşaat sınırı içinde olduğu, yapı ruhsatına başvuru sırasında bulunan aplikasyon krokisine göre bu tarih itibariyle taşınmaz üzerindeki elektrik direğinin inşaat alanı içinde kaldığının anlaşıldığı hatta aplikasyona göre taşınmaz üzerinde o anda mevcut bulunan trafonun enerji bağlantısının da bu direkten yapıldığı, yapı ruhsatı sırasında söz konusu direğin ahır projesine engel olduğunun açık olduğu, ne var ki bu tarih itibariyle de davacının direğin deplasesi için herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, davacı ile dava dışı Kurum arasında “300 Başlık Koyun (Besi) Ağılı İşletmesi Kurulması” adlı yatırımın uygulanması ve karşılıksız destek verilmesi için 25/03/2021 tarihli destek sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2. maddesi gereği faydalanıcı (davacının), sözleşmenin yürürlüğe girdiği gün yatırım uygulamalarına başlaması gerektiğinin kararlaştırıldığı, destek sözleşmesinin imzalanmasından sonra 10/04/2021 tarihinde davacı ile dava dışı ...  arasında yüklenci sözleşmesi imzalandığını ve bu hususun 27/05/2021 tarihli zeyilnamede gösterildiği, davacının sözleşmenin yürürlüğe girdiği gün yatırım uygulamalarına başlaması gerektiği ancak 25/03/2021 tarihi itibariyle de davacının taşınmaz üzerinde proje inşaat alanı içinde kalan elektrik direğinin deplasesi için herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, davacı tarafından 26/07/2021 tarihinde davalı ...’a yapılan ilk başvuruda “ahır projesinin üstünden nakil hattının geçtiğinin” ve kaldırılması gerektiğinin bildirildiği, ancak 06/08/2021 tarihli cevabi yazıda “dilekçe ekinde tapu fotokopisi, kimlik fotokopisi ve yapı ruhsatının eksik olduğunun tespit edildiği, eksik olan evrak ile tekrar müracaatı takiben talebin, yürürlükteki yönetmelikler çerçevesinde değerlendirileceği” nin bildirildiği, sonraki ilk müracaatın ise ... ve ... tarafından 23/11/2021 tarihinde “ taşınmazda ahır inşaatı ile ilgili olarak enerji nakil hattının değişmesi hususunda daha önce Yozgat ve Sivas Müdürlüklerine yazılı başvuru ve sözlü görüşmeler yapıldığı ancak hiçbir ilerleme kaydedilmediği, inşaata yapı ruhsatı verildiği, bir aydır çalışmalar yapıldığı, elektrik nakil hattından doğabilecek kazalardan şirketin ve müteahhidin sorumlu olmayacağı, enerji nakil hattından dolayı projenin geciktiği, kur farkından dolayı bir milyon TL zarar verildiğinden bahisle enerji nakil hattının uygun bir yere taşınması”nın talep edildiği, bunun üzerine davalı ... tarafından 30/11/2021 tarihli cevabi yazıyla “talebin 2021 yılı yatırım döneminde yapılacağının” belirtildiği, davacı tarafından 09/05/2022 tarihinde Noter vasıtasıyla ihtar gönderilmesiyle birlikte elektrik direğinin 10/05/2022 tarihinde davalı ... tarafından deplase işleminin yapıldığı hususlarının tespit edildiği görülmüştür.<br>Mahkemece, davalı ...’ın işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince pasif husumet yönünden ve diğer davalı bakımından ise davacının talebi üzerine davalı ... tarafından usul ve yasaya uygun şekilde yasal süresi içinde elektrik direğinin kaldırılmasından dolayı bu şirketin de sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bu tespitler ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, davalı ... ile diğer davalı ... arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesi’nin 7/7 maddesi gereğince elektrik direğinden doğan sorumluğun davalı ...’ta olduğunun anlaşılması ve davalı ...’ın sözleşme gereği kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, deplasenin enerji hattı gibi önemli bir hattın yerinin değiştirilmesi anlamına gelen, teknik bilgi ve gerekli resmi izinlerin de alınması gereken bir işlem olması, değiştirilecek hattın belirlenmesi, taşınma ve bölünme yöntemlerinin tespit edilmesi, planlanan ve projelendirilen şekilde yer değiştirme işleminin yapılması ve yeni hattın gerekli alana bağlanması ile gerçekleştirilmesi, destek sözleşmesine konu taşınmaz üzerinde bina ve ENH aplikasyonu yapılarak direğin ahır yapı alanı içinde kaldığı tespit edilmesine ve 28/12/2020 tarihinde taşınmaz üzerinde inşaat yapı ruhsatı alınmış olmasına, 25/03/2021 tarihinde destek sözleşmesi imzalanıp aynı tarihte yatırıma başlamasının gerekmesine rağmen bu süreçte davacının, ilgili dağıtım şirketi olan davalı ...’a başvurusunun bulunmaması, mevzuata aykırı şekilde 26/07/2021 tarihinde başvuru yapılması ve eksik evrak sebebiyle iade edilen başvurunun ardından Ekim/2021 döneminde inşaat başlanıp 23/11/2021 tarihinde başvuru yapılması, bu tarihten itibaren davalı ...’ın deplase işlemini ... Yönetim Kurulu'nun 12/03/2018 tarih ve 5-127 sayılı kararıyla yürürlüğe giren ayrıca 19/04/2018 tarih ve 9-181 sayı ile 16/08/2018 ve 18-354 sayılı kararlarıyla değiştirilen “Dağıtım Tesislerinin Deplase/iptaline İlişkin Uygulanacak Usul Ve Esasları”nın 6, 11, 14 ve 16. maddeleri ile 28/10/2020 tarih ve 31288 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Yatırımlarının Belirlenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar” dahilinde yatırım programına alınarak makul süre olarak değerlendirilen 5 ay 17 günlük sürede yapılması, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalı ...’ın anılan sebeplerle sorumlu olmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Dair kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/07/2025 tarihinde karar verildi. <br><br>Başkan <br>E-İmzalı<br>Üye <br>E-İmzalı <br>Üye <br> E-İmzalı<br> Katip <br> E-İmzalı<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de29c16610a4ef7f","SID":"8846d5ee5220f91d"}}