{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/807 <br>KARAR NO:2025/860<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/12/2021<br>NUMARASI:2018/749 Esas - 2021/941 Karar <br>DAVA:Cezai Şart <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025 <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, taraflar arasında 2010 tarihli \"Hissedarlar Sözleşmesi\" ve 02/06/2016 tarihli \"Opsiyon Sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşmelerde davalıların Türk ortaklar/hissedarlar olarak anıldığını,sözleşmelerde  davalıların hakları ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, 02/06/2016 tarihli opsiyon sözleşmesinin 7.2 maddesinde \" ... A.Ş.\" adına yeni bir marka başvurusunda bulunulması halinde Türk ortaklar tarafından söz konusu markanın ana lisans sözleşmesine dahil edilmesine ilişkin gerekli kurumsal işlemlerin yürütülmesinin davalılar tarafından taahhüt edildiğini; bu kapsamda marka yönetimi ve stratejisi kapsamında \"...\" şirketi adına tescilli \"...\" ibareli markalara ek olarak yeni bir marka başvurusunda bulunulacak olması nedeniyle, davalıların opsiyon sözleşmesinin 7.2 maddesi kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve bu kapsamda yeni marka başvurusuna ilişkin olarak vekaletname çıkarmaları gerektiğini; aynı maddede bu yükümlülüğe aykırılık halinde 1.000.000-USD bedelli cezai şart ödemeleri gerektiğini; müvekkilinin davalılara gönderdiği 31/05/2018 tarihli ihtarnameyle bu hususların bildirildiğini ve tebliğinden itibaren 15 gün içinde \"...\" ibaresiyle yapılacak marka başvurusu için ihtarname ekindeki vekaletnamenin noterden onaylattırılarak müvekkili adına çıkarılması, aksi takdirde her türlü hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini; davalıların noterden müvekkiline gönderdikleri 18/06/2018 tarihli cevabi ihtarla, talebe olumsuz yanıt verildiğini; bunun üzerine tekrar davalılara 18/07/2018 tarihli ihtarnameyle marka başvurusu için tebliğden itibaren 15 iş günü içinde ekteki... A.Ş.'nin imza yetkililerinden ... tarafından imzalanan vekaletnamenin davalılarca imzalanarak şirket adına vekaletname çıkarılmasının istenildiğini, aksi halde 1.000.000-USD cezai şartın istenileceğinin bildirildiğini, fakat davalıların söz konusu işlemi yapmadıklarını ileri sürerek, 1.000.000-USD’nin TCMB tarafından döviz mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalılar vekili, diğer müvekkilleri açısından davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte ... A.Ş.'nin imza yetkilisi olmamaları sebebiyle müvekkillerinden ... ve ...'ya karşı açılan davanın reddi gerektiğini; davacının... A.Ş. adına tek başına karar alamayacağını, kara alma yetkisinin yönetim kurulunda olduğunu; müvekkilleri tarafından gönderilen 18/06/2018 tarihli ihtarnamede, davacıyı yönetim kurulunda temsil eden iki üyesinin çağrılara rağmen toplantıya katılmadıklarından toplantıyı engellediklerini; şirket ana sözleşmesinin 7/vi maddesinde vekaletname çıkarılması ve mevcutların tadil edilmesinin yönetim kurulunun kararına bağlı olduğunun düzenlendiğini, bu nedenle davacı iddialarının ana sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ve müvekkillerinin ana sözleşmeye aykırı hareket etmesi halinde şirkete karşı şahsi sorumluluklarının doğacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, sözleşmenin tanımlar başlıklı 1.2 maddesinde markanın tanımının yapıldığını, sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca, ...'ın imza yetkilileri olan davalıların... A.Ş'nin projeleri bakımından \"...\"...\" ile ilişkili yeni markaların tescili amacıyla Türk Patent Enstitüsüne başvurulması amacıyla gerekli kurumsal (...) işlemleri yapma\" şeklindeki yükümlülüklerini yerine getirmeleri için öncelikle... A.Ş'nin sözleşmenin 1.2 maddesinde tanımlandığı üzere yeni bir marka yaratma ve bu markayı tescil ettirme yönündeki iradesinin ortaya koyması gerektiği, bu iradenin oluşmasından sonra şirketin temsile yetkili Türk ortakların sözleşme 7.2'de belirlendiği gibi markanın tescili için TPE nezdindeki şirketi temsilen gerekli işlemleri yapabilecekleri;... A.Ş. tüzel kişiliğinin yeni bir marka yaratma ve bunu tescil edilmesi konusunda iradesini oluşturmaya yetkili organının yönetim kurulu olduğu, buna karşı yönetim kurulunun bu yönde bir kararı bulunmadığı, böyle bir karar olsa bile bu işlemlerin TPE nezdinde şirketin vereceği vekaletnameyle yapılabileceği, davacının gönderdiği ihtarnamede şirketin imza yetkililerinden ... tarafından imzalanan vekaletnamenin davalı Türk ortaklar tarafından imzalanarak şirket adına vekaletname çıkarılması istenilmiş ise de, şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca vekaletname çıkarılması ve mevcutlarının tadil edilmesinin yönetim kurulunun yapacağı toplantıda B grubu pay sahiplerinin aday gösterdiği üyenin toplantıda hazır bulunup karar lehinde oy kullanmasının zorunlu bulunduğu, yönetim kurulunda bu konuda alınan bir karar olmadığı ve yönetim kurulu kararı olmadan düzenlenen vekaletnamenin davalılarca imzalanmaması sözleşmenin 7.2 maddesine aykırılık oluşturmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, yönetim kurulu kararı bulunmamasının davalıların sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal etmediği anlamına gelmeyeceğini, davalıların sözleşmede iradelerini ortaya koyduklarını, şirket genel kurul ve yönetim kurulunun zaten davanın taraflarından ibaret olduğunu, şirketin hissedarlık sözleşmelerinden bağımsız bir irade oluşturamayacağını, yönetim kurulunun davalılar ve müvekkilini temsil eden yönetim kurulu üyelerinden oluştuğunu, şekli bir yönetim kurulu kararına gerek olmaksızın tarafların mevcut iradelerinin dikkate alınarak, imza yetkisine sahip olan yönetim kurulu üyeleri davalılar ... ve ...'in vekaletnameyi imzadan imtinalarının sözleşmenin ihlali olduğunu; ... markası ile bağlantılı yeni marka oluşturulması için ortak ve yönetim kurulu üyelerinin gerekli işlemleri yapmayı taahhüt ettiklerinden marka tescili için ayrıca bir yönetim kurulu kararı almaya gerek bulunmadığını; davalıların sözleşmeyle yükümlendikleri borcun belli olduğunu, davalıların imza vermeyi yeterli görmemesi halinde yönetim kurulu başkanı davalı ...'nun bu husus hakkında karar almak üzere gündeme \"... markası ile bağlantılı olarak marka vekaletnamesi çıkarmak\" şeklinde bir madde ekleyerek yönetim kurulunu toplantıya çağırması gerektiğini, özellikle yönetim kurulu üyesi olan davalıların itirazlarının kabul edilemeyeceğini; pay sahipliği sözleşmesi ile esas sözleşmenin çelişmediğini, davalıların pay sahipliği sözleşmesine uygun davranabilmesi için esas sözleşmede yerine getirilmesi gereken ekstra bir prosedür mevcutsa bunun da sözleşme uyarınca Türk ortaklar tarafından yerine getirilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 esas sayılı dosyasında sunduğu deliller ışığında davalıların ... markasıyla bağlantılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi için çabaladığı ve huzurdaki davada olduğu gibi taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı olarak markaların ...'tan alınmasına uğraştığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıların edimlerini yerine getirmediklerinden bahisle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.2010 tarihli hissedarlar sözleşmesi incelendiğinde, davalılar ..., ..., ..., ... ve dava dışı ...'dan \"hissedarlar\", davacı şirketten \"...\" olarak ...A.Ş.'den \"şirket\" olarak bahsedildiği, bunların sözleşmenin tarafı olduğu, ...'in şirketin sermayesinin ve oy haklarının %50,4'üne sahip olduğu, bu sözleşmenin amacının 2.1 maddede \"diğer hususların yanı sıra, şirkette yönetim kurulunun oluşumu, oy kullanma şartları, hisse devir kısıtlamaları ile herhangi bir tarafın iş bu sözleşme kapsamsında sahip olabileceği  diğer belirli hak ve kanun yollarının belirlenmesi ile, tarafların şirket hissedarı olarak birbirlerine karşı hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir\" olarak tanımlandığı, 4.5.1 maddesinde şirket işlerinin genel kurul tarafından seçilecek yönetim kurulunca yapılacağı, akabinde yönetim kurulu seçiminin nasıl yapılacağına ilişkin 4.5.2 maddede düzenleme olduğu görülmüştür. 02/06/2016 tarihli opsiyon ve koşullu tadil anlaşmasında, sözleşmenin davacı, davalılar... A.Ş., Bir... A.Ş., ... A.Ş.,... A.Ş. arasında imzalandığı, önsöz olarak davacı, davalılar ve ... arasında 2010 yılında, ...'ın işletiminde uyulacak kuralları, işletilmesi ve birbirlerine karşı olan hak ve yükümlülüklerinin hissedarlık sözleşmesinin imzalandığının vurgulandığı, sözleşmenin 7.2. maddesinde \"Türk ortaklar, ...'ın imza yetkilileri sıfatıyla, ...'ın apart, otel, rezidance projeleri ile büyük ölçüde konut ve/veya konaklama unsurlarını içeren diğer projeler bakımından \"...\" ile ilişkili yeni markaların tescili amacıyla Türk Patent Enstitüsüne başvurulması amacıyla gerekli kurumsal (...) işlemleri yapmayı kabul ve taahhüt ederler. Şüpheye mahal vermemek adına, herhangi bir başvurunun Türk Patent Enstitüsü tarafından reddedilmesi veya yasal işlem yoluyla 3. şahıslar tarafından engellenmesi durumunda, Türk ortaklar kerten gurubuna karşı herhangi bir yükümlülük altında olmazlar. Türk ortaklar, ...'ın imza yetkilileri sıfatıyla, ...'ı bu yeni tescil edilen markayı ilgili ana lisans anlaşmalarına dahil etmesini sağlamak için gerekli kurumsal işlemleri yapmayı kabul ve taahhüt ederler. İş bu maddedeki yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde Türk ortaklar müştereken ve müteselsilen Induco'ya 1.000.000 USD tutarında cezai şart bedeli ödemekle yükümlü olacaklardır\" şeklinde düzenlendiği görülmüştür. ....A.Ş.'nin ticaret sicil kaydında, yönetim kurulunun ..., ..., ... ve ...'dan oluştuğu, yetkililerin ise ... (müştereken), ... (müştereken),  ... (ikinci derece imza)'dan oluştuğu tespit edilmiştir. Şirketin ana sözleşmesinde, şirketin işleri ve idaresinin genel kurul tarafından TTK hükümlerine uygun olarak seçilecek 3 veya 5 üyeden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütüleceği, yönetim kurulu 3 üyeden oluştuğu takdirde birinin A grubu pay sahiplerini birini B grubu pay sahiplerinin belirlediği adaylar arasında seçileceği, 3. yönetim kurulu üyesinin ise A grubu ve B grubu pay sahipleri tarafından birlikte seçileceği maddede belirtildiği, ana  sözleşmenin 7/b/vi maddesi gereğince vekaletname çıkarılması ve mevcutların tadil edilmesinin de yönetim kurulu kararına bağlı olduğu kararlaştırılmıştır.... A.Ş yönetim kurulu başkanı sıfatıyla davalı ... tarafından, şirketin yönetim kurulunun toplantıya çağrılması talebine, (cevap dilekçesi ekinde ek-15) davacı tarafından seçilen yönetim kurulu üyesi olan ... tarafından verilen cevabın cevap dilekçesi ekinde (Delil 16) olarak sunulan 19/05/2018 tarihli cevapta, davacı tarafın ... sermayesini temsil eden payların %50,4 B grubu  pay sahibi olduğu, A grubu pay sahipleri/Türk ortakların ise davalılar ile dava dışı ...'a ait olduğu belirtilerek yönetim kurulu toplantısına katılmayacağını belirterek, yönetim kurulu toplantısının 19/06/2018 tarihide adresini vermiş olduğu İngiltere'de yapılmasını istediği görülmüştür.Dosyadaki bilgilere göre, söz konusu hususta şirket yönetim kurulu toplantısının yapılamadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının davaya konu ettiği 02/06/2016 tarihli opsiyon ve koşullu tadil anlaşmasının 7.2. maddesinde, ... A.Ş.'nin imza yetkilileri olan Türk ortakların şirketin projeleri bakımından \"...\" ile ilişkili yeni markanın tescili için TPE'ye başvurulması amacıyla gerekli işlemleri yapmayı taahhüt etmişlerdir. Ancak şirketin yetkili organı olan yönetim kurulunda bu yönde bir karar alınmamıştır. Ayrıca şirketin anasözleşmesinin 7. maddesinde şirket adına vekaletname verme yetkisi de yönetim kuruluna ait bulunmaktadır. TPE nezdinde markayla ilgili gerekli işlemlerin yapılması için de şirket adına vekaletname verilmesi hususunda da yönetim kurulunun bir kararının bulunmadığı ve yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'in davacıyı temsil eden yönetim kurulu üyelerine gönderdiği davete rağmen toplantı gerçekleştirilememiştir. Tüm bu tespitlerden hareketle yetkili organ tarafından yapılması gereken işlemler yapılmadığından, sözleşmenin 7.2. maddesinde düzenlenmiş 1.000.000-USD cezai şartın davalılardan talep şartlarının oluştuğundan söz edilemeyecektir.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e461f59535b40d7","SID":"aea7acebed751ca4"}}