{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2022<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: Markaya Tecavüzün Tespitine, Menine, Maddi Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2022 tarih ve 2021/155 E. - 2022/136 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2011/101843 sayılı \"...\" ibareli markanın bulunduğunu, 2020/63924 sayılı markanın müvekkiline ait olduğunu, yaklaşık 15 yıldan bu yana Ankara ilinde 4 farklı semtte bulunan mağazaları ile sözü geçen markasını kullandığını, özellikle ... ve ev eşyası sektöründe Ankara merkezli olmak üzere tüm Türkiye genelinde hitap ettiği müşteri çevresinde tanınmışlık ve güvenilirlik sahibi olduğunu, davalının Pursaklar ve Keçiören ilçelerinde faaliyet gösteren mağazaları bulunduğunu, sayılan adresler dışında da hizmet sağlanan mağazalarının olduğunu, adresleri belirtilen mağazalarda müvekkilinin tescilli markasının ayırt edilemeyecek oranda benzerini haksız ve hukuka aykırı olarak, müvekkili ile aynı hizmet sektöründe kullandığını, müvekkilinin yıllarca emek vererek aşama aşama kurduğu ve belli bir standarda eriştirmiş olduğu markasının ününden ve müşteri çevresinden faydalandığını, müvekkilinin markasının tescil belgesinden görüleceği üzere \"...\" olarak tescil edildiğini, davalı tarafından ise adreslerde bulunan mağaza tabelalarında müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bir tabela kullanıldığını, tabelanın bulunduğu mağaza içeriğinde sunulan hizmetin müvekkilinin de ticari işletmesinde bulundurduğu aynı ürün ve hizmet sınıfı içerisinde olduğunu, davalının müvekkili markasını, müvekkilinin oluşturduğu müşteri kitlesinden yararlanma ve bu şekilde kar elde etme amaçlı saiklerle hareket ettiğini, müvekkili markasını hiçbir haklı sebep göstermeksizin kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine ve menine, 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili, müvekkilinin 20 yıldır “... ...” ticaret unvanı ile Ankara’da ticaret yaptığını, perakende ... işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin 25.10.2010 tarihinde “... ...” ticaret unvanı ile tescil edildiğini, 20 yıldır Keçiören ve Hasköy semtlerinde ticaret yaptığını, müvekkilinin, davacı marka tescil işleminden yaklaşık 10 yıl önceden beri “... ...” ticaret unvanını kullandığını, kullandığı unvanı da davacıdan önceki tarihte ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, bu nedenle ticaret unvanını evveliyatla kullanan müvekkilinin işleminin hukuka uygun olduğunu, davacı şirketin iddia edilen ilk tescil işleminden sonra müvekkilinin ticaret unvanı kullanımına 10 yıl sessiz kalarak kullanıma muvafakat ettiğini, müvekkilinin Ankara’da “... ...” olarak tanınmış bir ticari işletme olduğunu, müvekkilinin Keçiören ve Hasköy bölgesinde bugüne değin 4 adet işyeri işlettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya esas davacı şirketin tescilli 2020/63924 sayılı markası ile davalı şahsın markasal kullanımının, aynı/aynı tür veya benzer mal ve hizmetleri kapsadığı, davaya esas davacı şirketin tescilli 2011/101843 sayılı markası ile davalı şahsın markasal kullanımının aynı/aynı tür veya benzer mal ve hizmetleri kapsamadığı, her ne kadar davalı şahsın eylemli kullanımının, davacının 2020/63924 sayılı markası ile benzer olduğu tespit edilmişse de davalı yanın önceye dayalı kullanımlarının bulunduğu, davacı yanın dava açmakta uzun süre sessiz kaldığı, 6769 sayılı SMK'nın 7 ve 29. maddeleri uyarınca davacının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.            <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, görevlendirme tutanağında belirtilmeyen hususlarda inceleme yapılarak hukuki değerlendirmeler yapıldığını, davalıya ait markasal kullanım bulunmadığını, davalı iş yerine ait unvanın \"... ...\" olarak ilgili iş yerine ait evraklarda kullanılmasının, yine davalı iş yerine ait faturalarda iş yeri adı/unvanında \"... ...\" şeklinde yer almasının markasal bir kullanım olmadığını, TTK'nın ticari işletme sahibine tanıdığı ticaret unvanının ilgili hükümleri gereği bir kullanım olup bu kullanımın markasal kullanım sayılamayacağını, açık kanun hükümlerine rağmen subjektik yorumlarla müvekkili aleyhinde değerlendirilme yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, markaya tecavüz tespiti ve meni ile maddi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı kullanımları, davacı adına tescilli 2020/63924 sayılı markaya tecavüz teşkil etmekte ise de davalının ... ... ibaresini içeren ticari faaliyetlerinin ilk olarak 25.10.2010 tarihinde başladığı, davalı faaliyetlerinin ..., yatak, küçük ev aletleri, beyaz eşya, ev tekstili ve zücaciye ürünlerinin satışına özgü perakendecilik hizmetine ilişkin olduğu da gözetildiğinde, davalının unvanında yer alan ibareyi markasal olarak kullandığının da kabulünün gerektiği, nitekim dosya kapsamında tespit edilen kullanımların da markasal nitelik taşıdığı, bu itibarla davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcd6a16415446ce2","SID":"06f9a9dbf64a6f73"}}