{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t:..\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2023<br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/02/2023 tarih ve 2022/200 E. - 2023/50 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı Şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2021/02876 sayılı \"...\" sayılı marka başvurusunu yaptığını, davalının \"...\" markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, davalı Kurum tarafından yapılan itirazın kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, ancak davalının itirazına mesnet markalar ile ilgili kullanım ispatı taleplerinin dikkate alınmadığını, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-3593 sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>        \t\t   Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>  \tDavalı Şirket vekili, davacı başvurusu ile müvekkili markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markaların birbirinin serisi olarak algılanması ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu savunarak,  davanın reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davalının \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluşmakla beraber davacı tarafın marka başvurusunun yayınına  davalı Şirketin, SMK'nın 6/1 maddesine dayalı itirazı ettiği, davacı tarafın itiraza karşı görüş formunda, itiraza mesnet....sayılı davalı markalarının kullanımının ispatı talebinde bulunduğu, davacıya ait marka başvurusunun yapıldığı 08/01/2021 tarihinden geriye yönelik son 5 yılı kapsayan 08/01/2016 tarihi öncesine ait tescilli bu markaların, SMK'nın 19/2 maddesine göre kullanım ispatı değerlendirmesine tabi tutulması gerektiği, zira bu markaların hepsinin, tescil tarihi itibariyle kullanım ispatına tabi bulunduğu, şu halde SMK'nın 19/2 maddesi hükmü göz ardı edilerek davacının kullanım ispatı talebi değerlendirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, sırf bu nedenle YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu, her ne kadar dava açıldığından mahkemece kullanım ispatı def'inin değerlendirilmesi gerektiği düşünülebilirse de YİDK kararının iptali davalarında, Kurum aşamasında ileri sürülmeyen delil ve belgelerin  mahkemece de dikkate alınması mümkün olmadığından, mahkemece kullanım ispatı talebinin değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2022-M-3593 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.<br>        <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Şirket vekili, ilk derece mahkemesi kararında, davacının, marka başvuru aşamasında ileri sürdüğü kullanım def’i talebinin değerlendirilmemesi nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğinin açıklandığı, dolayısıyla huzurdaki gibi bir davada verilen kararın, aslında dava konusu YİDK kararının hukuken kaldırılması ve idari süreçte, kullanım defi ile birlikte bu talebin yeniden ele alınarak, müvekkiline idari süreçte kendisini savunma, markanın kullanımına ilişkin tüm bilgi ve belgelerini sunması için süre verilmesi şeklinde anlaşılması gerektiğini, aksinin kabulü halinde, hakkaniyete aykırı sonuçların doğacağını, YİDK kararının usulüne yönelik bir eksiklik sebebi ile iptali söz konusu olduğundan, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama masrafına ilişkin kısmının kaldırılmasını istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın, yalnızca vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden istinaf edildiği, ancak HMK'nın 326/1 maddesi uyarınca yargılama giderlerden aleyhine hüküm verilen tarafın sorumlu bulunduğu, somut olayda da davanın kabulüne karar verildiğinden, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik olmadığı, her ne kadar ilk derece mahkemesinin kararının dayanağı, davalı Kurumun, davacının kullanım ispatı talebinin değerlendirilmemesi olsa da, davalı Şirketin de davayı bu yönden kabul etmemesi ve davaya karşı koyması karşısında, davalı Şirket istinafının haklı bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı Şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı Şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"945b4464217f7774","SID":"b88f4986500daff7"}}