{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/263 <br>KARAR NO:2025/1120<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/11/2021<br>NUMARASI:2021/225 Esas - 2021/433 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:28/05/2021<br>Milletlerarası Yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin nakliyat emtia sigortası ile sigortaladığı dava dışı sigortalısı ...AŞ'ye ait emtianın, ... numaralı konşimento tahtında Türkiye'den Almanya'ya taşınması için  \"...\" isimli gemiye hasarsız yüklendiğini, alıcı firma tarafından konteynerler açıldığında emtianın hasara uğradığının fark edildiğini, emtianın yüksek ısı nedeniyle eridiği tespit edilerek alıcı tarafından hasar tutanağı düzenlendiğini, davalının dava konusu olayda fiili ve akdi taşıyan olarak hareket ettiğini, hasardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin sigortalının zararını tazmin ettiğini ve bu nedenle sigortalının haklarına halef olduğunu, ödenen hasar bedelinin tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin... sayılı dosyası ile başlatılan  icra takibine davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili;emtianın, merkezi Danimarka'da bulunan ... konşimentosu tahtında taşındığını,sigortalının yükleten ve taşıtan sıfatının bulunduğunu, navlun faturasının müvekkili tarafından düzenlendiğini,konşimentodaki yetki şartı gereğince uyuşmazlıkta Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunu, yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda konşimentodaki yetki şartının taraflar için bağlayıcı olduğunu,TTK'nın 1188. maddesi uyarınca taşıyana karşı hasar, ziya ve geç teslimden doğan her türlü dava ve talep hakkının 1 yıl içinde hak düşümüne uğrayacağını, somut olayda hasarın 07.06.2019 tarihinde tespit edildiğini, icra takibinin ise 16.06.2020 tarihinde başlatıldığını, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini,davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, TTK'nın 1185. maddesi gereğince süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, taşıyanın konteyner içindeki yükün durumunu bilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davalı vekilinin yetki şartı nedeniyle milletlerarası yetki itirazında bulunulduğunu, MÖHUK 47. madde hükmüne göre  yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmanın mümkün olduğu,sigortalının ihraç ettiği ürünlerin... Limanından Almanya ... Limanına davalı ... tarafından ...numaralı konişmento tahtında gemi ile taşındığı, taşıma şartları 26. bölümünde yer alan  yetki klozu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağını, yetkili mahkemenin ise Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığını yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığını, davaya bakmaya  Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; Yargıtay 11. HD'nin çok yeni tarihli kararı ile yine aynı davalının taraf olduğu dosyada konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğuna ve uyuşmazlığın çözümünde Türk mahkemelerinin yetkili olduğuna hükmettiğini, yetki klozunun yer aldığı konşimentoda her iki tarafın imzasının bulunmaması sebebiyle yetki şartının geçersiz olduğunu, ayrıca konşimentoda bulunan yetki klozunun TBK'nın 20. ve 21. maddeleri kapsamında genel işlem koşulu niteliğinde olup yazılmamış sayılması gerektiğini, bu durumda yetki şartı geçersiz olup, geçersiz yetki şartına istinaden verilen yetkisizlik kararının usule ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca acentenin yetki anlaşması yapabilmesi için bu hususta özel yetkisinin bulunması gerektiğini, yetki şartının bu nedenle de geçersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, Türkiye'den Almanya'ya deniz yoluyla taşınan emtianın hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; uyuşmazlık konusu taşımanın ... Liman'ından Almanya'ya  yapıldığı,deniz  taşıma senedinin ... tarafından imzalandığı, ...'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ve taşımayı yapan geminin yabancı olması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davalı tarafından düzenlenen konşimentonun taşıma şartlarının 26. maddesindeki yetki şartında, işbu konşimento İngiliz kanunlarına tabi olup, meydana gelecek tüm ihtilafların Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından karara bağlanacağının düzenlenmiştir.MÖHUK'un 47. maddesine göre, yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi, ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için; uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması,Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Davacı, yükleten ve taşıtan sıfatını taşıyan sigortalısına halef olarak işbu davayı açmış olup, taşımayı düzenleyen konşimentodaki hükümler, bu nedenle davacıyı da bağlayıcı niteliktedir.Yargıtay 11 HD'nin güncel kararlarında TTK nın 105/2 maddeye aykırı yetki sözleşmelerinin geçerli  olmadığına ilişkin kararlar verilmişkir.Deniz taşıma senedinde  emtia Mersin'den yükleme yapılmasına karşı düzenleme yeri olarak ...kaydı konulduğu görülmektedir.Denizcilik  uygulamasında Gemi acentesi taşıyan adına konşimentoyu düzenlemeye yetkili ve yükümlüdür. Gemi acentesinin yetkili kılacağı gemi kaptanı, armatör veya geminin işletmecisi de konişmento düzenleyebilir. Deniz taşımasında Gemi acentelik hizmetleri, Türk limanlarına gelen her türlü deniz taşıt ve araçlarının seyrüsefer, yolcu, yük, bakım-onarım, sörvey, ikmal, personel değişikliği, yükleme-boşaltma, manifesto düzenleme, kılavuz-römorkör alma vb. işlemler, gemi acenteliği hizmetleridir. Armatörlerin yükleme limanındaki acenteleri, boşaltma limanındaki acentelerine ilgili veri girişlerinin yapıldığını teyit eden bir mesaj gönderir. Böylece varış acentesi de, ilgili ülkenin gümrüğüne manifestoları sunabilir ve kargo alıcılarına varış ihbarlarının geçilmesine başlayabilir. Gelen veya giden malın ne olduğunu, ağırlığını, nasıl paketlendiğini, vardığı yerde kime teslim edileceğini vs. gösteren evraktır. Manifesto, yükleyen tarafın acentesi tarafından hazırlanır ve tahliye limanı acentesine gönderilir. Davalı düzenli hat sahibi yabancı taşıyıcıdır.Davalı yabancı taşıyanın yaptığı taşıma sözleşmesi ile Türkiyede taşımak üzere teslim aldığı yükün Türkiye acentesi aracılığıyla teslim aldığı,taşıtanların acente aracılığıyla davalının işlettiği hatta ulaşmaktadır.Bu halde sözleşmenin Türk acente aracılığıyla kurulduğunun kabulü gerekir.Davalı yabancı taşıyan,Gemi Acenteleri Yönetmeliğinin 7 maddesinde yazılı vasıfları taşıyan  Türk  tabiyetinde ki gerçek kişi veya TTK na kurulmuş bir şirket ile yürütmek zorundadır.Davalı yabancı taşıyanın navlun faturası adresinde aynı ünvanda bir limited  şirket kurulduğu web sitesinde görülmektedir.TTK nın 105 maddesinde \"Acente aracılıkta bulunduğu  veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2)Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente ,müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkında ki sözleşmelerde yer alan ,bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.\" hükmü getirilmiştir. TTK nın 105/2 maddesinin münhasır bir yetki kuralı getirip getirmediği doktrinde de tartışılmaktadır. Ancak; madde gerekçesinde; Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan şartlar muteber değildir. \"yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkında ki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Şekline dönüştürülüp ikinci fıkraya alınmıştır...maddenin öngörülme amacı yabancı tacirlere Türkiyede dava açılması olanağını yaratmaktadır.\" denilmektedir. Bu halde ,yabancı mahkemenin yetkili kılınmasına ilişkin hüküm geçerli olduğunun kabulü halinde TTK nın 105/2 maddesi hükmünün getirilmesinin bir anlamı olmayacaktır.Türkiyede yerleşik tacirlerin; davalı yabancı taşıyanlar ile deniz taşıma sözleşmelerin işin doğası gereği Türk acenteleri ile yürüttüğü somut olayda; navlun faturasının yabancı taşıyan tarafından düzenlendiği anlaşılmakta ise de  deniz taşıma senedi emtianın  gemiye yüklenmesi, yani malın tamamen taşıyanın kontrolü altına girmesi sonrası düzenlendiğinden,deniz taşıma  senedinde düzenlenme yeri ve tarihi ile birlikte malın konşimentoda belirtilen gemiye yüklendiği tarihte yer alır (shipped on-board date).Buna göre elde ki deniz taşıma senedinde yazılı düzenleme yerine itibar edilemeyeceği, TTK nın 105/2 madde de Türk mahkemelerinde dava açılabileceğine ilişkin kuralı dolanmak maksatlı konulan bir kayıt olduğu sonucuna varılmaktadır.Davalının milletlerarası yetki itirazının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 Tarih 2021/225 Esas - 2021/433 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA;\"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\"Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a841f10343e4a041","SID":"160ae5ed44754805"}}