{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2022<br>NUMARASI\t\t:.....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2022 tarih ve 2022/19 E. - 2022/385 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış  \".......\" ibareli markalarının olduğunu, davalı Şirketin ise 2020/78790 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvurusunun, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal <br>açıdan kariştirilmaya neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, itiraza konu marka <br>başvurusunun kapsamında yer alan 05. sınıf mallar ile davacı markalarının tescilli olduğu <br>32. sınıftaki mallar arasında, hitap edilen tüketici kitlesi, kullanım amaçları bakımından <br>ortaklık söz konusu olduğundan benzerlik bulunduğu, ... .....bulunduğu ilçeye de sonradan adının <br>verilmesinin, markanın ayırt ediciliğinin azaldığını değil, markanın bir semte adını <br>verecek kadar tanınmış hale geldiğini, davacının tanınmışlığının kendi sektörünü de <br>aştığını, “...” ibaresinin alakasız mal ve hizmetlerde gören tüketicinin dahi davacıyı <br>hatırlayacağını gösterdiğini, tanınmış “...” markası biralar malları üzerinde <br>kullanılmakta ise de bu mallar ile ilgili tüketici kitlesini aşan bir tanınmışlığa sahip olan, <br>genel halk nezdinde tanınmış bir marka olduğunu, marka başvurusu sahibinin bu markayı <br>seçmesinde makul ve inandırıcı bir gerekçesi yoksa bunun, marka başvurusu sahibinin, <br>tanınmış markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalıştığını gösterdiğini, <br>başvuru sahibinin hiçbir çaba sarf etmeden reklam ve pazarlama masraflarına <br>katlanmadan, davacı markasının sahip olduğu tanınmışlıktan haksız bir şekilde avantaj <br>Sağladığını, itiraza konu başvurunun 03. sınıfta çamaşır suyu, deterjan, sabun gibi temizlik <br>ürünlerinde kullanılmasının, alkollü içecek de olsa bir gıda ürünü olan biralar üzerinde <br>kullanılan davacının tanınmış markasının çekim gücünü azaltarak, imajını zedeleyeceğini, <br>başvuru kapsamında tescili talep edilen 05. sınıfta yer alan kimyasal ürünler, <br>dezenfektanlar, antiseptikler, zararlı böcek, bitki, mantar ve kemirgeni yok edici <br>maddeler gibi zehirleyici ürünler üzerinde tescil edilmesinin de müvekkilinin markaları altında <br>sunulan ürünler bakımından halk nezdinde olumsuz çağrışımlar yapabileceğini, başvurunun, İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6. <br>maddesinden delaletle, SMK’nın 5/1(f) maddesi uyarınca da reddi gerektiğini ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-<br>9756 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>        \t\t\t\t\t\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun kapsamında kalan mallar ile davacı markalarının kapsamlarındaki mallar arasında bir benzerlik bulunmadığı, bu nedenle SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının gerçekleşmediğini, ülkemizde alkol kullanmayan ve ilgisi, bilgisi olmayan <br>genişçe bir kitle bulunduğundan burada \"...\" markasının genel anlamda <br>ulaştığı bir tanınmışlık düzeyinden bahsedilemeyeceğini, farklı sınıflarda üçüncü <br>kişiler adına gerçekleşen ... ibareli marka tescil kayıtlarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı markasındaki \"...\" ibaresi bir semt adı olsa da davalı markasının kapsamında yer alan 3. ve 5. sınıftaki mallarda \"...\" semti ile özdeşleştiği sonucuna varan bir delilin söz konusu olmadığı, bu ibarenin halkı yanıltacak nitelikte bulunmadığı, yani SMK'nın 5-1-f maddesi koşulunun oluşmadığı, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \".....l\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber taraf markaları arasında emtia benzerliği oluşmadığından, SMK'nın 6/1 maddesindeki nisbi red koşulunun gerçekleşmediği, taraf marka işaretleri benzese de SMK'nın 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.            <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilin tescilli ve tanınmış \"...\" markalarına karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzer olan işbu davaya konu marka başvurusunun, SMK'nın 6/1 maddesi gereğince reddedilmesi gerektiğini, itiraza konu marka başvurusunun kapsamında yer alan malların, müvekkil şirketin önceki tarihli tanınmış markaları kapsamında yer alan mallar ile benzer olduğunu, itiraza konu marka başvurusunun, müvekkilinin markası ile karıştırılma ihtimali arz ettiğini, davaya konu marka başvurusunun müvekkilinin tanınmış “...” markasından haksız yarar sağlaması, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya ayırt edici karakterini zedelemesi nedeniyle SMK’nın 6/5 maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, itiraza konu marka başvurusunun SMK’nın 5/1-f maddesine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markalarının esas unsurunun \"...\" ibaresinden oluşması nedeniyle marka işaretleri arasında benzerlik şartı oluşmuş ise de, emtia benzerliğinin gerçekleşmediği, bu hale göre dava konusu başvuru yönünden SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca tescil engeli bulunmadığı, öte yandan dava konusu başvurunun kapsamındaki malların, davacı adına tescilli markaların tanınmış olduğu bira emtiasına uzak olması nedeniyle SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların da oluşmayacağı, davacı tarafça ileri sürülen hükümlerin ise alkollü içki ticaretine ilişkin olduğu ve dava konusu başvurunun tesciline engel teşkil etmeyeceği, eş söyleyişle SMK'nın 5/1-f maddesi kapsamında da bir tescil engelinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"607e470a69fc3b1b","SID":"e7857877db2d8b98"}}