{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1929 <br>KARAR NO:2025/1035<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:06/07/2022<br>NUMARASI:2021/515 Esas - 2022/540 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:16/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sigortalısı olan .... Şti.'ne ait... plakalı aracın  11.10.2019 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu hasarın tespitinin ...Şti. tarafından yapıldığını, bağımsız eksper tarafından hazırlanan rapora göre müvekkilinin aracında oluşan toplam hasar tutarının (KDV dahil) 19.798,63-TL olduğunu, bu hizmet karşılığı ekspertiz şirketine fatura karşılığı 287,64TL ödendiğini, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin aracındaki hasarın tazminini teminen Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunduklarını, 25.03.2021 tarihli 2020-E.109632, K-2021/36724 sayılı kararı ile başvurunun kabulüne karar verildiğini, İtiraz Hakem Heyetinin 24.05.2021 tarih ve 2021-.12366, 2021/İHK-12366 karar sayılı kararı ile başvurularının usulden reddine karar verildiğini, taraflarınca davalıya 28.08.2020 tebliğ tarihli ihtarname gönderildiğini, kaza sebebiyle oluşan hasar onarım alacaklarının şimdilik 100.00-TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görmezse ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminini talep ettiklerini, dava konusu hasar onarım bedeli tespiti için yapılan ekspertiz ücreti masrafı olarak 287,64 TL' nin yargılama gideri olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta bilgi ve gözetim merkezi tarafından dosyaya sunulan 20/11/2019 tarih ve ... eksper rapor numaralı ekspertiz raporunda, davaya konu ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasara ilişkin 1.097,06-TL parça bedeli ve 2.600,00-TL işçilik bedeli tespit edilmiş olduğunu, işbu tespit çerçevesinde 10.12.2019 tarihinde yapılan ödeme sonucunda müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını; davacı vekili ile adresi aynı plaza olan ... Şti. tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda tespit edilen 19.798,63-TL hasar tutarının somut olaya aykırı olup söz konusu aracın hasarlı fotoğrafları incelendiğinde gerçeği yansıtmadığının açıkça görüleceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"Davanın kabulü ile 8.759,04-TL hasar bedelinin 15/09/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın hasar bedeli başvurusuna istinaden hasar dosyası açıldığını, dosya kapsamında müvekkili şirketin talebi ile alınmış olan ekspertiz raporu ile belirlenmiş olan hasar bedelinin 3.894,547 TL olduğunu, davacı yana ödendiğini, davacı yanın davaya konu 11.10.2019 tarihli trafik kazası nedeniyle oluşan maddi zararları kapsamındaki talebinin öncesinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun  26.10.2020 tarih, 2020.e.77603 E.-2020/85624 K. sayılı ilamı ile kesinleştiği gözetildiğinde eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, faiz türü ve başlangıç tarihi konusunda hataya düşüldüğünü, davacı yanca  yapılan başvuru,KTK madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru şartı niteliğinde olmadığından  müvekkili şirketin temerrütünün söz konusu olmadığını, bu nedenle faiz başlangıcı dava tarihi olmalıyken daha önceki bir tarihin faiz başlangıcı olmasının kabul edilemeyeceğini, kusur durumunun hatalı belirlendiğini, hükme esas alınan raporda olayın olduğu yer, yolun ve diğer araçların durumu, kazanın oluş şekline kısaca ve gerekli hususlar göz önüne alınmadan değinilmiş olup, olaya ilişkin yol durumu, diğer araçların durumu, hız, fren, manevra vb. hususlar dikkate alınmadan olay kısa ve net şekilde özensizce anlatıldığını, bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, tazminat hesabının hatalı yapılmış olduğunu, 06.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda hasar onarım bedelinin yalnızca fotoğraflar ve haricen alınan ekspertiz raporu doğrultusunda hesaplandığını, davacı tarafından aracın hasar gören parçalarını gösterir servis fişi, onarım belgesi, onarım faturası vb. hiçbir evrak sunulmadığını, bilirkişi raporunda değerlendirme yapılırken referans olarak alınmış olan eksper raporunda araçta hasar görmeyen parçaların da hesaplamaya dahil edildiğini, hasarlanmamış hasarı onarım ile giderilebilecek nitelikte olup söz konusu hasarlar için parça bedeli hesaplanmasının hatalı olduğunu, buna ilişkin itirazlarının da dikkate alınmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 11.10.2019 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın orta şeritte seyir halinde iken aracının ön kısımları ile aynı istikamette önünde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının orta şeritte yola dökülen maddeler nedeniyle duraklamak üzere iken arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2).Davacı tarafından 18/09/2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edilmiş, Uyuşmazlık Hakem incelemesi ile \"...Başvuru sahibince dosyaya sunulan ekspertiz raporu ile diğer belgelerden başvuru sahibinin aracının ... marka 2007 model, 330.948 km otomobil olduğu anlaşılmaktadır. Başvuru sahibince aracında 2019 yılındaki kaza nedeniyle hasar oluştuğu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak başlangıçta 10,00-TL hasar tazminatının ödenmesi istenmektedir.Başvuru sahibi tarafından sunulan hasar eksperiz raporunda aracın uğradığı hasar tutarının 19.798,63-TL, sigorta şirketince sunulan oto mecburi mali mesuliyet ekspertiz raporlarına göre 4.362,54-TL ve Davacı tarafından 18/09/2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edilmiş, uyuşmazlık hakem incelemesi ile ekspertiz raporlarına göre 4.362,54-TL ve 3.594,82-TL olarak belirlendiği görülmüştür.Başvuru konusu olayda trafik sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kazanın taraflarınca düzenlenmiş kaza tespit tutanağından ve tramer kayıtlarından anlaşılmaktadır.Başvuruya konu kazada, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, mezkur aracın yaşı gözetildiğinde (2007 Model) eşdeğer parça ile onarılmaya uygun olduğu, hasarın sigorta Şirketi tarafından karşılandığı, başvuru sahibinin dosyaya sunduğu raporda onarıma ilişkin eksiklikleri gösteren ya da eksik onarılan parçaları içeren yeni bir hasarlı parçanın belirtilmediği, başvuran tarafından harici masraf yapılmadığı ve başvuran tarafından sunulan raporun gerçek zararı ispatlayıcı nitelikte olmadığı görülmüştür.Başvuranın bu şekildeki talebinin MK m.2/2 uyarınca açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak sigorta şirketinin aracı onardığı ve ek sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin delil sunulmadığı, sunulan ekspertiz raporunun bu nitelikte olmadığı anlaşılmış ve başvuru sahibince fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak 10,00-TL tutarındaki hasar isteminin emsal nitelikteki itiraz hakem heyeti kararları uyarınca usulden reddine\" kesin olmak üzere karar verilmiştir.Davacı tarafından 01/12/2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edilmiş, uyuşmazlık hakem incelemesi ile 25/03/2021 tarihli \"...Başvurunun kabulü ile 13.477,02 TL nin 24.11.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte ... AŞ tarafından başvuru sahibine ödenmesine\"  dair karar verilmiştir.Davalı ... Şirketinin bu karara itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti incelemesi ile \"...Davalı taraf  kesin hüküm itirazında bulunmaktadır.Davalı tarafın itiraz dilekçesinde belirttiği 2020.E.77603 Esas sayılı dosya linki Komisyondan temin olunarak incelenmiştir.Dosyanın incelenmesinde; başvuran tarafından davalı aleyhine ...plakalı araçla ... plakalı aracın 11.10.2019 tarihinde meydana gelen kazası sebebi ile tahkim davası ikame edildiği, 10 TL araç hasarı ve 287,64 TL ekspertiz ücreti talep edildiği, Hakem tarafından davanın ispat edilemediği gerekçesi ile usulden red kararı verildiği ve kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.Hal böyle iken; başvuran taraf bu kerre eldeki tahkim davasını ikame ederek aynı kaza sebebi ile aynı zarar tutarını talep etmiştir. Dava konusu ve netice-i talep her iki davada aynıdır.Davalı taraf cevap dilekçesinde kesin hüküm itirazında bulunmuş ise de;Hakem kararında bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.Taraflar arasında kesin hüküm olmaması bir dava şartıdır... Eldeki uyuşmazlıkta aynı taraflar arasında, aynı müddeabih ve taleple ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu’nun kesin 26.10.2020 tarih ve 2020.E. 77603 Esas, 2020/85624 Karar sayılı kararı bulunmaktadır.Bu halde taraflar arasında aynı konuda ve aynı netice-i talebe dair yeni bir davanın rüyeti usulen mümkün değildir. Zira, taraflar arasında kesin hüküm bulunmaması bir dava şartıdır.Usulden red kararları prensip olarak mevzuunu teşkil eden husus hakkında kesin hüküm teşkil eder.Ancak somut uyuşmazlıkta; usulden red gerekçesi olarak belirtilen hususta yeni delil ve iddiada bulunulmadığı giderek ilk davadaki usulden red gerekçesinin meri olduğu anlaşılmıştır.Bu halde davalı tarafın kesin hüküm itirazının kabulü ile davanın usulden reddine\"  kesin olmak üzere   karar  verilmiştir.Somut olayda açılan dava ile  davalı... A.Ş.'den  ...plakalı araçla ... plakalı aracın 11.10.2019 tarihinde çarpışması ile meydana gelen kazası sebebi ile   araç hasarı ve 287,64 TL ekspertiz ücreti talep edilmiştir. Davacı daha evvel aynı kaza, aynı vakıa ve aynı taleple yine davalı ... A.Ş.'den hasar bedeli ve ekspertiz ücreti talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'ne 2 kere başvuru yapılmıştır.Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararları ile itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararı kesin olup eldeki dava bakımından  kesin hüküm teşkil ettiğinden  kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf talebi yerinde görülerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.Daire kararının kapsam ve şekline göre; davalı vekilinin  istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre:1-Davanın kesin hüküm dava şartı bulunmadığından USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken   615,40  TL  ilam harcından peşin alınan 59,30 TL peşin harç   ve 147,87 TL ıslah harcı toplamı 207,17  harcın tamamlama harcının mahsubu ile  bakiye 408,23  TL ilam harcının  davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacının yatırmış olduğu  yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 8.759,04  TL vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.320 TL ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1af1d4a043e924a6","SID":"0b61146121286c95"}}