{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2023<br>NUMARASI\t\t: ....<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/03/2023 tarih ve 2022/344 E. - 2023/80 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak .... sayılı “...” markasının 05. sınıfta tescilli olduğunu, ayrıca  müvekkilinin “...” markalı ürünlerinin 1998 yılından beri piyasaya arz edildiğini, hal bu iken  müvekkilinin aynı “...” ibareli markanın 03. Sınıfa giren emtialarda da tescili için ... nezdinde dosyaladığı 2022/002884 sayılı markanın ... tarafından SMK m. 5/1-b-c bentleri gerekçe gösterilmek suretiyle “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç)” emtiaları açısından kısmen reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu,  zira her ne kadar dava konusu edilen YİDK kararında “...”ün, farmasötik ve kozmetik ürünlerinde nemlendirici olarak ve yaraları iyileştirmek için kullanılan bir provitamin olduğu vurgulanıyor ise de, bu ibarenin davacı tarafından markasal hüviyette zaten uzun yıllardır kullanılıyor olduğunu ve davacı adına ayırt edicilik kazanmış bulunduğunu, dolayısıyla SMK'nın m. 5/2 hükmü uyarınca reddinin mümkün olmadığını, dava konusu edilen markanın da müvekkilinin “....seri markalarının bir devamı niteliğini haiz olduğunu, müvekkilinin “...” markalı kremlerinin ....gibi pek çok ülkeye yoğun olarak ihracatının yapıldığını, en çok kullanılan arama motoru olan ....” yazıldığında ekrana 3 milyonun üzerinde sonuç gelmekte olduğunu ve bunların müvekkilinin “...” markalı ürünlerine ilişkin olduğunu, .... 2021 tarihli Marka İnceleme Kılavuzu'nda da 03 ve 05. sınıflara giren emtialar arasındaki sıkı bir ilişkinin bulunduğunun kabul edildiğini, kaldı ki dava konusu edilen “...” ibaresinin, kısmen reddedildiği emtialar yönünden tanımlayıcı olmadığını, zira davacıya ait “...” markalı ürünün aslında B5 vitaminin bir formu olan “...” etken maddesini içerdiğini, her ne kadar ilaç markaları yönünden etken maddelerin/jenerik işaretlerin kullanma hakkı kimsenin tekeline bırakılamaz ise de, etken maddeden türetilen adların bu hususun dışında kaldığını, “...” ibaresinin de “...” etken maddesinin adından yeterince farklılaşmış olduğunu, sonuç olarak  müvekkilinin önceki tarihlerden beri tescilli olan markasından gelen kazanılmış hakkı, kullanım sonucu elde ettiği ayırt edicilik ve  müvekkilinin “...” markasına 1998 yılından beri yaptığı yatırım gözetilmeden verilen YİDK kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden ayırt edici olmadığı gibi tanımlayıcı nitelik taşıdığını, markaya kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden marka olabilecek nitelikte somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, tanımlayıcı nitelikte de olmadığı, ibareye kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandırıldığı iddiasının ispat edilemediği, davacının 103250 sayılı markasından gelen ve himaye görmesi gereken bir müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2022-M-8421 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.            <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili katılma yoluyla, müvekkilin ... ibareli markası üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, \"...\" ibaresinin ilaçlar ve ilaç ihtiva eden kozmetikler bakımından da ayırt edici özelliği haiz olduğunu, mahkemenin SMK'nın 5/2 maddesi yönünden yaptığı değerlendirmenin isabetsiz bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını  istemiştir.   <br>\tDavalı ... vekili, mahkeme kararının aksine dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan 3. sınıftaki \"Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).\" malları bakımından SMK'nın 5/1-b,c bentleri uyarınca reddinin hukuka uygun olduğunu, başvuru konusu işaretin kısmi ret kararına konu mallar bakımından ayırt edici olmadığını ve tanımlayıcı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli markanın, başvuru kapsamından çıkarılan 3. sınıftaki mallar yönünden ayırt edici olduğu gibi tanımlayıcı niteliğinin de olmadığı, bu nedenlerle SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında bir tescil engelinin bulunmadığı, davacının, başvuru üzerinde müktesep hakkı olmadığı, ayrıca kullanım yoluyla başvuru konusu ibareye ayırt edilik kazandırıldığı iddiasının da ispat edilemediği anlaşılmakla, taraf vekillerinin  istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0aab74ab658d37ea","SID":"92f856ce05c4b5c2"}}