{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br><br>ESAS NO\t: 2025/458 <br>KARAR NO\t: 2025/489<br><br>DAVA\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/05/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 24/06/2025<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA                                                            <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ----- Şubesi’nin------- IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen 2025 yılına ait; ------- seri numaralı 1.500.000,00 TL (birmilyonbeşyüzbinTL) bedelli çekin lehdarı müvekkil şirket olduğunu, Müvekkil şirketin lehdarı olduğu bu çek kaybolduğunu, müvekkil tarafından çekin vadesi gelmeden durum fark edilmiş olup herhangi bir mağduriyete sebep olunmaması adına söz konusu çekin, müvekkilin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak ----- Asliye Ticaret Mahkemesi  ----- Sayılı   dosyasında, hasımsız olarak kıymetli evrakın iptali davası açıldığını, Davalı,------Asliye Ticaret Mahkemesine müdahale talebinde bulunarak davaya konu çekin elinde bulunduğunu beyan ettiğini, davalı tarafından ----- Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan çeklerin arkasında müvekkil şirket yetkilisinin iş yapmak için görüştüğü ve arabasına aldığı---- isimli şahısın çekleri gizlice aldığı anlaşılmış olup bu hususta  ----- Cumhuriyet Başsavcılığına ------ Soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle  -----Şubesi’nin ------IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen 2025 yılına ait; -------- seri numaralı 1.500.000,00 TL (birmilyonbeşyüzbinTL) bedelli çekin davalıdan istirdatına, müvekkil şirketin haklı hamil olduğunun tespitine ve çekin müvekkile teslimine, Davalı tarafından çek ile ilgili olara icra takibinde bulunulması ve bu kişi tarafından çek bedelinin tahsili durumunda müvekkilin telafisi mümkün olmayan zarar söz konusu olacağından, bu zarara sebebiyet vermemek açısından davanın devamı süresince ödeme yasağı kararının devamına ve icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin  davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br><br>SAVUNMA                           <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan açılan bu dava, 6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesinde öngörülen dava şartının yerine getirilmediğini, Davacı taraf, huzurdaki davada istirdadını talep ettiği ve halihazırda müvekkilimin zilyetliğinde bulunan ----- seri numaralı 1.500.000,00 TL bedelli çeki, gerçeğe aykırı bir şekilde “kaybolduğu” iddiasına dayanarak iptal ettirmek ve ödeme yasağı kararıyla müvekkilin alacak hakkını bertaraf etmek istediğini. Ancak bu iddia, somut hiçbir belge, emare veya haklı gerekçeye dayanmadığını. Söz konusu çek, müvekkil tarafından hukuka uygun, aleni ve geçerli bir temel borç ilişkisi çerçevesinde, ciro yoluyla devralındığını Çekin arka yüzünde yer alan ciro silsilesi, herhangi bir kopukluk, sahtecilik ya da geçersizlik unsuru taşımadığını Ayrıca çekin düzenlenme ve devri sürecinde şekil şartlarına ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 780 ve devamı maddelerinde öngörülen kıymetli evrak hukukuna ilişkin tüm kurallara riayet edilmiştir. Müvekkil, çekin gerçek ve yasal hamili olup, çekin asıl sureti ------Asliye Ticaret Mahkemesi -------. nezdindeki dosyaya ibraz edildiğini. Buna rağmen, davacı tarafça “çekin rızası dışında elinden çıktığı” iddiasıyla başlatılan iptal süreci, açıkça kötü niyetli olup salt ödeme yükümlülüğünden kurtulma amacı güttüğünü,  davacı tarafça ------ Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yapıldığı belirtilen ceza şikâyeti ve bu kapsamda başlatıldığı bildirilen soruşturma, maddi ve hukuki olgularla desteklenmeyen, soyut iddialara dayalı, tamamen bu davaya hukuki zemin yaratma amacı güden biçimsel bir başvurudan ibaret olduğunu, Müvekkilin dava konusu çeki meşru bir alacak ilişkisinden doğan borca istinaden devralmış, çekin aslını mahkeme kasasına ibraz etmiş ve yasal olarak korunmaya değer bir hamillik sıfatını kazandığını Ayrıca huzurdaki dava konusu çek kapsamında -----Asliye Ticaret Mahkemesi ------- numaralı dosya nezdinde ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibi başlatılmış olup, davacı tarafça işbu ihtiyati haciz kararına ve açılan takibe karşı herhangi bir itiraz dilekçesi sunulmadığını,  tüm bu nedenlerle açılan davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin  davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. <br><br> İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.6325  sayılı kanunun  18/A maddesinin 2 fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" dendiği, Davacı vekiline mahkememizin 29/05/2025 tarihli ara kararı ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmak üzere davacı vekiline kesin süre verildiği ve verilen ara kararın davacı vekiline tebliğ edildiği gelinen bu aşamada arabuluculuk tutanak aslının da dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,<br>2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Taraflarca dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde  ilgili  tarafa iadesine,Dair tarafların yokluğunda  kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ea1b63be538e229","SID":"2315bb72e3431cd3"}}