{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/2336 <br>KARAR NO:2025/1111<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/10/2021<br>NUMARASI:2019/638 Esas -  2021/751 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/04/2017 tarihinde  müvekkiline ait ... plaka sayılı park halindeki araca, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı olan ... plaka sayılı aracın geri geri gelerek çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza sebebiyle araçta 2.841,61-euro'luk hasar meydana geldiğini, müvekkilinin yurt dışında yaşaması ve hasarın da yurt dışında giderilmesi sebebiyle zararın tazmini amacıyla sigorta şirketine başvurulduğunu ve sigorta şirketi tarafından 588,00-euro ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, zararın karşılanması amacıyla davalı aleyhine ... sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalı tarafından yapılan icra takibine itirazın iptali ile  asıl alacak olan 1.893,61 € ya temerrüt tarihinden itibaren bankaların 1 yıllık vadeli hesaba uyguladıkları en yüksek mevduat faizi uygulanmasına  karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile meydana gelen kazada davalı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu davacı araç sürücüsünün kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve 1.893,61 euro bakiye hasar bedelinin bulunduğunun tespit edildiği, raporun hükme esas alınmaya elverişli olduğu, takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden  ( euro ) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı uygulanması gerektiği gerekçesiyle;Davanın KABULÜ ile, 1-A-Davalı takip borçlusunun ... Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile; takibin aynen devamına, kabulüne  kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren   kamu bankalarının aynı yabancı para türünden  ( euro ) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; dava konusu kazanın Türkiye'de meydana geldiği, davacının da Türk vatandaşı olduğu halde tazminat hesaplamasında Almanya piyasasının esas alınmasının hatalı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından dosyaya sunulan eksper raporunun kabul edilmiş olması, yeni bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olmasının kabul edilemeyeceği, yeterli ve denetime elverişli olmayan raporu dayanak göstererek davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, kabul edilen zarar oranının Türk Lirası olarak hesaplanması, aksi halde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak Türk Lirası karşılığı üzerinden karar verilmesi gerekirken, davacının talebi üzerine fiili ödeme tarihindeki kur karşılığına hükmedilmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğu, kabule göre de davanın haksız fiilden kaynaklandığı halde en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen araç hasarından kaynaklı maddi tazminat isteğine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacının yabancı ülkede ikamet ettiği anlaşılmaktadır. Yabancı plakalı araçlarda onarım, aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılmışsa zarar bu ülkede katlanılan giderlere göre belirlenmelidir.Hasar gören yabancı plakalı aracın ülkemizde tamir ettirilmesi zorunluluğu yoktur.Hasarlı hali ile yurt dışına çıkıp orada tamir ettirilmesi durumunda o ülkedeki onarım giderlerinin esas alınması gerekir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür.Yani yabancı plakalı bir araçta meydana gelen hasar bedeline ilişkin zararın, aracın kayıtlı olduğu ülke şartlarına göre belirlenmesi gerekir. Ne var ki davalı taraf, davacının aracında meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup, davacı uğradığı gerçek zararı kanıtlamakla yükümlüdür.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacı ...'in, Almanya'da çalışmakta ve yaşamakta olduğu, Türkiye'de geçici olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada kendisine ait Alman plakalı aracın hasarlandığı, aracın kayıtlı olduğu ülkede yaptırılan ekspertiz incelemesi ile, araçtaki hasarın KDV dahil 2.481,61-Euro karşılığında onarılabileceğinin tespit edildiği, rizikonun davalı sigorta şirketine ihbarı üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacıya eldeki dava açılmadan önce 588-Euro tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.Yargılama sırasında temin edilen 01/03/2020 günlü bilirkişi raporunda; Almanya'da yaptırılan ekspertiz incelemesine ilişkin rapor ile dosya içerisinde mevcut hasarlı araç fotoğrafları karşılaştırılarak davacı tarafından hasar bedeli talep edilen yabancı plakalı aracın, 2006 model ... marka ... tipinde, 112.878km yol yapmış bir otomobil olduğu, dosya içerisindeki hasarlı aracın fotoğrafları incelendiğinde aracın onarımı için gerekli harcamanın ekspertiz raporunda belirtildiği gibi olacağı, Söz konusu araç onarım bedelinin KDV ve işçilik dahil Türkiye'de onarılır ise yaklaşık 3.110,95 TL, ( Dava tarihi itibariyle 489,00 EUR) Almanyada onarılması durumunda ise 2.481,61 € olduğu, ülkeler arasındaki onarım maliyet farklılığının Almanyadaki işçilik ücretinin fazla olması ile KDV oranının Türkiye'den daha yüksek olmasından kaynaklandığı, Ayrıca Almanyada kaza yapan araçlara yönelik hasar değerlendirmesi çeşitli kategorilere ayrılarak hasar gören parçaların onarımdan ziyade parçaların değiştirilmesi yoluna gidildiği,  Söz konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu, kazalı aracın onarımının yetkili servis ve tamir atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olmakla birlikte yaklaşık 2 (iki) iş günü süreceği yönünde görüş açıklandığı, mahkemece bu raporun hükme esas alındığı görülmüştür.Dosyanın incelenmesi sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde istinaf edenlerin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kazaya bağlı olarak davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporunun açıklayıcı ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının... sayılı takip dosyasında 1.893,61 Euro zararın fiili ödeme günündeki karşılığı talep edilmiş olduğundan Mahkemece mevcut takip bakımından itirazın iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, 3095 sayılı Kanun kapsamında yabancı para alacağına mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı sigorta şirketinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 1.409,16-TL harçtan peşin yatırılan 352,29-TL harcın düşümü ile bakiye  1.056,87-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73f5f8eb076530ff","SID":"98464711de001487"}}