{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/2325 <br>KARAR NO:2025/1110<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/06/2021<br>NUMARASI:018/1145 Esas -  2021/395 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan  Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olan ... plaka sayılı araca, davalıya ait personel yükseltme makinesinin çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza sonucunda müvekkili şirket tarafından sigortalısına 11.570,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeden davalının sorumlu olduğunu bu nedenle davalı aleyhine alacağın tahsili amacıyla ... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek yapılan haksız itirazın iptali ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davalı şirkete ait olan makinanın kısa süreli olarak kiralandığı, yani kiralamanın işleten sıfatının değişmesine sebep olacak şekilde; araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması zorunluluğunu karşılar nitelikte olmadığı, bu hali meydana gelen trafik kazasında davacı sigorta şirketine sigortalı araçta oluşan hasar tazminatından davalı araç maliki şirketin sorumlu olduğu, tespit edilen hasar miktarı ile dava dışı sigortalıya ödenen bedelin uyumlu olduğu icra takibinin yerinde olduğu, rücu hakkı ve hasar miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle;Davanın KABULÜ ile davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı, itirazın iptali davasının hak düşürücü sürede açılmadığı, kazaya karışan aracın müvekkili şirket tarafından dava dışı ... şirketine kiralandığı, kazanın da kiralanan şirketin taşeron işçisi olan ...'ın kusuru nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin de hatalı olduğu hususuna yöneliktir.Dava, kasko poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde  aracı uzun süreli kira, ariyet ve rehin ilişkisine dayanarak kiracı, ariyet ve rehin alan sıfatıyla işleten kişiler gerçek işleten sayılmıştır. “Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun  süreli  olması,araç  üzerinde  fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir”. Kısa süreli kiracılık, rehin veya ariyet almak kişiyi işleten haline getirmez. Bu takdirde işleten sıfatı kira veya ariyet verende kalır.Somut olayda, davalı tarafından yapılan itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığı bu nedenle davanın süresinde olduğu, kaza tarihi 20/05/2016 olmakla takip tarihi itibariyle (07/03/2018) alacağın zaman aşımına uğramadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu hususlara dair istinaf itirazı yerinde değilse de, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kazaya karışan aracın kaza tarihinde, ihbar olunan şirket ... Şirketinin fiili kullanımında bulunduğu, araç üzerindeki fiili hakimiyetin ve ekonomik açıdan yararlanmanın ihbar olunana geçmesi nedeni ile araç maliki olan davalı yönünden, işleten sıfatının yer değiştirdiğinin kabulü ile davalı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, bununla birlikte, zarar gören davacının, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü olmadığı, olağan olanın, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesi olduğu, davacının, araç maliki olan davalıya karşı dava açmasında kusuru bulunmadığı göz önünde bulundurularak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına (Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2014/21009 Esas, 2014/17379 Karar sayılı ilamı) karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davalı şirket vekilinin bu hususa isabet eden istinaf istemi yerindedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,  davalı ... Şti aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, adı geçen davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek suretiyle yeniden hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih ve 2018/1145 Esas - 2021/395  Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,2-)İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin15/06/2021 tarih ve 2018/1145 Esas - 2021/395 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a/Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından 149,70-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 465,70-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,c/Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,ç/Davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,d/Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan arta kalan kısmın yatırana iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30ea6344d5eabb5f","SID":"e4a921868826c2fc"}}