{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/2305 <br>KARAR NO:2025/1108<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/09/2021<br>NUMARASI:2016/983 Esas -  2021/978 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... adına kayıtlı olan ve diğer davalı ...'ın da kullanımında olan ... plaka sayılı aracın, 08/08/2011 tarihinde müvekkiline çarparak yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle sakat kaldığını ve Esenyurt Devlet Hastanesi'nden alınan sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinin %3 oranında daimi maluliyeti bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin uğradığı maddi zararların karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketi başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketi tarafından müvekkiline 14.230,00-TL ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 100,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek %18 avans faiziyle birlikte tahsiline; 20.000,00-TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışında kalan davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek %18 avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;  29/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminata ilişkin istek miktarını 60.993.28-TL'ye çıkarttıklarını bildirmiştir. Davalı ... A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 16/07/2018 tarihli raporu ile, kazanın meydana gelmesinde \"Davalı sürücü ...'in %55 oranında kusurlu olduğu, ...'in %45 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 02/10/2017 tarihli raporunda davacı ...'in  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenen raporunda \" davacı asilin %3 oranında maluliyetinin bulunduğu \"iyileşme süresinin ise 2 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği,Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gönderilmiş, 08/06/2020  tarihli raporunda davacı ...'in “Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği” kapsamında düzenlenen raporunda \" davacı asilin %8.1 oranında maluliyetinin bulunduğu \"iyileşme süresinin ise 2 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, mahkemece aktüerya bilirkişisinden alınan ve PMF 131 yaşam tablosu ve progressive rant oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamada  davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödemenin yapıldığı 11/08/2016 tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından 11/08/2016 tarihinde davacı için 14.230,73 TL ödeme yapılmış olmakla, davacının 11/08/2016 tarihi itibariyle maddi zararı 15.118,80 TL olduğundan yapılan ödemenin yetersiz olduğu kanaatiyle  60.993,28 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinin net olarak davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı sigorta yazı cevabında hasar dosyasının 20.07.2016 tarihi olduğundan bahisle bu tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş,  araç ruhsatında cins olarak minibüs yazılı olduğu, kaza esnasında ticari faaliyet  amacıyla kullanıldığına dair bilgi bulunmadığı gerekçesi ile yasal faize hükmedilmiştir, gerekçesiyle;-Davacının maddi tazminata ilişkin davasının KABULÜ İLE; 60.993,28 TL maddi tazminatın davalılar ...ve ... açısından kaza tarihi, davalı sigorta açısından ise 20.07.2016  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davacı tarafa verilmesine,-Davacının manevi tazminata ilişkin davasının KISMEN KABULÜ İLE; 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kazaya karışan karşı aracın, yolcu nakli amacıyla kullanılan minibüs olduğu, dolayısıyla mahkemece ticari avans faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat oranının da müvekkilinin uğradığı psikolojik yıkım gözetildiğinde son derece yetersiz bulunduğu, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Davacı vekilinin süresinde sunduğu ek istinaf dilekçesindeki istinaf nedenleri ise; Mahkemece aldırılan 16/07/2018 tarihli ATK raporunda davacı müvekkilinin %45, davalı araç sürücüsünün %55 kusurlu olduğu tespit edildiği ve Mahkemece bu raporun esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davalı sigorta şirketinin davadan önce davacı tarafından yapılan başvuru üzerine %75 kusur oranı ve %3 maluliyet oranını kabul ederek ödeme yaptığı, bu haliyle davalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunu kabul ettiği, davalı tarafından kabul edilen kusur oranının davacı lehine usuli kazanılmış hak olduğu, bu kusur oranı gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği, eldeki davaya konu kaza ile ilgili ceza kovuşturmasının yürütüldüğü Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesi 2011/1241 E., 2013/1153 K. Sayılı dosyasında 10/02/2013 tarihli bilirkişi raporu ile, davalı araç sürücüsünün asli, davacı müvekkilin tali kusurlu olduğu tespit edilerek davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiği, asli kusur tali kusur yüzde oranları ile ilgili olarak KTK ve ilgili Yönetmelikte kesin olarak yüzde oranı belirtmemiş olmasına karşılık,  trafik literatüründe asli kusurun %75 tali kusurun %25 olarak kabul edildiği, bu haliyle kusur oranları arasında çelişki oluştuğu bu nedenlerle istinaf incelenmesinde davalı tarafından kabul edilen kusur oranları gözetilerek karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili şirketin sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirerek davacı tarafa ödeme yaptığı, davacının karşılanmış olan zararı ile itiraz edilen bilirkişi raporunda tespit edilen miktar arasında KTK md. 111 gereğince açık orantısızlık bulunmadığı  ve şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığı halde mahkemece müvekkil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek hesaplandığı, dosyaya sunulan maluliyet raporlarında çelişkiler bulunduğu, bu çelişkilerin giderilmesi için ATK'dan rapor alınarak karar verilmesinin gerektiği, davacının kaza tarihinde 4 yaşında olduğu ve geçici iş göremezlik hesabı yapılamayacağı,  bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi-manevi  tazminat istemine ilişkindir.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda;Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 02/10/2017 tarihli raporunda davacı ...'in  \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" kapsamında düzenlenen raporunda \"davacı asilin %3 oranında maluliyetinin bulunduğu\" iyileşme süresinin ise 2 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 08/06/2020  tarihli raporunda davacı ...'in “Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği” kapsamında düzenlenen raporunda \"davacı asilin %8.1 oranında maluliyetinin bulunduğu \"iyileşme süresinin ise 2 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği,  Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 23/06/2021 tarihli raporunda davacı ...'in  \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" kapsamında düzenlenen raporunda \"davacı asilin %8,1 oranında maluliyetinin bulunduğu\" iyileşme süresinin ise 2 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği görülmekle,  Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kaza tarihinde uygulanması gereken  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında 2 farklı maluliyet oranı tespit ettiği (%3 ve%8,1) bu haliyle raporlar arasında maluliyet oranı bakımından çelişki oluştuğu Mahkemece çelişki giderilmeden ve davacının maluliyet oranı şüpheye mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.Eksik inceleme ile karar verilemez.O halde yerel mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümlerine göre dosya kapsamındaki tüm tedavi evrakları ve diğer sağlık kurulu raporları irdelenmek suretiyle, gerekirse davacının muayenesinin bizzat yapılması sağlanarak usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp  taraflar lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın  HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre  davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1-Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜ ile,  İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve 2016/983 Esas 2021/978 K.sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde yatırana İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84f610071573d74f","SID":"e1fd8fdab02e8b57"}}