{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....-.....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 16/07/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....       (...)<br>ÜYE\t\t: .....       (...)<br>ÜYE\t\t: .....\t  (...)<br>KATİP\t\t: .....       (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/11/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI \t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av......<br>DAVALILAR\t: 1- ........<br>VEKİLİ\t\t: Av......<br> \t\t: 2- ........  <br>VEKİLLERİ\t: Av.....  Av.....  Av......<br> \t\t: 3- ........ <br> İHBAR OLUNAN\t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av......<br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 16/07/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/07/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 02/06/2023 tarihli dilekçesiyle;09/09/2022 tarihinde davalı ........'nın sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ile müvekkiline ait ........ plakalı aracın çarpıştığını, davalı ........'ya \"Dur\" levhasının olmasına rağmen durmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin sağ elinde iki parmağının koptuğunu, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ........'nın asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise tali kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin şikayetçi olduğunu yürütülen tahkikat sonrasında davalı ........ hakkında Konya.... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından kamu davası açıldığını, kaza tarihinde ........  plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında ZMM sigortası ile sigortalandığını, müvekkili tarafından sigorta şirketine başvuru sonucunda kendilerine düşük miktarda bir ödeme teklifi edildiğini, izah edilen nedenlerle geçici iş görememezlik ve efor kaybından dolayı uğradığı zarar için 100 TL. Kalıca sakatlık için 100 TL. Bakıcı gideri olarak 100 TL. SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderlerine ilişkin olarak 100 TL. Toplam 400 TL. ile ilerideki hakları saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve sigortaya ihbar tarihi olan 20/12/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat yönünden de davalarının kabulü ile 100.000 TL. Manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalı .....A.Ş. Vekilince 04/07/2023 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan dava neticesinde ........'nın da ihbar edilerek ........'ya karşı rücu haklarının kullanılması için 3. Kişi olarak ihbar edilmesini,  davacının davalı müvekkili şirkete ait araç sürücüsü ........'nın işbu kazada %100 kusurlu olduğuna ilişkin beyanlarını kabul etmediklerini, kaza mahallinde düzenlenen kaza tespit tutanağının yanlış tespit edildiğini, davacının iddia ettiği gibi bir maluliyet durumunun söz konusu olmadığını, davacının kazadan sonra tamamen iyileştiğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının oldukça fahiş olduğunu, davacının yaşanan olay nedeniyle manevi bir zarara uğradığını da ispat etmesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle müvekkili yönünden öncelikle davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ........ A.Ş. Vekilince 10/07/2023 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının hasar aşamasında müvekkili şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmadığını, müvekkil şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kusur tespitinin yapılması için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, dosyada tazminat hesaplamasının yapılarak aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, Mahkemece müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulmasını, izah edilen nedenlerle müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı davanın usulden reddine, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ........'nın % 75 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan ........ plakalı aracın ZMM sigortacısı olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davacı vekilince sigorta şirketi yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat edildiği belirtildiğinden davacının davasının maddi tazminat yönünden reddine karar verilmiştir.  Ayrıca davalılar ile davacının ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 02/05/2023 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;<br>2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, \"zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.\"<br>6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, \"özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.\"<br> Yargıtay 4. HD’nin 29/09/2021 gün ve 2021/14429 E. 2021/5729 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, \"Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.\"<br>Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 02/05/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. <br>  6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.\" şeklinde davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile; 100.000 TL’nin davalılar ........ ve ..... A.Ş.’den dava tarihi olan 02/06/2023 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aleyhinde verilen kararda kusur oranının hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, kazanın meydana geliş şeklinin eksik gösterildiğini, manevi tazminat miktarının hatalı ve hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminatın belirlenmesinde olayın etkisinin, tarafların ekonomik durumunun ve kazadaki kusur oranının yeterince incelenmediğini beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>İstinaf başvurusu sırasında istinaf harçları ile istinaf avansının yatırılmaması nedeniyle istinaf eden davalı tarafa eksik istinaf harçları ile istinaf posta masrafının yatırılması için düzenlenen 29/01/2025 tarihinli muhtıranın davalı vekili Av.........'a 05/02/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen eksik istinaf harçları ile istinaf posta masraflarının süresi içerisinde mahkeme veznesine yatırılmadığı anlaşılmakla, davalı ........ Tic. ve San A.Ş.'nin istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmekle inceleme diğer davalının istinaf le sınırlı yapılmıştır<br>Mahkemece <br>İstinaf başvurusu sırasında istinaf harçları ile istinaf avansının yatırılmaması nedeniyle istinaf eden davalı tarafa eksik istinaf harçları ile istinaf posta masrafının yatırılması için düzenlenen 27/03/2025 tarihinli muhtıranın davalı'ya 02/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş edildiği, ancak davalının İstinaf Nispi Karar Harcını 1.707,00 TL olarak eksik yatırdığı  belirtilerek  davalı ........'nın istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de 0,75 kuruş eksik yatırma nedeniyle davalının istinaf hakkının elinden alınmasını hak ve yarar dengesine aykırı olacağı ve adil yargılanma hakkını ihlal edeceği gözetilerek ek kararın kaldırılarak işin esasına geçilmiştir.<br>Kusura itiraz<br>Bilirkişiler tarafından 30/03/2024 tarihinde düzenlenen raporlarında özetle; ........ plaka sayılı otomobil sürücüsü ........; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/c, 57/a, 84/h maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %75 ( Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ........ plaka sayılı otomobil sürücüsü ........; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a, 52/b maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %25 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu şeklinde değerlendirmede bulundukları anlaşılmakla, rapor ceza dosyası ve kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olmakla itiraz yersizdir.<br>Manevi tazminatın çok taktir edildiği istinafı yönünden;<br>Hakimin  özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. <br>O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre  manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>Yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri,davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna, davacının kaza nedeniyle % 6,3 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 9  ay olduğu gözetilip, davalının kusur durumu (%75) ve davacının olay nedeniyle 2 parmağını kaybetmesi, olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın  dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu bu itibarla davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.<br>\t Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br> Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ........'nın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davalı ........'dan alınması gereken 6.831,00 TL harçtan peşin alınan 2.323,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.507,85‬ TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>2-Davalı ........ tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br> Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 16/07/2025<br><br>\t\t\t\t<br>                .....\t       \t  \t     .....\t\t       .....\t               .....<br>            Başkan\t                Üye\t \t      Üye \t \t  Katip<br>        \t     ...\t\t  \t     ...\t                    ...                             ...<br>            E imza                          E imza               E imza                     E imza<br><br><br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db02f740f9d47ece","SID":"a789e32fcd92c177"}}