{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/487 <br>KARAR NO: 2025/890<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/11/2024<br>NUMARASI: 2024/273 Esas -  2024/787 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali  davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı  sigortalı ... Plastik Tic. Ve San. Ltd. Şti. firmasının yurt dışında mukim ... şirketine satmış olduğu emtianın, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı yararına Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkilimiz tarafından teminat altına alındığını, davacı şirket sigortalısının satıcısı olduğu \"Kiraz\" cinsi emtia 2 ayrı tırla Rusya'ya taşındığını, konu taşıma davalının düzenlemiş olduğu 16.06.2021 tarihli CMR belgesi tahtında gerçekleştirildiğini, davalı fiili taşımayı gerçekleştirmesi yanında ayrıca dava dışı sigortalıya navlun faturası düzenlediğini, emtiayı taşıyan aracın, Rusya’da mukim alıcının deposuna ulaşmasının akabinde, ürünlerin araçtan tahliye edilerek alıcı tarafından kontrol sonucunda, kiraz emtiasının bir kısmının soğuk hava zincirinin kırılması kaynaklı hasar uğradığı tespit edildiğini, emtialar taşımanın gerçekleştirileceği dorselere sağlam şekilde yüklenmiş olup, kiraz emtialarına ilişkin ekli \"Bitki Sağlığı Sertifikası\" da alındığını, sigortalı tarafından taşıyana sağlam teslim edilmiş olan emtialar, CMR belgesi üzerinde de belirtildiği şekilde +2 derecede taşınmamış olup, dorse ısısı taşıma sürecinde zaman zaman +12 derecelere çıkmış ve kiraz emtiası alıcıya teslim edildiğinde iç sıcaklığı +8 derece ile +11 derece arasında ölçüldüğünü, taşıyan davalı emtiaların belirtildiği ısıda taşınmamış olması nedeniyle emtialara gelen hasardan sorumlu olacağını, davalının hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup,  6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olmuş ve \"kanuni halef\" sıfatını kazandığını, bununla birlikte temlikname ile de TBK m.132 gereğince de \"akdi halef\" sıfatına haiz olduğunu, taşıyan sıfatını haiz davalı, hem kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş hem de hasar, eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, arz ile izah edilen nedenlerle ve resen  gözetilecek sebeplerle; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına Borçlu/Davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına; haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının ve hasar ödemesinin dayanağı olan, emtia sahibine yaptığını iddia ettiği ödemeye ilişkin dosyaya herhangi bir ödeme dekontu sunulmadığını, dava dilekçesi ekinde yalnızca arabuluculuk anlaşamama son tutanağı bulunmadığını, bu yönüyle halefiyet şartlarını sağladığını ispatlayamayamadığı gerekçesiyle davanın usülden reddi gerektiğini, ayrıca davacı yanın taraf sıfatını ispatlayabilmesi için sadece ibraname yeterli olmadığını, dosyaya herhangi bir ibraname de sunulmadığını, hasar tazminatının ödendiğine ilişkin banka dekontunu veya muhasebe kayıtlarını mahkemeye sunması gerektiğini, davacının zamanaşımı süresi geçtikten sonra davasını açtığını, göndericisi Türkiye/ Manisa'da yerleşik ... Tic. Ve San. Ltd. Şti. şirketi ve alıcısı Rusya/Moskova'da bulunan ... olan 32 palet 4.000 kutu, 20.000 net KG taze kiraz emtiasının Türkiye'den Rusya'ya taşınması için ... Tic. Ltd. Şti. ile anlaşma yapıldığını, davalı şirket  ... tarafından taşıma işi yapılan emtialar satıcı şirketin personeli tarafından ambalajlandığını ve ... - ... plakalı araca 17.06.2021 tarihinde yüklenmiş ve yola çıktığını, dava konusu taşıma uluslararası karayolu ile yapılan bir  taşıma olup CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini,  hasar miktarına ve kusur durumuna itiraz ettiklerini, talep konusu hasarlanan mala ilişkin gerçek bir tespit yapılmadığını, var ise ne kadar malın hasarlandığı ve ne kadarının kurtarıldığı hususunda bir tespit bulunmadığını, ön soğutmanın meyve, sebze, bitki ve çiçekler için yapılacağını, davacı ön soğutma yaptığına yönelik dosyaya herhangi bir bilgi belge sunmadığını, açıklanan ve mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle; zamanaşımı ve husumet itirazımızın kabulü ile davanın  öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddine, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve davacının kusuru  bulunmayan fahiş talepli davanın esastan reddine, davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar  tazminatı talebinin reddi ile, %20'den az olmamak üzere  kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhinde 6102 sayılı TTK'nin 1472.maddesi gereğince taşıma sırasında taşımaya konu kiraz ürünün hasarlanması nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsili için İstanbul Anadolu 22.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde yetkiye ve bonca itirazı üzerine takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli dava dışı Sigortalı ...Ltd.Şti ile davalı şirket arasında düzenlenen 16/06/2021 tarihli uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Buna göre taşıma sırasında taşınan kiraz cinsi emtianın hasara uğrağından bahisle tazminat talep edildiğine göre olaya CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Öyleyse yetkili mahkemenin ve bu kapsamda yetkili icra dairesinin tesbiti CMR 31/1 maddesine tabidir. Buna göre CMR' ye tabi taşımalarda yetkili mahkemeler a)davalının ikametgahı, taşıma mukavelesinin akdedildiği esas işyeri veya şubesi veya şubesinin bulunduğu yerlerde , b) taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yer olarak düzenlenmiştir. Bu kurallara göre dosyanın inclenmesinde; dava dışı sigortalının merkezinin Tarsus/ Mersin, davalının merkezinin Reyhanlı/ Hatay olduğu, taşımanın Alaşehir/Manisa'dan Rusya Federasyonu'na gerçekleştirildiği, taşıma sözleşmesinin de Alaşehir/Manisa'da yapıldığı tespit edilmiştir.  Böylece  davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olduğundan onun hukukuna tabi olması da gözetildiğinde, takibin CMR'nin 31.maddesinde gösterilen yerlerden hiç birinde yapılmadığı, davacının kendi yerleşim yerinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu İcra Dairelerinde yaptığı işbu takibin yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi sayılamayacağı, ve 6100 sayılı HMK'nin 115/2 maddesi nezdinde eksikliğin giderilmesinin de somut olay bakımından mümkün olmadığı sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davanın CMR'nin 31 ve 2004 sayılı İİK'nin 50 ve 58. maddeleri gereğince yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından; 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava konusu borcun TBK md. 89 uyarınca para borcu olup, hem icra dairesi hem de mahkemenin yetkili olduğunu, bu hususta çok sayıda Yargıtay kararı ve emsal mahkeme kararının mevcut olduğunu, davalının hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine ilişkin itirazının reddi gerektiğini, huzurda görülen davanın, müvekkilinin sigortalısına ödediği bedelin rücusu amacıyla ikame edilen bir eda davası olduğunu, İşbu davaya konu borcu, ancak ve ancak para ile ifa edilebileceğini, zira müvekkilinin sigortalısına bir ödeme yapmış olup, karşılığında kendi zararının da para ile ifa edilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/273 E. 2024/787 K. Sayılı 14.11.2024 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak, yetki itirazının reddine ve HMK m.353/a-3 uyarınca dosyanın yeniden görülmesi için ilgili Yerel Mahkeme'ye gönderilmesine  karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine uyarınca dava dışı sigortalıya ödenen, CMR Konvansiyonu’na tabi taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin, taşıyıcıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında \"16.06.2021 tarihli numarasız CMR tahtında, ...-... plakalı araç ile Türkiye den Rusya ya taşınan kiraz emtiasının hasara uğraması sebebiyle oluşan zararın 6102 sayılı TTK nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tazmini talebi\" sebebine dayalı olarak 4.400 USD alacak yönünden 09.11.2022 tarihin ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça  itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İİK'nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında takibin yetkili icra dairesinde yapılması dava şartı olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde mahkemece öncelikli olarak İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine  göre  icra dairesinin yetkisine itiraz hakkında bir karar vermesi gerekir.İcra dairesinin yetkisine yapılan itirazda, itiraz eden borçlunun yetkili icra dairesini  bildirmesi gereklidir. Takip borçlusu tarafından itirazında, yetkili icra dairesinin bildirilmediği takdirde ortada usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığından taraflar yönünden takip yapılan icra dairesinin yetkisi kesinleşecektir. Somut olayda ise davalı takip borçlusu, itirazında yetkili icra dairesinin Reyhanlı İcra daireleri olduğunu bildirmiştir. Davaya konu taşıma, emtianın Manisa Alaşehir/Türkiye'den Rusya'ya taşınmasına ilişkin olup, yurtdışı taşıması niteliğindedir. Bu haliyle dava konusu taşımaya 1. Maddesindeki düzenlemeye uygun olarak CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekir.CMR Konvansiyonu'nun 31. Maddesinde, CMR konvansiyonuna tabi taşımalardan kaynaklanan davalarda taraflar arasında anlaşma ile belirlenmiş akit taraf mahkemelerinde dava açılabileceği gibi davalının mutaden ikamet ettiği veya taşıma mukavelesinin akdedildiği esas iş yerinin veya şubesinin veyahut da acentasının bulunduğu yerlerde ya da taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceği, bunlardan başka mahkemelerde dava açılamayacağı düzenlenmiştir.Dosya kapsamındaki belgelere göre, dava dışı sigortalı şirketin merkezi Tarsus/Mersin'dir. Davalı taşıyıcının merkezi ise Reyhanlı/Hatay'dır. Buna göre icra takibinin tarafların hiçbirinin yerleşim yerinde yapılmadığı açıktır. Yükün yükleme yeri Alaşehir/Manisa , teslim yeri ise Rusya'dır. Bu halde de icra takibinin yükleme veya teslim yerlerinden birinde başlatılmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki dava, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK)1472. maddesine göre rücuen alacak istemine ilişkindir. Anılan maddede düzenlenen halefiyet yasal, sınırlı ve cüzi halefiyet niteliğindedir. Halefiyete dayalı rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılır. Yargıtay’ın 17.01.1972 gün 1970/2 Esas 1972/1 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre, halefiyet ilkesi gereği alacağa halef olan sigorta şirketinin sahip olduğu hak ve yetkiler sigortalısının sahip olduğu hak ve yetkiler ile sınırlı olup,  bu kapsamda sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde başlattığı takipte yetkili icra dairesi, sigorta ettirenin sorumlular aleyhine yapabileceği takipte yetkili olan icra dairesi olacaktır. Davacı şigorta şirketi TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortalı ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesinin hükümleri ile bağlıdır. Eldeki davada CMR Konvansiyonuna tabi bir taşıma söz konusu olup, yetkili mahkemeler Konvansiyonda açıkça belirlendiğinden Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesinin gerek sigorta şirketi, gerekse sigortalısı yönünden de uygulanma olanağı yoktur. Sonuç olarak icra takibi CMR Konvansiyonu'nun 31. Maddesinde gösterilen yerlerden birinde başlatılmamıştır. Davalı takibe itirazında Reyhanlı icra dairelerini yetkili icra dairesi olarak bildirmiş olup, bu haliyle icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz usulüne uygun ve gösterilen icra dairesi de CMR Konvansiyonunda sayılan yerlerden bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee711876184cf8e4","SID":"ccdaa4833f0bf968"}}