{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/06/2024<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:22/05/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 15.07.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı küçüklerin babası olan ...'un sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu davacı küçüklerin yaralandığını, küçük ...'in kolunun kırıldığını, küçük ...'nin elinden yaralandığını, meydana gelen kazada davalının tam kusurlu olduğunu, Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, trafik kazası yapan aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, küçük davacıların maddi ve manevi anlamda olumsuz etkilendiklerini ileri sürerek davacı küçük ... ve ... yönünden 40.000,00'er TL manevi tazminat ile 10.000,00'er TL maddi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, geçici iş göremezlik tazminatı, efor kaybı talepleri sağlık hizmet bedeli olup müvekkili şirket tarafından karşılanmasının söz konusu olmayacağını müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, temerrütü söz konusu olmayan müvekkili şirket aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddini savunmuştur<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların maddi tazminat talebinin neye ilişkin olduğunun belli olmadığını, davacıların kaza sebebiyle duçar olduğu iddia edilen maluliyetin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini, iddiaların kabulü anlamına gelmemek üzere davacıların kusuru ve zararı ispat etmek zorunda olduklarını,  davanın kabulü anlamına gelmemek üzere davacıların kaza sebebiyle elde ettikleri bir gelir ve tazminat var ise bunların mahsubu gerektiğini, zira yerleşik Yargıtay uygulamasına göre manevi tazminat tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, hakkaniyete uygun olmalı ve hüküm altına alınan manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayacağını, davacıların neredeyse hiçbir yaralanmaları olmamasına rağmen dikiş izi sebebiyle toplam 80.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, müvekkiline herhangi bir arabuluculuk davetinin de ulaşmadığını, davanın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’ye ihbar edilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.<br>İhbar Olunan ...  Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin işbu poliçe ile işletenin sorumluluğunu teminat altına almış olup, davalının işveren sıfatıyla doğacak olan sorumluluğunun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, HMK'nun da dahili davalı şeklinde bir kurumun bulunmadığını, müvekkili şirketin davalı olarak kabul edilebilmesi için hakkında açılmış ve harçları ödenmiş bir dava bulunması gerektiğini, halbuki davacı tarafından sunulan dilekçe ile müvekkili şirkete dava ancak ihbar edildiğini, zira davacı yanın iddialarının aksine, HMK'nın ilgili hükümleri gereği hukukumuzda ancak ve ancak elbirliğiyle mülkiyet, yahut yapı malikinin sorumluluğu gibi hususlarda zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, bir olaydan farklı hukuki sebeplerle sorumlu olanlar arasında ise ihtiyari dava arkadaşlığı bulunacağını, bu durumda ise davadan haberdar olması istenen ihtiyari dava arkadaşına davanın ihbar edileceğini ve hakkında açılmış bir dava olmadığından HMK md. 64, 65 ve 68 gereği hakkında hüküm kurulmayacağının yerleşik Yargıtay Kararları ile sabit olduğunu beyan etmiştir.  <br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>Mahkemece; \"Davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 2.134,01 TL ve davalı ... için 543,25 TL tazminatın; davalı ... Sigorta A.Ş bakımından temerrüt tarihi olan 23.02.2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ve davalı ... bakımından kaza tarihi olan 15.07.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılar ... Sigorta A.Ş ( poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) ve ...'dan müşterereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.07.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak, davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan  15.07.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak, davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.    <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; günlük yaşantı içinde yapılmış olan harcamaların tamamına ilişkin makbuz alınmasının söz konusu olmadığını, müvekkillerinin küçük çocukları için kaza sonrası yapmış oldukları harcamalara dair makbuz almadıklarını, mahkemece hükmedilen maddi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, zaten küçük davacıların anne ve babasının da kazada yaralandıklarını, bu durumda bulunan ebeveynlerin çocuklarına yaptıkları masraflar için makbuz ve belge almalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, küçük ...'in başından ve kolundan yaralandığını, başına dikiş atıldığını, bu kısımda saç çıkmaması nedeniyle ilerleyen yaşlarda nasıl etkileneceğinin bilinmediğini, yine küçük ...'nin elinden yaralandığını ve elindeki yara nedeniyle ilerleyen yaşlarda nasıl etkileneceğinin bilinemediğini, küçük davacılar hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük kaldığını, ayrıca hüküm altına alınan reddedilen miktar yönünden karşı tarafa verilen vekalet ücretlerinin hakkaniyetli olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. <br>Somut olayda, Davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Bulvarını takiben ... Kavşağına doğru seyir halindeyken yeni hal kavşağına geldiğinde kırmızı ışık ihlali yaparak yeni hal kavşağında geçiş yapan ve davacı küçüklerin babası ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı ve  dava dışı ... isimli kişinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçlara çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucunda küçük davacılar ile araçlardaki bir çok kişinin değişik yerlerinden yaralandığı, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, küçük davacıların babası ...'un ise kusursuz olduğu sabittir. <br>Davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin, yapılan doktor ve  hastane masrafları, tedaviye gidebilmek için yapılan maddi harcamalar ve bakıcı giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.<br>Küçük davacılara velayeten ebeveynleri tarafından açılan maddi tazminat davasında küçük davacılar için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin davalılardan tahsili talep edilmektedir.<br>Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile davalılardan toplam 2.677,26 TL'nin tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin taleblerinin reddine karar verildiği, davanın reddine karar verilen miktarın 17.322,74 TL olduğu anlaşılmaktadır.<br>HMK'nun 341/2 maddesinde \"Miktar veya değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.....\"<br>HMK'nun 341/4 maddesinde \"Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü 3.000,00-TL'yi geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuramaz.\" hükümleri düzenlenmiştir.<br>HMK'nun istinaf kanun yoluna başvuru yönünden kesinlik sınırını düzenleyen bu maddelerdeki miktarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılması sonucunda yerel mahkemenin kararını verdiği 25.06.2024 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna ilişkin yerel mahkemenin kesinlik sınırı 28.250,00 TL olup, yargılamaya konu maddi tazminata dair dava  değerinin 20.000,00 TL olarak gösterildiği ve yerel mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiği, mahkemece kabul edilen miktarın toplam 2.677,26 TL olduğu, reddine karar verilen miktarın ise 17.322,74 TL olduğu ve davacılar vekilince yerel mahkemenin reddine karar verilen hüküm yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmekle, yerel mahkemece verilen kısmen red kararı miktar itibariyle kesin nitelikte olduğundan HMK'nun 341/2 ve 4 maddeleri gereğince davacıların istinaf kanun yoluna başvurma imkanı bulunmamaktadır.<br>Bu durumda, davacıların maddi tazminata ilişkin istinaf başvuru dilekçesinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 ve 366/1 maddesinin yollamasıyla, 346/1 ve 352. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Küçük davacı ... hakkında düzenlenen adli rapora göre; meydana gelen kaza sonucunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek tarzda ve vücudunda kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığı, küçük davacı ... hakkında düzenlenen adli rapora göre;basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı sabittir. <br>Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarına gelince; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalı sürücünün meydana gelen kazada %100,  küçük davacıların yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün ise; kusurunun bulunmadığı,  trafik kazası sonucu küçük davacı ...'un vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralanması ve küçük davacı ...'un BTM ile giderilebilecek nitelikte yaralanmış olması, bu yaralanmadan dolayı küçük davacıların duyduğu elem, acı ve ızdırap, günün ekonomik koşulları, takdir edilecek manevi tazminat miktarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak oranda belirlenmesi, ekonomik koşullar nedeniyle paranın uğradığı değer kaybı ilkeleri dikkate alındığında mahkemece davacı küçük ... ve ... için takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığı, bu itibarla küçük davacı ... için takdiren 40.000,00 TL, küçük davacı ... için takdiren 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir.<br>Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacıların maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusun HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri gereğince reddine,<br>davacıların manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile  HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının  kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacıların maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusun HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri gereğince REDDİNE,<br>2-Davacıların manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusun KABULÜNE, <br>3-Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/06/2024 tarih ... Esas -... Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ve dairemizce yeniden HÜKÜM KURULMASINA,<br>1-) Davacıların maddi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile;<br>- Davacı ... için 2.134,01 TL ve davalı ... için 543,25 TL tazminatın; davalı ... Sigorta A.Ş bakımından temerrüt tarihi olan 23.02.2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ve davalı ... bakımından kaza tarihi olan 15.07.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılar ... Sigorta A.Ş ( poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) ve ...'dan müşterereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>-Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.280,15-TL'nin yatıran tarafa iadesine,<br>-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. göre hesaplanan  2.134,01 TL vekalet ücretinin davalılardan  müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 543,25 TL vekalet ücretinin davalılardan  müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. Göre belirlenen  2.134,01 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılara verilmesine,<br>-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. Göre belirlenen 543,25  TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılara verilmesine,<br>-Davacı tarafından 427,60 TL Harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>2-) Davacı ...'un  manevi tazminat talebinin KABULÜ ile;<br>- 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan  15.07.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak, davacı ...'a verilmesine, <br>3-)Davacı ...'un  manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;<br>- 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan  15.07.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak, davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>4-)Davalı ... Sigorta A.Ş'ye yönelik tazminat taleplerinin reddine, <br>-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 4.098,6‬0-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına,<br>-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>-Davalılar ... Sigorta AŞ ile ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden  karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ... Sigorta AŞ ile ...'a verilmesine,<br>--Davacılar tarafından yapılan; Tebligat, Bilirkişi, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.389,73-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.124,59-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan 1.320,00.TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği ‭kabul red oranı dikkate alınarak822,00 TL'lik kısmının  müştereken müteselsilen davalılardan, kalan 498,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir KAYDINA,<br>-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. Maddesi gereğince yatıran taraflara iadesine,<br>4-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacılara iadesine,<br>5-Davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,<br>6-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 319,73 TL posta giderinden oluşan toplam 1.489,13 TL yargılama giderlerinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>7-Kararın taraflara tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79ae560297a41e9f","SID":"56008ecc4aa2356a"}}