{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/834 <br>KARAR NO: 2025/971<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/01/2025<br>NUMARASI: 2017/183 Esas -  2025/84 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dilekçesinde; Müvekkilinin eşi müteveffa ...'un 05/10/2009 tarihinde yediği mantar sonrası kusma ve ishal sebebiyle fenalaşarak hastaneye kaldırıldığını, 0610/2009  tarihinde Akyazı Devlet Hastanesine geldiğini, bunun yediği mantardan olabileceğinin söylendiğini belirterek enfeksiyon hastalıkları bölümüne sevk ettiklerini, Dr. ... tarafından muayenesinin yapıldığını ve bağırsak enfeksiyonu teşhisi ile ilaç yazılarak hastaneden gönderildiğini, müvekkilinin rahatsızlığının geçmemesi üzerine yakınlarındaki sağlık ocağına getirildiğini ve serum takıldığını, 09/10/2009 tarihinde müveklininin eşini alarak ... Hastanesine getirdiğini, hastaneye vardıklarında müvekkilinin eşinin ağzından ve burnundan kan gelmeye başladığını, derhal yoğun bakıma alındığını, muayene eden Dr. ...'in hastanın acil servise alınmasını müteakip kalbinin şokla geri getirildiğini ancak mantarın karaçiğerini bu hale getirebileceğini belirttiğini, kurtarılmasının çok az ihtimal olduğunu belirttiğini, müvekkilinin eşinin  09/10/2009 tarihinde saat:21,30 da hayatını kaybettiğini belirterek, Dr. ...'in meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmesi gerektiğini ve Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile davann kabulü ile 10.000 Tl destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderlerinin tespiti ile davalıdan temerrüt tarihi olan 05/11/2015 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaleti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle  Mahkemeniz nezdinde görülen, işbu dosya kapsamında düzenlenen ek hesap raporunda davacı eş ...’ un yoksun kaldığı desteğe ilişkin bakiye maddi zararının 96.186,73 TL olduğu, müteveffanın oğlu ...’ un yoksun kaldığı desteğe ilişkin bakiye maddi zararının bulunmadığı müteveffanın kızı ...’ un yoksun kaldığı desteğe ilişkin bakiye maddi zararının 23.824,55 TL olduğu tespit edilmiştir. Cevap dilekçemizde izah ettiğimiz üzere işbu davadaki uyuşmazlıktan müvekkil şirket nezdinde düzenlenen poliçe kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ... Denetlenebilir bilirkişi raporuna göre, destekten Yoksun Kalan Eş ...’ un Bakiye Maddi Zararı, 2.306.848,78 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı vekilince teminat limiti kapsamında ıslah dilekçesi sunulmuştur. Sağlık Bakanlığının %100 kusurlu olduğu kesinleşen İdare mahkemesi kararı ile belirlenmiştir. Davacının tazminat bedelini davalı sigorta şirketinden tahsil şartları oluşmuş dava zamanaşımına uğramamıştır. Teminat limiti kapsamında ıslah dilekçesinde belirtilen 300.000 TL'nin sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kabulüne,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin mesnedi poliçenin şirket  nezdinde düzenlenmediğini, işbu davanın davalı şirket aleyhine ikame edilmiş olsa da, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin olay esaslı değil ihbar(talep) esaslı bir poliçe olduğuna dair literatürden ve yerleşik yargı içtihatlarından alıntı yapma zorunluluğu hasıl olduğunu, talep esaslı poliçe hususu ve bu yöndeki savunmalarının gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, kararın gerekçelendirilmediğini, davanın kabulüne dair gerekçenin hiçbir bir şekilde açıklanmadığını, içeriği dahi yazılmayan bilirkişi kurulunun raporuna atıf ile yetinildiğini, bilirkişi raporuna atıf yapılmış olmasının kararın gerekçeli olduğunu göstermeyeceğini, mahkeme kararının T.C. Anayasası’ nın 141 ve HMK. nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımadığını, gerekçesiz karar yazılmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğini, dosyanın tetkik edilmediğini, bu sebeple de eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler ihtiva eden bir karar olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Hükmün davalı vekili tarafından istinafı üzerine dosya dairemize gönderilmiş ise de; Davanın ilk olarak açıldığı İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/02/2016 tarih ve 2016/202 E. 2016/160 K. sayılı mahkemenin görevsizliğine ilişkin kararının temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/12/2016 tarih, 2016/13640 Esas, 2016/9304  Karar sayılı ilamı ile Bozma kararı verildiği, ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak yargılama yürütüldüğü ve nihai kararın verildiği görülmektedir.6100 sayılı HMK geçici 3. Maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin  uygulanmaya devam edileceği belirtilmektedir. Somut uyuşmazlıkta, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/12/2016 tarih, 2016/13640 Esas, 2016/9304  Karar sayılı Bozma kararına uymak suretiyle devam eden yargılama sonucu karar verildiği anlaşılmakla hüküm temyize tabi olduğundan dosyanın temyiz işlemleri ikmal edilmek üzere İlk derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. (Emsal Yargıtay  11. Hukuk Dairesinin 2020/3238 E.  2022/1021 K. Sayılı ilamı)<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-6100 sayılı HMK geçici 3. maddesi değişik 2. Fıkrası gereği hüküm temyiz kanun yoluna tabi olduğundan dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere MAHALLİNE İADESİNE,2-İstinaf yoluna başvuran davalı vekili tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan yapılan ön inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7740cefafcec7aa8","SID":"781e61bb13b290d5"}}