{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t:....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/03/2023<br>NUMARASI\t\t:.....<br><br>DAVANIN KONUSU\t:  Marka 2022-M-4141 Sayılı YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/03/2023 tarih ve 2022/209 E. - 2023/96 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli tanınmış markalarını mesnet göstererek 2020/120789 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin itiraza mesnet markalarının esaslı unsurunu oluşturan \"...\" ibaresini aynen içermesi nedeniyle bu markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olup davaya konu markanın tescilinin talep edildiği sınıflardaki mal ve hizmetler müvekkilinin markası kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile aynı ya da doğrudan ilintili   olduğundan tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkilinin markası tanınmış oluğundan başvurunun tüm sınıflarda reddinin gerektiğini ve kötü niyetli başvurunun aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-4141sayılı kararının iptaline ve başvuru tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br> Davalı ... vekili, ... firmasının yaklaşık 3 yıl önce kurulduğunu, bu süre zarfında 2 yıl süre ile tekstil sektöründe aktif olarak faaliyette bulunarak çevresinde bilinen ve saygı gören bir firma haline geldiğini, markanın davacıya ait marka ile herhangi bir benzerliğinin olmadığı gibi taraf markalarının ortalama bir algıya sahip hiçbir insan tarafından görsel, işitsel ve anlam olarak   bağlantılandırılması ihtimalinin bulunmadığını ve markaların benzerliklerini iddia etmenin kötü niyetli ve aşırı derecede zorlama bir yorum olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"Şekil+ ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının Şekil+ ...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, \"Şekil+ ...\" ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacının \"Şekil+ ...\" ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanına ilişkin iddiası ile SMK 6/9 maddesi anlamında başvurunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markalarında yer alan ve bu markaların asli unsurunu oluşturan “...” ibaresinin,  müvekkili tarafından yaratılmış olup davaya konu markada aynı şekilde asli unsur olarak kullanıldığını, ibarenin markadaki kullanımının yazılış, okunuş, görsel ve işitsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerliğe neden olduğunu, oluşan benzerliğin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, kapsamlarında aynı ve doğrudan ilintili mal ve hizmetlerin bulunması nedeniyle markaların karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, mahkemece yapılan benzerlik ve iltibas değerlendirmesinde müvekkilini \"...\" markasının yüksek tanınmışlığının göz ardı edildiğini ve markanın tescilinin aynı zamanda haksız rekabete neden olacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira başvuruda \"...\" ibaresinin öne çıkarılmayıp bir bütün olarak \"...\" ibaresine yer verildiği ve markaları hecelerine bölerek karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu başvuruda, davacı markalarından farklı bir algı yaratıldığı gibi dava konusu başvurunun tertip tarzının da davacının markalarından oldukça farklı olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/6867-2024/7744 E/K sayılı ilamında \"...\", 2023/5199-2024/7034 E/K sayılı ilamında da \"...\" ibaresinin davacının \"...\" asıl unsurlu markalarıyla benzer olmadığının kabul edildiği, taraf marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının da tescil engeli oluşturmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1eee5950b2971c44","SID":"f2f57d5cd5044ca9"}}