{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ    <br> <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2023<br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarım Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2023 tarih ve 2022/262 E. - 2023/165 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı birleşen davada davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili,  müvekkilinin mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, adına tescilli 2021/012358 sayılı askılık ve sehpa tasarımlarının bulunduğunu, müvekkilinin 2018 yılından itibaren öncelikle kendi sayfasında, sonrasında da “...” instagram hesabı ile \"...\" isimli internet sitesi ve \"....\" sitesi üzerinden online satış ve ürün tanıtımı yaptığını, davalının \"... ...\" isimli markasının ... nezdinde tescil edildiğini, davalı tarafından, müvekkiline ait askılık tasarımının ... ... markası adı altında, müvekkili Şirketin bilgisi ve onayı olmaksızın birebir taklit edildiğini, ürünlerin müvekkili firmaya ait resimler ile birebir taklit edilmek suretiyle satıldığını, bu durumun müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, tasarıma tecavüzün tespitine, önlenmesine, ihlal sonucu meydana gelen durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz eden taklit ürünlere ve tasarımlara el konulmasına, internet ortamı ve sair her türlü kullanıma, özellikle internet üzerinden kullanılmasının durdurulmasına, taklit ürünlerin imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı, işbu dosya kapsamında alınmış olan 2022/262 D. İş sayılı dosya kapsamında hazırlanmış olan bilirkişi raporuna itirazının bulunduğunu, adı geçen sitelerdeki ilanların kaldırıldığını, ayrıca adı geçen ... adlı internet sitesinde taraflarınca herhangi bir ilan verilmediğini, karşılaştırma yapılan ilanların tamamen davacı şirkete ait olduğunu, taraflarında iyi niyet çerçevesinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, yapıldığı takdirde tüm ilanların taraflarınca iyi niyet çerçevesinde kaldırılacağını, taraflarına tebligat yapıldığı tarihten itibaren tüm ilanların kaldırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tBirleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 2021 yılından bu yana hizmet sunan küçük ölçekli bir işletme olduğunu, esinlenme serbestisi içerisinde kendi üretimlerini gerçekleştirdiğini, muhtelif sosyal mecralarda, ülkemizde “dilsiz uşak” şeklinde tanımlanan ve mutat birçok özelliği de bulunan iki ayrı tasarımı gördüğünü ve bu modelin anonim olduğunu düşünerek kendi web sitesi ve ..., ..., ... gibi muhtelif e-ticaret sitelerinde bu ürün görsellerini kullanarak satışa konu ettiğini, bu durum üzerine sadece 3 adet ürün satışı yapılmışken davalı firma tarafından müvekkili ile herhangi bir iletişim dahi kurulmaksızın, doğrudan doğruya asıl davanın açıldığını, tecavüz davasının esasını teşkil eden tescilli tasarımların, başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmadığını, bu nedenle hükümsüzlükleri koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, ..... sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tBirleşen davada davalı vekili, müvekkili adına tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterini haiz olduğunu, tescil yapılmadığı döneme ilişkin tescilsiz koruma altında olan tasarımların, süresi içerisinde tescil işleminin gerçekleştirildiğini, tescilli bir şekilde de koruma altına alındığını, dava konusu tasarıma konu ürünlerin, müvekkili firmanın kendi mağazasında fiziki olarak ilk kez 24.12.2018 tarihinden itibaren satışa sunulduğunu, birleşen dava dilekçesinde paylaşılan linklerin tamamının, müvekkiline ait olduğunu, müvekkili tasarımlarının tescilsiz bir şekilde koruma altında bulunduğunu, müvekkili tarafından tescilsiz tasarım süresi dolmadan 25.11.2021 tarihinde tasarım tescil başvurusunun yapıldığını, birleşen davanın kötü niyetli bir şekilde açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl davada davacıya ait 2021/012358-3 ve 2021/012358-4 sayılı dava konusu tasarımlar ile davalı kullanımlarının ayniyet derecesinde benzer olduğu, bu anlamda bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratılacak olan genel izlenim arasında farklılık olmadığı, ancak birleşen davada hükümsüzlükleri talep edilen bu tasarımların, yine tasarım sahibine ait olduğu görülen tasarımların aynı olduğu,  tasarım sahibinin, tasarımının tescili için başvuru yapmasından önce 12 aylık bir süreye sahip bulunduğu, yani tasarım sahibinin, başvuru tarihi veya rüçhan tarihi ile o tarihten 12 ay öncesi arasında kalan süre içerisinde söz konusu tasarımı kamuya sunması durumunda, tasarımının yeniliğinin kırılmayacağı, bu süreyi aşan durumlarda, tasarımın aynısının kamuya sunulmuş olması durumunda yenilik koşulunun ortadan kalkacağı, bu koşulun gerçekleşmesi için bir başka tasarımın değerlendirmeye dahil olması gibi bir zorunluluğun bulunmadığı, bir tasarımın, kendi kendinin yeniliğini kırabileceği, dava konusu tasarımlar açısından da durumun bu şekilde olduğu, zira hükümsüzlüğe mesnet olarak sunulan görsellerin tarihlerinin 2019 yılına ilişkin bulunduğu, bu tarihin 2021/012358-3 ve 4 nolu tasarımların başvuru tarihinin yaklaşık 2 yıl öncesine denk geldiği, birleşen davada davalının, söz konusu süreçte tasarımının tescilsiz olarak koruma altında olduğunu beyan ettiği, bu durumun yalnızca bir tasarımın, tescilsiz olduğu zamanlarda dahi 3 yıl süreyle koruma altında olabileceğini gösterdiği, o esnadaki tescilsiz koruma süresinin, aynı tasarımlar için sonradan alınan tescilin koruma kapsamını hükümsüzlük değerlendirmesi bakımından genişletemeyeceği, bir başka anlatımla, davaya konu tasarımın, başvuru tarihinden yaklaşık 2 yıl önce kamuya sunulduğu, SMK'nın 57/2. maddesinde ise başvuru öncesi kamuya sunma hakkının 12 ay ile sınırlandırıldığı, bu sürenin aşılması ile tasarımın o esnada tescilsiz de olsa korunuyor olması arasında bir ilişki görülmediği, birleşen dava yönünden dava konusu tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2021/012358-3 ve 4 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.       <br>   <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı birleşen davada davalı vekili, ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini, asıl davada, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz edildiğinin açıkça ispat olunduğunu,  davalı birleşen davada davacının, hükümsüzlük davasını açma ve hükümsüzlük iddiasını ileri sürmeye hakkı ve hukuki menfaati bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hükümsüzlük incelemesinin yoruma dayalı ve muğlak olduğunu, doğrudan hükme esas kabul edilemeyeceğini, müvekkiline ait tescilli tasarımlar için hükümsüzlük koşullarının oluştuğu belirtilmişse de tescilsiz korumaya ilişkin SMK'nın 69. maddesinin hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, daha doğrusu bu maddenin haksız şekilde \"genişletmek\" kavramı içerisinde değerlendirildiğini, koruma talep edilen bir tasarımın, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklamanın tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceğini, davalının, tescilsiz koruma müddeti içerisinde ve tescil yapılmadan önceki 12 aylık sürede herhangi bir tecavüz eyleminin, müvekkili tarafından tespit edilmediğini, bu durumun da mahkemece incelenmediğini, birleşen hükümsüzlük davasının açılmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, hiçbir şekilde hükümsüzlük iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili tasarımlarının tescil edildiği tarihten sonra davalı birleşen davada davacı tarafından tecavüz eylemlerinin gerçekleştirildiğini, müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, ortadan kaldırılması, birleşen dava ise tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, birleşen davaya konu tasarımların, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığı, zira SMK'nın 57/2. maddesinde, koruma talep edilen tasarımın, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı tarafından kamuya sunulması hâlinde bu açıklamanın, tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceğinin düzenlendiği, ancak somut olayda tasarım sahibinin de kabulünde bulunduğu üzere tasarımın, tasarım sahibi tarafından, tasarım başvuru tarihinden önceki on iki ayı aşan bir sürede kamuya sunulduğu, dolayısıyla bu kamuya sunmanın, dava konusu tasarımın yeniliğini kırdığı, her ne kadar birleşen davada davalı tarafından, tescilsiz tasarım koruma süresine dayalı olarak, tasarımın yeni olduğu savunulmuş ise de tescilsiz tasarımlara ilişkin düzenlemenin, tescilli tasarım yönünden bir etkisinin bulunmadığı, açıklanan nedenlerle birleşen davada verilen hükümsüzlük kararında bir isabetsizlik olmadığı, asıl davada açıkça tescilli tasarımlara dayanıldığı, bu tasarımların da birleşen davada hükümsüz kılındığı, bu itibarla asıl davanın dayanağının ortadan kalktığı, bir an için birleşen davada tescilsiz tasarımlara dayanıldığı düşünülse dahi davacı tarafça, açık biçimde davalının bu dönemde bir tecavüzünün bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla, davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı birleşen davada davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacı birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı birleşen davada davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacı birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t4-İstinaf aşamasında davacı birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>...<br> <br>Üye<br>...<br> <br>Üye<br>...<br> <br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0281f43beb3d5385","SID":"8380470293c60970"}}