{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/955 <br>KARAR NO:2025/1851<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/11/2023<br>NUMARASI:2021/307 E - 2023/910 K<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/153 esas sayılı kesinleşmiş kararı uyarınca dava dışı ...'nın GSM numarasına ait sim kartını kullanılmak suretiyle ...'nın yetkilisi olduğu dava dışı ... Şti.'nin müvekkili bankanın Ankara şubesindeki hesabından ...'nın izin ve bilgisi haricinde 3.kişilere 23.000,00-TL havale yapılarak müvekkili bankanıN ... Şubesine gönderilerek ... tarafından çekildiğini, Isıtes şirketinin müvekkili nezdindeki hesaba ait internet şubesinin kullanıldığı, ... adına kayıtlı ... numarasına ait sim kartın 26/10/2011 ve 27/10/2011 tarihlerinde birer kez ayrı ayrı olmak üzere 2 defa değiştirildiğini, ayrıca ...'ın Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/103 esas sayılı dosyası üzerinden 23.000,00-TL'lik havale işlemine ilişkin olarak mahkum edildiğini, Ankara 9.ATM'nin dosyasında müvekkilinin de kusuru olduğundan bahisle aleyhine tazminata hükmedildiğini,ancak Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2014/8322E, 2015/4029K sayılı ilamı ile davalının acentası olan dava dışı şirketler tarafından abonelik sözleşmesinin imzalanması ve kimlik belgeleri alınıp sözleşmeyi bayi olarak imzalarken gerekli özenin gösterilmediğine işaret ettiğini, bu nedenle...'nın bayiyi iyi seçmemek nedeniyle, diğer davalı ...'in ise ağır kusuru olduğunu belirterek ödemiş oldukları tazminatın rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, talebin zaman aşımına uğradığını, zarar ile sim kart değişikliği arasında başlı başına illiyet bağının olmadığını, ...'nın 400 den fazla alt bayisi olduğunu, anılan sim kartı değişikliğinin bayi tarafından yapılıp yapılmadığı meçhul olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müteselsil borçlunun ifa ettiği kısmın tamamı değil her bir borçluya düşen kendi hissesi oranında başvuru yapabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili, talebin zaman aşımına uğradığını, kendilerine husumet yönetilemeyeceğini, kaldı ki diğer bayinin bağımsız çalışan bir işletme olduğunu, kendilerinin bundan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"... Dış ilişkide payından fazla ödeme yapan davacı banka diğer davalılara kendi kusur oranı ve nispeti dışlanarak payından fazla yaptığı ödemeler için müşterek ve müteselsil sorumluluk ilkelerine göre rücu edecektir.Somut olayda davacı banka ... hattının bankacılık işlemlerinde de kullanılacağına dair sözleşme bulunmaması, İnternet bankacılığında işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığı belirlenen biyometrik metotların kullanılmadığı, elektronik ya da mobil imza teknolojisinden yararlanmadığı anlaşıldığından %30 oranında müterafık kusuru gündeme gelecektir.Dolayısıyla zararın tümünü ödemiş olduğu tazminat bedelinden %30 kendi kusuru tenzil edildikten sonra davalıların payına düşen cem'an 31.899,00-TL bedelin rücuen tazmin talebi yerinde görüldüğü\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; TBK'nın 167/II maddesi gereğince 31.899,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Karara Karşı Davacı Ve Davalılar ... İletişim Tarafından İstinaf Kanun Yoluna Başvurulmuştur. Bu karara yönelik Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda; 22/04/2021 tarih ve 2019/2086 E- 2021/1241 K. sayılı kararıyla, her bir davalının kendi kusur oranına isabet eden zarardan sorumlu tutulması gerekirken istemin tümünden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş bulunmaları da doğru olmamıştı gerekçeleriyle;Bu itibarla, tarafların istinaf istemlerinin kabulüyle kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılarak mahkemesine iadesine karar verilmiştir.İstinaf iade kararı sonrası devam eden yargılama sırasında mahkemece; \"...Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde;Sorumluluk Hukuku genel itibari ile Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup dava konusu olayda uygulanabilecek sorumluluğa ilişkin hukuki sebeplerin başlıcaları olan  haksız fiil sorumluluğu ve sözleşemeye aykırılık kaynaklı sorumluluk ile  yasanın yüklemiş olduğu kusursuz sorumluluk hükümleri  olduğu kuşkusuzdur.Davacı katılım bankası, ... Şirketi Ve ... Şirketlerinin  sorumluluğunun nedeni olarak, mudisi  olan üçüncü kişi dava dışı... Ltd.Şti.'nin yetkilisi  ... adına çıkartılan sahte sim kart kullanılarak gerçek kişi davalı haksız fiil faili  ...'ın dolandırıcılık eylemine dayandırmış, davalı iletişim şirketlerinin dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği nedenselliğini ileri sürmüştür. Dosyada alınmış olan teknik bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere sim kart değişliğini yapan  davalı ... Şirketinin sim kart değişliği sırasında kimlik sorup sormadığı ve kimlik bilgisi alıp almadığı hususu davacı tarafından ispat edilememiş ayrıca kimlik sorulmuş veya fotokopisi alınmış olsa da davalı şirketin sahtelik incelemesi yapma imkan ve yükümlüğü bulunmadığından davalı ... Şirketine bu yönde bir dikkat ve özen sorumluluğu yüklenemeyecektir. Davacı katılım Bankası ile Davalı ... A.Ş arsında SMS servis sözleşmesi imzalanmış ancak  dava konusu edilen olaylarla karşılaşmamak adına SMS mesajlarını ... A.Ş'nin servis sağlayıcısı üzerinden sağlanması gerekirken davacının bunun yerine kendi servisinden yolladığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davalılar arasında acentelik sözleşmesi olduğu ve bu nedenle  davalı   ... A.Ş'nin dier davalı... Şirketinden sorumlu olmayacağı anlaşılmıştır. Davalı  ...'ın eyleminin ve kusurunun mahkeme kararları ile kesinleştiği ve davacı şirketi zarara uğrattığı gerek stanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2012/526 Esas 2015/103 karar sayılı dosyasının, Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemenin 2013/103 esas sayılı dosyası ve bilirkişi raporu ile anlaşılmış, bütün bunlar göz önüne alınarak davalı...Şirketinin gerek kasten hareket ederek gerekse dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kusuru bulunduğu davacı tarafça ispat edilememiş, davalı ... A.Ş ile davacı arasında sözleşme varsa da sözleşmeye aykırı davranışı ispatlanamamış tam tersine davacı tarafın davalı ...A.Ş'nin SMS servisini kullanmayarak güvenlik açığı oluşturarak olayın meydana gelmesinde sorumlu olduğu anlaşıldıkından Davalılar ...Şti  ile ... A.Ş.'ye yönelik  açılan davanın reddine, diğer davalı  ...'ın kusuru ve doğan zarar ispat edildiğinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçeleriyle;Davanın kısmen KABULÜ ile,1-Taleple bağlı kalınarak 45.570,10-TL rücu alacağının davalılardan ...'dan  tahsili ile davacıya ödenmesine 2-Diğer Davalılar ...Şti  ile  ... A.Ş.  Yönünden Açılan Davanın Reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; mahkemece, davalılardan ... İletişim firmasının kimlik kontrol zorunluluğu bulunmadığını belirtilmişse de kimliği belirsiz bir kişiye sim kartının teslim edilmesinden ... iletişim firmasının sorumluluğu bulunduğunu,  davalı firma bu şekilde davranmamış olsa idi dolandırıcılık eyleminin de meydana gelmeyeceğini, bu firmanın tam kusurlu olduğunu, 26.10.2011 tarihindeki kart değişimi, ... firması tarafından değişiklik talebinde bulunan kişinin kimliği ve söz konusu ... numarasının sahibi olup olmadığı tespit edilmeksizin gerçekleştirildiğini  ve yeni sim kartın, kimliği meçhul bir şahsa teslim edildiğini, bu değişim sonunda sim kart kullanılarak cebe gelen e-şifre ile 23.000 TL tutarındaki paranın  müvekkili Banka ... Şubesine isme havale olarak gönderildiğini ve davalılardan ... tarafından çekildiğini, ... operatörü şirket, imtiyaz ve ruhsat ile faaliyet göstermekte olduğunu, ... operatörü şirket ile bayiin  kusurlu davranarak, müvekkili bankanın zarara uğramasına neden olduklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, davacı bankanın dava dışı mudisi ... Şti.'nin ... şubesi nezdindeki hesabından izin ve rıza haricinde 3. şahıslar tarafından 26/10/2011 tarihinde 23.000,00-TL'nin internet bankacılığı kanalıyla yapılan havale ile bankanın ... Şubesi'ne gönderilerek, diğer davalı ... tarafından paranın çekildiği iddiasıyla ödenen tazminatın rucüan tahsili talebine ilişkindir. Dosya kapsamından; Ankara 9.ATM 2012/526 esas, 2016/656 karar sayılı kararı ile davacı banka aleyhine 23.000,00-TL tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile hükmedilerek kesinleştiği, ... sayılı dosyası ile davacı banka aleyhine takip açıldığı, yargılama esnasında ibraz edilen 05/12/2016 tarihli dekonta göre kapak hesabı ve tüm fer'ileri ile birlikte 49.850,00-TL'nin ilgili icra dosyasına banka tarafından yatırıldığı, davalı ...'ın Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/103 esas 2014/723 karar sayılı cezalandırılmasına karar verildiği, bilirkişi raporuna göre davacı bankanın %30, ... A.Ş. ve davalı bayinin toplam %10,davalı ...’a ise %60 kusurlu olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmaktadır. Kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler \"  kurulumuzda görevli “Teknik Bilirkişi ile Bankacı Bilirkişi” tarafından yapılmış olan tespitlere göre; davalı/Akset Şirketi, dava konusu internet korsanlığı olayının gerçekleşmesinde etki olmuş olan Sim Kart Değişikliğini yapmakta hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Dolayısıyla, söz konusu tespitlere göre, davalı/... şirketi'nin davadışı/Isıtes şirketinin uğramış olduğu zarardan sorumluluğu bulunmamakta olduğundan, davalı/... Şirketi'nin de sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı/Banka, icra takibi neticesinde ödemiş olduğu “zararın tamamının veya bir kısmının rücuen tahsilini” davalı/... Şirketi'nden de talep edemeyecektir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davalı/...'in, davadışı/Isıtes şirketi'nin uğramış olduğu zarardan, kusurlu olarak işlediği haksız fiilden (haksız fiil işlemiş olmaktan) dolayı sorumluluğu (TBK.md.49/f.1) bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı/Banka, ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsilini davalı/...'dan talep edebilecektir. Kurulumuzda görevli “Bankacı Bilirkişi ile Teknik Bilirkişinin” tespitlerine göre; davadışı/... Şirketi'nin uğramış olduğu dava konusu zarardan dolayı sadece davalı/...'ın kusurundan dolayı gerçekleşmiş olup, bu zarardan dolayı sadece davalı/...'ın sorumluluğu (haksız fiil sorumluluğu) bulunmaktadır. Bu nedenle de söz konusu tespitlere göre, davacı/Banka, İcra takibi neticesinde davadışı/Isıtes Şirketi'ne ödemiş olduğu zarar tutarının, talep gibi 45.570,10 TL'lik kısmını rücuen tahsilini sadece davalı/...'dan talep edebilecektir.\" şeklinde görüş bildirilmiştir.Bilirkişiler ek raporlarında aynı görüşlerini tekrarlamışlardır. Emsal nitelikli Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  2020/5620 E- 2022/2858 K sayılı kararında \"Somut olayda, davacının kullandığı SIM kart dava dışı kişilerce sahte kimlik kullanılarak kopyalanmış, bunun üzerine davacının müşterisine ait kullanıcı kodu şifre gibi bilgiler girilerek ve değiştirilen SIM karta gelen tek kullanımlık şifre ile zarar doğuran işlemlerin yapıldığı anlaşılmıştır. Bir güven kurumu olan bankaların kendilerine tevdi edilen mevduatı koruması, internet bankacılığı işlemlerinde sms sisteminin risklerini araştırması ve gerekli tedbirleri alması gerekli olup doğan zarardan davacı banka kusurludur.Ancak, dava konusu dolandırıcılık işlemleri ... karta mesaj yoluyla gelen tek kullanımlık şifrenin kullanılmasıyla tekemmül etmiş olup, ... kart değişikliğinin gerçek hat sahibi tarafından yapılıp yapılmadığı konusunda gerekli ve yeterli incelemeyi yapmayan davalı ... firmasının zararın doğmasında kusurunun daha fazla olduğu, Dairemizin 2015/15063 E. 2016/5874 K. sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu, bu durumda emsal kararlar da gözetildiğinde daha fazla kusurlu olduğu anlaşılan davalının %75 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği, mahkmece taraflara eşit oranda kusur yüklenmesinin doğru olmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı Banka yararına bozulması gerekmiştir.\" belirtilmiştir.Buna göre davalı ... haksız fiil faili olarak tam kusurlu olduğu noktasında ihtilaf yoktur.Davalı ... şirketi ile bayi  yönünden yapılan değerlendirmede ise,Dava dışı müşterinin kimlik bilgilerinin ele geçirilerek davalı ... şirketin acentesi olan  bayiden elde edilen sim kartı kullanılarak haksız fiilin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Zararın  meydana gelmesinde dava dışı müşteriye ait sahte sim kartın kullanılması arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu, zararın oluşumunda davalıların da kusurunun  bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.6098 sayılı TBK 61. Maddesine göre birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.Bu durumda davanın her iki davalı yönünden de kusur oranları belirlenerek  kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamış olmakla dairemizce duruşma açılarak davalı ...şirketi ve bayiinin kusuru yönünden yeniden rapor alınmıştır.İki bilgisayar mühendisi ve bir bankacılık ve finans uzmanı bilirkişilerden oluşan heyet raporlarında; \" Sim kart değişimi, ... abonelerinin hatlarının fiziksel kontrolünün dolandırıcıların eline geçmesine neden olabilecek kritik bir işlemdir. Özellikle internet bankacılığı sistemlerinde... (Tek Kullanımlık Şifre) gibi doğrulama yöntemlerinin kullanılması nedeniyle, sim kart değişimi sonrası yeni sim karta gönderilen doğrulama kodları dolandırıcıların eline geçebilir. 2011 yılında Türkiye'de ... operatörleri, sim kart değişimi işlemlerinde abonenin kimlik doğrulamasını belge üzerinden yapmakla yükümlüydü. Ancak biyometrik doğrulama sistemleri henüz yürürlükte veya zorunlu değildi. Sim kart değişimi sonrası banka tarafından gönderilen... kodlarının farklı bir kişinin eline geçmesi, bankacılık işlemlerinde kritik güvenlik zaafına neden olmuştur.2011 yılında Türkiye'de internet bankacılığı uygulamalarında: Kullanıcı adı/şifre girişinden sonra... doğrulaması yaygın ve standart bir güvenlik uygulamasıydı.Bankaların sim kart değişimi sonrası müşteriye SMS göndermeden önce sim değişimini sorgulaması konusunda hukuki veya teknik bir zorunluluk bulunmamaktaydı.BDDK mevzuatında, o tarihlerde yalnızca \"müşteri kimliğinin doğrulanması\" yükümlülüğü vardı; sim kart değişim kontrolü doğrudan düzenlenmemişti.Bu nedenle davacı bankanın 2011 yı uyguladığı güvenlik önlemlerinin, o dönemin sektörel normlarına uygun olduğu anlaşılmaktadır.... işlemi sırasında sahte kimlik belgeleri ile işlem yapılmışsa ve bu katli bir inceleme ile tespit edilebilecek nitelikteyse, bayi ve dolaylı olarak operatör şirketin kusurlu olduğu kabul edilebilir. Bayinin kimlik kontrolü yapmaması veya belgeleri doğru şekilde arşivlememesi halinde, operatör de ifa yardımcısının kusurundan dolayı sorumluluk altına girebilir.Bu somut olayda: Sim kart değişikliği yapılmamış olsaydı, dolandırıcılar bankadan... kodlarını alamayacak,dolayısıyla  internet bankacılığına giriş ve  havale işlemi gerçekleştiremeyeceklerdi.Bu nedenle sim kart değişikliği ile gerçekleşen banka zararı arasında doğrudan teknik bir illiyet bağı bulunmaktadır.2011 yılı itibarıyla davacı bankanın güvenlik önlemlerinin dönemin standartlarına uygun olduğu, ...operatörü ve bayinin ise sim kart değişimi işlemlerinde gerekli dikkat ve özeni göstermemesi halinde güvenlik açığına sebebiyet verdiği, Sim kart değişiminin dolandırıcılık eyleminin gerçekleşmesinde doğrudan etkili olduğu\" yönünde görüş bildirmişlerdir.6098 sayılı TBK'nın 167. (818 sayılı Borçlar Kanunu 146.) maddesinde; Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler., şeklinde düzenleme bulunmaktadır Tüm bunlara göre yapılan değerlendirmede, yargılıma sırasında alınan bilirkişi raporlarında davacı bankanın olay tarihi itibariyle bankanın kusurunun bulunmadığı, sahte kimlik ile SİM kartının değiştirilmesi işleminde ise davalılar ... şirketi ile bayinin kusurunun bulunduğu ve sim kart değişiminin dolandırıcılık eyleminin gerçekleşmesinde doğrudan etkili olduğu, işlemde kullanılan sahte kimlik belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğu hususunun davalılar tarafından ispat edilemediği,Davalılardan ..., doğrudan işlemiş olduğu haksız ftilden dolayı, diğer davalıların ise göstermeleri gereken özeni göstermediklerinden dolayı sorumlu olduğu, davalı ... şirketi ve bayiinin diğer davalı haksız fiil faili ile beraber olayda tam kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.Buna göre, her iki davalının haksız fiil ve özen yükümlülüğü nedeniyle tam kusurlu oldukları,aralarında bu haliyle kusur ayrıştırması yapılamayacağı anlaşılmakla zarardan eşit oranda sorumlu olduklarının kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı ..., ilk derece mahkemesince verilen 45.570,10 TL'nin tahsiline ilişkin kararı istinaf etmemekle karar onun yönünden kesinleştiğinden ve  davacı lehine usulü kazanılmış hak doğmuş olduğundan ilk derece mahkemesi kararının bu yönden muhafazası suretiyle davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,45.570,10 TL'nin davalı ... tahsili ile davacıya verilmesine, 22.785,05 TL nin tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla davalılar ... A.Ş. Ve ...Şti den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.112,89-TL'den davacı tarafından yatırılan 778,23-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.334,66 -TL'nin davalılardan (davalılar ... A.Ş. Ve ...Şti 1.167,33 TL den sorumlu olmak üzere) tahsili ile hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına,3- Davacı tarafından yatırılan 778,23 -TL peşin harcın davalılardan  (davalılar ... A.Ş. Ve ...Şti 389,11 TL den sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacının yaptığı 14.226‬,00 TL  yargılama giderinin davalılardan (davalılar ... A.Ş. Ve ...Şti 7.113‬,00 TL den sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, 5- Davalı ...'in yaptığı 15,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranında hesaplanarak 7,50 TL'nin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,6- Davalı ...'in yaptığı 15,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranında hesaplanarak 7,50 TL'nin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki A.A.Ü.T göre hesaplanan ve takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan (davalılar ... A.Ş. Ve ...Şti 15.000,00 TL den sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar ... A.Ş. Ve ...Şti. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden, karar tarihindeki A.A.Ü.T.göre hesaplanan ve takdir edilen 22.785,05  TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa ödenmesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.779,00 TL yargılama giderinin davalılardan (davalılar ... A.Ş. Ve ...Şti 889,5‬0 TL den sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, Davalıların istinaf sebebiyle yapmış oldukları masrafların üzerilerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile davacı vekili Av...., davalı ...vekili Av.... in yüzlerine karşı, davalı Akset vekilinin yokluğunda karar verildi. 09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c43ae63a356bf6fe","SID":"ad901159d2cce30f"}}