{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/335 <br>KARAR NO:2025/1010<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:10.11.2020<br>NUMARASI:2019/76 Esas - 2020/667 KArar <br>DAVA:İtirazın İptali (Alacağın Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen Beyoğlu ... Noterliğinin 12.07.2013 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile banka müşterisi ...Şti'nden 30.04.2023 tarihi itibariyle olan nakit alacakların müvekkiline devir edildiğini, sözleşmenin 7.maddesinde devir edilen alacakların belirlendiğini, sözleşmede hesap kesim tarihi belirlenmiş olmasının da devir edilecek alacaklara ilişkin hasar ve yararın hangi tarihten itibaren kime ait olacağının belirlenmesi olduğunu, davalı bankaca dava ve temlik konusu alacak hakkında düzenlediği Mersin ... Noterliğinin 01.10.2009 tarihli ihtarı ile hesabın kat edildiğini, davalının 25.08.2010 tarihinde ... sayılı dosyasında 5.438.411,24 TL nakit, 903.980,00 TL gayrinakit alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, ayrıca ... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, ... Şti'nin 01.04.2011 tarihinde iflas ettiğini, davalı tarafından iflas masasına 7.985.679,38 TL alacak kaydı yapıldığını, ... Şti. arasında imzalanan 19.11.2010 tarihli ... Sözleşmesine göre, ...'ın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 25. Bölge Müdürlüğü ile imzalamış olduğu barajı inşaatı sözleşmesinde ki ... firmasının yapmakla yükümlü olduğu işlerin ana sözleşmede belirtilen esaslara uygun olarak tamamlanması karşılığında ... Bank'a temlik edilen 90 ve 92 nolu  hakedişlerin %25'inin ... Enerji'ye ödenmesi gerekirken, ... Bank'ın 90 nolu istihkakın tamamı olan 750.000 TL'sini tasfiye masasından tahsil ettiğini ve ... Enerji'ye ödenmesi gereken 187.500,00 TL’sını ödemediğini, haciz tehlikesi ile karşı karşıya kalan müvekkilinin, davalının olumsuz yanıt vermesi nedeniyle, davalının borçlusu olduğu... sayılı dosyasının infazı için 27.06.2018 tarihinde 353.608,30 TL ve 11.07.2018 tarihinde 21.361,65 TL olmak üzere toplam 374.969,95 TL ödediğini, itirazın iptali davasının her aşamasında davalının haberdar edildiğini, yapılan ödemelerin rücu edileceğinin bir çok kez yazılı olarak da bildirildiğini, davalının olumlu yanıt vermemesi nedeniyle, keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 01.08.2018 tarihli ihtarı ile 374.969,95 TL'nin ödenmesinin istendiğini, konusu alacak temliği olan bir sözleşmede, bankanın temlik öncesi tahsil ettiği borcunu devir ettiğini, bu dırımın sözleşmenin lafzına ve ruhuna aykırı olduğunu, davalının borçlusu olduğu takibe kendi kusuru ile neden olduğundan, yapılan ödemelerin faizi ile birlikte müvekkiline iadesi gerektiğini, ihtarla verilen sürenin dolması üzerine 11.09.2018 tarihinde ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan bankanın konusunda uzman hukukçu ve bankacı kadrosunun bulunduğunu, dava konusu  alacağın temliki sözleşmesinin her iki tarafın hukukçuları arasında müzakere edilerek imzalandığını, bankanın kendi kusurlu hareketlerinden sorumlu olduğunu bilmesi gerektiğini, bankanın yapmış olduğu tahsilattan, ... Enerji tarafından aleyhine başlatılan takipten ve itirazın iptali davasından haberdar olduğunu, itirazın iptali davasında cevap dilekçesinin davalı banka tarafından yazılarak deliller sunulduğunu, müvekkilinin de davayı usulüne uygun şekilde takip ettiğini, bankanın açıkça ve kötü niyetle, temlik ettiği alacaktaki ayıbı temlik alıcısına yüklemeye çalışarak, borçlusu/davalısı olduğu dosyaları bilerek ve isteyerek temlik listesine eklediğini, bu şekilde üzerindeki sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını ileri sürerek, davalının ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  taraflar arasında zamana yayılan görüşmeler sonucu Beyoğlu ... Noterliğinin 12.07.2013 tarihli Alacak Devir/Temlik Sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşme ile müvekkiline ait çok sayıda dosya ile davaya konu ... A.Ş. tarafından müvekkili aleyhine açılan ve devir edilen alacaklarla irtibatlı dava dosyasının da davacıya devredildiğini, imza ile devre yönelik işlemlerin tamamlanarak dosyaların temlik alana fiziki olarak teslim edildiğini, sözleşmenin 3.1-a ve 3.1-b maddeleri uyarınca alacak temlik beyanları, temlik alan tarafından icra ve dava dosyalarına sunulmak suretiyle devre konu icra ve dava dosyalarının 2013 yılından itibaren davacı tarafından takip edilmeye başlanıldığını,  sözleşme öncesi ve imzalanmasından sonra dosyaların fiziki teslim ve mahkemelere beyan aşamasında, temlike konu her dosyanın davacının uzman kadrolarınca incelendiği, takip ve dava dosyalarının incelemeler sonucunda uygunluğunun kabul edilerek temlik alındığı, bu nedenle dosyaların listeye hata sonucu veya kasıtlı olarak eklenmesinin söz konusu olmadığını, dava konusu ... Enerji tarafından müvekkil banka aleyhine açılar ve o tarihte İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/263 Esasında derdest olan itirazın iptali dosyasının da davacı tarafından incelenerek temlik ve teslim alındığını, anılan mahkemenin kapatılması ile dosyasının İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/114 Esasında görüldüğünü, 09.09.2013 tarihinde davacı adına sunulan dilekçe ile taraflar arasındaki alacağın temlimi sözleşmesi uyarınca davanın devir alındığının belirtildiğini, dosyanın davacı tarafından takip edilmeye başlanıldığı, sözleşme ve davacının avukatının beyanı ile davacının bu konuya ilişkin iradesinin ortaya konduğunu, ifadede herhangi bir ihtirazi kayıt bulunmadığını, tacir olan davacının temlikten kaynaklanan davayı altı yıl boyunca ihtirazi kayıtsız takip etmesine rağmen, dava dosyasının temlik listesine müvekkilince kasıtlı olarak eklendiği ve davacının iyi niyetle davayı takip ettiğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, İstanbul 6. ATM'nin 2016/114 Esas sayılı dosyasında davacı olan... Enerji Şirketinin ... yüklenicisi olan dava dışı ... Şirketinin alt taşeronu olarak baraj inşaatının eksik kalan kısmını tamamlayacağını, buna karşılık 90 ve 92 no’lu hakedişlerin % 25'inin kendisine ödeneceğini ancak, ... Şirketinin bu hakedişleri müvekkiline temlik ettiğini, müvekkilin 90 no’lu hakediş bedelini tahsil ettiğini ancak hakediş bedelinin % 25’inin kendisine ödenmediğini ileri sürerek ... sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik müvekkilinin itirazının iptalini istediğini, mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın davacının temyizi üzerine bozulduğunu, yargılama sırasında bu dosyanın iade alınarak takibi için bir talep bulunmadığını, bozma üzerine alınan rapor doğrultusunda İstanbul 6. ATM'nin 23.02.2017 tarih ve 2016/114 E., 2017/106 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiğini, davanın 6 yıllık tüm safahatının HMK'nın 125. maddesi gereği dava konusunu devir alan davacı tarafından yürütüldüğünü, taraflar arasındaki 12.07.2013 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile müvekkili bankanın müşterisi ... Şti. üzerindeki nakit alacakları 30.04.2013 tarihi itibarıyla devir ve temlik aldığını, temlik sözleşmesine sadece ... Şirketinin kullandırdığı kredilerden kaynaklanan alacaklarına ilişkin dava ve takiplerin listeye eklenmesi gerektiği hususunun doğru olmadığını, davacının alacağın varlığı ve müvekkili hakkındaki davanın iyi niyetle devir alınarak kabul edildiğine ilişkin iddialarının yersiz olduğunu savunarak,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZET:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin alacak devir ve temliki sözleşmesi olduğu göz önünde tutulduğunda, her ne kadar sözleşme eki listede Mahkememizin 2016/114 (eski esas 2012/263) esas sayılı dosyası yer almış ise de, bu dava dosyasının alacak devir sözleşmesi kapsamında bulunmayacağı açıktır.Zira anılan dava dosyasına konu maddi ilişkide  davalı banka  alacaklı sıfatını değil, borçlu sıfatını haizdir.Taraflar arasında ayrıca bir borcun nakli sözleşmesi mevcut olmadığına göre; davacının,  davalının dava dışı ... Enerji Şirketi'ne olan borcunu üstlendiğinden bahsedilemez. Davacı, davalı bakanın dava dışı ...Enerji Şirketi'ne olan borcunu ödeyerek davalı borçtan kurtarmış, malvarlığının pasifinin azalmasını sağlamıştır. Öte yandan yukarıda izah edildiği üzere, davacı ve davalı arasında borcun nakli sözleşmesi mevcut olmadığından, davalının pasifindeki bu azalma sebepsiz zenginleşme teşkil etmektedir. Buna göre, davacı bir borcun nakli sözleşmesine dayanmamasına rağmen dava dışı ... Enerji Şikreti'ne(icra dosyasına) yaptığı ödemenin,  sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalıdan tahsilini talep edebilir.Bu saptama karşısında davacının dava açmakta hukuki yararı ve aktif husumetinin bulunduğu açıktır.Dava tarihinde Mahkememizin 2016/114 esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmemiş olması, davacının hukuki yararına müessir bir olgu değildir. Kararın kesinleşmesi ancak sebepsiz zenginleşmeye dayalı bu talebin zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı tarihin tespiti açısından önem arzeder.Öte yandan anılan karar iş bu yargılama esnasında  25/06/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi henüz işlemeye başlamadığından, davalı yanın zamanaşımı def'i de yerinde değildir.Davacı yan  ... sayılı takip dosyasına 28/06/2018 tarihinde 353.608,30-TL, 12/07/2018 tarihinde 21.361,65-TL olmak üzere toplam 374.969,95-TL ödeme yaptıktan sonra, davalı tarafa 01/08/2018 tarihli ihtarname keşide ederek, takip dosyasına ödenen 374.969,95-TL'nin3 0 gün içerisinde ödenmesini ihtar etmiş, ihtarname 03/08/2018 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.Davacının davalı yana tanıdığı mehil karşısında temerrüdün 03/09/2018 tarihinde gerçekleştiği...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı takibine yönelik itirazının 374.969,95 TL asıl alacak ile 1.802,94 TL işlemiş faiz toplamı 376.772,89 TL yönünden iptaline, takibin 374.969,95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takipteki diğer şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın %20'si oranında 75.354,58 TL inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında uzun zamana yayılan görüşmeler sonucu düzenlenen Beyoğlu ... Noterliğinin 12.07.2013 tarihli Alacak Devir/Temlik Sözleşmesi ile müvekkilinin 124.547.195,97 TL tutarındaki kredi alacağı ile bunlara bağlı dava ve takip dosyalarının 20.200.000,00 TL bedelle davacıya temlik edildiğini, sözleşmenin her iki tarafın uzman kadrolarınca incelenerek imzalandığını, bu kapsamda dava dışı ... Şirketinin kredi işlemlerinden kaynaklanan alacak  ve davalarında devir edildiğini, bu davaya dayanak yapılan ... Enerji dosyasının da davacı tarafından devir ve temlik alınan ... Şirketinin kredi alacağı ile ilgili olarak açılmış ve devam eden yaklaşık on adet dava ve icra dosyasından biri olduğunu, sözleşmenin imzalanması ile devir işlemlerinin tamamlandığını ve bu dosyanın 2013 yılından itibaren davacı tarafından takip edildiğini, o tarihlerde İstanbul 40. ATM'de bulunan davanın, davalı sıfatı ile davacı tarafından takip edildiğini, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, bu davanın davacısının temyizi üzerine kararın bozulduğunu, İstanbul 6. ATM'nin 23.02.2017 tarih ve 2016/114 E., 2017/106 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın onanarak kesinleştiğini, kabul kararı üzerine davacının, müvekkilinin hileli davranışları sonucu hataen bu dosyanın devir alındığından bahisle bu davayı açtığını, Oysa devrin uzun görüşmeler sonucu imzalanan sözleşme ile yapıldığını ve dosyaların da fiziki olarak teslim edildiğini, davacının bu sayede anılan dosyayı fiilen takip etmeye başladığını, davacının, müvekkiline ait portfföyü tek tek inceleyerek devir aldığını, temlik sözleşmesi ve eki listesinin 1668. sırasında ... Şirketinin yaklaşık 10 adet dosyasının bulunduğunu, bunlar arasında ... Enerji Şirketinin talep konusu dosyasının da bulunduğunu, müvekkilinin bu dosyalarda borçlu ve davalı konumunda olduğunun açıklıkla belirtildiğini, gizlenmemiş bir durum veya yanıltıcı bir açıklama bulunmadığını, sözleşmenin 8.1. maddesinde de portföyün hukuki ve mali yönden incelendiğinin kabul edildiğini, davacının ayrıca sözleşmenin 12.1 maddesi uyarınca müvekkiline gönderilmiş yazılı bir ihbarı ve/veya talebi de bulunmadığını, davacının TBK'nın 39. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde de hata sonucu temlik alınan dosyanın iyi niyetle  takip ettiği ve temlikinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı olduğuna dair bir talepte bulunarak dava açmadığını, tacir olan davacının basiretli şekilde davranması gerektiğini, borç nakline ilişkin bir sözleşme bulunmaması halinde davacının bu davayı hangi gerekçe ile 6 yol boyunca takip edildiğinin mahkemece açıklanmadığını, esasen bu durumda ilk davaya bakan mahkemenin de davacıyı o dosyada davalı sıfatı ile kabul etmesinin de hatalı olacağını,  davacının 2013 yılında sunduğu dilekçe ile bu davanın 12.07.2013 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile devir alındığının kabul ettiğini, bu beyana rağmen davacının yanıltıldığından söz edilemeyeceğini, davacının İstanbul 6.ATM'deki dava dosyasını sonuna kadar takip ederek sözleşmedeki imzasına sahip çıktığını, davacının iradesinin sakatlanmadığını, böyle bir durum olsa dahi davacının sözleşmedeki iradesine uzun süre kararlılıkla sahip çıkarak bu iradesini kabul ettiğini, sonradan icazet vererek sakatlığı giderdiğinin kabulü gerekeceğini, mahkemenin kabulünün TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, borcun nakli olmaması halinde aynı mahkemenin ilk hükmü ile kurulan hükmünün de hatalı olacağını, zira  HMK'nın 125. maddesine göre, davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi halinde davacının isterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edeceği, isterse davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebileceğini, İstanbul 6. ATM'nin 2016/114 Esas sayılı dosyasında ise devirden sonra davacının devir alana karşı davasını yürüttüğünü, davacının da bu dosyada davalı sıfatı ile sunduğu dilekçelerde borç nakli sözleşmesini kabul ederek davayı takip ettiğini, davacının kabul ettiği bir durumun aksinin mahkemece kabul edilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kabulünün yerinde olduğunun kabulü halinde ilk davada verilen hükmün akıbetinin sorgulanması gerektiğini ve mahkemenin olmayan üçüncü taraf hakkında karar verdiğinin kabulü gerektiğini, bu davanın hak düşürücü sürede açılmadığı ve müvekkiline husumet yöneltilmeyeceğine ilişkin savunmaların gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, iradesi sakatlanan kişinin TBK'nın 39.maddesinde belirlenen sürede dava açması gerektiğini, davacının maddede belirlenen sürede dava açarak borcun nakli sözleşmesi ile bağlı olmadığını dava etmediğini, mahkeme kabulünün aksine sebepsiz zenginleşme kurallarının uygulanması halinde TBK'nın 82. maddesinde öngörülen sürenin de  geçtiğini, husumetin temlik sözleşmesi uyarınca mersin ... şirketine yöneltilmesi gerektiğini, davacının temlik aldığı dosya kapsamında yaptığı ödemenin ... Şti'nin hesabına alacak yazılacağından bu davanın açılmasında hukuki yarar da bulunmadığını, sözleşmenin 8.maddesine göre davacının, borçluların aczini araştırdığı ve müvekkilinin borçluların aczinden, iflasından alacağın kısmen veya tamamen tahsil edilememesinden sorumlu tutulamayacağının kabul edildiğini,  mahkemece temlik edilen bu dosyanın ... Şti'nin kredilerinden kaynaklanan alacak ve bu kapsamda borçlu şirketin ... ...Şirketine yaptığı devir ve temlikten kaynaklanması nedeniyle kredi ile bağlantılı olduğunun dikkate alınmadan, adeta başka bir yeni dosyanın alacağın temliki sözleşmesine eklendiğinin kabul edildiğini, kabulün aksine bu dosyanın kredi ile bağlantılı olması nedeniyle devir edildiğini, davanın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözülmesi gerekirken sözleşme hükümlerinin dikkate alınmadığını, zira sözleşmenin 8.2.maddesinde alacağın tahsil edilememesinden müvekkilinin sorumlu olmadığının kabul edildiğini, davacının dayandığı sözleşmenin 7.1 ve 7.4 maddesinin ise somut olaya uygulama imkanı  bulunmadığını, sözleşmenin 7.1 maddesine uygun olarak ...Şirketindeki alacağın banka kayıtlarında bulunduğu, kredilerin borçlulara kullandırıldığı hususlarında akde aykırılık bulunmadığını,... Şirketince müvekkili banka aleyhine başlatılan davanın bir zarar ziyan ve tazminat davası olmadığını, dolayısıyla sözleşmenin 7.4 maddesinde sözü edilen;  imza tarihine kadar olan döneme ilişkin herhangi bir iş ve işlem nedeniyle borçlular veya üçüncü kişilerin uğradığı bir  zarar ve ziyandan ve bunlarla bağlantılı bir tazminat talebinden de söz edilemeyeceğini, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.Davacı  vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle Davalının istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığını, taraflar arasında borcun nakli sözleşmesi bulunmadığına ilişkin gerekçenin yerinde olduğunu, esasen devir edilen İstanbul 40 ATM'nin 2012/263 Esas sayılı dosyası ile bununla bağlantılı ... sayılı dosyasında borçlu sıfatının davalıda olduğunu, alacağın devri sözleşmesinde, bu borcun müvekkilince üstlendiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, icra inkar tazminatının %20'den fazla olması gerektiğini, ihtarname ile bankanın temerrüde düşmesi nedeniyle faiz alacağı bulunduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında düzenlenen 12.07.2013 tarihli alacağın devri sözleşmesi kapsamında, davacının iradesinin sakatlanarak, borcun nakli niteliğindeki bir dosyanın eklenerek davacıya verilen zararın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile davalı banka arasında, düzenlenen 12.07.2013 tarihli, alacak devir/temlik sözleşmesi ile davacı bankanın çeşitli kredi alacakları ve buna bağlı dosyalar 20.200.000,00 TL bedelle davacıya devir edilmiştir.Sözleşmenin tanımlar kısmında portföyün; bankanın iş bu sözleşmeyle devir ve temlik ettiği ek 2'de belirtilen 30.04.2013 tarihi itibariyle 124.547.195,97 TL tutarlı ana para alacağının tamamını ifade edeceği kabul edilmiştir. Sözleşmenin 1. maddesinde sözleşmenin konusu, 2. maddesinde satış bedelinin tespiti ve ödenmesi, 3. maddesinde ise devir ve tespit süreci düzenlenmiştir. Sözleşmenin 4. maddesi ile portföy ile ilgili olarak hesap kesim tarihine kadar yapılan masraflardan kimin sorumlu olacağı kabul edilmiştir. Sözleşmenin 7. maddesinde davacı bankanın hesap kesim tarihi itibariyle ek2'de belirtilen alacak tutarlarının banka kayıtlarında var olduğu, kredilerin borçlu veya borçlulara kullandırıldığı, her bir cari hesap ana para bakiyesine ilişkin sözleşme ekinde bildirilen ipotek ve rehinlerin mevcut olduğu, devir ve temliği engelleyen herhangi bir akdi düzenleme bulunmadığı kabul edilmiştir.Sözleşmenin 7.4. maddesinde de, imza tarihine kadarki döneme ilişkin herhangi bir iş ve işlem nedeniyle borçlular ve/veya üçüncü kişinin uğrayabileceği zarar ve ziyanlardan ve bunlarla bağlantılı tazminat taleplerinden sorumlu olduğunu, söz konusu taleplere ilişkin ikame edilen davaların banka tarafından takip edileceği, temlik eden bankaca kabul edilmiştir.Sözleşmenin 8. maddesinde temlik alan varlık yönetim şirketinin beyan ve taahhütleri yer almaktadır. Buna göre portföyün temlik ve devri bedeli ile buna ilişkin kararların yapılan bağımsız inceleme sonucu verildiği, bankanın ödeme kabiliyetlerine ilişkin bir taahhüdünün bulunmadığı kabul edilmiştir.Sözleşmenin 12. maddesine göre sözleşmeye aykırılık halinde bu aykırılığın giderilmesi yazılı olarak isteneceği, giderilmemesi halinde diğer tarafın uğradığı zararın giderileceği kabul edilmiş ve aykırılığın ne şekilde ihbar edilebileceğine ilişkin yazılı usul ön görülmüştür.Sözleşmenin ekinde alacak temlik beyanı, alacak ve borçlu listesi, borçlu dava ve icra dosyalarını gösteren liste, ipotek bedelinin listesi, her bir alacak için alıcı tarafından belirlenen bedel listesi bulunmaktadır.Dosyada bulunan ek2 listesinde, banka borçlusu ...Şti'nin 2.070.563,44 TL borcunun bulunduğu görülmüştür. Ek3 listede ise borçlu şirketin borcu nedeniyle dava dışı ... Şti.tarafından İ... sayılı dosyasında başlatılan takip ve takibe yönelik olan İstanbul 40. ATM'nin 2012/263 Esas sayılı dosyasının da listeye ekli olduğu anlaşılmıştır. Davalı bankanın ... Şirketinden olan alacakları için Mersin ... Noterliğinin 01.10.2009 tarihli kat ihtarı ile borçların ödenmesi istenmiştir. Bankanın ... sayılı dosyasında borçlu hakkında 5.438.411,24 TL nakit ve 903.980,00 TL gayrinakit alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığı, ayrıca ... sayılı dosyasında da kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip de başlattığı, borçlu ... Şti'nin  01.04.2011 tarihinde iflas ettiğini, temlik eden ... Bank tarafından iflas masasına 7.985.679,38 TL alacak kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.Borçlu ... Şti. arasında imzalanan 19.11.2010 tarihli ... Sözleşmesi kapsamında, borçlu ... Şirketinin DSİ'den aldığı baraj inşaatında bir kısım işlerin alt taşerona verildiği ve işlerin sözleşmeye uygun yapılması karşılığı 90 ve 92 nolu hak edişlerin banka tarafından temlik alınmıştır. ... Şirketi ile banka arasında düzenlenen sözleşme uyarınca, alacağın %25'inin taşerona ödenmesi gerekirken, bu miktarın tamamının banka tarafından temlik alınması nedeniyle ...Şirketince 25.08.2012 tarihinde, temlik eden banka aleyhine toplam 192.606,16 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatmıştır.Bankanın itirazı üzerine 05.11.2012 tarihinde İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/263 Esas sayılı dosyasında ... Bank aleyhine itirazın iptali davası açılmıştır. Yukarıda belirtilen alacağın temliki sözleşmesi uyarınca, sunulan 09.09.2013 tarihli dilekçe ile davanın ... tarafından devir alındığı belirtilerek, davanın bundan sonra... Şirketince takip edileceği bildirilmiştir. Mahkemece 08.10.2013 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Davacının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin 15.10.2015 tarih ve 2014/6872 Esas sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararının bozulduğu, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince mahkemece 187.500,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Anılan mahkeme kararı üzerine bu kez dosyamızdaki davacı vekilince, ... sayılı dosyasında alacağın devri sözleşmesi ve Beyoğlu ... Noterliğinin 01.08.2018 tarihli ihtarı gerekçe gösterilerek toplam 382.782,68 TL'nin tahsili istenmiştir. Davalının itirazı üzerine süresinde itiraz edilmiş ve itirazın hükümle düşürülmesi için eldeki dava açılmıştır.Davacınnı sözleşmenin 12. maddesine göre gönderdiği Beyoğlu ... Noterliğinin 01.08.2018 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile 374.969,95 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren itibaren 30 gün içinde avans faizi ile birlikte ödenmesi istenmiştir.Davacı, alacağın temliği sözleşmesine uygun olmayacak şekilde borç dosyasının da eklendiğini, kötü niyetle temlik edilen alacaktaki ayıbı temlik alacaklısına yüklemeye çalıştığını ileri sürmüştür. Davacının nitelendirmesine göre esasında taraflar arasında bir alım satım sözleşmesi bulunduğu ileri sürülmüştür.TTK'nın 23. maddesine göre ticari alım satımlarda alıcının satılanı gözden geçirmesi ve ayıp bulunması halinde niteliğine göre iki veya sekiz gün içinde ayıbı satıcıya bildirmesi gerekmektedir.Diğer durumlarda ise TBK'nın 223. maddesi uygulanacaktır. Davacının vasıflandırmasına göre, devir alınan dava dosyası sözleşmenin eki liste ile davacıya bildirilmiştir. Sözleşmenin 8.maddesine göre, davacı her türlü mali kontrolü yaparak dava dosyasını devir almıştır.Her ne kadar ilk derece mahkemesi davayı sadece bir alacak devrinden kaynaklı bir dava olarak nitelendirmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmedeki esas konunun, davalı bankanın bir çok kişiden kredi borcu nedeniyle olan alacaklarını birleştirilerek bir portföy haline getirilmesi ve bankanın alacağı ile birlikte teminatlarını belirlenen bir miktar üzerinde alıcıya satılmasıdır. Sözleşmeyle devir edilen sadece bankanın alacağı olmayıp kredi portföyüdür. Bu itibarla bankanın alacağının yanı sıra bu krediden kaynaklı risklerinin de dikkate alınarak hesaplama yapılması nedeniyle, sözleşme ve eklerinde açıkça gösterilen dosya veya borçlarının da nakledildiği kabul edilmelidir.Taraflar arasındaki alacağın devri sözleşmesi yazılı şekilde yapılıp geçerlidir.Davacı bu devri benimseyip alacağın devri sözleşmesini İstanbul 40. ATM'nin dosyasına ibraz etmiş ve bu davada davalı sıfatıyla yer almıştır. Sonuçta İstanbul 6. ATM'nin devirle gelen bu dosyada vermiş olduğu 2016/114 Esas - 2017/107 Karar sayılı ilamı bu dosyadaki davacı aleyhine verilmiştir. Bu durumda davacının esasen borcun naklini de benimsediği kabul edilmiştir. 2013 yılında yapılan devir sözleşmesiyle davalı bankanın dava dışı ... şirketinden olan kredi borç portföyünü teminatıyla birlikte devir alan ve sözleşme ekinde açıkça bu kredi riskinden kaynaklı dava ve takip dosyası gösterilerek davalı tarafından devir alınan, devir sözleşmesine uygun şekilde davalı sıfatı ile takip edilen dosyanın aleyhe sonuçlanması üzerine, burada ödenen bedelin tahsilinin talep edilmesi dürüstlük ilkesine uygun değildir. Zira davacı devir sözleşmesiyle devir aldığı borç ve alacakları gösterir liste ile birlikte İstanbul 6. ATM'nin 2016/114 sayılı dosyasına başvurarak HMK'nın 125.maddesi gereğince davalı sıfatını kazanmıştır. Aradan geçen uzun süreden sonra iradesinin sakatlandığı veya devir konusu alacakta ayıp bulunduğunun ileri sürülmesi yukarıda belirtilen TTK'nın 23. maddesi ile TMK'nın 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırıdır.  Dosya kapsamında davacının iradesinin TBK'nın 28 vd. maddelerinde düzenlenen şekillerde fesada uğratıldığı ispat edilememiştir. Kaldı ki bu durumda da davacının, dava ve icra takibinden sözleşme aşamasında haberdar olması ve bu durumu 09.09.2013 tarihinde İstanbul 40 ATM'nin 2012/263 Esas sayılı dosyasına (6 ATM 2016/114) bildirilmesi nedeniyle TBK'nın 39.maddesinde belirlenen hak düşürücü sürenin de geçtiği kabul edilmelidir. Davacı anılan hükümde belirtilen süre içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını davalıya bildirmemiştir.Yukarıda belirtildiği gibi davacının devir tarihinde krediden kaynaklı bir itirazın iptali davası bulunduğunu bilerek kredi alacağını, borcu ile birlikte temlik aldığı açıktır. Taraflar arasındaki sözleşme niteliği itibariyle bir portföy devir sözleşmesi olup, sözleşmedeki portföy tanımı dikkate alındığında bu sözleşmenin ekinde açıkça yazılan dava dosyalarının da ister borca ister alacağa ilişkin olsun, devir bedelinin belirlenmesinde etkili olması nedeniyle dikkate alındığı ve bu dosyaların da temlik alan tarafından devir alındığının kabulü hukuk güvenliği ile taraflar arasındaki devir sözleşmesindeki edim dengesine uygundur. Son olarak ilk derece mahkemesince TBK'nın 195. maddesi kapsamında borcun üstlenilmesi sözleşmesi bulunmadığı, bu sözleşmenin şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmiştir.Gerekçeli kararın 6.safyasında bu husus belirtilmiştir.TBK'nın 195 vd maddelerinde borcun üstlenilmesi düzenlenmiş olup borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtulması, borcu üstlenen ile, alacaklı arasında yapılan bir sözleşme ile olabileceği kabul edilmiştir. Borcun üstlenilmesi sözleşmesinde alacaklının onayının da bulunması gerekmektedir. Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir.Alacaklı çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı herhangi bir işleme rıza gösterirse borcun üstlenmesini kabul etmiş sayılır. Buna göre taraflar arasındaki sözleşmede davalının borçlu olduğu takip ve dava dosyalarının yazılması ile davacı bir anda devir edilen kredi alacakları ile bağlantılı dava ve takiplerden kaynaklı borçları da üstlenmiştir. Sözleşmenin içeriğinde portföy teriminin kullanılmasıyla borcun üstlenilmesinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu sözleşme kapsamında davacının İstanbul 40 ATM'ye başvurup davalı olarak yer alması ve bu durumun anılan dosyadaki davacı ... tarafından kabul edilmesi ile mahkemenin vardığı sonuç hatalı olmuştur. Belirtilen nedenlerle davacının, taraflar arasında 2013 yılında yapılan portföy devir sözleşmesi kapsamında borçtan sorumlu olduğu, borcun dosya numarası ile birlikte davalı tarafından bilinerek kabul edildiği, davacının borca ilişkin dava dosyasında davalı sıfatı ile yer aldığı, yargılamanın tamamlanmasından sonra, sözleşme ile belirlenen dosya borcundan davacının sorumlu olmadığının ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen katılma yoluyla istinaf başvurusunun reddine, davalının yerinde görülen istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında dairemizce hüküm kurulmasına, davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacının katılma yoluyla sunulan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının  kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca  kabulü ile  ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davanın reddine,2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yor olmadığına,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürüklükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 61.245,23 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davalı tarafından sarf edilen 55,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansınlarından artan kısımlarının, karar kesinleştiğinde, yatıran taraflara iadesine, 8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;  istinaf peşin karar harçlarının ise talep hâlinde davalıya iadesine,b-Davalı tarafından  yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Davacı ... Şirketi harçtan muaf olduğundan, davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının,  talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,d-Davacı tarafça sarf edilen kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine 10.Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf2bc99015b8d78f","SID":"22d289950e873863"}}