{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2023<br>NUMARASI\t\t:.....<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/02/2023 tarih ve 2022/384 E. - 2023/56 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, bir ilçe adı olan “...” ibaresinin markasal olarak kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün  olmadığını, gerek doktrin görüşleri gerek Yargıtay kararları gerek ülkemizin tarafı olduğu uluslararası düzenleme hükümleri çerçevesinde müvekkili firma başvurusu olan “... ...” ibareli marka başvurusuna ilişkin olarak “...” ibaresinin reddedilen hizmetler bakımından zayıf marka olduğunun aşikar bulunduğunu, zayıf marka niteliğindeki ibarelerin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, bu durumun yüksek mahkemenin yerleşik içtihatları ile de sabit olduğunu, davalı TPMK tarafından müvekkili firma markası ile redde mesnet 2016/89503 başvuru numaralı “... ... 1972” ibareli markanın aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle kısmi ret yönündeki kararının açıkça usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, redde mesnet markayı oluşturan ibarelerin “...”, “...” ve “1972” ibareleri olduğunu, hal böyle iken redde mesnet markanın iki adet yer bildiren ibare ile bir adet yıl bildiren ibareden oluştuğunu, anılan ibarelerin de tek bir kişinin tekeline verilemeyeceği göz önünde bulundurulmaksızın ittihaz edilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili firma “...” markası bakımından müktesep hak sahibi olduğunu, zira 2020/100763 kod numaralı “... ... ... ...” ibareli markanın davalı TPMK nezdinde müvekkili firma adına tescilli olduğunu, müvekkili adına tescilli olan markanın hakim unsurunun “...” ibaresi olduğunu ve tescilli olduğu hizmetlerin çıkarılan emtialar ile doğrudan bağlantılı olduğu nazarı dikkate alındığında kısmi ret kararının müvekkili müktesep hakkı nazarı dikkate alınmadan verildiğini ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-10728 sayılı kararının iptaline, müvekkili marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı ... vekili, başvuru konusu <br>markanın ve redde mesnet markanın da bütün olarak incelendiğinde ayırt edici bir marka <br>olduğunun görüldüğünü, taraf markalarının aynı coğrafi yeri kullanarak marka <br>oluşturmalarının aralarındaki 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamındaki benzerliği <br>ortadan kaldırmadığını, taraf markalarının her ikisinin esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Şirketi vekili, başvurunun kısmen <br>reddi kararının yerinde olduğunu, “...” ibaresinin coğrafi yer adı olarak değerlendirilerek <br>davacı markasının tescilinin mümkün  olmadığını, müktesep hak iddialarının kabulünün mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarının şekil unsurları bakımından birbirlerinden oldukça farklı bulunduğu, markalar arasında müşterek olan unsurun \"...\" ibaresi olduğu.Denizli iline bağlı bir ilçenin adı bulunduğu, aynı zamanda, Muğla ilinin ... ilçesinde bulunan bir dağın da adı olduğu, coğrafi yer adlarının, coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla, yanlarına ilave yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, nitekim Yargıtay 11. HD'nin  04.06.2018 tarih, 2016/11850 E., 2018/4241 K. sayılı ilamında da, aynı ilkelerin tekrar edildiği ve kötü niyetli yapılmadığı sürece başkalarının da aynı coğrafi yer adını farklı bir takım eklerle marka olarak tescil ettirmesinin mümkün olduğunun kabul edildiği, davalı şirketin itirazına mesnet \"......\" ibareli marka karşısında, davacıya ait \".... ...\" ibareli marka başvurusunun tescilinin mümkün bulunduğu, zira davacının, itiraza mesnet markada da kullanılan \"...\" ibareli yer adını farklı bir ekle marka olarak tescil ettirmek istediğini, açıklanan ilkeler çerçevesinde söz konusu başvurunun tesciline engel bir durum bulunmadığı, yargılamanın sonucuna etkisi olmamakla birlikte; davacı yanın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği 2020/100763 sayılı markasına dayanarak iş bu davaya konu marka başvurusu bakımından müktesep hakkı bulunduğu sonucuna varılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2022-M-10728 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.            <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...  vekili, <br>taraf markaları arasında başvuru kapsamından çıkarılan mal/hizmetlerde, tüketici tarafından her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğması ihtimalinin bulunduğunu, taraf markalarının her ikisinin esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, taraf markalarının kelime uzunlukları ve harf sayıları ile tüketicilerin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısımlarının aynı olmasının, markalar arasındaki benzerliklerin farklı yönlerine göre daha belirleyici rol oynadığı ve söz konusu benzerliklerin markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini artırdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.      <br>\tDavalı  Şirket vekili, <br>müvekkiline ait “... ... 1972” ibareli markanın, davacının marka başvurusuna, ortalama tüketici nezdinde ayırt edilmesi mümkün olmayacak şekilde benzer olduğunu, markaların asli unsurları olan ... ibaresinin, markalarda ortak olarak kullanıldığını, bu ortaklığın iki markanın birbiri ile ekonomik bir bağı olduğu çağrışımını yaptığını, tarafların marka ibarelerinde ayırt edici başkaca unsur bulunmadığını, davacı marka başvurusunda “...” ibaresinin, ayırt edici bir unsur olmadığını, davacının iştigal ettiği sektörü ifade ettiğini ve markanın ayırt ediciliğine katkısı bulunmadığını, ilk derece mahkemesince “...” ibaresinin coğrafi yer adı bulunduğundan ve taraf markalarının düşük seviyede ayırt edicilik sahibi markalar olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmişse de <br>bu kararın hatalı olduğunu, markaların ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, herkesçe maruf olunan ilçe ve coğrafi yer adlarının, mahkemenin kabul ettiği kapsama girebileceğini, \"...\" ilçesi bakımından ise bu koşulun gerçekleşmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.     <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.11.1999 tarih, 5790/9590 sayılı (.....) kararında “.. tek başına ayırt ediciliği bulunmayan sözcüklerin yanına ayırt edici nitelikteki sözcüklerin eklenmesi ve genelde ya isim tamamlaması veya sıfat tamlaması şeklinde ortaya çıkan ve yeni bir anlam ifade eden sözcükler grubunun marka olarak tescil edilmesinin yasanın düzenlenme amacına daha uygun olduğu sonucuna varılmıştır ... tek başına marka olarak tescili bulunmayan İstanbul, Ankara gibi yer isimlerinin, “...” gibi bir başka sözcüğün ilavesiyle meydana gelen sözcükler grubunun marka olarak tescil edilebileceği kabul edilmiştir” açıklamasına yer verildiği, buna göre coğrafi yer adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, bu halde marka korumasının, markanın asli ve tali unsurlarıyla bir bütün olarak sağlanıp asli unsuru oluşturan coğrafi yer adı konusunda marka sahibine inhisari hak sağlamayacağı, bu açıklamalar çerçevesinde somut olayda, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden \"...\" yer adının coğrafi işaret niteliğinde olmadığı, dolayısıyla söz konusu yer adının başka sözcüklerle birlikte marka olarak tesciline bir engel bulunmadığı, buna göre taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025<br><br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d438b5051381d9e","SID":"3e5ba912d13b6002"}}