{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/04/2023<br>NUMARASI\t\t.....<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/04/2023 tarih ve 2023/17 E. - 2023/183 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline <br>neden olabilecek düzeyde bir benzerlik <br>bulunmamakta olup ilgili tüketicinin farklı iki <br>marka karşısında olduğunu derhal <br>algılayabileceğini, netice olarak müvekkilinin dava konusu 2021/085530 sayılı ve \".. ... ...\" şeklindeki marka başvurusunun görsel, işitsel ve kavramsal açıdan sahip olduğu bütün, bu <br>bütünde ortaya çıkan nihai kurumsal algının davalı yana ait redde gerekçe  <br>şeklindeki markadan tamamen farklı bulunduğunu, davalı yanın markasında esasen dikkat çeken <br>unsurun “...” ön sesi olduğunu, bu ismin ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğunu, markadaki \"...\"  ibaresinin davalıya ait markada soy isim olarak algılanacak biçimde yer aldığını, <br>dolayısıyla ortalama tüketicilerin davalı yana ait markayı \"... ...\" biçiminde bir bütün <br>olarak algılayacaklarını, halbuki müvekkili markasının “... ... ...” şeklinde <br>algılanacağını ve telaffuz edileceğini, müvekkili markasındaki ayırt edici şekil unsuru da  dikkate alındığında, müvekkili markası ile davalı markası arasında iltibas ihtimalinin ortaya çıkmayacağını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-15114 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı şahsa ait başvuru markası ile diğer davalı şirkete ait itiraza mesnet markanın aynı/aynı <br>tür hizmetleri kapsadığını, bu nedenlerle davacı vekilinin iddialarının aksine dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... ...Şirketi vekili, davacı başvurusu ile müvekkili Şirket markasının SMK m. 6 uyarınca benzer olup müvekkili şirketin öncelikli tescili nedeni ile davacı markasının tescilinin mümkün  olmadığını, davacı tarafından tescili talep edilen markanın müvekkili şirkete ait marka ile aynı sınıfta tescilinin talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markaları global olarak karşılaştırıldıklarında markaların kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı olduğu, karşılaştırılan mal veya hizmetler arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun \"...\" sözcüğü, redde mesnet markanın esas unsurunun \"...\" sözcüğü olduğu, her ne kadar redde mesnet markanın şapkalı \"A\" lardan oluşarak işitsel olarak \"...\" şeklinde telaffuz edilse de, bu farklılığın markaları birebir aynı olmaktan ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtardığı, ancak ortalama tüketici kesiminin en azından bir kısmının markalar arasında benzerlik kuracak düzeyde markalar arasında ortak unsurların bulunduğu, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.            <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece kurulan hükümde, taraf markalarının bütünsel algıları üzerinden bir inceleme yapılmak yerine ayırt edici vasfı son derece zayıf tek bir ortak unsur üzerinden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, \"... ...\" ibaresinin ilk algıda bir kişi adı soyadı değil de alelade bir sözcük grubu markası olduğu yorumunun kabulünde dahi müvekkili markasının bütünsel algısı ile davalı yanın redde gerekçe markasının, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalini ortaya çıkaracak ne görsel, ne işitsel ne de kavramsal bir benzerliğinin mevcut olmadığını, \"...\" ibaresinin \"iyi, pekiyi\" gibi son derece basit bir anlamı bulunan, ilkokuldan itibaren hemen herkesin birçok okuduğu kitapta, izlediği filmde karşı karşıya kaldığı, gördüğü, işittiği, tek hece ve üç harften oluşan bir kelime olduğunu, bu kelimeye yaratılmış, özgün, farazi veyahut günlük dilde kullanılmayan yabancı bir sözcükmüş gibi mahkemece anlam yüklenmesinin doğru bulunmadığını, kaldı ki davalı yana ait ret gerekçesi markanın tek unsurunun da \"...\" kelimesi olmayıp, markanın ilk sesini oluşturan ibare olan \"...\" ibaresinin, hem daha az bilinen hem de pozisyonu gereği vurguyu ve ilk algıyı üstlenen kelime olduğunu, davalı yanın markasının hiçbir görsel kompozisyonunun bulunmadığını, oysa müvekkili  marka başvurusunda, her şeyden evvel vurguyu üstlenen tek bir sözcük unsurunun mevcut olmayıp bu sözcük unsurunun, karakteristik bir şekille birlikte kompoze edilerek tüketiciye yansıtıldığını, ortalama zeka, dikkat ve seçicilik seviyesindeki herhangi bir tüketicinin taraf markalarını karıştırmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"... ... ...\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"... ...\" ibareli marka marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurlarından biri olan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen diğer unsurların, ayırt ediciliği sağlamaya elverişli olmadığı, \"...\" ibaresinin, 43. sınıftaki hizmetler yönünden tanımlayıcı ya da tasviri bir işaret de olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025 <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba47b9ef27ed23a8","SID":"a8aae8636af26a43"}}