{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/505 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/321<br><br>DAVA\t\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 08/04/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>TALEP\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ...'nda davacı ...'a ait ... marka... plakalı aracı ile seyir halinde iken, önündeki ... plakalı aracın yavaşlaması üzerine davacının da yavaşladığını ve durduğu, ancak arkadan gelmekte olan davalı şirketin sigortası içerisinde bulunan ... plakalı araç sürücüsü ..., takip mesafesini koruyamadığından davacının aracına arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle davacının aracı da önünde bulunan ... plakalı araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacının hiç bir kusuru bulunmadığını, belirterek ... TL belirsiz alacağın davalıdan olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile talep sonucunu, ... TL arttırmıştır. <br>CEVAP\t:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile ...-... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davalı şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, sigortalısının kusuru oranında ve ancak gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, Değer kaybının tespiti bu Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVA\t:<br>Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan değer kaybının ödetilmesi istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: <br>Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5. vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>Dava konusu araçların trafik kayıtları, sigorta şirketinden hasar dosyası, vergi kayıtları celp edilmiştir. <br>Bilirkişi emekli trafik ve makine baş mühendisi ... ve sigorta eksperi bilirkişi ... ... tarihli raporunda özetle; dava konusu piyasada oluşan gerçek araçta oluşan ekonomik değer kaybının ...TL olduğunu belirtilmiştir.  <br>Kara taşıtlarının karıştığı kazalardaki sorumlu kişiler ile sorumluluk sebepleri, araç sürücüsü yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49 vd. maddeleri, araç sahibi yönünden(işleten) 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 85. Maddesi ve sigorta şirketleri yönünden ise ZMM Genel Şartları hükümleridir.<br>Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016  tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ).<br>Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 17/07/2020 tarih 2019/40E. 2020/40K. sayılı kararı ile 2918 sayılı Yasanın 90. maddesinin 1. cümlesindeki \"...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlara...\" ve ikinci cümlesindeki \"...ve genel şartlara...\" ile 92. maddesinin (i) fıkrasının Anayasaya aykırı olduğunu ve iptaline karar vermiştir.<br>Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 17/03/2016 tarih, 2015/10943E. 2016/2857K. sayılı kararı). Değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04/10/2017 tarih  2016/16877E. 2017/2017/8594K. sayılı kararı).  <br>Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2020 tarih 2019/877E. 2020/1191K. sayılı kararında; \"...Anayasaya aykırılığının yargısal denetim sonucu tespit edilmiş bir yasaya dayanılarak yapılan işlemlerin geçerli sayılması, telafisi güç zararlar ortaya çıkarabilir. Bu durumda orta yol olarak bazı kararların özellikle bireylerin temel hak ve özgürlüklerini etkileyen yasalara ilişkin iptal kararları geriye yürüyeceğini kabul etmek gerekir. Ayrıca, somut norm denetimi amacıyla başvurulan ve dosyaya uygulanması gereken iptal kararının benzer mahiyetteki derdest uyuşmazlıklara sirayet etmeyeceğini savunmak hakkaniyet ilkesine de aykırı olacaktır. Benzer gerekçi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 13.07.2011 tarih 2011/4-421 Esas 2011/524 Karar sayılı ilamı ile aynı sonuca varmıştır. Bu durumda yeni genel şartlar ile ekindeki formüle göre yapılan tazminat hesaplarının yasal dayanağı kalmamıştır. Aksine sözü geçen Anayasaya Mahkemesi kararının gerekçesinde tazminatların kapsamı ve  mahiyetlerinin bu biçimde genel şartlar ile düzenlenmesinin hukuki belirlilik ve gerçek zarar ilkesine aykırı olduğuna vurgu yapılmıştır... yeni genel şartların yürürlüğe girdiği tarih olsa dahi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası uygulanamayacakları kanaatiyle mahkemece serbest piyasa şartları ve yerleşik yargı kararlarına göre usulünce yapılmış değer kaybı hesabına itibar ile yazılı biçimde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2017 tarih 2015/5835E. 2017/11510K. sayılı kararında; \"...Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1 maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Dosya kapsamından sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve şirket tarafından da ödeme yapıldığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin temerrüde düştüğü tarih belirlenmek suretiyle tespiti gerekirken (sigorta şirketine yapılan başvuru tarihi gözetilerek, ödeme tarihinden daha önce temerrüde düşmüşse o tarihten, düşmemişse ödeme tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması uygun bulunmayıp...\" denilmiştir.<br>Davamıza gelince; davacı taraf trafik kazası nedeniyle davaya konu araçta meydana gelen değer kaybının tazmini istemi ile dava açmıştır. ... tarihinde ... ili ... ilçesi ...nda... plakalı aracı ile seyir halinde iken, önündeki ... plakalı aracın yavaşlaması üzerine... plakalı aracın yavaşlaması ve durması, arkadan gelmekte olan ... plakalı araç sürücüsü... plakalı aracına arkadan çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.  Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40E. 2020/40 K. sayılı kararı ile 2918 sayılı kanunun 90. maddesinin 1. cümlesindeki \"...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlara...\" ve ikinci cümlesindeki \"...ve genel şartlara...\" ile 92. maddesinin (i) fıkrasının Anayasaya aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmiş olması, yeni genel şartlar ile ekindeki formüle göre yapılan tazminat hesaplarının yasal dayanağı kalmaması, yeni genel şartların yürürlüğe girdiği tarih olsa dahi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası uygulanamayacak olması nedeni ile serbest piyasa şartları değer kaybı hesabına yapılmalıdır. Bilirkişi emekli trafik ve makine baş mühendisi ... ve sigorta eksperi bilirkişi ... ... tarihli raporunda özetle; dava konusu piyasada oluşan gerçek araçta oluşan ekonomik değer kaybının ... TL olduğunu belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bilirkişi heyetinin raporunun denetime ve hüküm kurmaya uygun olduğu anlaşılmakla, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilerek davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1. Davacının davasının KABULÜNE, <br>2. ....-TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ...TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...TL'dan mahsubu ile bakiye ....TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4. Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5. Davacı tarafından yapılan .. TL başvurma harcı, ... TL peşin harç ve ... TL tamamlama harcı ile ... TL posta ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>7. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, <br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK 341. Maddesi uyarınca kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  08/04/2021 <br><br>Katip ...<br>   ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>   ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1837e1ec30b0c304","SID":"b288bed285a1ff80"}}