{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/12/2022<br>NUMARASI\t\t:.....<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/12/2022 tarih ve 2021/306 E. - 2022/342 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili tarafından 2005 yılında uygulamaya koyulan ve firmaların kendilerine ya da tedarikçisi oldukları firmalara ait araçların ... tüketimlerinin kontrol altına alınmasını sağlayan, verimlilik amaçlı bir sistem olan ... ... uygulamasının tüketicilerce kabul gören bir sistem olup müvekkilinin, \"...\" markası ile anlaşmalı kurumlara özel finansal şartlardan yararlanma imkanı ve teknolojik çözümler sunarak, çözüm ortaklığı düzeyinde uzun vadeli iş ilişkileri kurduğunu, hal böyle iken davalı ........malların satışına ilişkin 35/5 sınıftaki hizmetlerin markadan çıkarıldığını, kalan mal ve hizmetler yönünden yayımı sonrasında müvekkilinin başvuruya yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin \"... .......\" ibareli markaları ile aynıyet taşıdığını, dolayısı ile marka işaretlerinin benzerliğinin tartışmasız olduğunu, yine markanın kapsamında  bulunan 9. ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler müvekkilinin 2012/109809 sayılı markasının kapsamında bulunduğundan YİDK kararında maddi hata bulunduğunu, davaya konu markanın tescilinin \"... ...\" ibareli seri markalar ile karıştırılmasına neden olacağını ve müvekkilinin markasının benzerini kullanarak tüketicinin zihninde kalan algıdan yararlanmak amacında olan davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2021-M-6628 sayılı YİDK kararının iptaline ve  markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, markaların bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle  farklı olduklarını, markalar arasında ortak olan \"...\" ibaresinin odun, kömür, mazot vs ısı elde etmek amacıyla yakılan özdeklerin genel adı olup bu niteliği ile ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, taraf markalarının fon, yazım stili ve kullanılan şekiller gibi ek unsurların farklılığı nedeni ile  ayrıştıklarını, markalar arasında ortak olan mal ve hizmetlerin Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından markadan çıkarıldığını, kalan ve mal ve hizmetlerin benzerliğinden söz edilemeyeceğini  ve müvekkilinin davacının markasından yararlanma, yedekleme vb saiki söz konusu olmadığından kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının \"Şekil+... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"... ........\"  ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber başvuru kapsamında bırakılan emtailar açısından mal/hizmet benzerliği oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulunun  gerçekleşmediği, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususu ile başvurusunun kötü niyetli olduğunun da kanıtlanamadığı  gerekçesleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  başvuruya konu markanın müvekkilinin \"... .........\" ibareli markaları ile benzer olduğunu, dava konusu marka kapsamında, “...” kelimesini karşılayacak bir emtia bulunmadığından, dava konusu mal ve hizmetler bakımından “...” kelimesinin ayırt edici gücünün yüksek olup 9. ve 35. sınıflar yönünden tanımlayıcı olmadığını, bu sınıfların  müvekkilinin markalarının tamamının kapsamında bulunduğunu dolayısı ile davanın reddini  hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, Marka ile ilgili kurum kararının iptali ve hükümsüzlük isteğine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itiraza mesnet markalarından 2007/36734 sayılı \"...\" ibareli markası ile davaya konu \"... ...\" arasında benzer kelime öbeklerinin bulunmasından  dolayı görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, ancak bu iki marka arasında emtia benzerliğinin bulunmadığı, emtia benzerliğinin söz konusu olduğu itiraza mesnet diğer markalar ile  davaya konu marka arasında benzerlik bulunmadığı, bu hale göre dava konusu başvuru yönünden SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca tescil engeli bulunmadığı, öte yandan davacının itiraza mesnet \"...\" asli unsurlu markalarının tanınmışlığına ve başvurunun kötü niyetli olduğuna dair dosya içinde somut yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"80c8d2872ba62f27","SID":"cf0d9dc761a5d0b7"}}