{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/781 Esas<br>KARAR NO: 2025/974<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/259, 18/04/2025 Tarihli Ara Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin 2017 yılından bu tarafa demir/çelikten haddelenmiş/soğuk çekilmiş yassı ürünlerin toptan ticareti sektöründe saygın ve öncü bir şirket olduğunu, müvekkilinin tek ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan ...'in, önceye dayalı şahsi sorunları nedeniyle, 2017 yılında kurduğu şirketi ticari çevresi nedeniyle tanıştığı ...'a devretmeye karar verdiğini, hisselerin oğlu ... adına devredilmesini isteyen ...'nın isteği üzerine devredildiğini, ...'nın isteği üzerine ... şirketin 25.08.2020 tarihli genel kurul kararı ile 25.08.2023 tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, ...'in, şirket çalışanlarını sürekli rahatsız ettiğini, iş yerinde sürekli huzursuzluklar çıkardığını, ... ile yıllara sari yakınlıkları nedeniyle ... ve şirketin çalışanı olan eşi ...'in, ...'in davranışlarını görmezden gelmeye çalıştığını, hisseler önce 15.03.2024 tarihinde kardeşi ...'a ardından 25.03.2024 tarihli hisse devri sözleşmesi ile ... tüm hisselerini ...'ye devrettiğini ve ...'nin şirketin tek ortağı haline geldiğini,  bu durumu takıntı hâline getirerek ... ve ...'a whatsapp ve telefon üzerinden ağza alınmayacak hakaretlerde bulunduğunu, şirket yetkilisinin 11.03.2025 tarihinde şirkete hacze gelindiği haberiyle şok olduğunu, haczin ... tarafından Şirketin kaşesi kullanılarak ... isimli şahıs lehine düzenlenen 5.000.000 TLlik bonodan dolayı tesis edilen ihtiyati hacze binaen tatbik edildiğini öğrendiğini, banka hesaplarına haciz konulacağı tehdidi ile birlikte ne yapacağı konusunda iyice şaşıran ...'in, ... tarafının talebi üzerine aynı gün ... vekilinin hesabına apar topar 750.000 TLlik ödeme yaptığını, düzenlenen senet nedeniyle müvekkilinin tüm mal varlığının haczedildiğini, 25.03.2025 tarihli hacizde taşkın haczin söz konusu olmadığını iddia eden davalının, icra dosyasına sunduğu 09.04.2025 tarihli talep ile yeniden haciz ve muhafaza talebinde bulunduğunu; alacaklının bu talebi üzerine 15.04.2025 tarihinde yeniden haciz yapıldığını, müvekkilinin milyonlarca lira değerinde yaklaşık 100 tonluk malzemesi muhafaza altına alındığını, bu nedenlerden dolayı;  icra takibine konu senedin temsil yetkisi kötüye kullanılmak suretiyle, açıkça düzmece şekilde, davalı ve Şirket yetkilisi tarafından işbirliği içerisinde düzenlendiği özellikle dikkate alınarak; davalının hakkı olmayan bir bedeli tahsile giriştiği de görülmekle, açık hukuksuzluğa acilen dur denilmesi gerekmekle öncelikle ve ivedilikle İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının menfi tespit davasının sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ ARA KARARI: İlk derece mahkemesinİN18/04/2025 Tarihli ara kararında; \"...Somut durumda, davacı vekili tarafından icra takibine konu senedin temsil yetkisi kötüye kullanılmak suretiyle iddiasıyla haksız şekilde takibe konu edildiği İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının menfi tespit davasının sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş olmakla icra takibinin eldeki menfi tespit davasından önce açılmış olması nedeniyle İİK 72/3 maddesi gereğince takibin durdurulması mümkün olmadığından tedbir talebine konu icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Senedin, gerçek bir borcu içermeyen, muvazaalı olarak, sırf şirketi zarara uğratmak için düzenlenmiş bir senet olduğunu, şirketin ... ile hiçbir ticari faaliyeti bulunmadığını, bu hususun müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları, banka hesap hareketleri ve ekstreleri üzerinde yapılacak basit bir inceleme ile de tespit edilebileceğini, davaya konu bononun ... tarafından, tazyik hapsinin ardından, yetkisiz dönemde düzenlendiğini, 30.06.2023 tarihinde düzenlendiği ve vade tarihinin 15.11.2023 olduğu iddia edilen senedin 1 buçuk yıl boyunca icraya konulmamış; tazyik hapsinin ardından 11.03.2025 tarihinde ortaya çıkmış olduğunu, denedin ekinde ...'in şirket yetkilisi olduğuna dair herhangi bir imza sirküsü yer almadığını, Senedin üzerinde belirtilen tarihte düzenlendiğinin kabulü halinde ise ...'in yönetim kurulu görevini açıkça kötüye kullanmak suretiyle düzenlediği bu düzmece senedin geçersiz olduğunu, işlemin temsil olunanı bağlamayacağını, ... ile aynı site içerisinde oturan davalı, ... ile işbirliği içerisinde davranarak düzmece bir senet ile müvekkil şirket hakkında icra takibi başlattığını, müvekkiline herhangi bir mal satmadığını kabul ettiğini, ...'in temsil görevini kötüye kullandığını, temsil sınırını aştığını bildiğini, müvekkilinin iş yerinde haciz yapılmış, müvekkil şirketin araçlarına, üretim için kullandığı alet ve araçlara, üretim maddesine ve şirketin bilgisayarlarına kadar her şeye haciz koydurulmuş olduğunu, müvekkilinin korku ile davalı vekilinin hesabına 750.000 TL gönderdiğini, davaya konu icra takibinin ardından davalı taraf yeni bir senetle müvekkil hakkında yeni icra takibi başlatıldığını, davalı, ... ve ... hakkında tarafımızca suç duyurusunda bulunulduğunu, HMK 389 maddesi koşullarının oluştuğunu, aksi halde davacı şirketin mağduriyetinin artacağını belirterek  HMK 389 Maddesi gereğince stanbul ... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı takip dosyasının menfi tespit davasının sonuna kadar durdurulmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin 18/04/2025 Tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının iddiasında takibe konu senedin şirketin eski yetkilisi tarafından yetkisiz olduğu dönemde muvazaalı olarak düzenlendiğini ileri sürdüğü, davanın icra takibinden sonra açıldığı, iddiaların yargılamayı gerektirdiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.14/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc75beb8a0c47a6b","SID":"b6c49b4f73d15a83"}}