{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...-...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 20/02/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>DAVALILAR\t: 1- ......  <br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>\t\t2- ......  <br>\t\t3- ......  <br>VEKİLİ\t\t: Av....<br>DAVA\t\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 11/07/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/07/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinden ......  poliçe numarasıyla sigorta edilmiş bulunan, davalı ......'a ait olan ve davalı ...... idaresindeki ...... plakalı araç ile davacıya ait ...... plaka numaralı araç arasında 16.01.2024 tarihinde trafik kazası yaşandığını, ...... plaka sayılı araç 16.01.2024 günü Konya İli, Selçuklu İlçesi ...... Sokak üzerinden ...... caddesine çıkarken dikkatli  bir şekilde soluna bakmamış ve tali yoldan ana yola kusurlu bir şekilde çıkmış, ona çarpmamak için davacının bulunduğu şeride geçen ...... plakalı aracın davacının ...... plakalı aracına çarpmasıyla kaza gerçekleştiğini, kazanın meydana gelmesinden  ...... plakalı araç sürücüsü ......'ın tam kusurlu olduğunu, bu durum kolluk birimlerince düzenlenen yaralanmalı kaza tespit tutanağında da tespit edildiğini, kaza sebebiyle davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini, ayrıca aracında değer kaybının da oluştuğunu, davalı sigorta şirketinin taleplerini karşılıksız bırakması nedeniyle henüz aracın tamirine başlanmadığını, sigorta şirketine 15.02.2024 tarihinde ulaşan başvuru yapıldığını, fakat davalı sigorta şirketi tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, 16.01.2024 gününden başlayıp davacının aracının tamir edilip kullanacağı güne kadar davacının katlanmak zorunda kaldığı ikame araç bedelini de davalılardan talep ettiklerini  belirterek, ...... plakalı aracın henüz onarımına başlanmadığını, 16.01.2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda davacıya ait ...... plakalı araçta meydana gelen hasar, değer kaybı ve ikame araç bedeline ilişkin tazminat alacağının muhakeme aşamasında belirli hale geleceğinden fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla HMK 107 çerçevesinde karşılanmayan hasar bedeli için şimdilik 500 TL, araç değer kaybı için şimdilik 500 TL,  ikame araç bedeli için şimdilik 200 TL olmak üzere şimdilik toplam 1.200 TL’nin sigorta şirketinin limiti ve şartları yanı sıra ikame araç bedeline ilişkin alacak kalemi dışındaki alacak kalemleriyle sınırlı olmak üzere sigorta şirketi dışındaki davalılar için olay tarihinden Sigorta Şirketi için 15.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ...... plaka sayılı aracın ...... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu,  talep sahibinin belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesin gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sigortalısının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, araç mahrumiyet taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, tazminat bedeline makul oranda iskonto uygulandığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplamalar konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı şahıslar vekili 15/04/2024 tarihli beyan dilekçesi ile;  karşı tarafın beyanlarını ve iddiaları kabul etmediklerini, alınan rapor vs içeriklerindeki aleyhe olan hususlara açıkça itiraz etmekle kabul etmediklerini, davalı şahısların herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağını, davalılara açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede;...... plakalı araç ile ...... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve bedel artırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Her ne kadar kısa kararda davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti 120.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de, teminat limitinin kaza tarihindeki geçerli olan limitinin 200.00,00 TL olduğu görülmekle kısa karardaki maddi hatanın düzeltilerek davalı sigorta şirketinin 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiştir.<br>DAVANIN KABULÜ ile;<br>Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden 90.000,00 TL'nin, hasar tazminatı yönünden 81.000,00 TL olmak üzere toplam 171.000,00 TL'nin, davalılar ...... ve ...... yönünden kaza tarihi olan 16/01/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe teminat limiti 200.000 TL ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 28/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, faize ilişkin fazlaya dair talebin reddine,<br>Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden 5.100,00 TL'nin, davalılar ...... ve ......'dan kaza tarihi olan 16/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ...... Sigorta A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hasar aşamasında ödenen tutarlar dikkate alınmaksızın ve poliçe limiti aşılarak eksik ve hatalı değerlendirmeler ile verilmiş olan kararın kaldırılarak müvekkili şirket yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve kararda limitten kalan tutarın açıkça ifade edilerek yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından, davacı asil ve tedarikçi firmalara yapılan ödemeler sonrası poliçe limitinden geriye 130.702,59 TL kaldığını, bu husus dikkate alınmadan hüküm kurulmuş olmasının Kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak istinaf gerekçeleri doğrultusunda müvekkili şirket yönünden poliçe limiti gözetilerek ve limitten kalan tutar kararda açıkça belirtilerek yeniden hüküm kurulmasını, aksi kanaat durumunda ise yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat  istemine ilişkindir.<br>1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede:<br>6100 sayılı HMK’nin Hükmün Kapsamı başlıklı 297. maddesinin 2. fıkrasına göre “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Kanunun aradığı bu şekil, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetine sebep olabilecek, kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (HGK 2013/9-1989 Esas 2014/657 Karar sayılı ilamı)<br>Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve hukuka uygunluk denetiminin yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.<br>Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.<br>6100 sayılı HMK'nın 298. maddesi uyarınca kararını gerekçesi ile birlikte tam olarak yazması ve hüküm sonucunu HMK'nın 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Mahkemece yargılama sonunda verilen bu kısa karar, bir davayı sona erdiren yasa yolu açık olan son kararlardandır. Bu kararla, mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur.<br>Bu aşamadan sonra yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararı kısa karar doğrultusunda ve yasal gerekçeleriyle birlikte mahkemenin yazmasından ibarettir. Artık bu karardan dönme olanaklı olmadığı gibi, kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun biçimde yer alması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10/04/1992 tarihli 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararı)<br>Esasen ilamın tefhim edilen kısa karara uygun yazılması ve gerekçe taşıması kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardan olup, bu kurala kanun koyucu HMK'nın 294 ve 298. maddeleriyle varlık kazandırmıştır. Anılan maddeler kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerdendir. Bu maddeler uyarınca kararların alenen tefhim edilmesi gerekir. Yine Anayasamızın \"duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması\" başlıklı 141/3 maddesinde \"bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Yukarıda da belirtildiği üzere kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.<br>Ayrıca; 1086 sayılı HUMK'nın 381-389.maddelerinde ve (6100 sayılı HMK.nin 294. - 297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK.nin 297/2. maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık,  şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.<br>Ayrıca  ilamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili İcra Mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. -1997/776 K.; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.-2006/85 K.; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 E.- 2008/453 K. sayılı ilamları)<br>6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü taktirde bunu resen gözeteceği anlaşılmıştır<br>(Nitekim emsal Yargıtay 9. Hd nin 2014/31345 esas 2016/4073 karar, 2012/2476 esas  2014/2961 karar, 8. HD nin 2014/16122 esas 2015/18626 karar, 17 hd nin 2014/23226 esas 2016/9056 karar, 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/368 esas 2018/1636 karar sayılı ilamı, 17 hd 2016/7943 esas 2016/6257 karar 2015/13675 esas 2016/2833 karar 2014/23226 esas 2016/9056 karar sayılı ilamları)<br>İDM nin kısa karar ve gerekçeli kararı incelendiğinde ; kısa kararda davalı sigorta şirketinin 120.000,00 TL teminat limiti ile sorumlu tutulmasına karara verildiği, gerekçeli karar da ise mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı sigorta şirketinin 200.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece bu sebeple, yukarıda anlatıldığı biçimde kısa karar ile gerekçeli karar arasında  çelişki yaratıldığından, çelişkinin giderilmesi de gerektiğinden, bu hususun tek başına dahi kaldırma sebebi yapılabileceğinden, bu çelişkinin mahkemece giderilmesi gerektiğinden, kamu düzeni nedeniyle davalı sigorta şirketinin istinafının kabulü ile bu sebeple  kararın kaldırılması gerekmiştir.   <br>BUNUN DIŞINDA;<br>2- Davalı sigortanın,  ödemelerin, sorumlu olunan teminat limitinden düşülerek hükümde gösterilmesi gerektiği itirazında;<br>İlk derece mahkemesince, davalı sigorta şirketine, dava konusu kaza nedeniyle yapılan ödemelerin bildirilmesi için yazılan 23.02.2024 tarihli yazıya, davalı sigorta şirketince, ...... plakalı araca ait ...... numaralı poliçe tespit edilmiş olup, ihbar sonrası ...-1 numaralı hasar dosyası açıldığı, kazanın 12.02.2024 tarihinde ihbar edildiği, ...-1 numaralı hasar dosyasında her hangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiş ise de;<br>Davalı sigorta şirketince istinaf dilekçesi ekinde, karardan önce 26.04.2024 tarihinde davacıya, aracın onarımını yapan servise, tedarikçi firmaya farklı miktarlarda ödemeler yapıldığı, ödeme dekontlarında ... nolu dosyanın Tazminat ödemesi, açıklaması bulunduğu görülmüş olup, dava konusu kaza nedeniyle ödeme yapan  sigorta şirketinden, yapılan bu ödemelerin niteliği sorularak, ödeme dekontları ilgili bankadan temin edilerek,  dava konusu kaza nedeniyle davacı aracının hasarlanmasından kaynaklı yapılan ödemeler ile buna göre davalı sigortanın sorumlu olacağı teminat limitinin tespiti için hesap raporunu hazırlayan bilirkişiden, ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı sigorta şirketinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.<br>Bu sebeplerle, davalı ...... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ...... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davalı tarafça yatırılan, başvurma harçları dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde davalı tarafa iadesine,<br>4-İstinaf eden davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>7-Konya.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına davalı ...... Sigorta A.Ş. tarafından sunulan; ...... Bankası / Konya, 16/04/2025 tarihli, ...... numaralı 100.000,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine,<br>HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 11/07/2025<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br>  e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br>  e-imzalı<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalı <br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br> <br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b07bd96cf5e8db6","SID":"344287b9211ae458"}}