{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1258 <br>KARAR NO\t: 2025/1434<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/04/2025<br>ESAS NO: 2023/1146<br>KARAR NO\t: 2025/394<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 11/07/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2025 tarih ve  2023/1146  Esas -  2025/394 sayılı kararı davacı vekili ile davalı ... A.Ş. Vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı işyerinde 22/07/2022 tarihinde KEPSAŞ ve KCETAŞ  sorumluluğunda bulunan elektrik panosundan meydana gelen yangın sonucunda hasar oluştuğunu, söz konusu hasara ilişkin olarak kasko sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın kusurlu davalıdan TTK 1472. Madde kapsamında rücuen tazmini için öncelikle arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, KEPSAŞ'ın sorumluğunda bulunan panoda meydana gelen yangın nedeniyle sigortalı ürünlerde ve taşınmazda hasar ve maddi zarar meydana geldiğini, bağımsız ve tarafsız sigorta eksperince tanzim edilen rapor neticesinde hesaplanan 2.416.386,73-TL tutarındaki hasar bedelinin müvekkili sigorta şirketi tarafından 19/10/2022 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini, dava konusu olayın meydana geldiği bölge elektrik dağıtım işinden, davalı KEPSAŞ ve KCETAŞ'ın sorumlu olup, bu işin gereği gibi yerine getirilmemesinden doğacak her türlü zararın tazmin edilmesinden yine davalı tarafın sorumlu olacağını bildirerek dava dışı sigortalıya ödenen 2.416.386,73-TL'nin 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun arabuluculuk davet mektubu gönderilmediği, bu nedenle arabuluculuk faaliyetine katılım sağlanamadığını bildirerek öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, bunun yanı sıra davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin 01/01/2013 tarihinden itibaren sadece elektrik enerjisinin tedariki alanında faaliyet gösterdiğini, davaya konu yangına sebebiyet verdiği iddia edilen pano üzerinde müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu pano üzerindeki sorumluluğun bakım ve denetim elektrik piyasası mevzuatı kapsamında görevli bölge dağıtım şirketi olan KCETAŞ'a ait olduğunu, bu sebeple haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak olarak sunulan ibraname ile dava dilekçesinde bahsi geçen zarara sebebiyet veren olayın farklı olmasının davacı tarafın dava takip yetkisinin olmadığını gösterdiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği gerektiğini, dava konusu yangın olayı ile ilgili olarak davacının sigortalısı ...Ltd. Şti tarafından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/791 Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine dava açıldığını, bu nedenle ilk davadaki davacının halefi olarak hareket eden davacı tarafça açılan ve ilk dava ile konusu aynı olan eldeki dava için derdestlik itirazında bulunduklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini, dava konusu zararın meydana gelmesine sebep olduğu iddia edilen elektrik panosunun ilgili kanun maddesine göre yapı bina içerisinde bulunduğunu, aynı zamanda bina girişi ile sayaç arasındaki tesisat içerisinde bulunduğunu, bina girişi ile sayaç arasındaki elektrik tesisatının 6446 Sayılı Kanuna göre dağıtım tesisi içerisinde bulunmadığından müvekkili şirketin söz konusu elektrik panosundan kaynaklı bir zarar durumunda dahi herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla yangın olayı ile müvekkili şirketin sağlamış olduğu elektrik dağıtım hizmeti arasında illiyet bağı bulunmadığını bildirerek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Davalı ...A.Ş.'nin Mevzuat gereğince kısmı bölünme yöntemiyle 13/12/2012 tarihinde ticaret sözleşmesiyle kuruluş işlemlerinin tamamlandığı, 01/01/2013 tarihinden itibaren perakende satış faaliyetini sürdürdüğü, faaliyet alanının elektrik enerjisinin tedarik edilerek abonelere satışıyla sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Gerek ilgili Kanunun 4.maddesi gerekse EPDK'nın kurul kararında belirtilen dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin hukuki ayrıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar incelendiğinde davalının  faaliyet alanının elektriğin iletimi ve dağıtımı olmadığı sadece satışa yönelik olduğu,  elektrik şebekesi tesisi ve işletilmesi, enerjinin abone bağlantı noktalarına kadar sürekli ve kaliteli bir şekilde ulaştırılması kapsamında bir yüküm ve sorumluluğu olmadığı, davanın perakende satış sözleşmesi kapsamında olmayan nedene dayalı olduğu,bu nedenle adı geçen davalıya husumet yöneltilemeyeceği  anlaşıldığından davalı  ...A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2020/647 E. 2022/552 K. Sayılı ilamı benzer yöndedir.)<br>Elektrik elektronik mühendisleri, makine mühendis, inşaat bilirkişi ve sigorta bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde sigortalı işyerindeki zarar ve poliçe limitleri tespit edilmiş olup hasar teminatlarında; sigorta bedelleri, sigorta değerinden düşük olduğu için eksik sigorta söz konusu olduğundan, eksik sigorta çarpanlarına göre yapılan hesaplamada  poliçe kapsamında kalan tüm zarar kalemleri( bina hasar, emtia, makina, demirbaş vs) gözetilerek ... ve ... nolu dükkanlar yönünden rücu edilebilecek hasar bedelinin ekspertiz raporu ile belirlenen 2.416.386,73 TL olduğu ve ... A.ş. sigorta şirketi tarafından tamamının ödendiği tespit edilmiştir. Her ne kadar ... ve ... nolu dükkanlar fiilen birleştirilmiş halde ise de poliçe kapsamında işyerin iki girişi olduğu açıkca belirtildiğinden fiili kullanımın sonuca bir etkisi bulunmadığı gözetilerek davalı ... A.Ş. yönünden davanın kabulü ile 2.416.386,73-TL tazminatın 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte  ... A.Ş.'den alınıp davacıya verilmesine...\" DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalı ...A.Ş. Aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davalı ... A.Ş. yönünden davanın KABULÜ ile 2.416.386,73  TL tazminatın 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte adı geçen davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalıların dava konusu olayda müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu sebeple davanın her iki davalı yönünden de kabulüne karar verilmesini, davalıların meydana gelen hasardan kusurları ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan iş yerinde 22.07.2022 tarihinde KEPSAŞ VE KCETAŞ sorumluluğunda bulunan elektrik panosunda meydana gelen yangın sonucunda hasar oluştuğunu, dava konusu olayın meydana geldiği bölgenin elektrik dağıtım işinden, davalı ...A.Ş. ve ... A.Ş. müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Uzman raporundan da görüleceği üzere meydana gelen yangın hem ...A.Ş.'nin hem de ... A.Ş.'nin sorumluluğunun sabit olduğunu, yerel mahkeme nezdinde alınan bilirkişi raporlarına itirazların da uzman raporun dosyaya sunulmuş olsa da bilirkişi heyeti bu itirazları görmezden geldiğini belirterek; istinaf dilekçesinde açıklanan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1146 esas ve 2025/394 karar sayılı kararının istinaf sebepleri doğrultusunda kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılarak davanın; davalıların tamamı yönünden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile tam tutar üzerinden kabulüne, davalıların istinaf başvurularının reddine yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça davaya dayanak olarak gösterilen ibranamede zarara sebebiyet veren olayın, \"..riziko adresinde 22.07.2022 tarihinde meydana gelen sel/su baskını hadisesi sonucu poliçe genel ve özel şartlarına göre tespit edilen 2.416.386,73-TL tutarındaki hasar tazminatını..\" şeklinde ifade edildiğini,  ibranameye dayanılarak açılan işbu davada ise yangın olayı öne sürülerek müvekkili şirkete sorumluluk izafe edilmek istendiğini, ancak, ibranameye konu olay ile dava dilekçesinde bahsi geçen olay farklı iken işbu ibranameye dayanarak müvekkili şirketin sorumlu olduğunun iddia edilmesinin kabul edilemeyeceğini, Yargıtay kararlarına göre de; ibraya konu tazminat ya da alacağın kuşkuya yer vermeyecek şekilde, ayrı ayrı metin içinde rakam ve yazıyla yazılmış olması gerektiğini, hal böyle iken davaya dayanak olarak sunulan ibraname ile dava dilekçesinde bahsi geçen zarara sebebiyet veren olayın farklı olmasının davacı tarafın dava takip yetkisinin olmadığını gösterdiğini, bu nedenle de davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekteyken ilk derece mahkemesince cevap dilekçesinde de belirtilen bu hususa ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmamış olmasının kararın eksik inceleme neticesinde verilmiş olduğunu göstermekte olup kararın kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde, \"Müvekkil şirket hem sigortalının haklarına halef olarak hem de alacağın temliki hükümlerine göre hak sahibi olarak bu davayı açmaktadır.\" demek suretiyle eldeki davayı TTK'nın halefiyet başlıklı 1472. maddesi ve Borçlar Kanunu'nda düzenlenen alacağın devri hükümleri çerçevesinde açmış olduklarını ifade ettiğini, ancak, dava konusu yangın olayı ile ilgili olarak davacının sigortalısı ...Limited şirketi tarafından, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/791 Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine dava açıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde dayanak olarak göstermiş olduğu, TTK'nın halefiyet başlıklı 1472. Maddesi: \"(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.\" şeklinde olup, ödeme yapan sigortacının hukuken sigortalının yerine geçtiği ve sigortalı tarafından başlatılan davaya devam etmesi gerektiği kanunun amir hükümleri ile sabit olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın yangına konu olduğu iddia edilen kofrenin müvekkili şirketin mi davacı tarafın mı sorumluluğunda olduğu hususunda yoğunlaştığını, İlk derece mahkemesince, sigortalı zarar gören kişi tarafından açılan davada rapor aldırılan aynı heyetten rapor aldırıldığını, rapora karşı itiraz ve açıklamaların hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, son derece teknik bir konu olan elektrik dağıtım faaliyeti gibi bir konuda, yetkin olmayan bir elektrik mühendisi tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda hatalı olarak mevzuatın açık ve amir hükümlerine aykırı karar verildiğini, İlk derece mahkemesi ise gerekçeli kararda tüm bu açıklamalarımıza ilişkin olarak \"konuya elektriksel olarak bakıldığında \"alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar sözünden binanın duvar noktası değilde bina içerisinde elektrik bağlantısının yapıldığı yer yani kofre olması gerektiğini, dolayısıyla elektrik dağıtım şirketi olan davalı ...'ın sorumluluğunun bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.\" şeklinde oldukça teknik bir hususta bilirkişilerce rapor aldırılması yerine yorumda bulunmayı tercih ettiğini, oldukça spesifik bir alan olan bu konunun aydınlatılması teknik uzmanlarca gerçekleştirilebilecekken ilk derece mahkemesinin bu tutumunun hukuka aykırı olduğunu, ilgili panonun yangının çıkmasına sebep olduğuna yönelik iddiaların tahminlere dayalı, somut  herhangi bir delile dayanmayan farazi iddialardan ibaret olup gerçek durumu yansıtmadığını, mevcut olayda doğrudan zararların dahi müvekkili şirketin sorumluluk alanında olmadığı sabitken dolaylı zararları da kapsar şekilde yapılan ödemenin rücuen tazminine ilişkin talebin herhangi bir haklı yönü bulunmadığını, işbu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olup kararın kaldırılması gerektiğini, yangın olayı sonrasında bölgede olayın üzerinden vakit geçmeksizin ilk incelemeleri yapan itfaiye ekiplerinin düzenlemiş olduğu raporda, yangının çıkış sebebinin belirlenemediği belirtiltiğini, buradan dahi yola çıkılarak yangına sebebiyet verdiği bile belli olmayan kofrenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, davacı tarafın mülkiyetinde olduğu anlaşılacağını, ancak bu gözle görülür bariz hususların bile ilk derece mahkemesince başkaca bir heyetten rapor alınmasını sağlamadığını belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah edilen nedenlerle; tehir-i icra talebinin kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 29.04.2025 tarihli2023/1146 Esas 2025/394 Karar sayılı davanın kabulüne yönelik kararın ortadan kaldırılmasına ve davanın reddi ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarara sebep olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.  Davacı, yangın sebebi ile işyeri sigortalısına yapılan hasar ödemesinin davalılardan TTK'nın 1472 maddesi gereğince rücuen tahsilini talep etmiştir. Uyuşmazlık davalıların bu zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı ve zararın miktarı hususlarındadır.<br>6102 sayılı TTK ‘nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta  tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. ‘nci maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya,  zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının,  onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. <br>Bilirkişi heyeti raporu ve ek bilirkişi heyet raporundaki tespit ve değerlendirmelere göre davalı ...'ın sorumluluğunun bulunduğu,yangına sebebiyet veren tesisatın davalının sorumluluğunda olduğunun belirlendiği, mahkemenin delilleri taktirinde ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre  mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.   <br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ile davalı ... A.Ş.'nin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 29/04/2025 tarih ve 2023/1146 E. - 2025/394 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla  davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Alınması gerekli olan 165.063,38 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı  ...A.Ş. Tarafından yatırılan 41.266,00 TL İstinaf Karar Harcı (Nispi) mahsubundan sonra geriye kalan 123.797,53 TL Bakiye Karar Harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 09/07/2025\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca3785c30cf48e64","SID":"35d09e14e18c1c1c"}}