{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2023<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2023 tarih ve 2022/229 E. - 2023/91 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2021/01186 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli \"...\" ibareli markalara dayalı olarak başvuruya itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiğini, bu durumun markaların karıştırılmasına yol açacağını, müvekkiline ait “...” markasının, Türkiye’nin en güçlü, en tanınmış markalarından olduğunu, ayırt edici niteliğinin çok yüksek bulunduğunu, ... ... şirketlerinin faaliyet gösterdiği alanların kapsamı da gözetildiğinde, davalının “...” ibaresini seçerek, müvekkillerine ait tanınmış marka niteliği taşıyan ve ayırt ediciliği yüksek bir ibare olan “...” markasına yakınlaşma çabası içerisinde olduğunu, “...” ibaresinin marka olarak tescilli olmasının yanı sıra müvekkiline ait birer sınai mülkiyet hakkı olan alan adının ve ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2022-M-4604 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>\tDavalı ... vekili, müvekkili başvurusunda ilk okunan hecenin \"...\" hecesi olduğunu, soldan sağa okuma alışkanlığı dikkate alındığından bu durumun müvekkili markasına ayırt edicilik sağladığını, davacıya ait markaların ise bir hayvan cinsini tanımlayan \"...\" ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin dava konusu başvuruyu adı olan ... ilk hecesi ile soyadının ilk üç harfi olan \"...\" ibaresinden esinlenerek türettiğini, davacı markalarında bulunan \"...\" ibaresini, yüksek bir çoğunlukla .... üniversitesi, vs.\" şeklinde söz dizisinin önünde kullandığını, müvekkili markası ile davacı markaları arasında benzerlik ve iltibas şartlarının oluşmadığını, markaların görsel, işitsel, kavramsal ve genel görünümleri itibariyle farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2021/01186 sayılı markanın tescili talep edilen 24. ve 25. sınıftaki malların tamamının, davacı yanın davasına markalarının kapsamlarında yer alan mal/hizmetler ile aynı/aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davaya konu 2021/01186 sayılı davalı şahıs markası ile davacı şirketin itiraza ve hükümsüzlük talebine dayanak markaları arasında SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davaya konu 2021/01186 sayılı davalı şahıs markası açısından, SMK’nun 6/5. maddesi şartlarının oluşmadığı, SMK'nın 6/6. maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2022-M-4604 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.          <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili,  taraf markaları arasındaki farklılıklar karşısında, tüketicilerin iki farklı marka karşısında olduklarının farkına varabileceklerini, markaların farklı üreticilere ait markalar olduklarını anlayabileceklerini ve bu nedenle üreticileri arasında idari veya ekonomik bir bağ kurmayacaklarını, markaların birbirinin serisi olarak algılanmayacağını, aralarında benzerlik bulunmayan davalı markasının, davacıya ait markaya zarar vermeyeceği ve sulandırmayacağını, bu kapsamda somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğini, markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine  karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacının yüksek düzeyde tanınmışlığa sahip markalarını oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,5‬0-TL'nin davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalı ...  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65ce4d63a0dca34b","SID":"8f06829dd649baff"}}