{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/01/2023<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, \t\t  İnternet Sitesine Erişimin Engellenmesi<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 tarih ve 2021/409 E. - 2023/21 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkiline ait işletmenin ... ... markası adı altında gıda sektöründe 1984 yılında Kızılay'da hizmete açıldığını ve 2004 yılında Çayyolu'na taşındığını, taze balık satışının yanında restoran ve pişirme evi olarak da faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 2012/41972 sayılı \"... ...\" ibareli markanın da sahibi olduğunu, davalı yanın kendi işletmesinde \"... ...\" ibaresini ve logoyu kendi tescilli markasıymış gibi kullandığını, bu konuya ilişkin olarak ...” alan adlı internet sitesinde ve \"unlu ...\" isimli instagram hesabı üzerinden tespitlerin yaptırıldığını, davalının bu haliyle müvekkilinin bir şubesi gibi izlenim yarattığını, zira davalının da müvekkili ile benzer bölgede faaliyet gösterdiğini ileri sürerek, davalının, müvekkilinin marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ... ... markasını ve logosunu birlikte veya tek başına her türlü ilan, reklam, broşür, tabela vb. tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, fiş ve faturalar ve alan adında kullanmasının önlenmesine ve bunların toplatılarak hükmün kesinleşmesini müteakip bu türden her türlü materyalin imha edilmesine, davalının ... alan adını kullanmasının yasaklanmasına ve bu alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı, süresi içinde davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının faaliyetleri gözetildiğinde hem çiğ ve pişmiş balık satışı yaptığı, hem de bir pişirme evi olarak müşterilere yerinde yiyecek – içecek sağlama hizmeti sunduğu, bu bağlamda davalı faaliyetlerinin, davacı yanın tescilli markası kapsamında kaldığı, \"...\" kelimesinin balık ürünleri açısından geçmişten gelen bir kullanıma sahip bulunduğu ve esasen balık ve benzeri deniz ürünlerini avlamaya mahsus sahipli yer anlamına gelen bir kelime olduğu, bu anlamından ötürü balık ürünlerinin satışı hususunda faaliyet gösteren firmalarca evvelden beri tercih edilmekle birlikte, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler açısından jenerik hale gelmiş ya da doğrudan tanımlayıcı bir niteliğinin mevcut olmadığı, davalının kullanımların da ise \"...\" ibaresinin son derece küçük harf karakterleri ile yazıldığı ve bütüne hakim unsur olarak \"...\" kelimesinin kullanımını içerdiği, ayrıca yine balık figüründen oluşacak biçimde veyahut da \"...\" ve \"...\" kelimesinin eş büyüklükte yazımı ile oluşturulmuş şekilde ve bu ibarelerin yanına “balıkçılık” veya “balık pişirme” ibarelerinin eklenmesi ile oluşturulduğu, \"...\" kelimesinin, kendinden sonra gelen sözcüğü tanımlayan, vurgulayan bir sıfat niteliğinde olup her ne kadar davalı tarafın bazı kullanımlarında \"...\" kelimesi \"...\" sözcüğü ile eş boyutlu yazılmış ise de bu noktada \"...\" ibaresini vurgulamanın ötesinde markaya farklı bir anlam, görsellik ya da fonetik katmadığı, kaldı ki davalı yanın işletme tabelası kullanımında “...” kelimesinin tabeladaki diğer tüm unsurlara nazaran neredeyse görülmeyecek bir boyutta, tabelanın kenar/köşe kısmında “...” sözcüğünün tam çapraz üst bölgesinde kullanıldığı, davacının \"... ...\" ibarelerini ihtiva eden önceki tarihli bir markası mevcutken, bu markaya konu ürünler ile aynı ya da benzer nitelikteki mal ve hizmetlerde “... ... ” unsurlarından oluşan davalı kullanımları ile karşı karşıya kalan tüketicinin, üstelik mezkur kullanımların benzer muhitlerde ve doğrudan aynı tüketici kitlesine hitap ettiği de göz önüne alındığında, sonraki karşılaştığı markayı taşıyan işletmeyi davacı yanın iktisadi kimliği bünyesinde yaratılmış yeni bir işletme/şube olduğunu düşünmesinin kuvvetle muhtemel olduğu,  davalının ... alan adını taşıyan sitesinin aktif olmadığı, bununla birlikte alan adının 19.07.2022 tarihi itibariyle de tescilinin sona ereceği, sonuç olarak davalı yanın internet sitesi, reklam ve tabelalarında muhtelif şekillerde kullandığı “... ...” ibaresinin, davacı yanın 2012/41972 sayılı markası kapsamında yer alan mal ve hizmetlerde olduğu gibi davalı kullanımının, davacı tescilli markası ile de ortalama tüketiciler nezdinde yanılgı oluşturabilecek düzeyde benzer olduğu, davalı kullanımlarında yer alan “...” kelimesinin bütünsel algıyı değiştirmeye yeterli ayırt ediciliği bulunan bir ibare olmadığı gibi davalının işletme tabelası ve internet sitesinde yer alan kullanımlarının bir bölümünde “...” ibaresini tamamen geri planda kalır nitelikte kullandığının dosya kapsamındaki delillerden anlaşılabilir olduğu, bu haliyle davalı kullanımlarının, davacı tescilli markasından doğan hakları ihlal edeceği, bu durumun aynı zamanda haksız rekabete de sebebiyet verebileceği gerekçesiyle davalının \"... ...\" ibaresini kullanımının, davacının 2012/41972 sayılı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men ve ref'ine, davalının \"... ...\" ibaresini kullandığı her türlü ilan, reklam, broşür, tabela vb tanıtım malzemesi fiş fatura ve basılı kağıt üzerinde kullanmasının men ve ref'ine, bu neviden her türlü evraka el konulmasına ve imhasına, ... alan adına erişimin engellenmesine karar verilmiştir.  <br>        <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, uyuşmazlığın temel sebebi olan \"...\" ibaresinin, balıkların geçtiği yerlere sabit ağ, çapa, yüzdürücü gibi malzemeler ile yapılan tuzak ve kapanlara verilen ad olduğunu, aynı zamanda balık avlamak için deniz kıyısında büyük ağaçlarla çevrilen yer olarak da tanımlandığını, \"...\" ibaresinin, balık sektörü için geçmişten gelen ve günümüzde sık kullanıma müsait olan ancak özelleştirilmesi pek mümkün olmayan bir ibare olduğunu, bu açıklamalar doğrultusunda esasen \"...\" kelimesinin, SMK'nın 5. maddesi karşısında tescil edilemeyeceğini, sonuç olarak bu ibarenin herhangi bir ayırt edici özelliği olmayan, balık sektöründe herkes tarafından kullanılan bir ibare olduğunu, davacının tamamen kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, müvekkilinin uzun yıllardan beri balıkçılık işiyle uğraştığını ve sektöre adeta yön verdiğini, davacının tescilden doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek huzurdaki davayı açtığını, müvekkili işletmesinin adı ile davacı yanın işletmesinin adının birbirinden çok farklı olduğunu ve bu farklılığın basit bir şekilde de anlaşılabilir nitelikte bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine  karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve internet alan adına erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına tescilli \"... ...\" ibareli markanın olduğu, davalının ise \"...\" ibaresini markasal biçimde kullandığı, bu kullanımın, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, her ne kadar davalı tarafça \"...\" ibaresinin tanımlayıcı olduğu savunulmuş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere \"...\" ibaresinin, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler açısından jenerik hale gelmiş ya da doğrudan tanımlayıcı bir niteliğinin mevcut olmadığı, ayrıca davacının anılan ibareyi münhasır esas unsur olarak taşıyan markası ile birebir aynı esas unsurun, benzer şekilsel unsurlar, benzer renk kombinasyonu ve bütüne etkisi tali nitelikteki \"...\" sözcüğü ile birlikte oluşturulmuş davalı kullanımının, davacı yanın tescilli markasından yeterli düzeyde uzaklaştığından, “...” ibaresini tali şekilde kullandığından, bütünsel algıda farklı bir izlenim yarattığından bahsedilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2025 <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>...<br> <br>Üye<br>...<br> <br>Üye<br>...<br> <br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63b02947c53a2f8f","SID":"2a6f6ce523edd7e6"}}