{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1442 - 2025/1067<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1442 <br>KARAR NO\t: 2025/1067<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/04/2025<br>NUMARASI\t\t: ... ...<br><br>DAVACI\t: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar <br>                                                  Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ \t: 10/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 10/07/2025<br><br>Taraflar arasındaki davada Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve İskenderun Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dörtyol 1.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tarafların tacir olduğundan  bahisle görevsizlik kararı vermiştir.<br>İskenderun Asliye Ticaret  Mahkemesi tarafından  davalının tacir olmadığı kaçak elektriğe konu aboneliğin mesken aboneliği olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında  HMK'nin 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan, mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca resen dikkate alınması gerekir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nin 5/4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez.<br>Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nin 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde \"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.\" denilmiştir.<br>TTK'nin 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup  bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve  nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.<br>Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'de düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve  İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nin 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.\t<br>Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nin 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nin 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Bu genel kuralın yanında TTK'nin 4. maddesinin son cümlesindeki düzenleme nedeniyle yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale ve vedia gibi sözleşmelerden doğan davalarla fikri ve sınai haklara ilişkin davalar da ticari davadır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken, burada sayılan davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması yeterli görülmüştür. <br><br>Dosya kapsamında, davacı vekilinin dava dilekçesi ile; davalıya ait elektrik kullanmaya ilişkin müvekkili kurumun uğramış olduğu zarara istinaden borçluya ödeme emri gönderilerek  icra takibi yapıldığını, ancak davalının takibe rağmen borcu ödemediğini belirterek, davalının haksız ve hukuki dayanağı olmayan itirazın iptaline, takip alacağı üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Dosyada bulunan aboneliğe ilişkin belgelere göre dava konusu aboneliğin mesken aboneliği olduğu, abone grubunun şantiye aboneliği olduğu  davalının şirket ortağı ve yöneticisi olması davalıyı tacir yapmayacağı, davalının faaliyetinin ticari nitelikte olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte davalı tacir olmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. <br><br> Bu nedenle Dörtyol 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Dörtyol 1.  Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, <br>2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemeye  İADESİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/07/2025<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b5862fcf7195d10","SID":"f510c6cae0bfe9f8"}}