{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t \t: 2025/1008<br>KARAR NO\t\t: 2025/1016<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2025/314  <br>DAVA TARİHİ\t: 08.04.2025 <br>ARA KARAR TARİHİ\t: 18.04.2025 <br>İDAVA\t\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>TALEP\t\t: İhtiyati tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 08.07.2025<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 08.07.2025<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/314 Esas sayılı dosyasından verilen  18.04.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 10.05.2023 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satışı vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat hakkı sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiğinin ihtar edildiğini belirterek; ....ili, .....ilçesi, ....mah., .... ada, ... parsel;.... ada, ... parsel; .... ada, .... parsel; .... ada, ....parsel; .... ada, .... parseldeki taşınmazlara ait tapu kayıtları üzerine üçüncü kişilere devri ve taşınmazın değerini düşürücü kısıtlayıcı işlemlerin önlenmesi amacıyla davacı müvekkili lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 2025/314 Esas sayılı dosyasından verilen 18.04.2025 tarihli ara  kararı ile özetle; \"...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı ....ile davalı .... Şirketi arasında akdedilen eser sözleşmesinin haksız olarak feshedilip feshedilmediği ve sözleşmenin uygulanmasının gerekip gerekmediği, yargılama aşamasında tarafların delillerinin toplanmasından sonra yapılacak yargılama sonucunda belirlenebileceği, davaya ve tedbire talebine konu taşınmazların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yapılan kentsel dönüşüm projesine uygun olarak, dava konusu arsalar üzerinde bulunan yapı malikleri tarafından konut karşılığı mülkiyeti belediyeye devredilen taşınmazlardan olduğu, iş bu taşınmazlar yönünden davalı belediyenin tedbiren tasarruf yetkisinin kısıtlanması, davada taraf olmayan kentsel dönüşüm kapsamında mülkiyetini belediyeye devreden yapı maliklerinin telafisi güç mağduriyetlerine sebebiyet vereceğinden, buna karşın tedbir talep eden davacının haksız feshinden kaynaklı tazminat alacağının yapılacak yargılama sonucunda davalılardan talep ve tahsil etme imkanının bulunduğu hususları da dikkate alınarak davacı kooperatifin tedbir talebinin reddine,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 28.04.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen dava konusu taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddedildiğini, dosya kapsamı, olayın özellikleri ve dava dilekçesinde ayrıntısı ve izah olunan sebepler itibari ile mevcut şartların ihtiyati tedbir verilmesini zorunlu kıldığını, ihtiyati tedbirin koşullarının mevcut olduğunu, korunmaya değer bir hakkın mevcut olduğunu, telafisi güç zararın ihtimalini, .....'nin dava konusu taşınmazlar üzerinde yeni bir ihale açma hazırlığında olduğunu, başka bir yüklenici ile anlaşmak suretiyle inşaat faaliyetlerini sürdürmeyi planladığının öğrenildiğini, davalıların yürütmüş olduğu ....... ve ... Etap projelerinde benzer sorunların söz konusu olduğunu, bu taşınmazlara ilişkin ihalenin yapıldığını, ihaleyi kazanan firma inşaat faaliyetlerine başladığını, dilekçelerinde ayrıntılı olarak belirttikleri hususlar ile .... projeleri göz önünde bulundurulduğunda ve belediyenin bu projelerde yapmış olduğu yeni ihaleleri el yeni bir yükleniciyi inşaat sahasına sokmak istediğini, mahkemenin ihtiyati tedbir taleplerinin reddederken dosya kapsamındaki belgeleri ve olayın gelişimini yeterince dikkate almadığını ve eksik değerlendirme yaptığını, taraflar arasında mevcut olan hukuki ilişkin ve müvekkilinin kazanılmış haklarının göz ardı edildiğini, davaya konu taşınmazlara ilişkin yeni ihale hazırlığı göz önünde bulundurulduğunda telafisi güç zararın oluşacağını, yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını, dava konusu taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava, eser sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği ve sözleşmenin ayakta olduğunun tespiti, terditli olarak sözleşmenin geriye etkili feshi ile tazminat  istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili tarafından talep edilen ihtiyati tedbir isteminin ilk derece mahkemesi tarafından reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesinde: ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Hükmü düzenlenmiştir.<br>Aynı kanunun 392/1. Maddesinde ise: \"İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlananın teminat göstermesi gerekmez.'' hükmü düzenlenmiştir.<br>Anılan yasal düzenlemelere göre; hukuki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce ya da dava sırasında geçici hukuki koruma olarak istenen ihtiyati tedbir kararının yasal koşulları olarak; \"hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğması\" olasılıkları belirtilmiştir. <br>Hak iddia eden kişinin, bu olasılıkları ifade ederek geçici hukuki koruma istemesi halinde, iddia ettiği vakıaları tam olarak kanıtlaması kendisinden beklenmez. Çünkü, adı üstünde; \"geçici hukuki koruma ve olasılık\" bunu gerektirir. İstek sahibinin, iddialarını yaklaşık olarak kanıtlaması, bunun için en azından iddiaya ilişkin bazı verileri mahkemeye sunması gerekir. Bu durumda mahkemece, iddiacı hak sahibinin muhtemel zararlarını önlemek adına tedbir kararı verilmelidir. Uygulamada genellikle tedbir istekleri mahkemelerce olumlu karşılanmakta olup, yerleşik yargı kararlarında da bunun için yaklaşık ispatın yeterli olduğu yaklaşımı mevcuttur.<br>Ancak; tedbir kararı verilirken, dava sonunda haksız olunduğu takdirde karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğraması olası zararların da mahkemece dikkate alınarak, istek sahibinden uygun bir teminat göstermesi istenmelidir. Kural bu olmakla birlikte, istisnaen bazı özel durumlarda hâkim takdiri ile teminat aranmayabilir. Teminatın niteliği ve miktarı da hâkim tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve hakkaniyet dengesine göre uygun ve makul bir şekilde takdir edilmesi gerekir.<br>Ayrıca; bir davada, uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi, kesinleşmiş mahkeme kararının infazını engeller şekilde de tedbire hükmolunmamalıdır.<br>Davacı vekili, ..... ili, ..... ilçesi, ..... mah., .... ada, ....parsel; .... ada, ......parsel; .... ada, ....parsel; ..... ada, .... parsel; ..... ada, ....parselde kayıtlı taşınmazların  3.kişilere devrinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından sunulan delillerin yaklaşık ispat ölçüsünde ihtiyati tedbir talebinin haklılığını ispat etmeye yeterli olmadığı, uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği ve üzerine tedbir konulması talep edilen  .....ili, ..... ilçesi, .... mah., ....ada, ...parsel; .... ada, ..... parsel; .... ada, .... parsel; ..... ada, ..... parsel; ..... ada,....parselde kayıtlı taşınmazların  6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yapılan kentsel dönüşüm projesine uygun olarak, dava konusu arsalar üzerinde bulunan yapı malikleri tarafından konut karşılığı mülkiyeti belediyeye devredilen taşınmazlardan olduğu, iş bu taşınmazlar yönünden davalı belediyenin tedbiren tasarruf yetkisinin kısıtlanması, davada taraf olmayan kentsel dönüşüm kapsamında mülkiyetini belediyeye devreden yapı maliklerinin telafisi güç mağduriyetlerine sebebiyet vereceği anlaşıldığından tedbir isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br> Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/314 Esas sayılı dosyasından verilen  18.04.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90-TL istinaf tedbir karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 398,50-TL harç bedelinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a1ca86ba5db3708","SID":"4e66c79543db5309"}}